Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Müge Ataman
Köşe Yazarı
Müge Ataman
 

Ne Epstein imiş...

    , “Epstein Dosyası” nın Çağrıştırdıkları Dünyada son günlerde ABD Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı belgeler sebebi ile en çok konuşulan gündem maddesi kuşkusuz “Epstein Dosyası” . Herkes gibi ben de bu dosyadan ilk kez 2002-2005 yılları arasında haberdar oldum. Başlangıçta olay bir Amerikalı milyarderin küçük yaşta kız çocuklarını suistimal ettiği münferit bir sapıklık vakası olarak algılandı. Fakat zamanla olayın çok daha farklı boyutları ortaya çıktıkça durumun hiç de öyle kişisel bir suç, münferit bir olay olmadığı, bunun uluslararası faaliyet gösteren bir suç örgütü olduğu, pek çok ülkede üst düzey yönetici ve seçkinler arasında faaliyet gösterdiği anlaşılmaya başladıkça, benim de bazı benzerlikler sebebi ile bir başka dosya, “Eli Kohen Dosyası” zihnimde canlanmaya, İsrail Tarihi’ne dair pek çok bilgi hafızama yeniden akmaya başladı. Bu farkındalık noktasında artık Epstein Dosyasına çok daha farklı bir gözle bakmaya, iz sürmeye başladım ve bu davayı çok uzun süredir çeşitli kaynaklardan yakın takibe aldım ve bu yazım çerçevesinde bazı önemli olduğunu düşündüğüm soru ve saptamaları paylaşmaya çalışacağım. Öncelikle kimdir bu Eli Kohen bir ona bakalım. Tam adı Eliyahu Ben-Şaul Kohen. 1924’de Mısır’ın İskenderiye şehrinde doğmuş, Halep/Suriye kökenli, 1965’de Suriye’de idam edilmiş meşhur Mossad Casusu. Eli son derece inançlı , çok yoksul bir Yahudi ailenin zekî ve parlak çocuğu. Yahudi Kültüründe Kohen soyadı sadece basit bir soyadı degil, o kişilerin “Yüksek Rahip” soyundan geldiklerini belirten bir ünvandır ve bu ünvan babadan oğula geçer. Yoksul ancak soylu bir aile kültürü ve toplumsal saygınlık düzeyi yüksek köklere sahip Eli. Doğulu Yahudilere de Mizrahî denir. Eli’nin gençlik yıllarında en büyük arzusu Haham olmak ancak İskenderiye’de Tevrat Okulu kapatılıp daha sonra da Siyonizm’in çok etkisinde kalarak bu düşüncesinden vaz geçip Kahire Üniversitesinde Yüksek Öğrenimini tamamlıyor. Mossad ile ilk ilişkisi gönüllü olarak Goshen Operasyonu ile İskenderiye’de kuruluyor. Goshen Operasyonu Mısır’daki Yahudilerin boşaltılarak İsrail’e göçlerinin sağlanması operasyonudur. 1949’da ailesiyle birlikte İsrail’e göç ediyor ve İsrail Ordusunda, çok iyi derecede Arapça, İbranice, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bildiği için İstihbarat görevleri alıyor. Askerlik görevini tamamlayınca bir sigorta şirketinde memur olarak çalışmaya başlıyor. 1959’da Iraklı bir Yahudi olan Nadia Majalad ile evleniyor ve bu evlilikten 3 çocuk sahibi oluyor. Eli Mossad’a bir kaç kez başvuruyor ancak kabul edilmiyor ta ki Mossad’ın Suriye’de bir istihbarat görevlisine ihtiyacı olana kadar. Eli Kohen namuslu, haysiyetli, düzgün, vatan sever bir İsrail Vatandaşı. Bugün de bir Milli Kahraman ülkesinde. İfşa olunca 1965’de Şam’da Suriye yönetimince idam ediliyor. Bugün İsrail hala Eli Kohen’in kemiklerini Suriye’den talep etmektedir. Bu kısa özgeçmişten sonra biz Eli Kohen’den çok Mossad’ın Suriye Operasyonu ve Kamel Amin Tha’abet’den bahsedeceğiz. Kim mi Kamel ? Eli Kohen’in Suriyeli kimliği, kod adı. Şimdi biraz Jeffry Epstein’ın gençlik yıllarına bakalım . Epstein 1953 yılında New York’un Yahudi yerleşkesi olan Brooklyn’de doğuyor. Annesi Paulyn ev hanımı ve okul temizlik görevlisi, babası New York Belediyesi Park Bahçeler Müdürlügünde Bahçıvan. Jeffry de son derece yoksul kabul edilebilecek bir ailenin Matematik konusunda çok parlak olan çocuğu. Devlet okullarında orta ve lise eğitimini tamamladıktan sonra New York Üniversitesi Matematik Bilimleri Bölümünde eğitimine devam etse de bu eğitimi tamamlamıyor. Belgesi yetersiz olsa da bir sekilde New York Eliti’nin çocuklarının devam ettiği Dalton Lisesi’nde Matematik Öğretmeni olarak işe başlıyor. Bu okulun varlıklı ve seckin velileri ile bir takım ilişkiler kuruyor. Küçük yastaki kız öğrencileri taciz ettigi iddiaları yüzünden bu okulda görevine iki yıl sonra son verilse de yine bir öğrenci velisi ve New York’un en önemli finans kuruluşlarından birisi olan Bear Streams’in CEO’su bir başka Siyonist Yahudi olan Alan Greenberg tarafından kendisine iş teklif ediliyor ve 1976’da bu şirkette başlangıçta memur olarak işe başlasa da kısa bir süre sonra Şirket Ortağı oluyor. Epstein’ın ilk sahip oldugu şahsi sermayesi bir milyar dolar ! Soru: Siyonist Sermaye ve Mossad yoksul Yahudi Ailelerin gelecek vadeden parlak çocuklarını seçer ve onları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak üzere şekillendirir mi ? Bu bir teknik mi ?. Şimdi biraz şu Kamel Amin Thaa’beth kişiliğine bakalım. Mossad’ın Suriye Operasyonu 1961 yılında Arjantin’den başladı. Arjantin , Buenos Aires Suriye dışında yaşayan Suriyelilerin en yoğun bulunduğu ülkeydi. Eli Cohen burada kendisini vatan sever, çok zengin bir Suriyeli olarak tanıtıp saglam bir çevre edinip o dönem Nazım El-Kudsi’nin yönetiminde bulunan ve çok denetimli giriş müsadeleri verilen Suriye’ye giriş izinleri alabilmek amacı ile Suriye’nin Buenos Aires Büyükelçiliği personeline yakınlaşmaya çalıştı. Suriye’nin Buenos Aires ‘deki Askerî Ateşesi General Emin El-Hafızd , yani Hafız Esad’dı. Kendisi her ne kadar Eli Kohen’in İsrail Casusu oldugu ortaya çıkınca bu iddiayı daha sonra red etse ve o yıllarda Rusya’da oldugunu iddia etse de İsrail kayıtları bu bilgiyi doğruluyor. İyi giyimli, iyi eğitimli, etrafa adeta para saçan, Suriyeli Seçkinler Sınıfı için fahişelerin bulunduğu, alkolün adeta su gibi aktığı partiler, davetler organize eden Kamel kısa sürede Buenos Aires Suriye Toplumunda büyük saygınlık kazanıyor ve Hafız Esad’ın ve eşinin güvenini kazanarak kendisinden bir referans mektubu ve Suriye’ye giriş izinlerini almayı başarıyor. Ancak Kamel’e güvenmeyen bir kişi vardı Büyükelçilik’de ; Suriye İstihbaratından Ahmed Suidani. Nitekim 1965 yılında Eli Kohen’i ifşa edecek kişi de Suidani idi. 1962 yılında Kamel Suriye’ye girmeyi başardı ve bir ihracat şirketi kurdu. Malî kaynakları adeta sınırsızdı. Suriye’nin tüm seçkinler sınıfını, devlet ve ordu üst yönetimlerini, iş insanlarını , kısaca tüm Suriye Eliti’ni yine Arjantin’de kullandığı aynı yöntemlerle, seks, uyuşturucu , fuhuş, alkol, grup seks gibi yöntemler kullanarak kendisine bağlamıştı, Şam Sosyetesinin en parlak gözde bekarı olmuştu. Bütün Suriyeli Seçkinler kızlarını onunla evlendirmek istiyordu. Baas Partisi’nin Teorisyen ve Kurucusu Suriyeli Sosyalist Hristiyan Mişel Eflak ile de gizli ilişki kurmuş ve 8 Mart 1963 günü Nazım El-Kudsi’nin devrildiği Baas Darbesi’nde önemli rol oynamıştır. 7 Martı 8 Mart’a bağlayan gece hemen bütün ordu ve bürokrasi üst yönetimi Kamel’in evinde bir Seks Partisindeydi ve bu insanların hemen tamamı o gece katledildiler. Saptama: Mossad’ın Suriye Operasyonu ve Epstein Dosyası’nda ortaya çıkan en önemli ortak özelliklerden birisi seçkinler sınıfının aşırı sapkınlığa varan ve kuşkusuz kayda alınan seks partilerinin yöntem olarak sıklıkla kullanılmasıdır. Epstein Dosyasında uygulanan yöntemler Mossad’ın Suriye Operasyonunda uyguladığı yöntemlerle aynıdır. Mossad’ın Suriye Operasyonu’nun merkezi İsviçre’nin Zürih şehriydi. Operasyonun gerek Arjantin gerekse Suriye’ye yönelik para hareketi Zurih’de kurulan “Taabeth İhracat ” adlı bir Paravan Şirket aracılığıyla yönetiliyordu. İsviçre ve Zurih’in seçilmesi pek tabii tesadüfî degildi. Dün olduğu gibi bugün de kara paranın hiç sorgulanmadığı, her türlü yasa dışı paranın rahatlıkla korunduğu, bilgilerin gizlendiği İsviçre Bankacılık Sistemi böyle bir operasyon için bir finans merkezi olarak en ideal koşulları sağlıyordu. Operasyon boyunca milyarlarca doların sorgusuz sualsiz, tam bir serbesti içinde hareket ettiği kuşku götürmez bir gerçektir her ne kadar bu durumu belgeleyemesek de. Epstein Dosyasında ise dünyanın en önemli finans merkezi olan New York ve JPMorgan dikkat çekiyor. Epstein bu bankanın en önemli ve özel müşterilerinden birisi ve çok fazla sayıda ve çok yüksek meblağda rakamlarla para hareketi dikkat çekse de Epstein bir şekilde yıllarca korunuyor ve bu hesap hareketleri ABD yetkililerince hic bir biçimde incelemeye alınmıyor. Epstein Dosyasındaki öne çıkan bir başka isimse Ghislaine Maxwell. Çekoslavak kökenli Yahudi bir aileden gelen Siyonist yatırımcı ve finansçı, Epstein’ın sevgilisi ve ortağı. Ghislaine’in babası Ian Robert Maxwell İngiliz Medya Patronu ve Politikacı. Milyonlarca dolarlık dolandırıcılık sebebi ile uzun süre yargılandı ve hapis yattı. Mossad Ajanı oldugu yolunda çok kuvvetli iddialar var. 1948 Arap İsrail Savaşında İsrail’in silahlandırılmasına çok önemli destek vermiş olan bir isim ve İsrail Ordusu İstihbaratında görevli Ari Ben Menaşe bu çalışmanın yetkili ismi. Mossad’ın Suriye Operasyonu’nun yetkili ismi kim ? Pek tabii Ari Ben Menaşe !   “Epstein Dosyası” gün yüzüne çıktıkça bu dosyanın sadece bir “Uluslararası Suç Örgütü Dosyası” olmadıgını, bunun aynı zamanda ” Çokuluslu Bir Casusluk Operasyonu Dosyası” olduğunu ve tek bir ülkenin, tek bir halkın degil tüm dünyanın ve insanlığın geleceğini karartacak bir “Epstein Projesi” olduğunu düşünüyorum. En önemli konu ise insanlığın bu durum karşısında nasıl bir tutum alıp ne şekilde davranacağı. Durup her zamanki gibi seyredecek mi yoksa eyleme mi geçecek ? En güçlü ortaklık suç ortaklıgıdır. “Epstein Dosyası” kapsamında insanlığın gelecegini belirleyen tüm bir sistemin ve bu sistemin yetkililerinin bu işin içinde oldugunu düşünecek olursak, devletlerden, uluslararası kurum ve kuruluşlardan çözüm üretmelerini, çare bulmalarını, duruma etkin bir şekilde müdahale etmelerini beklemek ancak ve ancak saflık ve aşırı iyi niyet olur. İnsanlık harekete geçmeli !

Ne Epstein imiş...

 

 

,

“Epstein Dosyası” nın Çağrıştırdıkları

Dünyada son günlerde ABD Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı belgeler sebebi ile en çok konuşulan gündem maddesi kuşkusuz “Epstein Dosyası” . Herkes gibi ben de bu dosyadan ilk kez 2002-2005 yılları arasında haberdar oldum. Başlangıçta olay bir Amerikalı milyarderin küçük yaşta kız çocuklarını suistimal ettiği münferit bir sapıklık vakası olarak algılandı. Fakat zamanla olayın çok daha farklı boyutları ortaya çıktıkça durumun hiç de öyle kişisel bir suç, münferit bir olay olmadığı, bunun uluslararası faaliyet gösteren bir suç örgütü olduğu, pek çok ülkede üst düzey yönetici ve seçkinler arasında faaliyet gösterdiği anlaşılmaya başladıkça, benim de bazı benzerlikler sebebi ile bir başka dosya, “Eli Kohen Dosyası” zihnimde canlanmaya, İsrail Tarihi’ne dair pek çok bilgi hafızama yeniden akmaya başladı. Bu farkındalık noktasında artık Epstein Dosyasına çok daha farklı bir gözle bakmaya, iz sürmeye başladım ve bu davayı çok uzun süredir çeşitli kaynaklardan yakın takibe aldım ve bu yazım çerçevesinde bazı önemli olduğunu düşündüğüm soru ve saptamaları paylaşmaya çalışacağım.

Öncelikle kimdir bu Eli Kohen bir ona bakalım. Tam adı Eliyahu Ben-Şaul Kohen. 1924’de Mısır’ın İskenderiye şehrinde doğmuş, Halep/Suriye kökenli, 1965’de Suriye’de idam edilmiş meşhur Mossad Casusu. Eli son derece inançlı , çok yoksul bir Yahudi ailenin zekî ve parlak çocuğu. Yahudi Kültüründe Kohen soyadı sadece basit bir soyadı degil, o kişilerin “Yüksek Rahip” soyundan geldiklerini belirten bir ünvandır ve bu ünvan babadan oğula geçer. Yoksul ancak soylu bir aile kültürü ve toplumsal saygınlık düzeyi yüksek köklere sahip Eli. Doğulu Yahudilere de Mizrahî denir. Eli’nin gençlik yıllarında en büyük arzusu Haham olmak ancak İskenderiye’de Tevrat Okulu kapatılıp daha sonra da Siyonizm’in çok etkisinde kalarak bu düşüncesinden vaz geçip Kahire Üniversitesinde Yüksek Öğrenimini tamamlıyor. Mossad ile ilk ilişkisi gönüllü olarak Goshen Operasyonu ile İskenderiye’de kuruluyor. Goshen Operasyonu Mısır’daki Yahudilerin boşaltılarak İsrail’e göçlerinin sağlanması operasyonudur. 1949’da ailesiyle birlikte İsrail’e göç ediyor ve İsrail Ordusunda, çok iyi derecede Arapça, İbranice, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca bildiği için İstihbarat görevleri alıyor. Askerlik görevini tamamlayınca bir sigorta şirketinde memur olarak çalışmaya başlıyor. 1959’da Iraklı bir Yahudi olan Nadia Majalad ile evleniyor ve bu evlilikten 3 çocuk sahibi oluyor. Eli Mossad’a bir kaç kez başvuruyor ancak kabul edilmiyor ta ki Mossad’ın Suriye’de bir istihbarat görevlisine ihtiyacı olana kadar. Eli Kohen namuslu, haysiyetli, düzgün, vatan sever bir İsrail Vatandaşı. Bugün de bir Milli Kahraman ülkesinde. İfşa olunca 1965’de Şam’da Suriye yönetimince idam ediliyor. Bugün İsrail hala Eli Kohen’in kemiklerini Suriye’den talep etmektedir. Bu kısa özgeçmişten sonra biz Eli Kohen’den çok Mossad’ın Suriye Operasyonu ve Kamel Amin Tha’abet’den bahsedeceğiz. Kim mi Kamel ? Eli Kohen’in Suriyeli kimliği, kod adı.

Şimdi biraz Jeffry Epstein’ın gençlik yıllarına bakalım . Epstein 1953 yılında New York’un Yahudi yerleşkesi olan Brooklyn’de doğuyor. Annesi Paulyn ev hanımı ve okul temizlik görevlisi, babası New York Belediyesi Park Bahçeler Müdürlügünde Bahçıvan. Jeffry de son derece yoksul kabul edilebilecek bir ailenin Matematik konusunda çok parlak olan çocuğu. Devlet okullarında orta ve lise eğitimini tamamladıktan sonra New York Üniversitesi Matematik Bilimleri Bölümünde eğitimine devam etse de bu eğitimi tamamlamıyor. Belgesi yetersiz olsa da bir sekilde New York Eliti’nin çocuklarının devam ettiği Dalton Lisesi’nde Matematik Öğretmeni olarak işe başlıyor. Bu okulun varlıklı ve seckin velileri ile bir takım ilişkiler kuruyor. Küçük yastaki kız öğrencileri taciz ettigi iddiaları yüzünden bu okulda görevine iki yıl sonra son verilse de yine bir öğrenci velisi ve New York’un en önemli finans kuruluşlarından birisi olan Bear Streams’in CEO’su bir başka Siyonist Yahudi olan Alan Greenberg tarafından kendisine iş teklif ediliyor ve 1976’da bu şirkette başlangıçta memur olarak işe başlasa da kısa bir süre sonra Şirket Ortağı oluyor. Epstein’ın ilk sahip oldugu şahsi sermayesi bir milyar dolar !

Soru: Siyonist Sermaye ve Mossad yoksul Yahudi Ailelerin gelecek vadeden parlak çocuklarını seçer ve onları kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak üzere şekillendirir mi ? Bu bir teknik mi ?.

Şimdi biraz şu Kamel Amin Thaa’beth kişiliğine bakalım. Mossad’ın Suriye Operasyonu 1961 yılında Arjantin’den başladı. Arjantin , Buenos Aires Suriye dışında yaşayan Suriyelilerin en yoğun bulunduğu ülkeydi. Eli Cohen burada kendisini vatan sever, çok zengin bir Suriyeli olarak tanıtıp saglam bir çevre edinip o dönem Nazım El-Kudsi’nin yönetiminde bulunan ve çok denetimli giriş müsadeleri verilen Suriye’ye giriş izinleri alabilmek amacı ile Suriye’nin Buenos Aires Büyükelçiliği personeline yakınlaşmaya çalıştı. Suriye’nin Buenos Aires ‘deki Askerî Ateşesi General Emin El-Hafızd , yani Hafız Esad’dı. Kendisi her ne kadar Eli Kohen’in İsrail Casusu oldugu ortaya çıkınca bu iddiayı daha sonra red etse ve o yıllarda Rusya’da oldugunu iddia etse de İsrail kayıtları bu bilgiyi doğruluyor.

İyi giyimli, iyi eğitimli, etrafa adeta para saçan, Suriyeli Seçkinler Sınıfı için fahişelerin bulunduğu, alkolün adeta su gibi aktığı partiler, davetler organize eden Kamel kısa sürede Buenos Aires Suriye Toplumunda büyük saygınlık kazanıyor ve Hafız Esad’ın ve eşinin güvenini kazanarak kendisinden bir referans mektubu ve Suriye’ye giriş izinlerini almayı başarıyor. Ancak Kamel’e güvenmeyen bir kişi vardı Büyükelçilik’de ; Suriye İstihbaratından Ahmed Suidani. Nitekim 1965 yılında Eli Kohen’i ifşa edecek kişi de Suidani idi. 1962 yılında Kamel Suriye’ye girmeyi başardı ve bir ihracat şirketi kurdu. Malî kaynakları adeta sınırsızdı.

Suriye’nin tüm seçkinler sınıfını, devlet ve ordu üst yönetimlerini, iş insanlarını , kısaca tüm Suriye Eliti’ni yine Arjantin’de kullandığı aynı yöntemlerle, seks, uyuşturucu , fuhuş, alkol, grup seks gibi yöntemler kullanarak kendisine bağlamıştı, Şam Sosyetesinin en parlak gözde bekarı olmuştu. Bütün Suriyeli Seçkinler kızlarını onunla evlendirmek istiyordu. Baas Partisi’nin Teorisyen ve Kurucusu Suriyeli Sosyalist Hristiyan Mişel Eflak ile de gizli ilişki kurmuş ve 8 Mart 1963 günü Nazım El-Kudsi’nin devrildiği Baas Darbesi’nde önemli rol oynamıştır. 7 Martı 8 Mart’a bağlayan gece hemen bütün ordu ve bürokrasi üst yönetimi Kamel’in evinde bir Seks Partisindeydi ve bu insanların hemen tamamı o gece katledildiler.

Saptama: Mossad’ın Suriye Operasyonu ve Epstein Dosyası’nda ortaya çıkan en önemli ortak özelliklerden birisi seçkinler sınıfının aşırı sapkınlığa varan ve kuşkusuz kayda alınan seks partilerinin yöntem olarak sıklıkla kullanılmasıdır. Epstein Dosyasında uygulanan yöntemler Mossad’ın Suriye Operasyonunda uyguladığı yöntemlerle aynıdır.

Mossad’ın Suriye Operasyonu’nun merkezi İsviçre’nin Zürih şehriydi. Operasyonun gerek Arjantin gerekse Suriye’ye yönelik para hareketi Zurih’de kurulan “Taabeth İhracat ” adlı bir Paravan Şirket aracılığıyla yönetiliyordu. İsviçre ve Zurih’in seçilmesi pek tabii tesadüfî degildi. Dün olduğu gibi bugün de kara paranın hiç sorgulanmadığı, her türlü yasa dışı paranın rahatlıkla korunduğu, bilgilerin gizlendiği İsviçre Bankacılık Sistemi böyle bir operasyon için bir finans merkezi olarak en ideal koşulları sağlıyordu. Operasyon boyunca milyarlarca doların sorgusuz sualsiz, tam bir serbesti içinde hareket ettiği kuşku götürmez bir gerçektir her ne kadar bu durumu belgeleyemesek de. Epstein Dosyasında ise dünyanın en önemli finans merkezi olan New York ve JPMorgan dikkat çekiyor. Epstein bu bankanın en önemli ve özel müşterilerinden birisi ve çok fazla sayıda ve çok yüksek meblağda rakamlarla para hareketi dikkat çekse de Epstein bir şekilde yıllarca korunuyor ve bu hesap hareketleri ABD yetkililerince hic bir biçimde incelemeye alınmıyor.

Epstein Dosyasındaki öne çıkan bir başka isimse Ghislaine Maxwell. Çekoslavak kökenli Yahudi bir aileden gelen Siyonist yatırımcı ve finansçı, Epstein’ın sevgilisi ve ortağı. Ghislaine’in babası Ian Robert Maxwell İngiliz Medya Patronu ve Politikacı. Milyonlarca dolarlık dolandırıcılık sebebi ile uzun süre yargılandı ve hapis yattı. Mossad Ajanı oldugu yolunda çok kuvvetli iddialar var. 1948 Arap İsrail Savaşında İsrail’in silahlandırılmasına çok önemli destek vermiş olan bir isim ve İsrail Ordusu İstihbaratında görevli Ari Ben Menaşe bu çalışmanın yetkili ismi. Mossad’ın Suriye Operasyonu’nun yetkili ismi kim ? Pek tabii Ari Ben Menaşe !

 

“Epstein Dosyası” gün yüzüne çıktıkça bu dosyanın sadece bir “Uluslararası Suç Örgütü Dosyası” olmadıgını, bunun aynı zamanda ” Çokuluslu Bir Casusluk Operasyonu Dosyası” olduğunu ve tek bir ülkenin, tek bir halkın degil tüm dünyanın ve insanlığın geleceğini karartacak bir “Epstein Projesi” olduğunu düşünüyorum. En önemli konu ise insanlığın bu durum karşısında nasıl bir tutum alıp ne şekilde davranacağı. Durup her zamanki gibi seyredecek mi yoksa eyleme mi geçecek ? En güçlü ortaklık suç ortaklıgıdır. “Epstein Dosyası” kapsamında insanlığın gelecegini belirleyen tüm bir sistemin ve bu sistemin yetkililerinin bu işin içinde oldugunu düşünecek olursak, devletlerden, uluslararası kurum ve kuruluşlardan çözüm üretmelerini, çare bulmalarını, duruma etkin bir şekilde müdahale etmelerini beklemek ancak ve ancak saflık ve aşırı iyi niyet olur. İnsanlık harekete geçmeli !

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.