Çin pazarında rakamlar önem taşıyor…
Hindistandan sonra dünyanın en kalabalık nüfuslu Çin, ekonomideki başarısına paralel olarak, refah sevyesi yükseldikce Çin pazarı dolu-dizgin. Turizmden büyük paralar kazanan Çin yeni arayışlara girdi. Çin pazarında rakamlar önem taşıyor. Çin, turizmin tadını aldı. Yatırım üzerine yatırım yapıyo
Çin’in hedefi: Turist ucuz tatil yapsın. Ancak piyasada para harcasın. Piyasa canlansın. Yan sektörün cebi para görsün. Çin’in Covid sonrası Avrupa turizmi içindeki geri dönüşü, rakamlara bakıldığında bir hayal değil; ancak bu sürecin kendiliğinden gerçekleşmesi de beklenmemeli. Çin nüfusunun hızla yaşlanması da dikkat çekiyor. Halihazırda nüfusun % 21’i 60 yaşın üzerinde. 2050 yılına gelindiğinde bu oranın yüzde 40’a çıkması bekleniyor.
Pazarın tam anlamıyla toparlanabilmesi için, 2019’dan bu yana belirgin biçimde değişen Çinli turist profilinin beklentilerine uygun şekilde arzın yeniden kalibre edilmesi gerekiyor. Bu değerlendirme, Çin pazarını mercek altına alan ve veriler ile demografik ve ekonomik dönüşümlerden yola çıkarak “yeni Çin”i analiz eden Etoa tarafından yapıldı.
Çin pazarı söz konusu olduğunda rakamlar her zaman önem taşıyor. Ancak 2019’dan bu yana dengelerin ciddi biçimde değiştiği de açık ve “2024 yılında Avrupa’yı ziyaret eden Çinli turist sayısı 7,692 milyon oldu. Bu rakam, 2019’daki 14 milyonun biraz üzerinde olan seviyenin yaklaşık yarısına denk geliyor. Ancak 2029 için beklentiler daha iyimser.
European Travel Commission verileri, güçlü bir büyüme eğilimine işaret ediyor ve 19,684 milyon varışa ulaşılabileceğini gösteriyor” ve 2025’in ilk dokuz ayı da bir önceki yıla kıyasla yüzde 21’lik dikkat çekici bir artışa sahne oldu. Bu rakamlara ulaşabilmek için ise muhtemelen yeni bir yaklaşım ve özellikle Avrupa’yı etkileyen jeopolitik gerilimlerin daha az olduğu bir uluslararası ortam gerekiyor. OAG ve Eurocontrol verileri Avrupa ile Çin arasındaki hava trafiğinde bir toparlanma olduğunu gösterse de, bu rakamlar hâlâ potansiyelin oldukça gerisinde.
“Çin, Mısır için stratejik bir pazar…”
Özellikle Avrupa ile ABD arasındaki transatlantik uçuşlarla kıyaslandığında fark çarpıcı. 2024’te Avrupa-Çin hattında gerçekleştirilen en yüksek uçuş sayısı 283 olurken, ABD’ye yönelik günlük uçuş sayısı 1.088’e ulaşıyor. Bu tablonun oluşmasında, Rusya ve Ukrayna hava sahalarının kullanımıyla ilgili sorunlar ve devam eden çatışmanın havayolu operasyonlarını etkilemesi de önemli rol oynuyor.
Ancak G2 Travel Pekin Genel Müdürü Scott (Jinxiang) Huang, asıl sorunun güvenlik endişeleri değil, uçuş maliyetleri olduğunu vurguluyor “Uçuşlar az, süreleri uzun ve bu da Çinli gezginler için seyahati daha az cazip hale getiriyor” ve Çin pazarının Avrupa’da yavaş toparlanmasının temel nedeni hem uçuş hem de hizmet fiyatları. Çünkü Çin toplumu da Covid sonrası dönemde önemli bir dönüşüm geçirdi.
Cotri CEO’su Wolfgang Arlt ise bu değişimi şöyle özetliyor:
Her halükarda “Rezervsiz harcama yapmaya hazır, kısa sürede zenginleşmiş ve ekonominin sürekli büyüyeceğine inanan Çinli turist profilini artık geride bırakmalıyız. Günümüzde zenginleşmek daha zor. Daha temkinli harcayan, geleceğe daha ihtiyatlı bakan bir orta sınıf oluştu. Bu kesim ağırlıklı olarak Asya içinde seyahat ediyor, Maldivler’e kadar gidiyor; ancak Avrupa gibi uzun mesafeli yolculuklar söz konusu olduğunda maliyetler caydırıcı oluyor.”
Buna ek olarak, Çin nüfusunun hızla yaşlanması da dikkat çekiyor. Halihazırda nüfusun yüzde 21’i 60 yaşın üzerinde. 2050 yılına gelindiğinde bu oranın yüzde 40’a çıkması bekleniyor. Bu grup ise uzun ve yorucu seyahatlere daha mesafeli yaklaşıyor.
Öte yandan, sayıları yaklaşık 1,5 milyon olarak tahmin edilen yüksek net servetli bireyler (HNWI) seyahat etmeye devam ediyor ve harcamadan kaçınmıyor. Ancak bu grup son derece talepkâr. Huang’a göre, Avrupa’nın sunduğu ürünler, diğer destinasyonlarla kıyaslandığında yüksek maliyetlere karşılık yeterli katma değeri her zaman sunamıyor.
Necdet Buluz
