“Duygusal istismar ve fiziksel ihmal” biriktirme bozukluğuna yol açabiliyor

Sağlık 1596+ kez okundu.
 

“Duygusal istismar ve fiziksel ihmal” biriktirme bozukluğuna yol açabiliyor

Tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçilik, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanıyor.
Tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçilik, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanıyor. Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğunda, sahip olunan eşyalara karşı aşırı bağlılık söz konusuyken biriktirilen tüm eşyaların gerekliliği ve ilerde kullanılabileceği algısı oluştuğunu söyledi. Kadın ve erkeklerde eşit sıklıkta görülen istifleme bozukluğunda travmatik yaşam olaylarının etkisi olabileceğini kaydeden Dr. Erman Şentürk, çocukluk çağında yaşanan duygusal istismar ve fiziksel ihmalin (ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaması) istifleme bozukluğu ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu kaydetti.   Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, Bursa’da ortaya çıkan çöp evle gündeme gelen istifçilik hakkında değerlendirmede bulundu.   Dispozofobi, biriktirme bozukluğudur   Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçiliğin, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanabildiğini söyledi. Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme bozukluğunda toplanan ve atılamayan eşyalar arasında bir benzerlik ya da bağlantı bulunmamaktadır. Biriktirilen eşyalar, eski gazete veya dergi, plastik eşya, eski kıyafet, mektup, posta, poşet, çöp, torba, karton ve akla gelebilecek her türlü şeyden oluşabilir. Neredeyse tamamı düzensiz ve dağınık bir toplama özelliğinin eseridirler.” dedi.   Biriktirilen nesnelerin kaybedilmesi ve atılması düşüncesi kaygı oluşturur   Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğunda, sahip olunan eşyalara karşı aşırı bağlılık söz konusuyken biriktirilen tüm eşyaların gerekliliği ve ilerde kullanılabileceği algısı oluştuğunu söyledi. Dr. Şentürk, “Biriktirilen nesnelerin kaybedilme ve atılması düşüncesi kişide yoğun kaygı oluşturur. Başkalarının bu eşyalara dokunmasına, ödünç almasına veya yerini değiştirmesine dahi tepki gösterilebilir. Sahip olduklarını elden çıkarma güçlüğü ve toplanan nesnelerin birikmesi bir noktadan sonra kişinin yaşam alanını sınırlamaktadır. Biriktirilen eşyalar günlük yaşam işlevselliğini bozmaya başlarken kişi çevresiyle sıkıntılar yaşayabilmekte ve hatta kişide sağlık sorunları oluşabilmektedir.” uyarısında bulundu.   Erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görülüyor   İstifleme bozukluğunun erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görüldüğünü kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, şunları söyledi:   “Dağınıklık ve atmakta zorlanma her iki cinsiyette farklılık göstermezken, erkeklerde değersiz şeyleri istifleme daha fazla görülmektedir. İstifleme belirtileri ilk olarak çocukluk ya da erken ergenlik döneminde ortalama 12-13 yaşlarında ortaya çıkarken yaşla birlikte giderek şiddetlenmekte ve 30’lu yaşların ortasında bireyin düzenine ve çalışmasına engel olmaya başlamaktadır. Hastalığın tanısı genellikle 40’lı yaşlarda konulmakta ve gidişatı genellikle kronik bir seyir göstermektedir. Yapılan çalışmalarda, yaş artışı ile birlikte istifleme belirtilerinin şiddetinin arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle klinik olarak önemli istifleme sorunları, yaşlılarda daha yaygın olarak görülmektedir. İstifleme bozukluğu tanısı alan kişiler genellikle yalnız ve izole bir hayat yaşayan, partneri olmayan, maddi sorunları olan, ihmal edilmiş bir çocukluk dönemi yaşamış ve ailesinde istifleme bozukluğu bulunan bireylerdir.”   En çok bu hastalıklar eşlik ediyor   Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğuna en sık eşlik eden psikiyatrik bozuklukların ağır depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu olduğunu söyledi. Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “Daha nadir olmakla birlikte bağımlı, paranoid veya şizotipal kişilik bozuklukları, demans ve psikoz gibi psikiyatrik hastalıklar da istifleme bozukluğu olanlarda görülebilmektedir.” dedi.   Travmatik yaşam olayları neden olabilir   İstifleme bozukluğunda travmatik yaşam olaylarının etkisi olabileceğini kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme bozukluğu olanlar, hastalığın başlangıcından veya belirtilerin arttığı dönemlerden önce stresli veya travmatik bir yaşam olayı belirtmektedirler. Cinsel istismar ve fiziksel istismar gibi travmatik yaşam olayları yaşamış bireylerde istifleme davranışı daha sık görülmekte ve belirtiler daha şiddetli olabilmektedir. Aynı zamanda çocukluk çağında yaşanan duygusal istismar ve fiziksel ihmal (ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaması) istifleme bozukluğu ile önemli ölçüde ilişkili bulunmaktadır.” dedi.   İstifleme bozukluğunda genetik geçiş olabilir   Aile üyelerinde istifleme bozukluğu olan bireylerde istifleme bozukluğunun daha yaygın olarak görüldüğünü kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme davranışı olan bireylerin yarısının benzer istifleme sorunları olan birinci derece bir akrabası bulunmaktadır ve bu durum davranışın genetik geçişli olduğunu düşündürmektedir. Yapılan ikiz çalışmaları da istifleme davranışının yaklaşık 50’sinin genetik faktörlere bağlanabilir olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar ilginç olmakla birlikte istifleme ile ilgili bulguların her zaman tek başına bir sorun olmadığını, çoğu zaman diğer psikiyatrik bozukluklarla ilişkili olduğunu akılda tutmak önemlidir.” diye konuştu.   İstifleme bozukluğu olan kişilerin genellikle yakın çevreleri tarafından ya da yasal süreçlerin zorlamasıyla tedaviye getirildiğini ifade eden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu durum, istifleme davranışından mustarip kişilerin büyük bir bölümünün biriktirme bozukluğunu bir hastalık olarak görmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hastaların tedavi uyumları genel olarak düşük düzeydedir. Psikoeğitim, bilişsel davranışçı terapi ve destek grupları tedavide önemli bir yere sahiptir. Terapi sürecinde kullanılan belirli tekniklerle, biriktirme davranışına zorlayan nedenleri anlama, karar verme becerilerinin geliştirilmesi ve yüzleşme üzerine çeşitli çalışmalar yapılır. Psikiyatri hekiminin uygun gördüğü vakalarda ilaç tedavisi de bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.”
Tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçilik, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanıyor.

Tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçilik, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanıyor. Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğunda, sahip olunan eşyalara karşı aşırı bağlılık söz konusuyken biriktirilen tüm eşyaların gerekliliği ve ilerde kullanılabileceği algısı oluştuğunu söyledi. Kadın ve erkeklerde eşit sıklıkta görülen istifleme bozukluğunda travmatik yaşam olaylarının etkisi olabileceğini kaydeden Dr. Erman Şentürk, çocukluk çağında yaşanan duygusal istismar ve fiziksel ihmalin (ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaması) istifleme bozukluğu ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu kaydetti.

 

Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, Bursa’da ortaya çıkan çöp evle gündeme gelen istifçilik hakkında değerlendirmede bulundu.

 

Dispozofobi, biriktirme bozukluğudur

 

Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, tıp dilinde “dispozofobi” olarak adlandırılan ompulsif biriktirme hastalığı, biriktirme bozukluğu veya istifçiliğin, kişilerin değersiz, gereksiz ve sağlıksız ortam yaratan eşyaları saklamaları, biriktirmeleri veya atmamaları olarak tanımlanabildiğini söyledi. Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme bozukluğunda toplanan ve atılamayan eşyalar arasında bir benzerlik ya da bağlantı bulunmamaktadır. Biriktirilen eşyalar, eski gazete veya dergi, plastik eşya, eski kıyafet, mektup, posta, poşet, çöp, torba, karton ve akla gelebilecek her türlü şeyden oluşabilir. Neredeyse tamamı düzensiz ve dağınık bir toplama özelliğinin eseridirler.” dedi.

 

Biriktirilen nesnelerin kaybedilmesi ve atılması düşüncesi kaygı oluşturur

 

Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğunda, sahip olunan eşyalara karşı aşırı bağlılık söz konusuyken biriktirilen tüm eşyaların gerekliliği ve ilerde kullanılabileceği algısı oluştuğunu söyledi. Dr. Şentürk, “Biriktirilen nesnelerin kaybedilme ve atılması düşüncesi kişide yoğun kaygı oluşturur. Başkalarının bu eşyalara dokunmasına, ödünç almasına veya yerini değiştirmesine dahi tepki gösterilebilir. Sahip olduklarını elden çıkarma güçlüğü ve toplanan nesnelerin birikmesi bir noktadan sonra kişinin yaşam alanını sınırlamaktadır. Biriktirilen eşyalar günlük yaşam işlevselliğini bozmaya başlarken kişi çevresiyle sıkıntılar yaşayabilmekte ve hatta kişide sağlık sorunları oluşabilmektedir.” uyarısında bulundu.

 

Erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görülüyor

 

İstifleme bozukluğunun erkeklerde ve kadınlarda eşit sıklıkta görüldüğünü kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, şunları söyledi:

 

“Dağınıklık ve atmakta zorlanma her iki cinsiyette farklılık göstermezken, erkeklerde değersiz şeyleri istifleme daha fazla görülmektedir. İstifleme belirtileri ilk olarak çocukluk ya da erken ergenlik döneminde ortalama 12-13 yaşlarında ortaya çıkarken yaşla birlikte giderek şiddetlenmekte ve 30’lu yaşların ortasında bireyin düzenine ve çalışmasına engel olmaya başlamaktadır. Hastalığın tanısı genellikle 40’lı yaşlarda konulmakta ve gidişatı genellikle kronik bir seyir göstermektedir. Yapılan çalışmalarda, yaş artışı ile birlikte istifleme belirtilerinin şiddetinin arttığı bildirilmiştir. Bu nedenle klinik olarak önemli istifleme sorunları, yaşlılarda daha yaygın olarak görülmektedir. İstifleme bozukluğu tanısı alan kişiler genellikle yalnız ve izole bir hayat yaşayan, partneri olmayan, maddi sorunları olan, ihmal edilmiş bir çocukluk dönemi yaşamış ve ailesinde istifleme bozukluğu bulunan bireylerdir.”

 

En çok bu hastalıklar eşlik ediyor

 

Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, istifleme bozukluğuna en sık eşlik eden psikiyatrik bozuklukların ağır depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, obsesif kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dürtü kontrol bozukluğu ve travma sonrası stres bozukluğu olduğunu söyledi. Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “Daha nadir olmakla birlikte bağımlı, paranoid veya şizotipal kişilik bozuklukları, demans ve psikoz gibi psikiyatrik hastalıklar da istifleme bozukluğu olanlarda görülebilmektedir.” dedi.

 

Travmatik yaşam olayları neden olabilir

 

İstifleme bozukluğunda travmatik yaşam olaylarının etkisi olabileceğini kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme bozukluğu olanlar, hastalığın başlangıcından veya belirtilerin arttığı dönemlerden önce stresli veya travmatik bir yaşam olayı belirtmektedirler. Cinsel istismar ve fiziksel istismar gibi travmatik yaşam olayları yaşamış bireylerde istifleme davranışı daha sık görülmekte ve belirtiler daha şiddetli olabilmektedir. Aynı zamanda çocukluk çağında yaşanan duygusal istismar ve fiziksel ihmal (ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin, çocuğun fiziksel ihtiyaçlarını karşılamaması) istifleme bozukluğu ile önemli ölçüde ilişkili bulunmaktadır.” dedi.

 

İstifleme bozukluğunda genetik geçiş olabilir

 

Aile üyelerinde istifleme bozukluğu olan bireylerde istifleme bozukluğunun daha yaygın olarak görüldüğünü kaydeden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, “İstifleme davranışı olan bireylerin yarısının benzer istifleme sorunları olan birinci derece bir akrabası bulunmaktadır ve bu durum davranışın genetik geçişli olduğunu düşündürmektedir. Yapılan ikiz çalışmaları da istifleme davranışının yaklaşık 50’sinin genetik faktörlere bağlanabilir olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar ilginç olmakla birlikte istifleme ile ilgili bulguların her zaman tek başına bir sorun olmadığını, çoğu zaman diğer psikiyatrik bozukluklarla ilişkili olduğunu akılda tutmak önemlidir.” diye konuştu.

 

İstifleme bozukluğu olan kişilerin genellikle yakın çevreleri tarafından ya da yasal süreçlerin zorlamasıyla tedaviye getirildiğini ifade eden Psikiyatri Uzm. Dr. Erman Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu durum, istifleme davranışından mustarip kişilerin büyük bir bölümünün biriktirme bozukluğunu bir hastalık olarak görmemesinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle hastaların tedavi uyumları genel olarak düşük düzeydedir. Psikoeğitim, bilişsel davranışçı terapi ve destek grupları tedavide önemli bir yere sahiptir. Terapi sürecinde kullanılan belirli tekniklerle, biriktirme davranışına zorlayan nedenleri anlama, karar verme becerilerinin geliştirilmesi ve yüzleşme üzerine çeşitli çalışmalar yapılır. Psikiyatri hekiminin uygun gördüğü vakalarda ilaç tedavisi de bir seçenek olarak karşımıza çıkmaktadır.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Adana Escort Çukurova Escort Seyhan Escort Ankara Escort Mamak Escort Etimesgut Escort Polatlı Escort Pursaklar Escort Haymana Escort Çankaya Escort Keçiören Escort Sincan Escort Antalya Escort Kumluca Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kaş Escort Alanya Escort Kemer Escort Bursa Escort Eskişehir Escort Gaziantep Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Şehitkamil Escort İstanbul Escort Merter Escort Nişantaşı Escort Şerifali Escort Maltepe Escort Sancaktepe Escort Eyüpsultan Escort Şişli Escort Kayaşehir Escort Büyükçekmece Escort Beşiktaş Escort Mecidiyeköy Escort Zeytinburnu Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Fulya Escort Beyoğlu Escort Başakşehir Escort Tuzla Escort Beylikdüzü Escort Pendik Escort Bağcılar Escort Ümraniye Escort Üsküdar Escort Esenyurt Escort Küçükçekmece Escort Esenler Escort Güngören Escort Kurtköy Escort Bahçelievler Escort Sultanbeyli Escort Ataşehir Escort Kağıthane Escort Fatih Escort Çekmeköy Escort Çatalca Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Avcılar Escort Beykoz Escort Kartal Escort İzmir Escort Balçova Escort Konak Escort Bayraklı Escort Buca Escort Çiğli Escort Gaziemir Escort Bergama Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Bornova Escort Çeşme Escort Kayseri Escort Kocaeli Escort Gebze Escort İzmit Escort Malatya Escort Manisa Escort Mersin Escort Yenişehir Escort Mezitli Escort Erdemli Escort Silifke Escort Akdeniz Escort Anamur Escort Muğla Escort Bodrum Escort Milas Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Fethiye Escort Datça Escort Samsun Escort Atakum Escort İlkadım Escort Adıyaman Escort Afyonkarahisar Escort Ağrı Escort Aksaray Escort Amasya Escort Ardahan Escort Artvin Escort Aydın Escort Balıkesir Escort Bartın Escort Batman Escort Bayburt Escort Bilecik Escort Bingöl Escort Bitlis Escort Bolu Escort Burdur Escort Çanakkale Escort Çankırı Escort Çorum Escort Denizli Escort Diyarbakır Escort Düzce Escort Edirne Escort Elazığ Escort Erzincan Escort Erzurum Escort Giresun Escort Gümüşhane Escort Hakkari Escort Hatay Escort Iğdır Escort Isparta Escort Kahramanmaraş Escort Karabük Escort Karaman Escort Kars Escort Kastamonu Escort Kırıkkale Escort Kırklareli Escort Kırşehir Escort Kilis Escort Konya Escort Kütahya Escort Mardin Escort Muş Escort Nevşehir Escort Niğde Escort Ordu Escort Osmaniye Escort Rize Escort Sakarya Escort Siirt Escort Sinop Escort Sivas Escort Şanlıurfa Escort Şırnak Escort Tekirdağ Escort Tokat Escort Trabzon Escort Tunceli Escort Uşak Escort Van Escort Yalova Escort Yozgat Escort Zonguldak Escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.