Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Reco Demirkır
Köşe Yazarı
Reco Demirkır
 

Tarihi kanlı manastır

        SÜMELA MANASTIR DEĞİL, TÜRKLERİN KESİLDİĞİ BİR MEZBAHADIR Sümelâ manastırı kirli bir geçmişe sahiptir! Rus işgâli sırasında Pontus çeteleri Sümela'yı silâh deposuna çevirmişler, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı sene ise Sümelâ Manastırından açtıkları ateşle 900civarında asker ve sivil vatandaşımızı şehit etmişlerdi. (Tarihçi Mahmut Goloğlu) Sümelâ, Türklerin acımasızca boğazlandığı, kayalıklardan atılarak parçalandığı iğrenç bir mekândır.   Günümüzde ise hayâli Pontus iddiası peşinde koşan Yunanistan ve içimizdeki işbirlikçilerinin kendilerince seçtikleri stratejik bir üstür. Kısacası Pontus üssü.   Sümelâ, AKP'nin sayesinde, başta Fener'in kara cüppelisi Bartho ve ajan papazların her yıl gelip kinlerini kusarak, yerli işbirlikçileriyle küstahça boy gösterdikleri Pontus podyumuna çevrilmiştir.   NE ACIDIR Kİ; Trabzon’un tüm Milletvekilleri, siyâsileri, STK’ları, medyası, köşe yazarları, Belediye Başkanları, Tüm partilerin İl ve İlçe Başkanları, dahası tüm atanmışları ve seçilmişleri Sümelâ’nın bu kirli geçmişi hakkında tek kelimecik olsun bilmezler. Yarım yamalak bir şeyler bilenleri de cesaret ve milli ruhtan mahrum olduklarından dolayı hep susar ve hayâli Pontusçuların işlerini kolaylaştırırlar. Yukarıda isimlerini saydığım kişi ve kurumlar, bölgenin ne 6000 yıllık Tür yurdu olduğunu, ne Trabzon şehrini MÖ. 2200 de Trab Türklerinin (Tibarenler'in) kurduğunu, ne de şehrin ilk isminin TİBERANZON olduğunu bilirler.   Yine bunların; Büyük Yunan tarihçisi Yorgos Kordatos'un ''Yunan Tarihi'' eserinde ''Yunanlılar Karadeniz Bölgesine hiç bulunmamışlardır. Sadece Yunanlı korsanlar deniz yoluyla Kara Deniz Bölgesine gelip, etleri çok lezzetli olan küçük yapılı inekleri çalarak götürüp Atina'nın zenginlerine yüksek fiyatlarla sattığını'' yazdığından da haberleri yoktur. Bu olayı ne duymuş, ne de okumuşlardır.   Bu şehre gelen Vâliler ve devlet erkânı merak ederek ne Trabzon tarihini, ne de şehrin üzerinde oynanan Pontus ve daha birçok kirli senaryoları öğrenip tedbir almak için bir gayret sarf etmişlerdir.   ''BİZE HER YER TRABZON'' DİYENLERE SORUYORUM; Trabzon'a ne kadar sahip çıkıyorsun ki size her yer Trabzon olsun? Siz, bırakın her yerin size Trabzon olmasını da Trabzon'unuza sahip çıkın yeter!   TOPUNUZ BİR CİHAT YAYCI PAŞA ETMEZSİNİZ! Trabzon'a sahip çıkma ve kirli Pontus oyunlarına karşı koyma noktasında, Trabzon'un tüm atanmış ve seçilmişlerini, siyâsi partilerin İl ve İlçe teşkilâtlarını, STK ve medyasını bir araya toplasanız, tamamı bir Müstafi Tümamiral CİHAT YAYCI PAŞA etmezler.   BİR DE ''İNANÇ TURİZMİ''NDEN SÖZ EDEN ZEKÂ ÖZÜRLÜLER VAR! İnanç Turizmi diye bir şey yoktur. Bu söz, ihanetlere kılıftır ve aldatmacadır. Bu sözü eden herkese şüphe ile bakılmalı. Dinlerarası Diyalog- Ilımlı İslâm ihanetinin, Kültürler Arası İttifak- Medeniyetlerin Buluşması ve İnanç Turizmi gibi üç ayağı olup, bunlar arasında en sinsisi İnanç Turizmi'dir. İnanç Turizmi tuzağı ile sana senin kesenden bütün kilise kalıntılarını onartırken diğer taraftan da ne kadar Aziz- Keşiş- Haham ve Papaz mezarı varsa ANIT MEZAR haline getirtirler.   SÜMELA MANASTIRI TÜRKLERİN TOPLUCA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ İĞRENÇ MEZBAHADIR. E. Söylemez kardeşimiz öylesine gerçekçi anlatmış ki; Trabzon'un Maçka ilçesindeki Sümela Manastırı'nı Bilirsiniz... 'Manastır' Dediğimize bakmayın, Aslında, Zindan ve işkencehâne... Türkleri Zorla hristiyan yapmak için Kullanılan zindan... Ortodoksluğu Kabul etmeyen Türkler Pencerelerden atılır, Uçurumda parçalanarak Katledilirdi. Sümelâ kayalıkları, İşkence altındaki Türklerin Feryatlarından kararmıştı... İslam öncesi Türklerin çoğu Göktengri inancına sahipti. Anadolu Türklerinin bir kısmı Uzun ve sistemli baskılarla Ortodoks yapıldı. Özellikle Kıpçak Türkleri Gregorianlaştırıldı. Karadeniz bölgesinde Ortodoksluğu Kabul etmeyenler için Topluma korku yaymak Ve cezalandırmak amacıyla İşkence merkezi olarak Zindanlar yapıldı. Sümela, Bu korkunun sembolüydü... ''Bizim dinimizi Kabul etmezseniz O sarp kayalıklardan Sizin çığlıklarınız yankılanır'' Diyorlardı. Türkler'i, Sümela'ya kapatmakla Tehdit ediyorlardı. Sümela, Bir manastır değildir. Sadece Türkleri hedef alan Bir hapishanedir. İşkencehânedir. Zindandır... Şimdilerde malum çevreler: Kimliğini ve kişiliğini Unuttukları için Atatürk'ün kapattığı Sümela Zindanlarını Yeniden açarak Dedelerinin katillerine Ödül veriyorlar... Törenler eşliğinde, Eğlence ve coşku ile, Şarkılarla, alkışlarla... Atatürk'e dinsiz diyen İnsanlara bakar mısınız? Davullarla, zurnalarla Kendi ölüm fermanlarının yazıldığı zindanı, Sümela Manastırı'nı ibâdete açıyorlar! Allah kimseyi Bu hallere düşürmesin!   BURADAN KÜLTÜR BAKANINA SORUYORUM; ''Trabzon'da yapılacak olan festivalin adı 'Sümelâ Kültür Yolu Festivali' olsun ve 10 gün devam etsin'' demiştiniz. Bu sözden maksadınız neydi ve bir Kültür Bakanı olarak, Sümelân'ın kirli geçmişinin yanında bugün ajan Papazların burayı Pontus üssüne çevirdiklerinden haberiniz yok mu?   2 Kasım 2026 Orhan KILIÇOĞLU . https://www.facebook.com/orhan.kilicoglu.3

Tarihi kanlı manastır

 

 

 

 

SÜMELA MANASTIR DEĞİL,

TÜRKLERİN KESİLDİĞİ BİR MEZBAHADIR

Sümelâ manastırı kirli bir geçmişe sahiptir!
Rus işgâli sırasında Pontus çeteleri Sümela'yı silâh deposuna çevirmişler, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı sene ise Sümelâ Manastırından açtıkları ateşle 900civarında asker ve sivil vatandaşımızı şehit etmişlerdi. (Tarihçi Mahmut Goloğlu)
Sümelâ, Türklerin acımasızca boğazlandığı, kayalıklardan atılarak parçalandığı iğrenç bir mekândır.
 
Günümüzde ise hayâli Pontus iddiası peşinde koşan Yunanistan ve içimizdeki işbirlikçilerinin kendilerince seçtikleri stratejik bir üstür. Kısacası Pontus üssü.
 
Sümelâ, AKP'nin sayesinde, başta Fener'in kara cüppelisi Bartho ve ajan papazların her yıl gelip kinlerini kusarak, yerli işbirlikçileriyle küstahça boy gösterdikleri Pontus podyumuna çevrilmiştir.
 
NE ACIDIR Kİ;
Trabzon’un tüm Milletvekilleri, siyâsileri, STK’ları, medyası, köşe yazarları, Belediye Başkanları, Tüm partilerin İl ve İlçe Başkanları, dahası tüm atanmışları ve seçilmişleri Sümelâ’nın bu kirli geçmişi hakkında tek kelimecik olsun bilmezler. Yarım yamalak bir şeyler bilenleri de cesaret ve milli ruhtan mahrum olduklarından dolayı hep susar ve hayâli Pontusçuların işlerini kolaylaştırırlar.
Yukarıda isimlerini saydığım kişi ve kurumlar, bölgenin ne 6000 yıllık Tür yurdu olduğunu, ne Trabzon şehrini MÖ. 2200 de Trab Türklerinin (Tibarenler'in) kurduğunu, ne de şehrin ilk isminin TİBERANZON olduğunu bilirler.
 
Yine bunların;
Büyük Yunan tarihçisi Yorgos Kordatos'un ''Yunan Tarihi'' eserinde ''Yunanlılar Karadeniz Bölgesine hiç bulunmamışlardır. Sadece Yunanlı korsanlar deniz yoluyla Kara Deniz Bölgesine gelip, etleri çok lezzetli olan küçük yapılı inekleri çalarak götürüp Atina'nın zenginlerine yüksek fiyatlarla sattığını'' yazdığından da haberleri yoktur. Bu olayı ne duymuş, ne de okumuşlardır.
 
Bu şehre gelen Vâliler ve devlet erkânı merak ederek ne Trabzon tarihini, ne de şehrin üzerinde oynanan Pontus ve daha birçok kirli senaryoları öğrenip tedbir almak için bir gayret sarf etmişlerdir.
 
''BİZE HER YER TRABZON'' DİYENLERE SORUYORUM;
Trabzon'a ne kadar sahip çıkıyorsun ki size her yer Trabzon olsun?
Siz, bırakın her yerin size Trabzon olmasını da Trabzon'unuza sahip çıkın yeter!
 
TOPUNUZ BİR CİHAT YAYCI PAŞA ETMEZSİNİZ!
Trabzon'a sahip çıkma ve kirli Pontus oyunlarına karşı koyma noktasında, Trabzon'un tüm atanmış ve seçilmişlerini, siyâsi partilerin İl ve İlçe teşkilâtlarını, STK ve medyasını bir araya toplasanız, tamamı bir Müstafi Tümamiral CİHAT YAYCI PAŞA etmezler.
 
BİR DE ''İNANÇ TURİZMİ''NDEN SÖZ EDEN ZEKÂ ÖZÜRLÜLER VAR!
İnanç Turizmi diye bir şey yoktur.
Bu söz, ihanetlere kılıftır ve aldatmacadır.
Bu sözü eden herkese şüphe ile bakılmalı.
Dinlerarası Diyalog- Ilımlı İslâm ihanetinin, Kültürler Arası İttifak- Medeniyetlerin Buluşması ve İnanç Turizmi gibi üç ayağı olup, bunlar arasında en sinsisi İnanç Turizmi'dir. İnanç Turizmi tuzağı ile sana senin kesenden bütün kilise kalıntılarını onartırken diğer taraftan da ne kadar Aziz- Keşiş- Haham ve Papaz mezarı varsa ANIT MEZAR haline getirtirler.
 
SÜMELA MANASTIRI
TÜRKLERİN TOPLUCA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ İĞRENÇ MEZBAHADIR.
E. Söylemez kardeşimiz öylesine gerçekçi anlatmış ki;
Trabzon'un Maçka ilçesindeki
Sümela Manastırı'nı
Bilirsiniz...
'Manastır'
Dediğimize bakmayın,
Aslında,
Zindan ve işkencehâne...
Türkleri
Zorla hristiyan yapmak için
Kullanılan zindan...
Ortodoksluğu
Kabul etmeyen Türkler
Pencerelerden atılır,
Uçurumda parçalanarak
Katledilirdi.
Sümelâ kayalıkları,
İşkence altındaki Türklerin
Feryatlarından kararmıştı...
İslam öncesi Türklerin çoğu
Göktengri inancına sahipti.
Anadolu Türklerinin bir kısmı
Uzun ve sistemli baskılarla
Ortodoks yapıldı.
Özellikle Kıpçak Türkleri
Gregorianlaştırıldı.
Karadeniz bölgesinde
Ortodoksluğu
Kabul etmeyenler için
Topluma korku yaymak
Ve cezalandırmak amacıyla
İşkence merkezi olarak
Zindanlar yapıldı.
Sümela,
Bu korkunun sembolüydü...
''Bizim dinimizi
Kabul etmezseniz
O sarp kayalıklardan
Sizin çığlıklarınız yankılanır''
Diyorlardı.
Türkler'i,
Sümela'ya kapatmakla
Tehdit ediyorlardı.
Sümela,
Bir manastır değildir.
Sadece Türkleri hedef alan
Bir hapishanedir.
İşkencehânedir.
Zindandır...
Şimdilerde malum çevreler:
Kimliğini ve kişiliğini
Unuttukları için
Atatürk'ün kapattığı
Sümela Zindanlarını
Yeniden açarak
Dedelerinin katillerine
Ödül veriyorlar...
Törenler eşliğinde,
Eğlence ve coşku ile,
Şarkılarla, alkışlarla...
Atatürk'e dinsiz diyen
İnsanlara bakar mısınız?
Davullarla, zurnalarla
Kendi ölüm fermanlarının yazıldığı zindanı,
Sümela Manastırı'nı ibâdete açıyorlar!
Allah kimseyi
Bu hallere düşürmesin!
 
BURADAN KÜLTÜR BAKANINA SORUYORUM;
''Trabzon'da yapılacak olan festivalin adı 'Sümelâ Kültür Yolu Festivali' olsun ve 10 gün devam etsin'' demiştiniz.
Bu sözden maksadınız neydi ve bir Kültür Bakanı olarak, Sümelân'ın kirli geçmişinin yanında bugün ajan Papazların burayı Pontus üssüne çevirdiklerinden haberiniz yok mu?
 
2 Kasım 2026
Orhan KILIÇOĞLU
.
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.