Miralay Osman
Köşe Yazarı
Miralay Osman
 

zenci muamelesi zulmu

        TRabzon/Spora yapılan ZENCİ MUAMELESİ...   ÖRSAN ÖYMEN:  Bu sosyal medya hesabımda futbol hakkında nadiren paylaşım yapıyorum.  Trabzonspor’un 38 yıl sonra şampiyon olmasının heyecanıyla ilk defa futbol hakkında daha fazla paylaşım yaptım.   Bu süreçte çok acı bir şeyi de öğrenmiş oldum. Bu ülkede insanların sadece din, mezhep, etnik kimlik ve dünya görüşü üzerinden değil, futbol üzerinden de ne kadar bölünmüş ve kutuplaşmış olduğunu, TRabzonlulara ve TRabzonSporlulara yönelik ne kadar yoğun bir ayrımcılığın, önyargının ve nefretin olduğunu gördüm.   Eğer ben Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı olsaydım, aldığım eleştirilerin ve şahsıma yapılan hakaretlerin çoğuyla karşılaşmayacaktım, bunu da çok iyi biliyorum. Evet bunlar bir azınlık, ama yine de insanın enerjisini tüketiyor.   Gazeteci-yazar Uğur Dündar’ın veya ressam Bedri Baykam’ın FB’li olmasında ve FB yönetimini savunmasında sorun görmeyenler, bir felsefeci-yazarın Trabzonlu ve Trabzonsporlu olmasına, şampiyonluğu kutlamasına ve Trabzonspor’a yönelik saldırılara yanıt vermesine tahammül edemediler.   Şahsıma yapılan hakaretleri burada paylaşsam inanamazsınız. Namustan, şereften, onurdan yoksun bu saygısız insanlara “yazıklar olsun” diyorum, başka da bir şey demiyorum! Ülke gerçekten tımarhaneye dönmüş, onu da bu vesileyle öğrenmiş oldum.   Öğrenmem de iyi oldu..."

zenci muamelesi zulmu

 
 
 
 
TRabzon/Spora yapılan ZENCİ MUAMELESİ...
 
ÖRSAN ÖYMEN: 
Bu sosyal medya hesabımda futbol hakkında nadiren paylaşım yapıyorum.  Trabzonspor’un 38 yıl sonra şampiyon olmasının heyecanıyla ilk defa futbol hakkında daha fazla paylaşım yaptım.
 
Bu süreçte çok acı bir şeyi de öğrenmiş oldum. Bu ülkede insanların sadece din, mezhep, etnik kimlik ve dünya görüşü üzerinden değil, futbol üzerinden de ne kadar bölünmüş ve kutuplaşmış olduğunu, TRabzonlulara ve TRabzonSporlulara yönelik ne kadar yoğun bir ayrımcılığın, önyargının ve nefretin olduğunu gördüm.
 
Eğer ben Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı olsaydım, aldığım eleştirilerin ve şahsıma yapılan hakaretlerin çoğuyla karşılaşmayacaktım, bunu da çok iyi biliyorum. Evet bunlar bir azınlık, ama yine de insanın enerjisini tüketiyor.
 
Gazeteci-yazar Uğur Dündar’ın veya ressam Bedri Baykam’ın FB’li olmasında ve FB yönetimini savunmasında sorun görmeyenler, bir felsefeci-yazarın Trabzonlu ve Trabzonsporlu olmasına, şampiyonluğu kutlamasına ve Trabzonspor’a yönelik saldırılara yanıt vermesine tahammül edemediler.
 
Şahsıma yapılan hakaretleri burada paylaşsam inanamazsınız. Namustan, şereften, onurdan yoksun bu saygısız insanlara “yazıklar olsun” diyorum, başka da bir şey demiyorum! Ülke gerçekten tımarhaneye dönmüş, onu da bu vesileyle öğrenmiş oldum.
 
Öğrenmem de iyi oldu..."
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.