Ali Aydın
Köşe Yazarı
Ali Aydın
 

kimseden daha iyi degiliz

    “Kimseden daha iyi olmadığınızı anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunuzu kavrayacak kadar bilge olun.” İbni Rüşd ya da dünyanın tanıdığı adıyla Averroes...!   Avrupa’nın fikir mimarlarından Endülüslü Müslüman, felsefeci, astronom, hekim, psikolog, hukukçu, fizikçi, edebiyatçı ve matematikçi.   12. yüzyılda akılcılığı, hem İslam dünyasına hem de Skolastik Felsefenin baskıladığı Ortaçağ Avrupası’na yeniden hatırlatan, Aristo’nun metodolojisini yeniden gün yüzüne çıkartan ve eserlerini yaptığı şerhlerle çağdaşlarına kazandıran İbni Rüşd, Rönesans’ın ve Aydınlanma Çağı’nın da başlatıcısıdır.   Avrupa’da adına methiyeler düzülen İbni Rüşd, “Akıl yoluyla da Tanrı bulunabilir. Gerçeğe giden yollar farklı olsa da aynı gerçeğe ulaşılır...” diyerek, bağnazlığa, aklı bir yana iten anlayışa ve insanı dar düşünceye hapseden tüm akımlara karşı durmuştu.   Avrupa’nın “Yorumcu” unvanı verdiği İbni Rüşd, etkileri bugüne kadar süren bir anlayışın da en parlak yıldızı oldu.   Ömrünü okuyarak ve yazarak geçiren bu büyük filozof, “Gerçek, gerçeğe zıt olamaz...” diyor, insanın “aklını kullanmasının” sadece bir tercih değil, aynı zamanda görev olduğunu savunuyordu.   İşin en acı tarafı böyle bir alim İslam Dünyasında "zındık" sayılıyor, reddediliyor ve bir "hocanın" dediği gibi " şüpheli" kabul ediliyor.   Sonuçta; İbni Rüşd'ü büyük bir alim görenler dünyanın en gelişmiş ve refah ülkeleri, "zındık" görenler de en sefil, en hukuksuz ve en adaletsiz ülkeleri.   Necdet Özgür. Tercihler çoğu zaman kaderi belirler.

kimseden daha iyi degiliz

 
 
“Kimseden daha iyi olmadığınızı anlayacak kadar mütevazı, herkesten farklı olduğunuzu kavrayacak kadar bilge olun.”
İbni Rüşd ya da dünyanın tanıdığı adıyla Averroes...!
 
Avrupa’nın fikir mimarlarından Endülüslü Müslüman, felsefeci, astronom, hekim, psikolog, hukukçu, fizikçi, edebiyatçı ve matematikçi.
 
12. yüzyılda akılcılığı, hem İslam dünyasına hem de Skolastik Felsefenin baskıladığı Ortaçağ Avrupası’na yeniden hatırlatan, Aristo’nun metodolojisini yeniden gün yüzüne çıkartan ve eserlerini yaptığı şerhlerle çağdaşlarına kazandıran İbni Rüşd, Rönesans’ın ve Aydınlanma Çağı’nın da başlatıcısıdır.
 
Avrupa’da adına methiyeler düzülen İbni Rüşd, “Akıl yoluyla da Tanrı bulunabilir. Gerçeğe giden yollar farklı olsa da aynı gerçeğe ulaşılır...” diyerek, bağnazlığa, aklı bir yana iten anlayışa ve insanı dar düşünceye hapseden tüm akımlara karşı durmuştu.
 
Avrupa’nın “Yorumcu” unvanı verdiği İbni Rüşd, etkileri bugüne kadar süren bir anlayışın da en parlak yıldızı oldu.
 
Ömrünü okuyarak ve yazarak geçiren bu büyük filozof, “Gerçek, gerçeğe zıt olamaz...” diyor, insanın “aklını kullanmasının” sadece bir tercih değil, aynı zamanda görev olduğunu savunuyordu.
 
İşin en acı tarafı böyle bir alim İslam Dünyasında "zındık" sayılıyor, reddediliyor ve bir "hocanın" dediği gibi " şüpheli" kabul ediliyor.
 
Sonuçta; İbni Rüşd'ü büyük bir alim görenler dünyanın en gelişmiş ve refah ülkeleri, "zındık" görenler de en sefil, en hukuksuz ve en adaletsiz ülkeleri.
 
Necdet Özgür. Tercihler çoğu zaman kaderi belirler.
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.