Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Miralay Osman
Köşe Yazarı
Miralay Osman
 

sorun etrafımızdakilerdenmi ?

      “Türkiye son 23 yılda neden dünya ölçeğinde geriliyor?”  1. SORUN: GERİLEME ALGIMI, GERÇEKMİ? Türkiye’nin son 20–25 yıldaki durumu yalnızca “algı” değildir. OECD, Dünya Bankası, PISA – Eğitim derecelendirmesi, Global Peace Index- Evrensel Barış Endeksi, World Happiness Report – Dünya Mutluluk Raporu, IMF – Uluslararası Para Fonu gibi ölçütlerde: Eğitim kalitesi Kişi başı gelir Alım gücü Hukuk güvenliği Basın özgürlüğü Spor altyapısı ve başarı sürekliliği Bilimsel yayın ve patent sayısı alanlarında göreli bir düşüş yaşandığı nettir. Ancak kritik soru şudur: Bu gerileme dış çevreden mi kaynaklanıyor, yoksa içerideki tercihlerin sonucu mu? Sorusuna Cevap: %70 içsel, %30 çevresel. 2. “ÇEVREMİZ KÖTÜ” TEZİ: NE KADAR DOĞRU? Türkiye zor bir coğrafyada yer aldığı doğrudur: Suriye iç savaşı, Irak’ın istikrarsızlığı, İran yaptırımları, Doğu Akdeniz enerji rekabeti, Rusya–Ukrayna savaşı, Kafkasya gerilimi Ancak aynı coğrafyada olup başarılı olan ülkeler de vardır. Karşı örnek: Polonya: Rusya tehdidine rağmen büyüdü İspanya: 2008 krizinden sonra hemen toparlandı Güney Kore: Kuzey Kore tehdidi altında kalkındı Demek ki coğrafya kader değildir; yönetim tarzı kaderdir. 3. ASIL KURUMSAL DEVLETİN ZAYIFLAMASI Türkiye’nin temel sorunu tek tek hatalar değil, kurumsal aklın zayıflamasıdır. Kurumsal aşınma alanları: Merkez Bankası bağımsızlığı, TÜİK veri güvenilirliği algısı, Yargının öngörülebilirliği, Üniversite özerkliği, Liyakat sistemi .... ile Bu zayıflama, her alana zincirleme etki yapmıştır. 4. YOKSULLAŞMANIN SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ? Hayır, esas neden ekonomi politiğidir. Temel hatalar: Faiz–enflasyon ilişkisinin ideolojik ele alınması, Üretim yerine inşaat odaklı büyüme, İthal girdiye dayalı sanayi, Hukuki belirsizlik nedeniyle sermaye kaçışı  ... özür olamaz çünkü: Aynı dönemde Vietnam, Polonya, Çekya büyüdü. Çevreleri Türkiye’den daha sakin değildi. 5. ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ: NEDEN ERİDİ? Sorun maaşın “azlığı” değil, alım gücünün çöküşüdür.  Çünkü: Enflasyon gerçekçi ölçülmeyince, Ücret artışı gecikince, Dolaylı vergiler arttıkça  ..... Emekli ve asgari ücretli sessizce yoksullaşırken Bu, asla çevredeki savaş veya komşu ülkeler yüzünden değil, iç maliye tercihleri yüzündendir. 6. EĞİTİM: 23 YILDA NEDEN ÇOK GERİLEDİ? Eğitimdeki sorun müfredat değil, zihniyettir. Temel problemler: Sık sistem değişikliği, Öğretmenin itibarsızlaşması, Ezberci ölçme, Üniversitelerin diplomaya dönüşmesi.... örnekle Finlandiya’nın komşuları mı daha iyi? Hayır. Ama yönetim aklı farklı. 7. SAĞLIK: NİTELİK Mİ, SAYI MI? Türkiye sağlıkta erişimi artırdı ama nitelik ve sürdürülebilirlikte geriledi. Hekim göçü, Aşırı performans baskısı, Şiddet ...  gibi Koruyucu hekimliğin ihmal edilmesi dahil Bunların hiçbiri komşu ülkelerden kaynaklı değildir. 8. GÜVENLİK VE ADALET: EN KRİTİK KIRILMA Toplumun devlete güveni, ekonomiden önce adaletle ilgilidir. Hukuk öngörülemezse, Yatırım gelmez, Beyin göçü artar, Toplum içine kapanır ve Bu noktada çevresel tehditler bahane değildir. 9. SPOR, KÜLTÜR, BİLİM: SEMPTOMLAR Spordaki düşüş: Altyapı yerine günü kurtarma, Siyasallaşma, Bilimsellikten uzak yönetim Bilimdeki düşüş: Özgür düşünce eksikliği, Akademik baskı, Gençlerin yurtdışına yönelmesi Bunlar ulusal iradeyle çözülebilir alanlardır. 10. SORUN KOMŞULAR MI, YÖNETİM Mİ? Türkiye’nin yaşadığı kan kaybının ana sebebi komşuları değil, kendi yönetim modelidir. Çünkü: Türkiye’nin insan kaynağı güçlü, Coğrafyası hâlâ avantaj, Toplumsal dinamizmi canlı, Genç nüfus potansiyeli yüksek. Çıkış için gerekenler: Kurumsal aklın yeniden inşası Hukukun üstünlüğü Eğitimi ideolojiden kurtarmak Ekonomiyi bilime teslim etmek Devleti kişilere değil kurallara bağlamak Aslında bütün bunlar devrim değil, normalleşme adımlarıdır.

sorun etrafımızdakilerdenmi ?

 

 

 

“Türkiye son 23 yılda neden dünya ölçeğinde geriliyor?” 

1. SORUN: GERİLEME ALGIMI, GERÇEKMİ?

Türkiye’nin son 20–25 yıldaki durumu yalnızca “algı” değildir. OECD, Dünya Bankası, PISA – Eğitim derecelendirmesi, Global Peace Index- Evrensel Barış Endeksi, World Happiness Report – Dünya Mutluluk Raporu, IMF – Uluslararası Para Fonu gibi ölçütlerde:

  • Eğitim kalitesi
  • Kişi başı gelir
  • Alım gücü
  • Hukuk güvenliği
  • Basın özgürlüğü
  • Spor altyapısı ve başarı sürekliliği
  • Bilimsel yayın ve patent sayısı

alanlarında göreli bir düşüş yaşandığı nettir. Ancak kritik soru şudur: Bu gerileme dış çevreden mi kaynaklanıyor, yoksa içerideki tercihlerin sonucu mu? Sorusuna Cevap: %70 içsel, %30 çevresel.

2. “ÇEVREMİZ KÖTÜ” TEZİ: NE KADAR DOĞRU?

Türkiye zor bir coğrafyada yer aldığı doğrudur: Suriye iç savaşı, Irak’ın istikrarsızlığı, İran yaptırımları, Doğu Akdeniz enerji rekabeti, Rusya–Ukrayna savaşı, Kafkasya gerilimi

Ancak aynı coğrafyada olup başarılı olan ülkeler de vardır. Karşı örnek:

  • Polonya: Rusya tehdidine rağmen büyüdü
  • İspanya: 2008 krizinden sonra hemen toparlandı
  • Güney Kore: Kuzey Kore tehdidi altında kalkındı

Demek ki coğrafya kader değildir; yönetim tarzı kaderdir.

3. ASIL KURUMSAL DEVLETİN ZAYIFLAMASI

Türkiye’nin temel sorunu tek tek hatalar değil, kurumsal aklın zayıflamasıdır. Kurumsal aşınma alanları: Merkez Bankası bağımsızlığı, TÜİK veri güvenilirliği algısı, Yargının öngörülebilirliği, Üniversite özerkliği, Liyakat sistemi .... ile Bu zayıflama, her alana zincirleme etki yapmıştır.

4. YOKSULLAŞMANIN SEBEBİ DIŞ GÜÇLER Mİ?

Hayır, esas neden ekonomi politiğidir. Temel hatalar: Faiz–enflasyon ilişkisinin ideolojik ele alınması, Üretim yerine inşaat odaklı büyüme, İthal girdiye dayalı sanayi, Hukuki belirsizlik nedeniyle sermaye kaçışı  ... özür olamaz çünkü: Aynı dönemde Vietnam, Polonya, Çekya büyüdü. Çevreleri Türkiye’den daha sakin değildi.

5. ASGARİ ÜCRET VE EMEKLİ: NEDEN ERİDİ?

Sorun maaşın “azlığı” değil, alım gücünün çöküşüdür.  Çünkü: Enflasyon gerçekçi ölçülmeyince, Ücret artışı gecikince, Dolaylı vergiler arttıkça  ..... Emekli ve asgari ücretli sessizce yoksullaşırken Bu, asla çevredeki savaş veya komşu ülkeler yüzünden değil, iç maliye tercihleri yüzündendir.

6. EĞİTİM: 23 YILDA NEDEN ÇOK GERİLEDİ?

Eğitimdeki sorun müfredat değil, zihniyettir. Temel problemler: Sık sistem değişikliği, Öğretmenin itibarsızlaşması, Ezberci ölçme, Üniversitelerin diplomaya dönüşmesi.... örnekle Finlandiya’nın komşuları mı daha iyi? Hayır. Ama yönetim aklı farklı.

7. SAĞLIK: NİTELİK Mİ, SAYI MI?

Türkiye sağlıkta erişimi artırdı ama nitelik ve sürdürülebilirlikte geriledi. Hekim göçü, Aşırı performans baskısı, Şiddet ...  gibi Koruyucu hekimliğin ihmal edilmesi dahil Bunların hiçbiri komşu ülkelerden kaynaklı değildir.

8. GÜVENLİK VE ADALET: EN KRİTİK KIRILMA

Toplumun devlete güveni, ekonomiden önce adaletle ilgilidir. Hukuk öngörülemezse, Yatırım gelmez, Beyin göçü artar, Toplum içine kapanır ve Bu noktada çevresel tehditler bahane değildir.

9. SPOR, KÜLTÜR, BİLİM: SEMPTOMLAR

Spordaki düşüş: Altyapı yerine günü kurtarma, Siyasallaşma, Bilimsellikten uzak yönetim

Bilimdeki düşüş: Özgür düşünce eksikliği, Akademik baskı, Gençlerin yurtdışına yönelmesi

Bunlar ulusal iradeyle çözülebilir alanlardır.

10. SORUN KOMŞULAR MI, YÖNETİM Mİ?

Türkiye’nin yaşadığı kan kaybının ana sebebi komşuları değil, kendi yönetim modelidir.

Çünkü: Türkiye’nin insan kaynağı güçlü, Coğrafyası hâlâ avantaj, Toplumsal dinamizmi canlı, Genç nüfus potansiyeli yüksek. Çıkış için gerekenler:

  1. Kurumsal aklın yeniden inşası
  2. Hukukun üstünlüğü
  3. Eğitimi ideolojiden kurtarmak
  4. Ekonomiyi bilime teslim etmek
  5. Devleti kişilere değil kurallara bağlamak

Aslında bütün bunlar devrim değil, normalleşme adımlarıdır.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.