Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Guymak
Sitenin sağında bir giydirme reklam
haftada bir
Köşe Yazarı
haftada bir
 

Ülkenin Kronik hastalığı

Kamuoyu araştırma şirketi  Çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu 15 ilile 24 yaş arası gençlerimizin %60'ı yani Her 10 gencimizden 6ı'sı ‘’Eğitim kötü diyor. Eşitlik. İfade özgürlüğü. Adalet. Liyakat YOK’’ diyor. Cumhuriyetin en önemli değerleri olarak bağımsızlık, laiklik, özgürlük değerlerinin aşındığını düşünüp bu ülkeden gitmek istiyor. Elinizde olsa ilk önce neyi düzeltesiniz ? diye sorusuna gençlerin İlk sırada cevabı mahvolmuş Ekonomi olmuş. 1950 Demokrat Parti ile başlayan PALAVRA politikaları kesintisiz devam eden Türkiyede, 1969 ekonomik krizinde tıpkı bugünkü gibi olduğu gibi ‘Uçuyoruz, büyüyoruz’ yalanlarıyla milli servet çarçur edildi. Üretmeden tüketildi. Bütçe açığı ile İthalat büyüdü. Dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı. TL %66 devalue edildi. 1974 Kıbrıs çıkartması ile ambargo yedik, bütçe açığı fırladı. Dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı. 1978 kirizinde meşhur ‘kemer sıkma’ lafı icad edildi. Refaha attırıyoruz ayaklarıyla ithalat patlatıldı, köylümüze yedek parçası olmayan yabancı traktörler satın aldırıldı. Düşük gelirli vatandaşlar otomobil fabrikalarının önünde kuyruğa - Henüz kazanmadığı paraları harcaması için taksite sokuldu.  Sosyetemiz için , Milano - Paris'ten indirimli Kürk seyahatleri organize edildi.  Har vurup harman savuruldu, Devletin borcu 1.8 dan $ 10 MİLYAR’a fırladı.  Alınan borçlar için dışarıdan tekrar borç alınmaya devam edildi. 1980 krizinde. Enflasyon %65 - İşsizlik %20'ye fırladı. Geçmişten hiç ders alınmadığı, üretmeden tüketmeye devam edildiğinden bir gecede TL %50 devalue edildi. Ardından Cumhuriyet tarihinin ülkeye EN BÜYÜK İHANETİ sayılan ANAP - Turgut Özal döneminde yapılan yeni % 33 devalüasyon ile TL pul oldu. Yabancı sermayeye kapılar ardına kadar açıldı. Dış borç ikiye katlandı. IMF'nin kucağına oturduk, İşler şahane gidiyor masalları derken 1986 krizi patladı.  Batan geminin malları misali kamu harcamalarında anormal artış oldu. Milletin birikimlerini ‘Merak etmeyin müthiş zenginleşiyoruz’ şerefsiz yalanlarıylababalarının parası gibi harcadılar. Bütçe açığı %150 arttı ‘Dışarıdan daha ucuza !’ denildi. TL develüe edildi Dış borç ikiye katlandı. Tam ‘din iman yetmeyince vatan millet sakarya naralarıyla, Bakın toparladık hallettik’ derken  1988'de tekrar yeni kirizde, sanayiciler bile kendi fabrikalarını kapatıp ithalatçı oldular.  1 Dolar 375 TL iken ertesi gün ‘6 kat artarak’ 2.150 TL - dış borç $ 50 MİLYAR ve Enflasyon %80 olurken debdebe içinde Lale devri yaşauan ANAP papatyalarını eleştirenlere bugünkü yandaş medya vatan haini dedi.  1991 – 1. Körfez savaşında - Zaten pamuk ipliği durumunda olan Türk ekonomisi koptu. Enflasyon %80 olurken, ülke Büyüme hızı %1'in altına düştü, Cari cari açık 7 misli - $ 5.000 TL oldu.  Bir koyup 3 alma sevdasına kapılan ANAP Türkiye'yesine 1 MİLYON PKK PEŞMERGE mülteci aldık. 1994 enflasyon %130 - Faiz %400 - Yarım milyon kişi bir gecede işsinden olurken, $ 18.ooo TL oldu, Bankalar battı.  4 yıl sonra - 1998 kirizi için AYNI masallarla oyalandık, fakat hiçbirşey halledilmedi, aynı yalanlarla dümen devam ediyor - Üretmeden tüketiyorken Paramız iyice pul oldu - 10 MİLYON TL banknot çıktı. Gecelik faiz %1700 oldu.  Rejimi diniDAR sağ partilere devretme adına yine sihirli dış güçler devreye girdi, 2001 yılında rekor cari açık, $ 115 MİLYAR Dış borç ile 1$ = 1 MİLYON TL olurken, Gecelik faiz %7.500 olunca AKePe iktidara geldi.  Kemal Derviş ile biraz toparlanan ekonomi – bankacılık sistemi sayesinde 7 yıl idare eden, Tayyib Erdoğan Üretmeden tüketmeye devam ederken, Dünyanın ekseninden sarsıldığı kirizde ‘bize dokunmadan teğet geçti’ laflaması sonrası - 2008 yılında mecburi IMF reçetesi uygulandı. Millete ait: banka, fabrika, liman, maden, santral, toprak ..... ne kadar Cumhuriyet birikimleri varsa ‘babalar gibi satıyoruz’ denildi. İthalat ve Borç iyice patladı. Tarım imha edildi. Tarlasını sürene ekstra vergi boş bırakana Ekmeyin diye üstte para ödendi. Fiyatı yükselen ürünler sepetten çıkarıldı. ucuzlayan ürünler sepete konuldu ve Enflasyon makyajlamayla düşük gösterildi. İş aramaktan umudu kestim diyenler işsiz sayılmamaya başlandı. Yandaş Medya 24 saat aralıksız yalan söyleyen gazeteler ve televizyonlardan oluşturuldu.  2020 yılında İllada din diye tutturan Tayyib Erdoğan, dünya iktisat tarihinde görülmemiş, duyulmamış ’’Faiz sebep enflasyon neticedir’’ teorisiyle, Ekonomi yerle bir oldu.  5.43 TL olan $ bir gecede 10 TL olduğu halde ‘Görevde olduğum sürece faizle mücadele edeceğim’ Bu konuda NAS ortada, Ekonomi kurallarını Kur'an ve sünnete bağladı $ = 11 TL oldu.  Laflamaları bitmedi ‘ekonomistim’ dedi 12 TL oldu.  Bunların kafası basmaz dediğinde 13 TL ve ’’evvel Allah Ekonominin kitabını yazdık’’ deyincede $ = 14.65 oldu. Piyasa yanıyordu ama halkı hiçe sayan Tayyib Erdoğan ‘Anırsalar da anırmasalar da biz doğru yoldayız’ derken Vatandaşlar açız diye bağırdığında kalkıp ‘Paranız kalmayabilir. Başınızı şöyle bir kaldırın. Şu yolların güzelliğine bakın. Gözünüz gönlünüz açılır. Ekonomik sıkıntı çekiyorsak 2 kilo yerine yarım kilo et, iki tane Domates alın !’ diye ısrarında devam ederken tarihe düşen reçeteyi ortalığa savurdu ‘Zaten kış günü Turfan'da sebze sağlığa faydalı değil’ derken Askıda ekmek dönemi, Derin yoksulluk göstergesi Ayçiçek yağı bardakta - Yarım simit - Boş baklava, Pazarlarda çeyrek lahana satılmaya başladı. Maliye Bakanı Nurettin Nebati ‘Gözlerime bakar mısınız? dedi. Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır’ dediğinde $ = 18 TL olmuştu. Kur korumalı mevduat hesabı - Türk doları icat edildi - devlet garantisi ile 1.3 TİRİLYON TL fazla faizi milletin sırtına yüklerken, $ = 33 TL oldu. Üretmeden tüketmeye devam ederken, maşallah artık savurganca saman dahil - Yediğimiz her şeyi  ithal ediyoruz. 57 aydır hızla artan yüksek enflasyon ve fiyat tırmanışı ile Cumhuriyet tarihinin EN BÜYÜK ekonomik krizinde rekor kırıldı.   Derleme kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=eNBlWv6MzNg

Ülkenin Kronik hastalığı

Kamuoyu araştırma şirketi  Çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu 15 ilile 24 yaş arası gençlerimizin %60'ı yani Her 10 gencimizden 6ı'sı ‘’Eğitim kötü diyor. Eşitlik. İfade özgürlüğü. Adalet. Liyakat YOK’’ diyor. Cumhuriyetin en önemli değerleri olarak bağımsızlık, laiklik, özgürlük değerlerinin aşındığını düşünüp bu ülkeden gitmek istiyor. Elinizde olsa ilk önce neyi düzeltesiniz ? diye sorusuna gençlerin İlk sırada cevabı mahvolmuş Ekonomi olmuş.

1950 Demokrat Parti ile başlayan PALAVRA politikaları kesintisiz devam eden Türkiyede, 1969 ekonomik krizinde tıpkı bugünkü gibi olduğu gibi ‘Uçuyoruz, büyüyoruz’ yalanlarıyla milli servet çarçur edildi. Üretmeden tüketildi. Bütçe açığı ile İthalat büyüdü. Dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı. TL %66 devalue edildi. 1974 Kıbrıs çıkartması ile ambargo yedik, bütçe açığı fırladı. Dışarıdan yüksek faizli borçlar alındı. 1978 kirizinde meşhur ‘kemer sıkma’ lafı icad edildi. Refaha attırıyoruz ayaklarıyla ithalat patlatıldı, köylümüze yedek parçası olmayan yabancı traktörler satın aldırıldı.

Düşük gelirli vatandaşlar otomobil fabrikalarının önünde kuyruğa - Henüz kazanmadığı paraları harcaması için taksite sokuldu.  Sosyetemiz için , Milano - Paris'ten indirimli Kürk seyahatleri organize edildi.  Har vurup harman savuruldu, Devletin borcu 1.8 dan $ 10 MİLYAR’a fırladı.  Alınan borçlar için dışarıdan tekrar borç alınmaya devam edildi. 1980 krizinde. Enflasyon %65 - İşsizlik %20'ye fırladı. Geçmişten hiç ders alınmadığı, üretmeden tüketmeye devam edildiğinden bir gecede TL %50 devalue edildi.

Ardından Cumhuriyet tarihinin ülkeye EN BÜYÜK İHANETİ sayılan ANAP - Turgut Özal döneminde yapılan yeni % 33 devalüasyon ile TL pul oldu. Yabancı sermayeye kapılar ardına kadar açıldı. Dış borç ikiye katlandı. IMF'nin kucağına oturduk, İşler şahane gidiyor masalları derken 1986 krizi patladı.  Batan geminin malları misali kamu harcamalarında anormal artış oldu. Milletin birikimlerini ‘Merak etmeyin müthiş zenginleşiyoruz’ şerefsiz yalanlarıylababalarının parası gibi harcadılar. Bütçe açığı %150 arttı ‘Dışarıdan daha ucuza !’ denildi. TL develüe edildi Dış borç ikiye katlandı. Tam ‘din iman yetmeyince vatan millet sakarya naralarıyla, Bakın toparladık hallettik’ derken  1988'de tekrar yeni kirizde, sanayiciler bile kendi fabrikalarını kapatıp ithalatçı oldular.  1 Dolar 375 TL iken ertesi gün ‘6 kat artarak’ 2.150 TL - dış borç $ 50 MİLYAR ve Enflasyon %80 olurken debdebe içinde Lale devri yaşauan ANAP papatyalarını eleştirenlere bugünkü yandaş medya vatan haini dedi. 

1991 – 1. Körfez savaşında - Zaten pamuk ipliği durumunda olan Türk ekonomisi koptu. Enflasyon %80 olurken, ülke Büyüme hızı %1'in altına düştü, Cari cari açık 7 misli - $ 5.000 TL oldu.  Bir koyup 3 alma sevdasına kapılan ANAP Türkiye'yesine 1 MİLYON PKK PEŞMERGE mülteci aldık. 1994 enflasyon %130 - Faiz %400 - Yarım milyon kişi bir gecede işsinden olurken, $ 18.ooo TL oldu, Bankalar battı.  4 yıl sonra - 1998 kirizi için AYNI masallarla oyalandık, fakat hiçbirşey halledilmedi, aynı yalanlarla dümen devam ediyor - Üretmeden tüketiyorken Paramız iyice pul oldu - 10 MİLYON TL banknot çıktı. Gecelik faiz %1700 oldu. 

Rejimi diniDAR sağ partilere devretme adına yine sihirli dış güçler devreye girdi, 2001 yılında rekor cari açık, $ 115 MİLYAR Dış borç ile 1$ = 1 MİLYON TL olurken, Gecelik faiz %7.500 olunca AKePe iktidara geldi.  Kemal Derviş ile biraz toparlanan ekonomi – bankacılık sistemi sayesinde 7 yıl idare eden, Tayyib Erdoğan Üretmeden tüketmeye devam ederken, Dünyanın ekseninden sarsıldığı kirizde ‘bize dokunmadan teğet geçti’ laflaması sonrası - 2008 yılında mecburi IMF reçetesi uygulandı. Millete ait: banka, fabrika, liman, maden, santral, toprak ..... ne kadar Cumhuriyet birikimleri varsa ‘babalar gibi satıyoruz’ denildi.

İthalat ve Borç iyice patladı. Tarım imha edildi. Tarlasını sürene ekstra vergi boş bırakana Ekmeyin diye üstte para ödendi. Fiyatı yükselen ürünler sepetten çıkarıldı. ucuzlayan ürünler sepete konuldu ve Enflasyon makyajlamayla düşük gösterildi. İş aramaktan umudu kestim diyenler işsiz sayılmamaya başlandı. Yandaş Medya 24 saat aralıksız yalan söyleyen gazeteler ve televizyonlardan oluşturuldu.  2020 yılında İllada din diye tutturan Tayyib Erdoğan, dünya iktisat tarihinde görülmemiş, duyulmamış ’’Faiz sebep enflasyon neticedir’’ teorisiyle, Ekonomi yerle bir oldu.  5.43 TL olan $ bir gecede 10 TL olduğu halde ‘Görevde olduğum sürece faizle mücadele edeceğim’ Bu konuda NAS ortada, Ekonomi kurallarını Kur'an ve sünnete bağladı $ = 11 TL oldu.  Laflamaları bitmedi ‘ekonomistim’ dedi 12 TL oldu. 

Bunların kafası basmaz dediğinde 13 TL ve ’’evvel Allah Ekonominin kitabını yazdık’’ deyincede $ = 14.65 oldu. Piyasa yanıyordu ama halkı hiçe sayan Tayyib Erdoğan ‘Anırsalar da anırmasalar da biz doğru yoldayız’ derken Vatandaşlar açız diye bağırdığında kalkıp ‘Paranız kalmayabilir. Başınızı şöyle bir kaldırın. Şu yolların güzelliğine bakın. Gözünüz gönlünüz açılır. Ekonomik sıkıntı çekiyorsak 2 kilo yerine yarım kilo et, iki tane Domates alın !’ diye ısrarında devam ederken tarihe düşen reçeteyi ortalığa savurdu ‘Zaten kış günü Turfan'da sebze sağlığa faydalı değil’ derken Askıda ekmek dönemi, Derin yoksulluk göstergesi Ayçiçek yağı bardakta - Yarım simit - Boş baklava, Pazarlarda çeyrek lahana satılmaya başladı. Maliye Bakanı Nurettin Nebati ‘Gözlerime bakar mısınız? dedi. Ekonomi gözlerdeki ışıltıdır’ dediğinde $ = 18 TL olmuştu.

Kur korumalı mevduat hesabı - Türk doları icat edildi - devlet garantisi ile 1.3 TİRİLYON TL fazla faizi milletin sırtına yüklerken, $ = 33 TL oldu. Üretmeden tüketmeye devam ederken, maşallah artık savurganca saman dahil - Yediğimiz her şeyi  ithal ediyoruz. 57 aydır hızla artan yüksek enflasyon ve fiyat tırmanışı ile Cumhuriyet tarihinin EN BÜYÜK ekonomik krizinde rekor kırıldı.

 

Derleme kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=eNBlWv6MzNg

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.