Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

ATA etiler
Köşe Yazarı
ATA etiler
 

Gerçekten hiç uğraymayın

        0 YAŞ ÜSTÜ İNSANLARLA TARTIŞMAYIN!   Gerçekten… Hiç uğraşmayın. Çünkü onlar yalnızca yaş almadılar; hayatın her döneminden geçerek tecrübe kazandılar. Google’ın, navigasyonun, yemek siparişlerinin, kişisel gelişim videolarının ve “geri al” tuşunun olmadığı bir dünyada büyüdüler. Bir eşya bozulduğunda hemen yenisini almaz; bant, pense, tornavida ve biraz da sabırla onu yeniden çalıştırırlardı.   Çocukken annelerinin ruh hâlini, mutfaktan gelen tencere ve tava sesinden anlayabilirlerdi. Okuldan tek başlarına eve döner, boyunlarındaki anahtarla kapıyı açar, yemeklerini ısıtır ve kendilerine verilen o önemli talimatı harfiyen yerine getirirlerdi: “Mutfağı sakın yakma!”   On yaşındayken bisiklete binip bakkala gider, komşunun siparişini alır, evdeki hayvanı besler, sonra da hava kararana kadar arkadaşlarıyla sokakta oynarlardı. Dizleri sürekli yaralı, dirsekleri sıyrık içindeydi. İlk yardım çoğu zaman biraz su, tentürdiyot ve bir yara bandından ibaretti. Kemik görünmüyorsa oyuna devam edilirdi! Bahçe hortumundan su içer, ekmeğin üzerine yağ ve şeker sürer, bir şişe gazozu birkaç arkadaş paylaşır; tüm bunlara rağmen hayatlarına devam ederlerdi.   Kaset-teypleri kalemle geri sardılar. Kaçırdıkları filmin tekrar yayınlanması için haftalarca beklediler. Çevirmeli telefonları, kalın telefon rehberlerini ve eve ilk renkli televizyon geldiğinde yaşanan heyecanı gördüler.   Daktilo şeritlerini, ortak telefon hatlarını, tuğla büyüklüğündeki ilk cep telefonlarını ve kapaklı telefonları kullandılar. Bugün size yanlışlıkla yedi dakikalık bir ses kaydı gönderebilirler. Kaydın ilk altı dakikasında yalnızca nefes sesleri ve şu cümle duyulabilir: “Alo… Duyuyor musun?”   Sakın gülmeyin! Çünkü onlar GPS olmadan, yalnızca kâğıt bir harita, birkaç sandviç ve sarsılmaz bir inançla şehirler - milletler arası yolculuk yapabiliyorlardı: “Çıkış artık çok uzak olamaz!”   Onlar evdeki pratik çözümlerin gerçek ustalarıdır. Dikmeyi, sıkmayı, yapıştırmayı, onarmayı ve eldeki malzemeyle çözüm üretmeyi bilirler. Üstelik hemen her evde, içinde başka poşetlerin bulunduğu o meşhur “poşet torbası” mutlaka vardır. O poşetlerin bazıları, bugün kullandığınız elektronik cihazların çoğundan daha eskidir! Bu yüzden 60 yaş üstü insanları hafife almayın.   Onlar internetten önceki dünyayı gördüler, teknolojinin hızla değiştiği yeni dünyaya da uyum sağladılar. Bütün bunları yaparken yalnızca hayatta kalmadılar; çalıştılar, ürettiler, ailelerini ayakta tuttular ve yollarına devam ettiler.   Bugün ceplerini karıştırırsanız muhtemelen bir nane şekeri, özenle katlanmış bir mendil ve “belki lazım olur” diye taşınan bir ağrı kesici bulabilirsiniz. Ama en önemlisi… Hiçbir www - uygulama mağazasından indirilemeyecek, hiçbir arama motorunda tam olarak bulunamayacak ve yalnızca yaşayarak kazanılabilecek büyük bir hayat tecrübesi bulursunuz.   Onlarla tartışmak yerine onları dinleyin. Çünkü bazı bilgiler kitaplardan değil, yaşanmışlıklardan öğrenilir...   Alıntıdır - alınmayın ! Fehmi Ayverdi

Gerçekten hiç uğraymayın

 
 
 
 
0 YAŞ ÜSTÜ İNSANLARLA TARTIŞMAYIN!
 
Gerçekten…
Hiç uğraşmayın.
Çünkü onlar yalnızca yaş almadılar; hayatın her döneminden geçerek tecrübe kazandılar.
Google’ın, navigasyonun, yemek siparişlerinin, kişisel gelişim videolarının ve “geri al” tuşunun olmadığı bir dünyada büyüdüler. Bir eşya bozulduğunda hemen yenisini almaz; bant, pense, tornavida ve biraz da sabırla onu yeniden çalıştırırlardı.
 
Çocukken annelerinin ruh hâlini, mutfaktan gelen tencere ve tava sesinden anlayabilirlerdi.
Okuldan tek başlarına eve döner, boyunlarındaki anahtarla kapıyı açar, yemeklerini ısıtır ve kendilerine verilen o önemli talimatı harfiyen yerine getirirlerdi:
“Mutfağı sakın yakma!”
 
On yaşındayken bisiklete binip bakkala gider, komşunun siparişini alır, evdeki hayvanı besler, sonra da hava kararana kadar arkadaşlarıyla sokakta oynarlardı.
Dizleri sürekli yaralı, dirsekleri sıyrık içindeydi. İlk yardım çoğu zaman biraz su, tentürdiyot ve bir yara bandından ibaretti. Kemik görünmüyorsa oyuna devam edilirdi!
Bahçe hortumundan su içer, ekmeğin üzerine yağ ve şeker sürer, bir şişe gazozu birkaç arkadaş paylaşır; tüm bunlara rağmen hayatlarına devam ederlerdi.
 
Kaset-teypleri kalemle geri sardılar. Kaçırdıkları filmin tekrar yayınlanması için haftalarca beklediler. Çevirmeli telefonları, kalın telefon rehberlerini ve eve ilk renkli televizyon geldiğinde yaşanan heyecanı gördüler.
 
Daktilo şeritlerini, ortak telefon hatlarını, tuğla büyüklüğündeki ilk cep telefonlarını ve kapaklı telefonları kullandılar.
Bugün size yanlışlıkla yedi dakikalık bir ses kaydı gönderebilirler. Kaydın ilk altı dakikasında yalnızca nefes sesleri ve şu cümle duyulabilir:
“Alo… Duyuyor musun?”
 
Sakın gülmeyin!
Çünkü onlar GPS olmadan, yalnızca kâğıt bir harita, birkaç sandviç ve sarsılmaz bir inançla şehirler - milletler arası yolculuk yapabiliyorlardı:
“Çıkış artık çok uzak olamaz!”
 
Onlar evdeki pratik çözümlerin gerçek ustalarıdır. Dikmeyi, sıkmayı, yapıştırmayı, onarmayı ve eldeki malzemeyle çözüm üretmeyi bilirler.
Üstelik hemen her evde, içinde başka poşetlerin bulunduğu o meşhur “poşet torbası” mutlaka vardır. O poşetlerin bazıları, bugün kullandığınız elektronik cihazların çoğundan daha eskidir!
Bu yüzden 60 yaş üstü insanları hafife almayın.
 
Onlar internetten önceki dünyayı gördüler, teknolojinin hızla değiştiği yeni dünyaya da uyum sağladılar. Bütün bunları yaparken yalnızca hayatta kalmadılar; çalıştılar, ürettiler, ailelerini ayakta tuttular ve yollarına devam ettiler.
 
Bugün ceplerini karıştırırsanız muhtemelen bir nane şekeri, özenle katlanmış bir mendil ve “belki lazım olur” diye taşınan bir ağrı kesici bulabilirsiniz.
Ama en önemlisi…
Hiçbir www - uygulama mağazasından indirilemeyecek, hiçbir arama motorunda tam olarak bulunamayacak ve yalnızca yaşayarak kazanılabilecek büyük bir hayat tecrübesi bulursunuz.
 
Onlarla tartışmak yerine onları dinleyin.
Çünkü bazı bilgiler kitaplardan değil, yaşanmışlıklardan öğrenilir...
 
Alıntıdır - alınmayın !
Fehmi Ayverdi
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.