
USB-C Nedir?
2011’den beri kullanılmayan dijital fotoğraf makineleri için kalın ve köşeli olanlar, farklı telefon şarj aletlerinin sayısız versiyonu… Yıllar boyunca elektronik cihazlarımızı bağlamak karmaşık ve sinir bozucu bir kabustu. Yaklaşık yirmi yıl boyunca bu karmaşa sürdü. Sonra Küçük, oval şekilli bir bağlantı ucu ortaya çıktı ve rakiplerini tek tek saf dışı bıraktı. USB-C Dizüstü bilgisayarlarımızı, kulaklıklarımızı, oyun konsollarımızı ele geçirdi.
Peki bu küçücük bağlantı ucunu bu kadar özel yapan ne? Gerçekten sadece şarj etmekle mi ilgili, yoksa içinde çok daha güçlü bir şey mi gizli? Bunun cevabını anlayabilmek için 1990’ların karanlık günlerine dönmemiz gerekiyor. O yıllarda bir bilgisayarın arkasına baktığınızda, Fare için seri port, yazıcı için paralel port, joystick için oyun portu, klavye için PS/2 girişleri… Hiçbiri birbiriyle uyumlu değildi.
Sonra Evrensel Seri Veri Yolu, yani USB ortaya çıktı. Bu tam anlamıyla bir devrimdi. Her şey için tek bir bağlantı vaadi sunuyordu. Bir süre gerçekten de işe yaradı. Dikdörtgen şeklindeki USB Type-A hayatımıza girdi. Ancak cihazlar küçüldükçe bu büyük dikdörtgen uymamaya başladı. Önce mini USB, sonra micro USB üretildi. Ama yazıcılar hâlâ kare şeklindeki Type-B’yi, harici diskler ise garip çift başlı micro-B kablosunu kullanıyordu. 2013’e gelindiğinde evrensel kablo hayali tamamen çökmüştü.
Apple, Intel, Microsoft ve HP gibi teknoloji devleri Kalıcı bir çözüm için 2014’te USB Uygulayıcıları Forumu çözümü tanıttı: içi tam anlamıyla bir canavar olan USB Type-C. Eski USB kablolarında sadece dört pin vardı: güç, topraklama ve veri için iki pin. USB-C ise bu küçük ovalin içine tam 24 pin sığdırıyordu. Asıl dahiyane olan ise simetrik olmasıydı. Üst ve alt pinler aynı. Gözünüz kapalı takabilirsiniz. Kablo, hangi yönde takıldığını anında algılar ve elektriği elektronik olarak yönlendirir.
Bu 24 pin yalnızca kullanım kolaylığı için değildir. “Alternatif mod” denilen bir süper gücü mümkün kılar. Artık USB kablosu sadece dosya taşımak için değildir. Bu ek pinler sayesinde kablo bir HDMI kablosuna dönüşebilir, 4K video bir monitöre aktarılabilir, yüksek kaliteli ses taşınabilir ve en önemlisi çok büyük miktarda elektrik iletilebilir. İşte USB-C’nin öldürücü özelliği burada devreye girer: Güç Dağıtımı (Power Delivery – PD). Eski USB portları zayıftı; yaklaşık 2,5 watt güç verirlerdi. USB-C bu fiziği değiştirdi. Artık Her cihaz için tek kablo USB-C 240 watt’a kadar güç aktarabiliyordu.
Aslında USB-C’yi icat eden Lightning standardı Apple’a aitti ve Dünyanın en popüler telefonlarından iPhone neden neredeyse on yıl boyunca bunu kullanmayı reddetti? 2015’te ilk kez bir dizüstü bilgisayarda kullandılar. Ancak Avrupa Birliği’nin önceliği elektronik atık idi. Her yıl, yaklaşık 11 bin ton eski şarj aleti çöpe gidiyordu. Bu nedenle AB tarihi bir yasa çıkardı. 2024 sonuna kadar Avrupa’da satılan tüm taşınabilir elektronik cihazların USB-C kullanması zorunlu hale getirildi.
Bir seyyar satıcıdan benzin istasyonundan aldığınız ucuz USB-C kablo aynı porta uyar ama yavaş şarj eder, video aktaramaz. Dışarıdan bakınca aynıdırlar; içeride ise çok farklıdırlar. Yine de tüm bu karmaşaya rağmen sonunda dizüstü bilgisayarınız, tabletiniz, telefonunuz ve kulaklığınızla seyahat ederken hepsini şarj etmek için tek bir kablo taşıyabileceğiniz bir dünyaya ulaştık.
