Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Müge Ataman
Köşe Yazarı
Müge Ataman
 

ABD İsrail İngiltere denklemi ..

    Zerdüştler İran, ABD, İsrail Denkleminde Gözlerden Kaçan Denge ....  Öncelikle bir bakalım kim bu Zerdüştler . Zerdüştçülük, Zerdüştîlik ya da Mecusîlik, günümüzden 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran’da kurulan, yaklaşık MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani İmparatorluğu’nun dini olan, içerisinde düalist ve eskatolojik inanışın ilk örneklerini barındıran, dünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dini.[1] Bu dine inananlar Zerdüştçü, Mazdaist ve Zerdüştî olarak adlandırılıyor olup bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Zamanla Zerdüştlüğün Zurvanizm gibi alt dalları ortaya çıkmıştır. Zurvanizm inancı, Zurvan olarak bilinen zaman ve kader tanrısını baş tanrı konumuna yükseltmiştir. Zerdüştlüğün kutsal metni Avesta’dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır. Ahûra Mazda’nın Avestaca kelime anlamının “bilge efendi” olduğu düşünülmektedir. 9. yüzyıl itibarıyla Zerdüşt bilginleri, dînî metinleri dönemin dili olan Pehlevice yazmaya başlamıştır. Günümüzde dinin doğduğu ülke olan İran’da yalnızca yaklaşık 30.000 Zerdüştî bulunurken en fazla Zerdüştinin yaşadığı diaspora ülke Hindistan’dır. İran’ın İslam ordularınca fethedilmesinden sonra ülkeyi terk ederek Hindistan’a yerleşen bu topluluğa coğrafî kökenlerine ithafen Parsî denir.[4] ( Wikipedia) . * Zerdüşlük de dört element , hava , su, ateş, toprak kutsaldır, kirletilmemesi gerekir. Taht-ı Süleyman ( İran’ın Azerbaycan Eyaletinde bulunan arkeolojik alan) kutsal mekanlarıdır ve tapınaklarda tamamen beyaz giyimli, yüzlerinde ateşi kirletmemek için beyaz peçe bulunan , topragı kirletmemek icin yalın ayak dolaşan rahipler binlerce yıldır yanan ateşi korurlar. Bu atesin hic sönmemesi gerekir ve ateşe dua ederler. Bugün en önemli tapınakları Yezd Şehrinde bulunan Ateşgede Tapınağıdır ve bir anlamda Hac Merkezidir. Bizler bu kültürü belki de ilk kez bir felsefe ve yeni bir söylem kitabı olan Friedrich Nietzsche’nin ” Böyle Buyurdu Zerdüşt”kitabı ile duyduk, öğrendik. Bahsi geçen Peygamber Zerdüşt de tarihte 3 tanedir inanç sistemlerine göre. Tek bir Peygamber degil ve bu üc Zerdüşt tamamlamıstır inanç sistemlerini. Temelde inançları “iyilik ve kötülügün çarpısması” felsefesine dayalıdır ve güneş ve ateş Tanrı Ahuramazda’yı temsil eder. Bu sebeple güneş ve ateşe bakarak dua ederler. Zerdüslükte kadın ve erkek eşittir. Köpek, kedi, eşek gibi hayvanlar “iyi hayvanlar” olarak kabul edildikleri için öldürülmeleri günahtır. Döllenme, çifteşme kesinlikle yasaklanamaz. Ölü bedene dokunmak günahtır, arınma gerektiri ritüeller yapılır. Toprak kutsal oldugu için kirletmemek adına ölüler gömülmez. Adına “Sessislik Kulesi” denen yuvarlak , üstü açık yapılara ölüler kesilerek Akbaba gibi etobur kuşların ölüleri yemesi saglanır. Söylenenlere göre Türk Hekim İbn-i Sina Anatomi çalısmalarını Semavî Dinler’de ölü bedenini kesmek, açmak yasak oldugu için Zerdüşt bedenlerinde çalışmıstır ancak bu varsayın makul ve mantıklı bir tez olmakla birlikte her hangi bir kanıt yoktur. Fakat Dünya Tarihi’nin en büyük hekimlerinden birisi olduğuna göre, bu varsayım da doğrudur. Resmî dini Zerdüşlük olan, İran’ın İslam Orduları tarafından 7. yy’da fethi ile yıkılan Sassani İmparatorluğu gücünü yitirmiş ve Zerdüştlere ciddi bir soykırım uygulanması sebebi ile bu toplum İran’ı terk etmiş, Zerdüşt Diasporası bu şekilde başlamıştır. Bugün İran’da yasayan 30.000 kadar Zerdüşt bulunmaktadır. İbadet serbestileri vardır ancak ölülerini artık İslamî geleneklere göre gömmek zorundadırlar. “Sessizlik Kuleleri” artık yasaktır. Bugün dünyada en büyük Zerdüşt Diasporası Hindistan’da bulunmaktadır. Ayrıca İngiltere, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Avusturalya, Yeni Zelanda, Afrika yoğun Zerdüşt nüfusa sahip ülkelerdir. Dünyada yaklaşık 120.000 Zerdüşt oldugu tahmin edilmektedir ve nüfus artışı en önemli varoluş hedefidir. Zerdüştler kendilerini İran İmparatorluğunun en önemli ve gercek temsilcileri olarak kabul ederler. Bu sebeple de kendilerini “Parsî” olarak tanımlarlar ve İmparatorluk İdeolojisine çok derinden bağlıdırlar. Küçük bir topluluk olsalar da İran için ideolojik ve siyaseten son derece etkilidirler. İste kuşkusuz bir “Amerika&İsrail Kuklası” olan Veliaht Şah Reza Pahlavi’nin son günlerde İran Molla Rejimine alternatif olarak öne çıkmasındaki en önemli kesim de Zerdüştlerdir çünkü bu halk varlıklı olmalarının yanı sıra ABD ve İsrail tarafından da ciddi ölçülerde desteklenmektedir. Popüler bir bilgi olarak, ünlü Rock Grubu Queen’in hafızalardan asla çıkmayacak solisti Freddie Mercury bir Zerdüştür ve asıl adı Farouk Bulsara’dır. Bu da bizlere sayısal olarak az ama gerek finansal olarak, gerek ideolojik açıdan bu toplumun ne denli etkili olabileceği hakkında az da olsa bir fikir verebilir. Çok kısa bir süre önce Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan gerginlikte Hindistan’da yaşayan Zerdüşt Diasporası ve Yahudi Diasporası kuşkusuz İsrail’in ve ABD’nin de yoğun destegi ile bu çatısmada önemli siyasal etki yaratmışlardır. Nitekim bugün Pakistan’da İmran Khan’ın tutuklu bulunması da muhtemelen CIA ve Mossad 5. Kol Faaliyetlerinin de bir sonucudur. Bugün Hindistan ve Pakistan arasında yaşanabilicek bir savaş da çok olasıdır çünkü ABD ve Israil’in gerek Orta Doğu gerekse Asya’da ana hedefi Çin’i kuşatmak ve bu bölgelerin tamamını “ABD’nin İleri Karakolu” İsrail denetim ve kontrolünde bir Cografya haline getirmektir. Bu planın basarılı olmaşı için de “Ulus Devlet” kavramı büyük risktir. Nitekim şu anda bu bölgelerdeki bütün ulus devlatler hedef alınmaktadır ve hepsini parçalamak ana hedeftir. Nitekim bu hedef Afganistan, Irak, Libya, Suriye ile gercekleşmis, bu ülkelerin tamamı parçalanmış ve yıllardır süre gelen çatısma ve iç karısıklıklarla basbaşa kalmıstır. Şu anda da sıra İran’a gelmistir. Bu Cografya’da orta ve uzun vadeli planda önce ulus devletleri parçalamak ve yıkmak sonra da yeni, tamamı İsrail denetim ve kontrolünde bir sistem inşa etmek ABD’nin ana hedeftir. Bu yönde de en kullanıslı araçlar da özellikle İmparatorluk Kültür ve Mirası sebebi ile etnik çesitlilik sahibi İran , Türkiye gibi ülkelerde genel anlamıyla azınlıkları Mossad , CiA ve MI6 gibi istihbarat kuruluşlarının 5.Kol Faaliyetleri ile manipüle edip iç karışıklık yaratmak, mevcut yönetimlere baş kaldırmalarını saglamak, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmektir. Afganistan’dan başlayarak, ki orada sistem laikti hatırlarsanız, bu strateji bugüne degin yıkıma ugrayan bütün ülkelerde gerçeklestirildi ve bu ülkelerin tamamı parcalanmış ve bölünmüstür ve milyonlarca insan da katledilmistir. ABD ve İsrail artık bu çok iyi bildigimiz senaryoyu bu defa İran üstünde oynamaktadır. İran da, olası bir savaşı kaybetmesi halinde mutlaka parcalanacaktır. Örnegin İran’da yasayan yaklaşık 30 milyon Türk vardır. Türklere Parsî olmadıkları için tarih boyunca eziyet etmis Pehlevi Ailesi’ni Türk nüfus asla kabul etmeyecektir Veliaht Reza’nın atanması halinde. Nitekim Türkler bugün İran’da devlet yanlısı bir tutum izlemekte, İran’ın toprak bütünlügüne sahip çıkmaktadırlar. Bu da İran’ın olası iç savaşlara da gebe oldugu tezini güclendirir. İranlılar yapı olarak Araplara hic benzemezler. Çok derin bir kültürel altyapıları olmasının yanı sıra kuvvetli bir “Devlet Kültürleri” de vardır. Bize çok benzerler. Dolayısıyla bir olası ABD&İsral savaşında ben İran’ın hiç kolay lokma olmayacağını düsünüyorum. ABD&İsrail savaşı kazanabilirler ama çok da can kaybı yasarlar. Böyle bir durum da gerek ABD’de gerek İsrail’de çok ciddi toplumsal hareketlere sebep olur zira artık Amerikan Halkı da ABD’de Siyonist Sermaye ve İsrail Projelerinden bıkmıs usanmış durumda. Kendi vergileri ile İsrail’e karşılıksız verilen 310 milyar doların hesabını sormakta ve bu desteklerin artık sonlandırılmasını talep etmekte. Olası bir İran& ABD&İsrail savaşı dünyada da bir takım ezberlerin bozulacağı bir savaş...

ABD İsrail İngiltere denklemi ..

 

 

Zerdüştler

İran, ABD, İsrail Denkleminde Gözlerden Kaçan Denge .... 

Öncelikle bir bakalım kim bu Zerdüştler . Zerdüştçülük, Zerdüştîlik ya da Mecusîlik, günümüzden 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran’da kurulan, yaklaşık MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani İmparatorluğu’nun dini olan, içerisinde düalist ve eskatolojik inanışın ilk örneklerini barındıran, dünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dini.[1] Bu dine inananlar Zerdüştçü, Mazdaist ve Zerdüştî olarak adlandırılıyor olup bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar. Zamanla Zerdüştlüğün Zurvanizm gibi alt dalları ortaya çıkmıştır. Zurvanizm inancı, Zurvan olarak bilinen zaman ve kader tanrısını baş tanrı konumuna yükseltmiştir.

Zerdüştlüğün kutsal metni Avesta’dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır. Ahûra Mazda’nın Avestaca kelime anlamının “bilge efendi” olduğu düşünülmektedir. 9. yüzyıl itibarıyla Zerdüşt bilginleri, dînî metinleri dönemin dili olan Pehlevice yazmaya başlamıştır.

Günümüzde dinin doğduğu ülke olan İran’da yalnızca yaklaşık 30.000 Zerdüştî bulunurken en fazla Zerdüştinin yaşadığı diaspora ülke Hindistan’dır. İran’ın İslam ordularınca fethedilmesinden sonra ülkeyi terk ederek Hindistan’a yerleşen bu topluluğa coğrafî kökenlerine ithafen Parsî denir.[4] ( Wikipedia) . * Zerdüşlük de dört element , hava , su, ateş, toprak kutsaldır, kirletilmemesi gerekir. Taht-ı Süleyman ( İran’ın Azerbaycan Eyaletinde bulunan arkeolojik alan) kutsal mekanlarıdır ve tapınaklarda tamamen beyaz giyimli, yüzlerinde ateşi kirletmemek için beyaz peçe bulunan , topragı kirletmemek icin yalın ayak dolaşan rahipler binlerce yıldır yanan ateşi korurlar. Bu atesin hic sönmemesi gerekir ve ateşe dua ederler.

Bugün en önemli tapınakları Yezd Şehrinde bulunan Ateşgede Tapınağıdır ve bir anlamda Hac Merkezidir. Bizler bu kültürü belki de ilk kez bir felsefe ve yeni bir söylem kitabı olan Friedrich Nietzsche’nin ” Böyle Buyurdu Zerdüşt”kitabı ile duyduk, öğrendik. Bahsi geçen Peygamber Zerdüşt de tarihte 3 tanedir inanç sistemlerine göre. Tek bir Peygamber degil ve bu üc Zerdüşt tamamlamıstır inanç sistemlerini. Temelde inançları “iyilik ve kötülügün çarpısması” felsefesine dayalıdır ve güneş ve ateş Tanrı Ahuramazda’yı temsil eder. Bu sebeple güneş ve ateşe bakarak dua ederler.

Zerdüslükte kadın ve erkek eşittir. Köpek, kedi, eşek gibi hayvanlar “iyi hayvanlar” olarak kabul edildikleri için öldürülmeleri günahtır. Döllenme, çifteşme kesinlikle yasaklanamaz. Ölü bedene dokunmak günahtır, arınma gerektiri ritüeller yapılır. Toprak kutsal oldugu için kirletmemek adına ölüler gömülmez. Adına “Sessislik Kulesi” denen yuvarlak , üstü açık yapılara ölüler kesilerek Akbaba gibi etobur kuşların ölüleri yemesi saglanır. Söylenenlere göre Türk Hekim İbn-i Sina Anatomi çalısmalarını Semavî Dinler’de ölü bedenini kesmek, açmak yasak oldugu için Zerdüşt bedenlerinde çalışmıstır ancak bu varsayın makul ve mantıklı bir tez olmakla birlikte her hangi bir kanıt yoktur. Fakat Dünya Tarihi’nin en büyük hekimlerinden birisi olduğuna göre, bu varsayım da doğrudur.

Resmî dini Zerdüşlük olan, İran’ın İslam Orduları tarafından 7. yy’da fethi ile yıkılan Sassani İmparatorluğu gücünü yitirmiş ve Zerdüştlere ciddi bir soykırım uygulanması sebebi ile bu toplum İran’ı terk etmiş, Zerdüşt Diasporası bu şekilde başlamıştır. Bugün İran’da yasayan 30.000 kadar Zerdüşt bulunmaktadır. İbadet serbestileri vardır ancak ölülerini artık İslamî geleneklere göre gömmek zorundadırlar. “Sessizlik Kuleleri” artık yasaktır. Bugün dünyada en büyük Zerdüşt Diasporası Hindistan’da bulunmaktadır. Ayrıca İngiltere, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Avusturalya, Yeni Zelanda, Afrika yoğun Zerdüşt nüfusa sahip ülkelerdir. Dünyada yaklaşık 120.000 Zerdüşt oldugu tahmin edilmektedir ve nüfus artışı en önemli varoluş hedefidir.

Zerdüştler kendilerini İran İmparatorluğunun en önemli ve gercek temsilcileri olarak kabul ederler. Bu sebeple de kendilerini “Parsî” olarak tanımlarlar ve İmparatorluk İdeolojisine çok derinden bağlıdırlar. Küçük bir topluluk olsalar da İran için ideolojik ve siyaseten son derece etkilidirler. İste kuşkusuz bir “Amerika&İsrail Kuklası” olan Veliaht Şah Reza Pahlavi’nin son günlerde İran Molla Rejimine alternatif olarak öne çıkmasındaki en önemli kesim de Zerdüştlerdir çünkü bu halk varlıklı olmalarının yanı sıra ABD ve İsrail tarafından da ciddi ölçülerde desteklenmektedir. Popüler bir bilgi olarak, ünlü Rock Grubu Queen’in hafızalardan asla çıkmayacak solisti Freddie Mercury bir Zerdüştür ve asıl adı Farouk Bulsara’dır. Bu da bizlere sayısal olarak az ama gerek finansal olarak, gerek ideolojik açıdan bu toplumun ne denli etkili olabileceği hakkında az da olsa bir fikir verebilir.

Çok kısa bir süre önce Hindistan ve Pakistan arasında yaşanan gerginlikte Hindistan’da yaşayan Zerdüşt Diasporası ve Yahudi Diasporası kuşkusuz İsrail’in ve ABD’nin de yoğun destegi ile bu çatısmada önemli siyasal etki yaratmışlardır. Nitekim bugün Pakistan’da İmran Khan’ın tutuklu bulunması da muhtemelen CIA ve Mossad 5. Kol Faaliyetlerinin de bir sonucudur. Bugün Hindistan ve Pakistan arasında yaşanabilicek bir savaş da çok olasıdır çünkü ABD ve Israil’in gerek Orta Doğu gerekse Asya’da ana hedefi Çin’i kuşatmak ve bu bölgelerin tamamını “ABD’nin İleri Karakolu” İsrail denetim ve kontrolünde bir Cografya haline getirmektir. Bu planın basarılı olmaşı için de “Ulus Devlet” kavramı büyük risktir. Nitekim şu anda bu bölgelerdeki bütün ulus devlatler hedef alınmaktadır ve hepsini parçalamak ana hedeftir.

Nitekim bu hedef Afganistan, Irak, Libya, Suriye ile gercekleşmis, bu ülkelerin tamamı parçalanmış ve yıllardır süre gelen çatısma ve iç karısıklıklarla basbaşa kalmıstır. Şu anda da sıra İran’a gelmistir. Bu Cografya’da orta ve uzun vadeli planda önce ulus devletleri parçalamak ve yıkmak sonra da yeni, tamamı İsrail denetim ve kontrolünde bir sistem inşa etmek ABD’nin ana hedeftir. Bu yönde de en kullanıslı araçlar da özellikle İmparatorluk Kültür ve Mirası sebebi ile etnik çesitlilik sahibi İran , Türkiye gibi ülkelerde genel anlamıyla azınlıkları Mossad , CiA ve MI6 gibi istihbarat kuruluşlarının 5.Kol Faaliyetleri ile manipüle edip iç karışıklık yaratmak, mevcut yönetimlere baş kaldırmalarını saglamak, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmektir.

Afganistan’dan başlayarak, ki orada sistem laikti hatırlarsanız, bu strateji bugüne degin yıkıma ugrayan bütün ülkelerde gerçeklestirildi ve bu ülkelerin tamamı parcalanmış ve bölünmüstür ve milyonlarca insan da katledilmistir. ABD ve İsrail artık bu çok iyi bildigimiz senaryoyu bu defa İran üstünde oynamaktadır. İran da, olası bir savaşı kaybetmesi halinde mutlaka parcalanacaktır. Örnegin İran’da yasayan yaklaşık 30 milyon Türk vardır. Türklere Parsî olmadıkları için tarih boyunca eziyet etmis Pehlevi Ailesi’ni Türk nüfus asla kabul etmeyecektir Veliaht Reza’nın atanması halinde. Nitekim Türkler bugün İran’da devlet yanlısı bir tutum izlemekte, İran’ın toprak bütünlügüne sahip çıkmaktadırlar. Bu da İran’ın olası iç savaşlara da gebe oldugu tezini güclendirir. İranlılar yapı olarak Araplara hic benzemezler. Çok derin bir kültürel altyapıları olmasının yanı sıra kuvvetli bir “Devlet Kültürleri” de vardır. Bize çok benzerler.

Dolayısıyla bir olası ABD&İsral savaşında ben İran’ın hiç kolay lokma olmayacağını düsünüyorum. ABD&İsrail savaşı kazanabilirler ama çok da can kaybı yasarlar. Böyle bir durum da gerek ABD’de gerek İsrail’de çok ciddi toplumsal hareketlere sebep olur zira artık Amerikan Halkı da ABD’de Siyonist Sermaye ve İsrail Projelerinden bıkmıs usanmış durumda. Kendi vergileri ile İsrail’e karşılıksız verilen 310 milyar doların hesabını sormakta ve bu desteklerin artık sonlandırılmasını talep etmekte. Olası bir İran& ABD&İsrail savaşı dünyada da bir takım ezberlerin bozulacağı bir savaş...

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.