Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

TBV beyin göçünü güce çevirmek için önerilerde bulundu

1416+ kez okundu.
 

TBV beyin göçünü güce çevirmek için önerilerde bulundu

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), Türkiye ve dünyadaki Türklerin bilim ortamının detaylı bir incelemesini yapmak ve çözüm önerileri üretmek amacıyla hazırladığı “Türkiye Akademik Diaspora Raporu: Beyin Göçünden Beyin Gücüne”yi paylaştı.İSTANBUL (İGFA) - Türkiye Bilişim Vakfı, tüm dünyadaki Türkiyeli araştırmacıları mercek altına alarak, Türkiye'nin verimlilik konusunda global arenadaki yerini saptadığı ve politika önerilerinde bulunduğu Türkiye Akademik Diaspora Raporu'nu paylaştı. Raporda, “Türkiye'de beyin göçü artıyor mu?”, “Beyin göçünün araştırmacının akademik performansına etkisi nedir?”, “Beyin göçünün Türkiye'ye faydası olabilir mi?” sorularına yanıt arandı. Raporun sunumunu Şikago Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit gerçekleştirdi. Akçiğit konuşmasında, ülkelerde uzun vadeli büyümenin en önemli belirleyicisinin ekonomik verimlilik artışı olduğunu belirtti. Raporu değerlendiren TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, bir yandan başta yapay zekanın getirdiği dikey gelişim, diğer yandan iletişim ve ağ teknolojilerin yatay genişlemeleri alışılagelmiş altyapıları ve kavramları gittikçe daha hızla yıpratmaya başladığına vurgu yaptı. Eczacıbaşı, denetlenemeyen gri alanlar çoğaldıkça yeni model ve politika ihtiyaçları gün yüzüne çıktığını söyledi. Raporda öne çıkan bulgular şöyle sıralandı:     Türkiye'nin kişi başı milli geliri ABD'ye kıyaslandığında, Türkiye 1960'ların başından beri ABD'nin yüzde 20'leri seviyesindedir. 1960'ta Türkiye'nin gerisinde olan Singapur, Güney Kore, Litvanya, Polonya, Şili, Çin 2020'lere gelindiğinde Türkiye'nin üzerindedir. Singapur ABD'yi geçmiş; Güney Kore ABD'nin yüzde 50'sine ulaşmıştır. Bu ülkelerin hepsi bu gelişmeyi sermaye artırmanın yanında verimliliklerine yatırım yaparak sağlamışlardır. Türkiye'nin orta gelir tuzağından çıkması verimlilik artmadan mümkün olmayacaktır.     Ülkelerin kişi başına düşen makale ve patent sayıları, kişi başı milli gelirleriyle doğru orantılıdır. Yani ekonomik gelişmişlik temel bilimlerin sonucu olan makaleler ve uygulamalı araştırmaların sonucu olan patentlerle yakından alakalıdır. Türkiye hem makale hem patent sayısı hem de milli gelir açısından OECD ülkelerinden bir hayli geridedir.     Verimliliği geliştirecek beşeri sermayeyi yetiştirmek zordur. Bu uğurda toplumdaki tüm yeteneklere çocukluklarında fırsat eşitliği sağlanması; kendini ispatlayan yetenekleri de büyürken doğru eğitimlerden geçirip bu sermayeyi oluşturmamız gerekmektedir. Nitekim gelir eşitsizliği ile kişi başına düşen AR-GE araştırmacı sayısı arasında ters bir ilişki vardır. Türkiye OECD ülkeleri arasında yüksek gelir adaletsizliğine (sondan üçüncü) ve düşük araştırmacı oranına (yine sondan üçüncü) sahip gruptadır. Üstüne üstlük kamunun ilköğretim, ortaöğretim ve lise harcamasının milli gelire oranı bakıldığında Türkiye OECD veri tabanındaki ülkelerin arasında en gerilerde ancak hane halkının ilköğretim, ortaöğretim ve lise eğitimi için yaptığı özel harcamaların miktarı açısından en yukarılardadır. Yani anne-babasının parası olan gençler iyi eğitim almakta, diğerleri kaynak eksikliği çekmektedir. Bu ortamda toplumun yetenekli ama fakir aileye doğmuş araştırmacı adaylarını eğitmesi çok zordur.     OECD verisi incelendiğinde Türkiye kişi başına düşen bilimsel yayınlarda en gerilerde ancak kamunun yükseköğretim harcamasının milli gelirdeki payı açısından önlerdedir. Yani Türkiye'de yükseköğretime ciddi bir kaynak ayrılmaktadır; ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde kullanılamadığından bilimsel çıktıya yol açmamaktadır. Benzer şekilde, aynı veride Türkiye AR-GE'nin milli gelire oranı konusunda en gerilerde; ancak özel sektör AR-GE'sine kamunun destek oranı açısından en önlerdedir. Yani Türkiye'de AR-GE için gerekli teşvikler verilmektedir ancak yeterince olumlu sonuç alınamamaktadır.     Yarının araştırmacıları olacak olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ABD'deki araştırma tez konuları incelendiğinde 1985'lerden itibaren çok büyük bir hızla büyüyen bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği gibi teknik alanlar göze çarpmıştır. Öte yandan Türkiye'de bu alanlar işletme, ziraat, tarih, psikoloji, din gibi alanların arkasında kalmıştır. Türkiye'nin yüksek gelir grubu ülkelerini yakalamasının en temel koşullarından biri yarının teknolojilerini üretecek araştırmacılar yetiştirmektir. Yeni teknolojilerin eskileri hızla yıktığı, diğer bir deyişle kartların tekrar dağıtıldığı bu dönemde Türkiye'nin odağını bu hızla yaygınlaşan teknolojilere vermemesi bir fırsat kaybıdır.     Türkiye'de 1970'lerden başlayarak bakıldığında 2015'e kadar kişi başına düşen araştırmacı sayısında güçlü bir artış olmuştur. 2015'ten sonra bu artış tersine dönmüş ve bir azalma başlamıştır. Bu durum akıllara beyin göçünde artan bir trend olabileceği sorusunu getirmiştir. Nitekim 2000'lerden beri yatay (veya kısmen azalan) bir seyir süren araştırmacıların Türkiye'den gitme olasılığı, 2015 yılından sonra büyük bir artış göstermiştir.     Araştırmacılar her yıl ürettikleri ortalama makale sayılarına göre beş farklı verimlilik gruplarına ayrıldığında, Türkiye'deki gruptakilerin yurt dışına taşınma ihtimaline ve yurt dışındaki gruptakilerin Türkiye'ye dönme ihtimaline bakıldığında, beyin göçü paradoksu adını verdiğimiz tezat bir tablo ile karşılaşılmıştır. En düşük verimli gruptan en yüksek verimli gruba gidildikçe Türkiye'deki araştırmacıların yurt dışına taşınma ihtimali artmaktadır. Öte yandan en yüksek gruptan en düşük gruba gidildikçe yurt dışındaki araştırmacıların Türkiye'ye dönme ihtimali artmaktadır. Yani Türkiye beyin göçü ile en verimli araştırmacılarını kaybetmekte ve tersine beyin göçü ile yurt dışındaki Türkiye menşeli araştırmacılar arasından ortalama olarak daha verimsiz olanları geri kazanmaktadır.     Elimizdeki araştırmacı bazındaki mikro veri setini ve modern ekonometrik teknikleri kullanarak yaptığımız analizde beyin göçünün etkileri üzerine Türkiye'den giden araştırmacılar, Türkiye'de kalan araştırmacılar ve yurt dışından Türkiye'ye dönen araştırmacılar için önemli bulgular saptanmıştır:         Gidenler: Yurt dışına taşınan araştırmacılar Türkiye'nin en verimli araştırmacıları arasındandır. Bir araştırmacının yurt dışına taşınmasının etkileri doğrudan ve dolaylı olacak şekilde çift katmanlıdır. Taşınmanın, araştırmacının akademik verimliliğine doğrudan pozitif etkisi vardır. Buna ek olarak yurt dışına taşınan araştırmacı, kariyerine Türkiye'de devam eden eş yazarları üzerinden bilim yayılımı yaparak Türkiye bilim ekosistemine dolaylı bir pozitif etki yaratmaktadır.         Kalanlar: Türkiye'nin elinde, yurt dışındaki beşeri sermayeden faydalanma fırsatı vardır. Bulgularımıza göre, birlikte çalıştığı eş yazarı yurt dışına giden bir araştırmacı eğer eş yazarı ile bağlantıda kalırsa verimliliğinde bir artış gözlenmektedir. Yani, beyin göçü yurt dışına taşınan araştırmacı gibi, geride kalan eş yazarlar için de bir fayda yaratmıştır. Ancak yurt dışından Türkiye'ye yapılan bilim yayılımı, Türkiye'deki araştırmacılar ile yurt dışındaki araştırmacılar arasındaki bağların gücüne bağlıdır. Çünkü, eş yazarı yurt dışına taşındıktan sonra bağlantıda kalmayan araştırmacılarda, eş yazarın yurt dışına taşınmasının verimliliğe etkisi olmamıştır.         Dönenler: Yurt dışından Türkiye'ye dönen araştırmacılar, yurt dışındaki araştırmacılar arasında ortalama olarak daha verimsiz olanlardır. Bu araştırmacıların geri dönme yıllarından önceki akademik yayınlarında düşüş gözlemlenmektedir. Öte yandan araştırmacılar Türkiye'ye döndükten sonra yayın yapmanın daha kolay olduğu dergilerde sayıca yüksek ancak kalite olarak daha düşük yayınlar yapmaktadırlar.     Sağlık alanı Türkiye'nin en büyük araştırma alanıdır. Dolayısıyla sağlık alanında kaybedilecek ivmenin Türkiye bilim ekosistemi için etkisi ağır olacaktır. Sağlık alanındaki ana bilim dalları tek tek incelendiğinde pek çok ana bilim dalı 2010-2015 arası hem dünyada hem Türkiye'de büyürken; kardiyoloji, nöroloji, göğüs hastalıkları gibi pek çok alanın, 2015-2020 arasında dünyada büyümeye devam ederken Türkiye'de küçüldükleri tespit edilmiştir.     Tıp, bilgisayar mühendisliği, matematik gibi her alan için Türkiye'deki üniversitelerin dünyadaki ortalama sıralaması hesaplanmış ve Türkiye'de 2000'lerin başından beri üniversitelerin neredeyse tüm bölümlerde gerilediği görülmüştür. Tıp alanı 2013'lere kadar geriledikten sonra 2015'e kadar bir nebze toparlamış, ancak ardından tekrar hızla düşüşe geçmiştir.     Kadın araştırmacıların aktif olan Türk araştırmacılar arasındaki 1980-2020 yıllık ortalama oranı yüzde 37 iken, yurt dışında bulunmuş Türk araştırmacılar arasında oranı yüzde 28 ile çok daha düşüktür. Toplumda kadınların mobilitesinin önünde engeller olduğu düşünülmektedir. Buna ek olarak kadınların erkek araştırmacılara göre daha az makale yayımladıkları görülmüştür. Bu bulgular toplumda ve araştırma kurumlarında kadınlara yapılan ayrımcılıklara işaret etmektedir.     Türkiye orta gelir tuzağından kurtularak yüksek gelir grubundaki ülkelere katılmak istiyorsa verimliliğini artırmayı başarmak zorundadır. Verimlilik artışı, temel bilimlerin ve uygulamalı araştırmaların meşakkatli yollarla güçlendirilip meyvelerinin yüksek teknoloji olarak toplanması ile mümkündür. Ne yazık ki Türkiye'nin araştırma alanında güncel durumu pek iç açıcı bir tablo çizmemektedir. Verimlilik artışına imkan verecek araştırmaların yapılabilmesi için raporumuzda beş alanda politika önerileri sunulmuştur.

Türkiye Bilişim Vakfı (TBV), Türkiye ve dünyadaki Türklerin bilim ortamının detaylı bir incelemesini yapmak ve çözüm önerileri üretmek amacıyla hazırladığı “Türkiye Akademik Diaspora Raporu: Beyin Göçünden Beyin Gücüne”yi paylaştı.

İSTANBUL (İGFA) - Türkiye Bilişim Vakfı, tüm dünyadaki Türkiyeli araştırmacıları mercek altına alarak, Türkiye'nin verimlilik konusunda global arenadaki yerini saptadığı ve politika önerilerinde bulunduğu Türkiye Akademik Diaspora Raporu'nu paylaştı. Raporda, “Türkiye'de beyin göçü artıyor mu?”, “Beyin göçünün araştırmacının akademik performansına etkisi nedir?”, “Beyin göçünün Türkiye'ye faydası olabilir mi?” sorularına yanıt arandı.

Raporun sunumunu Şikago Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit gerçekleştirdi. Akçiğit konuşmasında, ülkelerde uzun vadeli büyümenin en önemli belirleyicisinin ekonomik verimlilik artışı olduğunu belirtti.

Raporu değerlendiren TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, bir yandan başta yapay zekanın getirdiği dikey gelişim, diğer yandan iletişim ve ağ teknolojilerin yatay genişlemeleri alışılagelmiş altyapıları ve kavramları gittikçe daha hızla yıpratmaya başladığına vurgu yaptı. Eczacıbaşı, denetlenemeyen gri alanlar çoğaldıkça yeni model ve politika ihtiyaçları gün yüzüne çıktığını söyledi.

Raporda öne çıkan bulgular şöyle sıralandı:

    Türkiye'nin kişi başı milli geliri ABD'ye kıyaslandığında, Türkiye 1960'ların başından beri ABD'nin yüzde 20'leri seviyesindedir. 1960'ta Türkiye'nin gerisinde olan Singapur, Güney Kore, Litvanya, Polonya, Şili, Çin 2020'lere gelindiğinde Türkiye'nin üzerindedir. Singapur ABD'yi geçmiş; Güney Kore ABD'nin yüzde 50'sine ulaşmıştır. Bu ülkelerin hepsi bu gelişmeyi sermaye artırmanın yanında verimliliklerine yatırım yaparak sağlamışlardır. Türkiye'nin orta gelir tuzağından çıkması verimlilik artmadan mümkün olmayacaktır.     Ülkelerin kişi başına düşen makale ve patent sayıları, kişi başı milli gelirleriyle doğru orantılıdır. Yani ekonomik gelişmişlik temel bilimlerin sonucu olan makaleler ve uygulamalı araştırmaların sonucu olan patentlerle yakından alakalıdır. Türkiye hem makale hem patent sayısı hem de milli gelir açısından OECD ülkelerinden bir hayli geridedir.     Verimliliği geliştirecek beşeri sermayeyi yetiştirmek zordur. Bu uğurda toplumdaki tüm yeteneklere çocukluklarında fırsat eşitliği sağlanması; kendini ispatlayan yetenekleri de büyürken doğru eğitimlerden geçirip bu sermayeyi oluşturmamız gerekmektedir. Nitekim gelir eşitsizliği ile kişi başına düşen AR-GE araştırmacı sayısı arasında ters bir ilişki vardır. Türkiye OECD ülkeleri arasında yüksek gelir adaletsizliğine (sondan üçüncü) ve düşük araştırmacı oranına (yine sondan üçüncü) sahip gruptadır. Üstüne üstlük kamunun ilköğretim, ortaöğretim ve lise harcamasının milli gelire oranı bakıldığında Türkiye OECD veri tabanındaki ülkelerin arasında en gerilerde ancak hane halkının ilköğretim, ortaöğretim ve lise eğitimi için yaptığı özel harcamaların miktarı açısından en yukarılardadır. Yani anne-babasının parası olan gençler iyi eğitim almakta, diğerleri kaynak eksikliği çekmektedir. Bu ortamda toplumun yetenekli ama fakir aileye doğmuş araştırmacı adaylarını eğitmesi çok zordur.     OECD verisi incelendiğinde Türkiye kişi başına düşen bilimsel yayınlarda en gerilerde ancak kamunun yükseköğretim harcamasının milli gelirdeki payı açısından önlerdedir. Yani Türkiye'de yükseköğretime ciddi bir kaynak ayrılmaktadır; ancak bu kaynaklar verimli bir şekilde kullanılamadığından bilimsel çıktıya yol açmamaktadır. Benzer şekilde, aynı veride Türkiye AR-GE'nin milli gelire oranı konusunda en gerilerde; ancak özel sektör AR-GE'sine kamunun destek oranı açısından en önlerdedir. Yani Türkiye'de AR-GE için gerekli teşvikler verilmektedir ancak yeterince olumlu sonuç alınamamaktadır.     Yarının araştırmacıları olacak olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ABD'deki araştırma tez konuları incelendiğinde 1985'lerden itibaren çok büyük bir hızla büyüyen bilgisayar mühendisliği, elektrik mühendisliği gibi teknik alanlar göze çarpmıştır. Öte yandan Türkiye'de bu alanlar işletme, ziraat, tarih, psikoloji, din gibi alanların arkasında kalmıştır. Türkiye'nin yüksek gelir grubu ülkelerini yakalamasının en temel koşullarından biri yarının teknolojilerini üretecek araştırmacılar yetiştirmektir. Yeni teknolojilerin eskileri hızla yıktığı, diğer bir deyişle kartların tekrar dağıtıldığı bu dönemde Türkiye'nin odağını bu hızla yaygınlaşan teknolojilere vermemesi bir fırsat kaybıdır.     Türkiye'de 1970'lerden başlayarak bakıldığında 2015'e kadar kişi başına düşen araştırmacı sayısında güçlü bir artış olmuştur. 2015'ten sonra bu artış tersine dönmüş ve bir azalma başlamıştır. Bu durum akıllara beyin göçünde artan bir trend olabileceği sorusunu getirmiştir. Nitekim 2000'lerden beri yatay (veya kısmen azalan) bir seyir süren araştırmacıların Türkiye'den gitme olasılığı, 2015 yılından sonra büyük bir artış göstermiştir.     Araştırmacılar her yıl ürettikleri ortalama makale sayılarına göre beş farklı verimlilik gruplarına ayrıldığında, Türkiye'deki gruptakilerin yurt dışına taşınma ihtimaline ve yurt dışındaki gruptakilerin Türkiye'ye dönme ihtimaline bakıldığında, beyin göçü paradoksu adını verdiğimiz tezat bir tablo ile karşılaşılmıştır. En düşük verimli gruptan en yüksek verimli gruba gidildikçe Türkiye'deki araştırmacıların yurt dışına taşınma ihtimali artmaktadır. Öte yandan en yüksek gruptan en düşük gruba gidildikçe yurt dışındaki araştırmacıların Türkiye'ye dönme ihtimali artmaktadır. Yani Türkiye beyin göçü ile en verimli araştırmacılarını kaybetmekte ve tersine beyin göçü ile yurt dışındaki Türkiye menşeli araştırmacılar arasından ortalama olarak daha verimsiz olanları geri kazanmaktadır.     Elimizdeki araştırmacı bazındaki mikro veri setini ve modern ekonometrik teknikleri kullanarak yaptığımız analizde beyin göçünün etkileri üzerine Türkiye'den giden araştırmacılar, Türkiye'de kalan araştırmacılar ve yurt dışından Türkiye'ye dönen araştırmacılar için önemli bulgular saptanmıştır:         Gidenler: Yurt dışına taşınan araştırmacılar Türkiye'nin en verimli araştırmacıları arasındandır. Bir araştırmacının yurt dışına taşınmasının etkileri doğrudan ve dolaylı olacak şekilde çift katmanlıdır. Taşınmanın, araştırmacının akademik verimliliğine doğrudan pozitif etkisi vardır. Buna ek olarak yurt dışına taşınan araştırmacı, kariyerine Türkiye'de devam eden eş yazarları üzerinden bilim yayılımı yaparak Türkiye bilim ekosistemine dolaylı bir pozitif etki yaratmaktadır.         Kalanlar: Türkiye'nin elinde, yurt dışındaki beşeri sermayeden faydalanma fırsatı vardır. Bulgularımıza göre, birlikte çalıştığı eş yazarı yurt dışına giden bir araştırmacı eğer eş yazarı ile bağlantıda kalırsa verimliliğinde bir artış gözlenmektedir. Yani, beyin göçü yurt dışına taşınan araştırmacı gibi, geride kalan eş yazarlar için de bir fayda yaratmıştır. Ancak yurt dışından Türkiye'ye yapılan bilim yayılımı, Türkiye'deki araştırmacılar ile yurt dışındaki araştırmacılar arasındaki bağların gücüne bağlıdır. Çünkü, eş yazarı yurt dışına taşındıktan sonra bağlantıda kalmayan araştırmacılarda, eş yazarın yurt dışına taşınmasının verimliliğe etkisi olmamıştır.         Dönenler: Yurt dışından Türkiye'ye dönen araştırmacılar, yurt dışındaki araştırmacılar arasında ortalama olarak daha verimsiz olanlardır. Bu araştırmacıların geri dönme yıllarından önceki akademik yayınlarında düşüş gözlemlenmektedir. Öte yandan araştırmacılar Türkiye'ye döndükten sonra yayın yapmanın daha kolay olduğu dergilerde sayıca yüksek ancak kalite olarak daha düşük yayınlar yapmaktadırlar.     Sağlık alanı Türkiye'nin en büyük araştırma alanıdır. Dolayısıyla sağlık alanında kaybedilecek ivmenin Türkiye bilim ekosistemi için etkisi ağır olacaktır. Sağlık alanındaki ana bilim dalları tek tek incelendiğinde pek çok ana bilim dalı 2010-2015 arası hem dünyada hem Türkiye'de büyürken; kardiyoloji, nöroloji, göğüs hastalıkları gibi pek çok alanın, 2015-2020 arasında dünyada büyümeye devam ederken Türkiye'de küçüldükleri tespit edilmiştir.     Tıp, bilgisayar mühendisliği, matematik gibi her alan için Türkiye'deki üniversitelerin dünyadaki ortalama sıralaması hesaplanmış ve Türkiye'de 2000'lerin başından beri üniversitelerin neredeyse tüm bölümlerde gerilediği görülmüştür. Tıp alanı 2013'lere kadar geriledikten sonra 2015'e kadar bir nebze toparlamış, ancak ardından tekrar hızla düşüşe geçmiştir.     Kadın araştırmacıların aktif olan Türk araştırmacılar arasındaki 1980-2020 yıllık ortalama oranı yüzde 37 iken, yurt dışında bulunmuş Türk araştırmacılar arasında oranı yüzde 28 ile çok daha düşüktür. Toplumda kadınların mobilitesinin önünde engeller olduğu düşünülmektedir. Buna ek olarak kadınların erkek araştırmacılara göre daha az makale yayımladıkları görülmüştür. Bu bulgular toplumda ve araştırma kurumlarında kadınlara yapılan ayrımcılıklara işaret etmektedir.     Türkiye orta gelir tuzağından kurtularak yüksek gelir grubundaki ülkelere katılmak istiyorsa verimliliğini artırmayı başarmak zorundadır. Verimlilik artışı, temel bilimlerin ve uygulamalı araştırmaların meşakkatli yollarla güçlendirilip meyvelerinin yüksek teknoloji olarak toplanması ile mümkündür. Ne yazık ki Türkiye'nin araştırma alanında güncel durumu pek iç açıcı bir tablo çizmemektedir. Verimlilik artışına imkan verecek araştırmaların yapılabilmesi için raporumuzda beş alanda politika önerileri sunulmuştur.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Adana Escort Çukurova Escort Seyhan Escort Ankara Escort Mamak Escort Etimesgut Escort Polatlı Escort Pursaklar Escort Haymana Escort Çankaya Escort Keçiören Escort Sincan Escort Antalya Escort Kumluca Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kaş Escort Alanya Escort Kemer Escort Bursa Escort Eskişehir Escort Gaziantep Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Şehitkamil Escort İstanbul Escort Merter Escort Nişantaşı Escort Şerifali Escort Maltepe Escort Sancaktepe Escort Eyüpsultan Escort Şişli Escort Kayaşehir Escort Büyükçekmece Escort Beşiktaş Escort Mecidiyeköy Escort Zeytinburnu Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Fulya Escort Beyoğlu Escort Başakşehir Escort Tuzla Escort Beylikdüzü Escort Pendik Escort Bağcılar Escort Ümraniye Escort Üsküdar Escort Esenyurt Escort Küçükçekmece Escort Esenler Escort Güngören Escort Kurtköy Escort Bahçelievler Escort Sultanbeyli Escort Ataşehir Escort Kağıthane Escort Fatih Escort Çekmeköy Escort Çatalca Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Avcılar Escort Beykoz Escort Kartal Escort İzmir Escort Balçova Escort Konak Escort Bayraklı Escort Buca Escort Çiğli Escort Gaziemir Escort Bergama Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Bornova Escort Çeşme Escort Kayseri Escort Kocaeli Escort Gebze Escort İzmit Escort Malatya Escort Manisa Escort Mersin Escort Yenişehir Escort Mezitli Escort Erdemli Escort Silifke Escort Akdeniz Escort Anamur Escort Muğla Escort Bodrum Escort Milas Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Fethiye Escort Datça Escort Samsun Escort Atakum Escort İlkadım Escort Adıyaman Escort Afyonkarahisar Escort Ağrı Escort Aksaray Escort Amasya Escort Ardahan Escort Artvin Escort Aydın Escort Balıkesir Escort Bartın Escort Batman Escort Bayburt Escort Bilecik Escort Bingöl Escort Bitlis Escort Bolu Escort Burdur Escort Çanakkale Escort Çankırı Escort Çorum Escort Denizli Escort Diyarbakır Escort Düzce Escort Edirne Escort Elazığ Escort Erzincan Escort Erzurum Escort Giresun Escort Gümüşhane Escort Hakkari Escort Hatay Escort Iğdır Escort Isparta Escort Kahramanmaraş Escort Karabük Escort Karaman Escort Kars Escort Kastamonu Escort Kırıkkale Escort Kırklareli Escort Kırşehir Escort Kilis Escort Konya Escort Kütahya Escort Mardin Escort Muş Escort Nevşehir Escort Niğde Escort Ordu Escort Osmaniye Escort Rize Escort Sakarya Escort Siirt Escort Sinop Escort Sivas Escort Şanlıurfa Escort Şırnak Escort Tekirdağ Escort Tokat Escort Trabzon Escort Tunceli Escort Uşak Escort Van Escort Yalova Escort Yozgat Escort Zonguldak Escort
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.