

SÜMELA MANASTIR DEĞİL,
TÜRKLERİN KESİLDİĞİ BİR MEZBAHADIR
Sümelâ manastırı kirli bir geçmişe sahiptir!
Rus işgâli sırasında Pontus çeteleri Sümela'yı silâh deposuna çevirmişler, Atatürk'ün Samsun'a çıktığı sene ise Sümelâ Manastırından açtıkları ateşle 900civarında asker ve sivil vatandaşımızı şehit etmişlerdi. (Tarihçi Mahmut Goloğlu)
Sümelâ, Türklerin acımasızca boğazlandığı, kayalıklardan atılarak parçalandığı iğrenç bir mekândır.
Günümüzde ise hayâli Pontus iddiası peşinde koşan Yunanistan ve içimizdeki işbirlikçilerinin kendilerince seçtikleri stratejik bir üstür. Kısacası Pontus üssü.
Sümelâ, AKP'nin sayesinde, başta Fener'in kara cüppelisi Bartho ve ajan papazların her yıl gelip kinlerini kusarak, yerli işbirlikçileriyle küstahça boy gösterdikleri Pontus podyumuna çevrilmiştir.
Trabzon’un tüm Milletvekilleri, siyâsileri, STK’ları, medyası, köşe yazarları, Belediye Başkanları, Tüm partilerin İl ve İlçe Başkanları, dahası tüm atanmışları ve seçilmişleri Sümelâ’nın bu kirli geçmişi hakkında tek kelimecik olsun bilmezler. Yarım yamalak bir şeyler bilenleri de cesaret ve milli ruhtan mahrum olduklarından dolayı hep susar ve hayâli Pontusçuların işlerini kolaylaştırırlar.
Yukarıda isimlerini saydığım kişi ve kurumlar, bölgenin ne 6000 yıllık Tür yurdu olduğunu, ne Trabzon şehrini MÖ. 2200 de Trab Türklerinin (Tibarenler'in) kurduğunu, ne de şehrin ilk isminin TİBERANZON olduğunu bilirler.
Büyük Yunan tarihçisi Yorgos Kordatos'un ''Yunan Tarihi'' eserinde ''Yunanlılar Karadeniz Bölgesine hiç bulunmamışlardır. Sadece Yunanlı korsanlar deniz yoluyla Kara Deniz Bölgesine gelip, etleri çok lezzetli olan küçük yapılı inekleri çalarak götürüp Atina'nın zenginlerine yüksek fiyatlarla sattığını'' yazdığından da haberleri yoktur. Bu olayı ne duymuş, ne de okumuşlardır.
Bu şehre gelen Vâliler ve devlet erkânı merak ederek ne Trabzon tarihini, ne de şehrin üzerinde oynanan Pontus ve daha birçok kirli senaryoları öğrenip tedbir almak için bir gayret sarf etmişlerdir.
''BİZE HER YER TRABZON'' DİYENLERE SORUYORUM;
Trabzon'a ne kadar sahip çıkıyorsun ki size her yer Trabzon olsun?
Siz, bırakın her yerin size Trabzon olmasını da Trabzon'unuza sahip çıkın yeter!
TOPUNUZ BİR CİHAT YAYCI PAŞA ETMEZSİNİZ!
Trabzon'a sahip çıkma ve kirli Pontus oyunlarına karşı koyma noktasında, Trabzon'un tüm atanmış ve seçilmişlerini, siyâsi partilerin İl ve İlçe teşkilâtlarını, STK ve medyasını bir araya toplasanız, tamamı bir Müstafi Tümamiral CİHAT YAYCI PAŞA etmezler.
BİR DE ''İNANÇ TURİZMİ''NDEN SÖZ EDEN ZEKÂ ÖZÜRLÜLER VAR!
İnanç Turizmi diye bir şey yoktur.
Bu söz, ihanetlere kılıftır ve aldatmacadır.
Bu sözü eden herkese şüphe ile bakılmalı.
Dinlerarası Diyalog- Ilımlı İslâm ihanetinin, Kültürler Arası İttifak- Medeniyetlerin Buluşması ve İnanç Turizmi gibi üç ayağı olup, bunlar arasında en sinsisi İnanç Turizmi'dir. İnanç Turizmi tuzağı ile sana senin kesenden bütün kilise kalıntılarını onartırken diğer taraftan da ne kadar Aziz- Keşiş- Haham ve Papaz mezarı varsa ANIT MEZAR haline getirtirler.
TÜRKLERİN TOPLUCA ÖLDÜRÜLDÜĞÜ İĞRENÇ MEZBAHADIR.
E. Söylemez kardeşimiz öylesine gerçekçi anlatmış ki;
Trabzon'un Maçka ilçesindeki
Zorla hristiyan yapmak için
İşkence altındaki Türklerin
Feryatlarından kararmıştı...
İslam öncesi Türklerin çoğu
Göktengri inancına sahipti.
Anadolu Türklerinin bir kısmı
Uzun ve sistemli baskılarla
Özellikle Kıpçak Türkleri
Ve cezalandırmak amacıyla
Bu korkunun sembolüydü...
Sizin çığlıklarınız yankılanır''
Sadece Türkleri hedef alan
Şimdilerde malum çevreler:
Şarkılarla, alkışlarla...
Kendi ölüm fermanlarının yazıldığı zindanı,
Sümela Manastırı'nı ibâdete açıyorlar!
BURADAN KÜLTÜR BAKANINA SORUYORUM;
''Trabzon'da yapılacak olan festivalin adı 'Sümelâ Kültür Yolu Festivali' olsun ve 10 gün devam etsin'' demiştiniz.
Bu sözden maksadınız neydi ve bir Kültür Bakanı olarak, Sümelân'ın kirli geçmişinin yanında bugün ajan Papazların burayı Pontus üssüne çevirdiklerinden haberiniz yok mu?