Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Teknoloji
Köşe Yazarı
Teknoloji
 

Neden parasız ?

      Biz öyle sanıyoruz ! Her gün WhatsApp üzerinden mesaj gönderiyor, fotoğraf paylaşıyor, dünyanın öbür ucundaki biriyle görüntülü konuşuyoruz. Buna rağmen abonelik ücreti ödemiyoruz; kişisel sohbetlerimizin arasında reklam da görmüyoruz. Oysa milyarlarca insanın kullandığı böyle bir sistemin sunucuları, yazılımcıları, güvenliği ve sürekli yenilenen teknolojik altyapısı var. Bunların hiçbiri gerçekte bedava değil.  Öyleyse WhatsApp neden parasız?  Cevap, modern dijital ekonominin belki de en ilginç özelliğinde saklıdır: Bir hizmetten para kazanmak için her zaman o hizmeti kullanan kişiden para almak gerekmez. $ 19 MİLYAR “ÜCRETSİZ” UYGULAMA WhatsApp, 2009 yılında eski Yahoo çalışanları Jan Koum ve Brian Acton tarafından kuruldu. Amaçları reklamlara boğulmamış, sade ve hızlı bir iletişim sistemi oluşturmaktı. O yıllarda özellikle uluslararası SMS pahalıydı. WhatsApp ise telefon operatörlerinin SMS sistemini değil internet bağlantısını kullanıyordu. Bir süre sonra insanların birbirlerine söylediği basit bir cümle uygulamanın en güçlü reklamı haline geldi “Sen de WhatsApp'ı yükle, bedava konuşalım” denilirken çok önemli bir ekonomik mekanizma devreye girdi: ağ etkisi. Bir kişinin WhatsApp kullanması fazla değerli olmayabilir. Fakat ailesi, arkadaşları ve iş çevresi de kullanmaya başladığında uygulamanın değeri hızla yükselir. Her yeni kullanıcı diğer kullanıcılar için sistemi biraz daha vazgeçilmez hale getirir. 2014'e gelindiğinde WhatsApp'ın aylık aktif kullanıcı sayısı 400 milyonu geçmişti. Facebook, bugünkü Meta, WhatsApp'ı $ 19 milyarlık anlaşmayla satın aldı.  Satın alınan yalnızca bir yazılım değil, yüz milyonlarca insanın oluşturduğu bir iletişim ağıydı. Telefon numaralarına dayanan bir dijital kimlik sistemi, insanların günlük alışkanlığı haline gelmiş bir iletişim kanalı ve gelecekte milyarlarca tüketiciyle milyonlarca işletmeyi birbirine bağlayabilecek küresel bir altyapıydı.  Facebook aslında WhatsApp'ın o gün ne kadar para kazandığına değil, yarın ne kadar stratejik hale gelebileceğine yatırım yaptı. WHATSAPP KİMDEN KAZANIYOR? WhatsApp'ın geliştirdiği modelin püf noktası burada. Sıradan kullanıcıdan para almak yerine, kullanıcıya ulaşmak isteyen işletmelerden para kazanmak.  WhatsApp Business ve WhatsApp Business Platform üzerinden şirketler müşterilerine sipariş bilgileri, rezervasyon mesajları, doğrulama kodları ve müşteri hizmetleri mesajları gönderebiliyor. Büyük işletmeler bu kurumsal iletişim hizmetlerinin belirli bölümleri için ödeme yapıyor. Mantık aslında çok basit: Milyarlarca insan WhatsApp'ta ücretsiz bulunuyor; şirketler ise bu insanlarla WhatsApp üzerinden iletişim kurabilmek için para ödüyor. Meta bunun yanına yeni gelir kaynakları da eklemeye başladı. WhatsApp'ın “Güncellemeler” alanında Kanal abonelikleri, öne çıkarılan Kanallar ve Durum reklamları gibi ticari özellikler geliştiriliyor.  Böylece kişisel mesajlaşmayı ücretlendirmeden büyük bir ekonomik sistem kurulabiliyor.  Yani: WhatsApp'ın parasız olması, para kazanmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, ücretsiz olması onun ekonomik modelinin önemli bir parçası. O HALDE ÜRÜN BİZ MİYİZ? İnternet dünyasında çok kullanılan bir söz vardır “Bir ürün ücretsizse, ürün sizsiniz” Etkileyici olmakla birlikte WhatsApp için bu cümle tek başına yeterli değildir. Kullanıcı yalnızca reklam şirketlerine satılacak bir “ürün” değildir. Kullanıcının asıl ekonomik değeri, devasa iletişim ağının bir parçası olmasıdır. Üç milyara yaklaşan insanın kullandığı bir iletişim sistemi düşünelim. İnsanlar aileleriyle konuşuyor, iş görüşmeleri yapıyor, okul grupları kuruyor, müşterileriyle haberleşiyor. Böyle bir ağ büyüdükçe şirketlerin de o ağın içinde bulunması giderek daha değerli hale gelir. Kullanıcı ücretsiz gelir; işletme kullanıcıya ulaşmak için ödeme yapar. Bu, Google, Facebook ve pek çok internet şirketinin farklı biçimlerde uyguladığı dijital çağın temel ekonomik modellerinden biridir. MESAJLARIMIZI OKUYARAK MI PARA KAZANIYOR? Burada önemli bir yanlış anlamayı ayırmak gerekiyor. WhatsApp'taki kişisel mesajlar ve aramalar varsayılan olarak uçtan uca şifrelenmektedir. Bunun anlamı, normal koşullarda mesaj içeriğinin gönderen ve alıcı arasında kalmasıdır. WhatsApp ve Meta, kişisel sohbetlerin içeriğinin reklam belirlemek amacıyla kullanılmadığını belirtmektedir.  Dolayısıyla “WhatsApp bedava çünkü bütün mesajlarımızı okuyup satıyor” demek doğru değildir. Ancak bu, dijital dünyada hakkımızda hiçbir bilgi oluşmadığı anlamına da gelmez. Telefon numarası, cihaz ve bağlantı bilgileri, IP adresi, kullanım biçimleri, profil bilgileri ve işletmelerle yapılan etkileşimler gibi çeşitli teknik bilgiler hizmetin kullanımına ve verilen izinlere bağlı olarak işlenebilir. Dahası, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin Facebook ve Instagram gibi başka platformları da vardır. Modern reklam teknolojisi, mesajlarımızı okumadan da internet aramalarımızdan, izlediğimiz içeriklerden, beğenilerimizden ve çevrim içi davranışlarımızdan ilgi alanlarımız hakkında şaşırtıcı derecede başarılı tahminler yapabilir.  Belki de çağımızın asıl şaşırtıcı gerçeği budur: Teknoloji şirketlerinin bizi tanımak için mutlaka konuşmalarımızı dinlemeleri gerekmiyor. Davranışlarımız zaten çok şey anlatıyor. GERÇEKTEN BEDAVA MI? Şimdi başlangıçtaki soruya dönebiliriz. WhatsApp neden parasız? Çünkü ücretsiz kullanıcı, WhatsApp'ın maliyeti olduğu kadar değeridir de. Kullanıcı sayısı arttıkça ağ büyüyor. Ağ büyüdükçe WhatsApp insanlar için vazgeçilmez hale geliyor. İnsanlar orada oldukça işletmeler de orada bulunmak istiyor. İşletmeler geldikçe ticari hizmetlerden gelir elde etmek mümkün oluyor.  Bu nedenle WhatsApp'ın ekonomik zinciri kabaca şöyledir: Ücretsiz kullanıcı → daha büyük ağ → daha güçlü alışkanlık → daha fazla işletme → daha fazla ticari hizmet → daha fazla gelir.  Bu sistemin belki de en önemli hammaddesi ölçektir.  Bir milyar insanın ara sıra kullandığı bir programdan daha değerli olan şey, milyarlarca insanın her sabah uyandığında kontrol ettiği ve hayatından kolay kolay çıkaramadığı bir iletişim altyapısıdır. SONUÇ: BEDEL HER ZAMAN PARA DEĞİLDİR WhatsApp'ın ücretsiz olması bir hayır hizmeti değildir. Arkasında son derece güçlü bir ticari strateji vardır. Meta'nın satın aldığı şey yalnızca mesaj gönderen bir yazılım değil; dünyanın en büyük iletişim ağlarından biri ve milyarlarca insanın günlük alışkanlığıdır. Biz WhatsApp'a her ay para ödemiyoruz. Bunun yerine devasa bir ağın parçası oluyoruz. İşletmeler bu ağa ulaşmak için ödeme yapıyor; Meta da bu ölçeği farklı ticari hizmetlere dönüştürüyor. Bu nedenle “WhatsApp neden bedava?” sorusunun belki de en kısa cevabı şudur: Çünkü bizden para istememesi, WhatsApp için bizden para istemesinden daha değerlidir. Milyarlarca insanı önce aynı meydanda toplarsanız, o meydana dükkân açmak isteyenlerden daha sonra para kazanabilirsiniz. Dijital çağın ekonomisi tam da budur ve bize “bedava” sunulan hizmetlerin gerçek bedeli her zaman cebimizden çıkan para değildir. Bazen zamanımız, dikkatimiz, alışkanlıklarımız ve bir platformdan vazgeçemeyecek kadar ona bağlanmamız, ekonomik sistemin en değerli parçaları haline gelir. Sonra DeMaDiDeMa...  

Neden parasız ?

 

 

 

Biz öyle sanıyoruz !

Her gün WhatsApp üzerinden mesaj gönderiyor, fotoğraf paylaşıyor, dünyanın öbür ucundaki biriyle görüntülü konuşuyoruz. Buna rağmen abonelik ücreti ödemiyoruz; kişisel sohbetlerimizin arasında reklam da görmüyoruz. Oysa milyarlarca insanın kullandığı böyle bir sistemin sunucuları, yazılımcıları, güvenliği ve sürekli yenilenen teknolojik altyapısı var. Bunların hiçbiri gerçekte bedava değil.  Öyleyse WhatsApp neden parasız?  Cevap, modern dijital ekonominin belki de en ilginç özelliğinde saklıdır: Bir hizmetten para kazanmak için her zaman o hizmeti kullanan kişiden para almak gerekmez.

$ 19 MİLYAR “ÜCRETSİZ” UYGULAMA

WhatsApp, 2009 yılında eski Yahoo çalışanları Jan Koum ve Brian Acton tarafından kuruldu. Amaçları reklamlara boğulmamış, sade ve hızlı bir iletişim sistemi oluşturmaktı. O yıllarda özellikle uluslararası SMS pahalıydı. WhatsApp ise telefon operatörlerinin SMS sistemini değil internet bağlantısını kullanıyordu. Bir süre sonra insanların birbirlerine söylediği basit bir cümle uygulamanın en güçlü reklamı haline geldi “Sen de WhatsApp'ı yükle, bedava konuşalım” denilirken çok önemli bir ekonomik mekanizma devreye girdi: ağ etkisi.

Bir kişinin WhatsApp kullanması fazla değerli olmayabilir. Fakat ailesi, arkadaşları ve iş çevresi de kullanmaya başladığında uygulamanın değeri hızla yükselir. Her yeni kullanıcı diğer kullanıcılar için sistemi biraz daha vazgeçilmez hale getirir. 2014'e gelindiğinde WhatsApp'ın aylık aktif kullanıcı sayısı 400 milyonu geçmişti. Facebook, bugünkü Meta, WhatsApp'ı $ 19 milyarlık anlaşmayla satın aldı.  Satın alınan yalnızca bir yazılım değil, yüz milyonlarca insanın oluşturduğu bir iletişim ağıydı. Telefon numaralarına dayanan bir dijital kimlik sistemi, insanların günlük alışkanlığı haline gelmiş bir iletişim kanalı ve gelecekte milyarlarca tüketiciyle milyonlarca işletmeyi birbirine bağlayabilecek küresel bir altyapıydı.  Facebook aslında WhatsApp'ın o gün ne kadar para kazandığına değil, yarın ne kadar stratejik hale gelebileceğine yatırım yaptı.

WHATSAPP KİMDEN KAZANIYOR?

WhatsApp'ın geliştirdiği modelin püf noktası burada. Sıradan kullanıcıdan para almak yerine, kullanıcıya ulaşmak isteyen işletmelerden para kazanmak.  WhatsApp Business ve WhatsApp Business Platform üzerinden şirketler müşterilerine sipariş bilgileri, rezervasyon mesajları, doğrulama kodları ve müşteri hizmetleri mesajları gönderebiliyor. Büyük işletmeler bu kurumsal iletişim hizmetlerinin belirli bölümleri için ödeme yapıyor. Mantık aslında çok basit: Milyarlarca insan WhatsApp'ta ücretsiz bulunuyor; şirketler ise bu insanlarla WhatsApp üzerinden iletişim kurabilmek için para ödüyor. Meta bunun yanına yeni gelir kaynakları da eklemeye başladı. WhatsApp'ın “Güncellemeler” alanında Kanal abonelikleri, öne çıkarılan Kanallar ve Durum reklamları gibi ticari özellikler geliştiriliyor.  Böylece kişisel mesajlaşmayı ücretlendirmeden büyük bir ekonomik sistem kurulabiliyor.  Yani: WhatsApp'ın parasız olması, para kazanmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine, ücretsiz olması onun ekonomik modelinin önemli bir parçası.

O HALDE ÜRÜN BİZ MİYİZ?

İnternet dünyasında çok kullanılan bir söz vardır “Bir ürün ücretsizse, ürün sizsiniz” Etkileyici olmakla birlikte WhatsApp için bu cümle tek başına yeterli değildir. Kullanıcı yalnızca reklam şirketlerine satılacak bir “ürün” değildir. Kullanıcının asıl ekonomik değeri, devasa iletişim ağının bir parçası olmasıdır. Üç milyara yaklaşan insanın kullandığı bir iletişim sistemi düşünelim. İnsanlar aileleriyle konuşuyor, iş görüşmeleri yapıyor, okul grupları kuruyor, müşterileriyle haberleşiyor. Böyle bir ağ büyüdükçe şirketlerin de o ağın içinde bulunması giderek daha değerli hale gelir. Kullanıcı ücretsiz gelir; işletme kullanıcıya ulaşmak için ödeme yapar. Bu, Google, Facebook ve pek çok internet şirketinin farklı biçimlerde uyguladığı dijital çağın temel ekonomik modellerinden biridir.

MESAJLARIMIZI OKUYARAK MI PARA KAZANIYOR?

Burada önemli bir yanlış anlamayı ayırmak gerekiyor. WhatsApp'taki kişisel mesajlar ve aramalar varsayılan olarak uçtan uca şifrelenmektedir. Bunun anlamı, normal koşullarda mesaj içeriğinin gönderen ve alıcı arasında kalmasıdır. WhatsApp ve Meta, kişisel sohbetlerin içeriğinin reklam belirlemek amacıyla kullanılmadığını belirtmektedir.  Dolayısıyla “WhatsApp bedava çünkü bütün mesajlarımızı okuyup satıyor” demek doğru değildir. Ancak bu, dijital dünyada hakkımızda hiçbir bilgi oluşmadığı anlamına da gelmez. Telefon numarası, cihaz ve bağlantı bilgileri, IP adresi, kullanım biçimleri, profil bilgileri ve işletmelerle yapılan etkileşimler gibi çeşitli teknik bilgiler hizmetin kullanımına ve verilen izinlere bağlı olarak işlenebilir. Dahası, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin Facebook ve Instagram gibi başka platformları da vardır. Modern reklam teknolojisi, mesajlarımızı okumadan da internet aramalarımızdan, izlediğimiz içeriklerden, beğenilerimizden ve çevrim içi davranışlarımızdan ilgi alanlarımız hakkında şaşırtıcı derecede başarılı tahminler yapabilir.  Belki de çağımızın asıl şaşırtıcı gerçeği budur: Teknoloji şirketlerinin bizi tanımak için mutlaka konuşmalarımızı dinlemeleri gerekmiyor. Davranışlarımız zaten çok şey anlatıyor.

GERÇEKTEN BEDAVA MI?

Şimdi başlangıçtaki soruya dönebiliriz. WhatsApp neden parasız? Çünkü ücretsiz kullanıcı, WhatsApp'ın maliyeti olduğu kadar değeridir de. Kullanıcı sayısı arttıkça ağ büyüyor. Ağ büyüdükçe WhatsApp insanlar için vazgeçilmez hale geliyor. İnsanlar orada oldukça işletmeler de orada bulunmak istiyor. İşletmeler geldikçe ticari hizmetlerden gelir elde etmek mümkün oluyor.  Bu nedenle WhatsApp'ın ekonomik zinciri kabaca şöyledir: Ücretsiz kullanıcı → daha büyük ağ → daha güçlü alışkanlık → daha fazla işletme → daha fazla ticari hizmet → daha fazla gelir.  Bu sistemin belki de en önemli hammaddesi ölçektir.  Bir milyar insanın ara sıra kullandığı bir programdan daha değerli olan şey, milyarlarca insanın her sabah uyandığında kontrol ettiği ve hayatından kolay kolay çıkaramadığı bir iletişim altyapısıdır.

SONUÇ: BEDEL HER ZAMAN PARA DEĞİLDİR

WhatsApp'ın ücretsiz olması bir hayır hizmeti değildir. Arkasında son derece güçlü bir ticari strateji vardır. Meta'nın satın aldığı şey yalnızca mesaj gönderen bir yazılım değil; dünyanın en büyük iletişim ağlarından biri ve milyarlarca insanın günlük alışkanlığıdır. Biz WhatsApp'a her ay para ödemiyoruz. Bunun yerine devasa bir ağın parçası oluyoruz. İşletmeler bu ağa ulaşmak için ödeme yapıyor; Meta da bu ölçeği farklı ticari hizmetlere dönüştürüyor. Bu nedenle “WhatsApp neden bedava?” sorusunun belki de en kısa cevabı şudur: Çünkü bizden para istememesi, WhatsApp için bizden para istemesinden daha değerlidir.

Milyarlarca insanı önce aynı meydanda toplarsanız, o meydana dükkân açmak isteyenlerden daha sonra para kazanabilirsiniz. Dijital çağın ekonomisi tam da budur ve bize “bedava” sunulan hizmetlerin gerçek bedeli her zaman cebimizden çıkan para değildir. Bazen zamanımız, dikkatimiz, alışkanlıklarımız ve bir platformdan vazgeçemeyecek kadar ona bağlanmamız, ekonomik sistemin en değerli parçaları haline gelir.

Sonra DeMaDiDeMa...

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.