Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Üstad ERGENÇ
Köşe Yazarı
Üstad ERGENÇ
 

Onu besleyen oldukca asla ..

          Türkiye'de enflasyon düşmez. Çünkü onu besleyen var. Eskiden bunu çıkıyordu. Bakanlar şey diyordu. Enflasyon düşüyor. Göreceksiniz en kötüsü geride kaldı. Mesela bunu içişleri bakanı Süleyman Soylu bile söylemişti. Hatta şöyle demişti. Ya senin üstüne vazife değil. Sorsan Toplumu ikna edecek olan ekonomi politikalarıdır. Eğer düşmezse Temmuz'a kadar anırırım diyecek kadar da işi abartmış içişleri bakanı Süleyman Soylu'nun Temenisiyle değil enflasyon: Raporla, Eylemle, Projeyle, Reformla ve üretimle düşer.  Kamu harcamalarında sofrasından kuş sütü eksik olmayan AKePe kafasıyla enflasyon düşmez.  Yılbaşından  2026 Hazirana kadar: 103 MİLYAR TL kamu israfı olmuş. Kırtasiye 8, temsil tanıtma 1, lojman sosyal 3, haberleşme 11, enerji 70, taşıt kiralama 3, taşıt onarım 4 MİLYAR ….  Iken hala yeni YABANCI taşıt almaya devam ediyoruz. Nasıl olsa ÇİFTLİK zihniyeti ile nerdeyse dünyadaki tüm toplam devletlerin sayısı kadar 121.000 KAMU aracımız var.  1 milyar 141 milyonluk yeni araç almış, sadece taşıt giderlerine 8.6 MİLYAR TL Dolu dizgin milletin parasını harcamayla harcamayla enflasyon düşmez.  Para basıyorsun artı yetmez - Piyasadaki beklentileri kırman gerekir.  Sadece ev hanımlarını ikna etsek bu enflasyon düşer. ürürüz. Çünkü Türkiye'de enflasyon bir ekonomik tabir olmaktan çıktı. Bu hükümet enflasyonu düşüremeyecek - Fiyatlar daha da artacak !.  Bu iki tane kıymık beynimize battığı sürece biz enflasyonu düşürmemize imkan yok. Merkez Bankası'nın hünerleri, ne maliyenin makroekonomik tedbirleri hiçbiri işe yaramıyor. Çünkü ekonominin Türkiyede artık bilimle alakası kalmadı. Tuhaf bir şekilde sadece bize mahsus endemik bir enflasyonumuz oldu. Şimdi endemik nedir biliyorsun? sadece bir yerde olan bizim enflasyonumuzun var - başka yerde örneği yok.  Ne yapıyoruz ? Biraz ÖTV ile mazota 9 liralık bir indirim sağladık ama 3 ay sonra tekrar yukarı doğru fırlamasına da aslında zemin hazırladık.  Şimdi enflasyonu indirmek için bu yıl sonuna kadar tek şansı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık - bu 4 ayda düşürdün, düşürdün. Aksi halde enflasyonun %28 hedefi hayal olacak. Çünkü daha öncekileri olduğu gibi seçim ekonomisi geliyor.  Her seçim zamanlarında hangisi olursa olsun - iktidar bacağına ya da şakağına sıkar ve telaş içinde bir antienflasyonist politika uygular. Oysa enflasyonla mücadele politikası Ne demektir ?  Ücretleri kısacaksın. taban fiyatlarını indireceksin. Katsayı vermeyeceksin. Harcamalarını keseceksin. Kredileri kapatacaksın. Yani ekonomiyi soğutacaksın.  Bunların hepsini enflasyonu indirmek için yaparken tam tersi olacak ve o zaman enflasyonu düşürmemize imkan yok. Niye imkan yok? Çünkü seçim zamanları ister istemez kamu politikalarını sadece bizde değil bütün dünyada - ama biz abartarak yapıyoruz tabii artacak. O yüzden ben enflasyonun düşeceğine dair bir hiçbir tezim şey yok. O yüzden bu raporları güya piyasa katılımcıları ile yapıyorlar ama Merkez Bankası'nın seçtiği bu 60-65 civarında kişi - belki ben de bir gün Merkez Bankası başkanı olurum umuduyla Merkez Bankası'nın tahminleri civarında dolaşarak tahmin yapıyorlar. Fakat hiçbiri tutmuyor. O yüzden artık Tayyibi Üzmeme İstatistik Kurumu diye alay edlien - TÜİK değil ev hanımlarına bakmak gerek.  Gıda enflasyonu odaklı Ev hanımlarının beklentili anketini doğru dürüst yapan biri varsa en gerçekçi enflasyon tahmini odur.  Ancak piyasadaki tahminlere bakınca 2. sıraya da reel sektörün %42-%45 arası enflasyon beklentisini koyulmalı.  Çünkü her ömrün bir Eylül'ü vardır Okullar açılıyor, kış hazırlıkları başlıyor ve geçmişe yönelik baktığın zaman el yakan Eylül enflasyonların hep yüksek çıktığını görüyoruz.  Onun için belkide bakanlar kurulu kararı ya da Cumhurbaşkanı tezkeresiyle Eylül ayını takvimden çıkaralım yoksa başka türlü olacak gibi değil. Çünkü enflasyonu indirmek için başka adım attığımız yok. Enflasyon için neler yapmadıkki ?. Memurun maaşını, katsayısını kıstık. Asgari ücreti tuttuk. Emekliyi harcadık. Engelli umurumuza bile gelmedi ve bütün bunlarla sanayisizleşmeyi bile göze aldık - Kredileri kestik.  Enflasyon düşmüyor, düşmüyor, düşmüyor. O zaman bizim bu enflasyon konusunda yapabileceğimiz tek şey rapor yayınlamak, sonrada bak işte kıpır kıpırdadı. Aha biraz hareket edecek. Önümüzdeki dönemde şu olur. Bir de piyasa katılımcıları devreye girip bir sürü laf etmek hiç gerçekci değil.  Neden düşüremiyoruz ? Birincisi niyetimiz yok. İkincisi her birimizin enflasyon değilinde su taşıyoruz.  Çünkü daha artacağı konusu kafamızda önceki örnekleri var. Üçüncüsü kriz yok - çürüme var. Fiyatlandırmada davranış bozukluğu toplumda yaygınlaştı. Dördüncüsü de biz fakir değil - ahlaksızız.  O yüzden enflasyon bütün bunların bileşkesi bir sosyolojidir.   Peki enflasyonu kim düşürebilir ? Merkez - Maliye vede ahlakı bozulmuş piyasa da düşüremeyecek. Ancak herkesin kaybettiği bir noktaya geldiği zaman enflasyon düşecek.  Şu anda herkes, Kamu, Enflasyonzadeler ve Milli gelirden çok pay alan YANDAŞ zenginler kaybetmiyor.  Maalesef Dar gelililer, sanayiciler, üretimciler, kobiler, esnaf kaybediyor.  Özetle Herkesin kaybettiği zamanda biz enflasyonu düşüreceğiz.  Tıpkı 2018'in Eylülünde Topyekün enflasyon seferberliği başlatıldı %40'lara varan oran 6 ay sonra 2019'un Martı'ında tek haneye indirebilmiştik. Ama o zamanki konsensüs vardı.  O zaman Hepimiz aynı ufka bakıyorduk. Şimdi ufukta sandık görülürken enflasyon asla düşmez - yükselir. O yüzden enflasyonu raporla düşüremeyeceğini herkes anladı.  Kaldıki Merkez Bankası ne yapsın? Enflasyon niyete bağlıdır Çünkü niyetimiz yok.   Asla ideolojisi olmayan Teknolojiyi kime verirseniz ona hizmet eder.  Şimdi siz teknolojiyi alır, halkın refahını artırmak için, eğitime, üretime kullanırsanız üretim artar, katma değer yükselir. Ama teknolojiyi biz nereye kullandık?  En yaygını, ilk kullanan ülkelerden biri olmamıza ragmen Hz Yapay Zekayı Özel sektör değil - Kamu kullandı.  Çarpıçı örneklerle: iki şey yaptı, Bayramlarda kesilen cezalar radarları yapay zekalı hale getirdi.  Hızdan, telefonla konuşma, kemer takmadığını da ölçüyor. Bütçe açığını cezalarla kapatığız politikasıyla toplanan ceza 4,5 katına çıktı. İkincisi, Maliye Bakanı şöyle demişti. Artık her şehrin girişine bir tane vergi memuru koyacağız, denetleyeceğiz. Onu yapmadılar, yapamadılar. Ama Bütün serverların girişine Hz yapay zekayı koydular. Yani jiklet dahi alsan, artık maliye bunu görecek ve anlamlandıracak bir teknolojik sahibi.  Peki bu toplanan verginin nereye harcandığını da teknolojiyle ölçsek? Yani bunun kararını siyaset vermese, doğru yerlere, ülke refahına hizmet edecek hale getirmek için gelse ne güzel olur.  Hz. Yapay zeka mesela:  Öncelikle zombi YANDAŞ şirketlere toplanan vergilerimizden destek – vergi affı vermezsek - bir anda aktarılan trilyonlar durur.   İlaveten Artık bizi hiçbir yere götürmeyen teşvikleri ayıklanırsa o zaman bütçe açığı ortadan kalkar - fazlası meydana gelir. Çünkü rakamlar ortada sadece 104 milyar lira israf etmiş kamu için çekirdek - gösteriş paralarını elektrik şalterini I,ndirme gibi kamunun israfı Hz yapay zeka durdurabilir.  O açıdan Vergi topla -  harca dersen onu yapan teknolojiyi kimin hizmetine verdiğiniz önemli.  Bir an için düşünelim: Hz yapay zeka gel beni şu israftan, şu bütçe açığından, şu enflasyondan kurtar desek:  Belkide en gerçekci güncel haliyle bize Türkiye'nin şu an en büyük üç yapısal problemlerinden ilki hukuk olur. Şayet yoksa gerisini unut. İkincisi kamunun bu israfını ortadan kaldırabilecek olan yapılar. Üçüncüsü, eğitim. İnanın geçmişte olduğu gibi bütün sorunlar buradan yola çıkarak düzelebilir. Yani sen enflasyonu düşürmek istiyorskn bu da bir yere hizmet etmek lazım vesaire.  Kalkınmacı devlet maalesef bizde kayırmacı olmuş.  Yandaşı, candaşı kayırıyor.  Oysa Kalkınmacı devlet ne yapar? ülkeyi kalkındırırken 86 milyonun bütün enerjisini oraya harcar.  Bizde ise toplanan paraları sadece devletin malını harcamaya and içmiş kamu israf ediyor ?  Toplanan vergileri: israfa, arabaya, şuraya buraya harcamayla akılsızlık etmiş olursun.  Fakat Hukuk reformu, kalkınmacı bir devlet inşası ve aynı zamanda eğitim doğrultusunda kalkınmaya harcarsan çok daha iyi olur. Şeref Oğuz

Onu besleyen oldukca asla ..

 

 

 

 

 

Türkiye'de enflasyon düşmez. Çünkü onu besleyen var.

Eskiden bunu çıkıyordu. Bakanlar şey diyordu. Enflasyon düşüyor. Göreceksiniz en kötüsü geride kaldı. Mesela bunu içişleri bakanı Süleyman Soylu bile söylemişti. Hatta şöyle demişti. Ya senin üstüne vazife değil.

Sorsan Toplumu ikna edecek olan ekonomi politikalarıdır. Eğer düşmezse Temmuz'a kadar anırırım diyecek kadar da işi abartmış içişleri bakanı Süleyman Soylu'nun Temenisiyle değil enflasyon: Raporla, Eylemle, Projeyle, Reformla ve üretimle düşer.  Kamu harcamalarında sofrasından kuş sütü eksik olmayan AKePe kafasıyla enflasyon düşmez.  Yılbaşından  2026 Hazirana kadar: 103 MİLYAR TL kamu israfı olmuş. Kırtasiye 8, temsil tanıtma 1, lojman sosyal 3, haberleşme 11, enerji 70, taşıt kiralama 3, taşıt onarım 4 MİLYAR ….  Iken hala yeni YABANCI taşıt almaya devam ediyoruz.

Nasıl olsa ÇİFTLİK zihniyeti ile nerdeyse dünyadaki tüm toplam devletlerin sayısı kadar 121.000 KAMU aracımız var.  1 milyar 141 milyonluk yeni araç almış, sadece taşıt giderlerine 8.6 MİLYAR TL Dolu dizgin milletin parasını harcamayla harcamayla enflasyon düşmez.  Para basıyorsun artı yetmez - Piyasadaki beklentileri kırman gerekir.  Sadece ev hanımlarını ikna etsek bu enflasyon düşer. ürürüz. Çünkü Türkiye'de enflasyon bir ekonomik tabir olmaktan çıktı. Bu hükümet enflasyonu düşüremeyecek - Fiyatlar daha da artacak !.  Bu iki tane kıymık beynimize battığı sürece biz enflasyonu düşürmemize imkan yok.

Merkez Bankası'nın hünerleri, ne maliyenin makroekonomik tedbirleri hiçbiri işe yaramıyor. Çünkü ekonominin Türkiyede artık bilimle alakası kalmadı. Tuhaf bir şekilde sadece bize mahsus endemik bir enflasyonumuz oldu. Şimdi endemik nedir biliyorsun? sadece bir yerde olan bizim enflasyonumuzun var - başka yerde örneği yok.  Ne yapıyoruz ? Biraz ÖTV ile mazota 9 liralık bir indirim sağladık ama 3 ay sonra tekrar yukarı doğru fırlamasına da aslında zemin hazırladık.  Şimdi enflasyonu indirmek için bu yıl sonuna kadar tek şansı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık - bu 4 ayda düşürdün, düşürdün. Aksi halde enflasyonun %28 hedefi hayal olacak.

Çünkü daha öncekileri olduğu gibi seçim ekonomisi geliyor.  Her seçim zamanlarında hangisi olursa olsun - iktidar bacağına ya da şakağına sıkar ve telaş içinde bir antienflasyonist politika uygular. Oysa enflasyonla mücadele politikası Ne demektir ?  Ücretleri kısacaksın. taban fiyatlarını indireceksin. Katsayı vermeyeceksin. Harcamalarını keseceksin. Kredileri kapatacaksın. Yani ekonomiyi soğutacaksın.  Bunların hepsini enflasyonu indirmek için yaparken tam tersi olacak ve o zaman enflasyonu düşürmemize imkan yok.

Niye imkan yok? Çünkü seçim zamanları ister istemez kamu politikalarını sadece bizde değil bütün dünyada - ama biz abartarak yapıyoruz tabii artacak. O yüzden ben enflasyonun düşeceğine dair bir hiçbir tezim şey yok. O yüzden bu raporları güya piyasa katılımcıları ile yapıyorlar ama Merkez Bankası'nın seçtiği bu 60-65 civarında kişi - belki ben de bir gün Merkez Bankası başkanı olurum umuduyla Merkez Bankası'nın tahminleri civarında dolaşarak tahmin yapıyorlar. Fakat hiçbiri tutmuyor.

O yüzden artık Tayyibi Üzmeme İstatistik Kurumu diye alay edlien - TÜİK değil ev hanımlarına bakmak gerek.  Gıda enflasyonu odaklı Ev hanımlarının beklentili anketini doğru dürüst yapan biri varsa en gerçekçi enflasyon tahmini odur.  Ancak piyasadaki tahminlere bakınca 2. sıraya da reel sektörün %42-%45 arası enflasyon beklentisini koyulmalı.  Çünkü her ömrün bir Eylül'ü vardır Okullar açılıyor, kış hazırlıkları başlıyor ve geçmişe yönelik baktığın zaman el yakan Eylül enflasyonların hep yüksek çıktığını görüyoruz.  Onun için belkide bakanlar kurulu kararı ya da Cumhurbaşkanı tezkeresiyle Eylül ayını takvimden çıkaralım yoksa başka türlü olacak gibi değil. Çünkü enflasyonu indirmek için başka adım attığımız yok.

Enflasyon için neler yapmadıkki ?. Memurun maaşını, katsayısını kıstık. Asgari ücreti tuttuk. Emekliyi harcadık. Engelli umurumuza bile gelmedi ve bütün bunlarla sanayisizleşmeyi bile göze aldık - Kredileri kestik.  Enflasyon düşmüyor, düşmüyor, düşmüyor. O zaman bizim bu enflasyon konusunda yapabileceğimiz tek şey rapor yayınlamak, sonrada bak işte kıpır kıpırdadı. Aha biraz hareket edecek. Önümüzdeki dönemde şu olur. Bir de piyasa katılımcıları devreye girip bir sürü laf etmek hiç gerçekci değil.  Neden düşüremiyoruz ? Birincisi niyetimiz yok. İkincisi her birimizin enflasyon değilinde su taşıyoruz.  Çünkü daha artacağı konusu kafamızda önceki örnekleri var. Üçüncüsü kriz yok - çürüme var. Fiyatlandırmada davranış bozukluğu toplumda yaygınlaştı. Dördüncüsü de biz fakir değil - ahlaksızız.  O yüzden enflasyon bütün bunların bileşkesi bir sosyolojidir.

 

Peki enflasyonu kim düşürebilir ? Merkez - Maliye vede ahlakı bozulmuş piyasa da düşüremeyecek. Ancak herkesin kaybettiği bir noktaya geldiği zaman enflasyon düşecek.  Şu anda herkes, Kamu, Enflasyonzadeler ve Milli gelirden çok pay alan YANDAŞ zenginler kaybetmiyor.  Maalesef Dar gelililer, sanayiciler, üretimciler, kobiler, esnaf kaybediyor.  Özetle Herkesin kaybettiği zamanda biz enflasyonu düşüreceğiz.  Tıpkı 2018'in Eylülünde Topyekün enflasyon seferberliği başlatıldı %40'lara varan oran 6 ay sonra 2019'un Martı'ında tek haneye indirebilmiştik. Ama o zamanki konsensüs vardı.  O zaman Hepimiz aynı ufka bakıyorduk. Şimdi ufukta sandık görülürken enflasyon asla düşmez - yükselir.

O yüzden enflasyonu raporla düşüremeyeceğini herkes anladı.  Kaldıki Merkez Bankası ne yapsın? Enflasyon niyete bağlıdır Çünkü niyetimiz yok.   Asla ideolojisi olmayan Teknolojiyi kime verirseniz ona hizmet eder.  Şimdi siz teknolojiyi alır, halkın refahını artırmak için, eğitime, üretime kullanırsanız üretim artar, katma değer yükselir. Ama teknolojiyi biz nereye kullandık?  En yaygını, ilk kullanan ülkelerden biri olmamıza ragmen Hz Yapay Zekayı Özel sektör değil - Kamu kullandı.  Çarpıçı örneklerle: iki şey yaptı, Bayramlarda kesilen cezalar radarları yapay zekalı hale getirdi.  Hızdan, telefonla konuşma, kemer takmadığını da ölçüyor. Bütçe açığını cezalarla kapatığız politikasıyla toplanan ceza 4,5 katına çıktı.

İkincisi, Maliye Bakanı şöyle demişti. Artık her şehrin girişine bir tane vergi memuru koyacağız, denetleyeceğiz. Onu yapmadılar, yapamadılar. Ama Bütün serverların girişine Hz yapay zekayı koydular. Yani jiklet dahi alsan, artık maliye bunu görecek ve anlamlandıracak bir teknolojik sahibi.  Peki bu toplanan verginin nereye harcandığını da teknolojiyle ölçsek? Yani bunun kararını siyaset vermese, doğru yerlere, ülke refahına hizmet edecek hale getirmek için gelse ne güzel olur.  Hz. Yapay zeka mesela:  Öncelikle zombi YANDAŞ şirketlere toplanan vergilerimizden destek – vergi affı vermezsek - bir anda aktarılan trilyonlar durur.   İlaveten Artık bizi hiçbir yere götürmeyen teşvikleri ayıklanırsa o zaman bütçe açığı ortadan kalkar - fazlası meydana gelir.

Çünkü rakamlar ortada sadece 104 milyar lira israf etmiş kamu için çekirdek - gösteriş paralarını elektrik şalterini I,ndirme gibi kamunun israfı Hz yapay zeka durdurabilir.  O açıdan Vergi topla -  harca dersen onu yapan teknolojiyi kimin hizmetine verdiğiniz önemli.  Bir an için düşünelim: Hz yapay zeka gel beni şu israftan, şu bütçe açığından, şu enflasyondan kurtar desek:  Belkide en gerçekci güncel haliyle bize Türkiye'nin şu an en büyük üç yapısal problemlerinden ilki hukuk olur. Şayet yoksa gerisini unut. İkincisi kamunun bu israfını ortadan kaldırabilecek olan yapılar. Üçüncüsü, eğitim. İnanın geçmişte olduğu gibi bütün sorunlar buradan yola çıkarak düzelebilir.

Yani sen enflasyonu düşürmek istiyorskn bu da bir yere hizmet etmek lazım vesaire.  Kalkınmacı devlet maalesef bizde kayırmacı olmuş.  Yandaşı, candaşı kayırıyor.  Oysa Kalkınmacı devlet ne yapar? ülkeyi kalkındırırken 86 milyonun bütün enerjisini oraya harcar.  Bizde ise toplanan paraları sadece devletin malını harcamaya and içmiş kamu israf ediyor ?  Toplanan vergileri: israfa, arabaya, şuraya buraya harcamayla akılsızlık etmiş olursun.  Fakat Hukuk reformu, kalkınmacı bir devlet inşası ve aynı zamanda eğitim doğrultusunda kalkınmaya harcarsan çok daha iyi olur.

Şeref Oğuz

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.