Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Anasayfa Yazarlar DeMa Yazı Detayı Bu yazı 477 kez okundu.
DeMa
Köşe Yazarı
DeMa
 

100.000 senelik tarihi var

  Bana 5 Dakika Ver: Sana İngilizce'nin %98'ini Öğreteyim. https://www.youtube.com/watch?v=jyVq4lXTrzE Sana Fransızca’nın %98'ini Öğreteyim. https://www.youtube.com/watch?v=hbkmpRRlwac Sana Almancanı'nın %98'ini Öğreteyim. https://www.youtube.com/watch?v=mn3HHCLtfU8   Belkide çok iddialı bu ispatlanmış öğrenme yolunun arkasındaki gerçek.. Bütün Diller Tek Bir Dilden....Dünyada 7.000'den fazla dil konuşuluyor ama şu an sana o 7.000 dilin altında yatan ve büyük ihtimalle şu an senin bile kullandığın bir kelime - Belki de 100.000 yıl önce Afrika'da ateşin başındaki bir insanın ağzından çıkmış bir kelime. Ve o kelime bugün hala senin ağzında.  Türkiye'de bir dönem devlet resmi olarak "Bütün diller Türkçeden geldi dedi. Okullarda okutuldu. Sonra bir gecede yok oldu. Peki neden?.   Sen anne diyorsun. Bir Çinli mama diyor. Bir Afrikalı svahili mama diyor. Bir Hintli ma. Bir Fransız mamon. Bir Eskimo anaa. Sence bütün bunlar tesadüf mü? İnsanlar bu soruyu binlerce yıldır soruyorlar. Tevrat'ta Babil Kulesi var. Bütün insanlık tek dil konuşuyor. Gökyüzüne bir kule dikiyorlar. Tanrı dilleri konuşuyor ve dünyanın dört bir tarafına dağıtıyor. Bu Kur'an'da da var. Rum suresi 22. ayet. Dilleriniz ve renklerinizin farklılığı onun ayetlerindendir. Dil çeşitliliği Allah'ın varlığına bir delil olarak sunuluyor. İster inançlı ol ister olma. İnsanlık ta en başından beri şunu hissetmiş. Bir zamanlar tek dil vardı. Peki ya bilim ne diyor? İşte iş burada karışıyor. Çünkü bilim adamları bu konuda ikiye bölünmüş durumda ve birbirlerine gerçekten düşmanlar. Kesin olan: Diller ağaç gibi dallanır. Latince öldü ama İtalyanca, Fransızca, Portekizce, İspanyolca, Romence onun çocukları. Daha geriye gidelim. Latince, Yunanca, Sanskritçe, Farsça, Almanca, Rusça, İngilizce. Bunların hepsi tek bir ata dilden geliyor. Proto Hint Avrupa – İndo Germanic dili. 6.000 yıl önce Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda konuşulmuş.  Çünkü: Anne kelimesi Sanskritçe matar, Latince mater, Yunanca meter. Almanca mutter, İngilizce mother, Rusça mat. Bu bir tesadüf olamaz. Bu bir aile fotoğrafı.   Aynı aile üyesi Türk dilleri: Azeri, Kazakça, Özbekçe, Uygurca, Tatarca, Kırgızca hepsi tek bir ana Türkçeden geliyor.  Su desen Kazakistan'da seni anlarlar. Ana desen yakut Türkleri ne demek istediğini bilir. Soru: Bu ağaçların hepsinin altında tek bir kök var mı? Ve burada bir duvara çarpıyoruz. Dil bilimin en güçlü aleti karşılaştırmalı yöntem denen şey.  Kelimeleri yan yana koyuyorsun.  Ses kurallarını buluyorsun ve ata dili yeniden inşa ediyorsun. Bu yöntem harika çalışıyor ama En fazla 8.000 yıl geriye kadar.  Peki neden ?  Çünkü diller o kadar hızlı değişir ki 10.000 yıl sonra o ata dilden eser kalmaz. Kelimeler ölür, yenileri doğar, sesler kayar ve sinyal gürültüye gömülür.  İnsan dili en az 50.000, muhtemelen 100.000 yıldan daha eski.  Yani eldeki fener sadece 8.000 000 yıl aydınlatıyor ama önümüzdeki tünel 100.000 yıl uzunluğunda. 1960'larda Moskova'da iki genç dil bilimci var. Ilic Swiic ve Dolgopolski.  Birbirlerinden habersiz aynı şeyi yapıyorlar. Hint - Avrupa ve Türkçenin de içinde olduğu Ural - Altay dillerini alıyorlar. Fince Macarca, Arapça İbranice... Hint - Kafkas dillerini alıyorlar. Ve diyorlar ki bunların hepsi bir süper ailenin parçası. Adını Latince bizim anlamına gelen Nostratik koyuyor ve şunu iddia ediyorlar. 15.000 yıl önce buzul çağının sonunda Ortadoğu'da yaşayan bir halk vardı. O halkın dili bugün Lizbon'dan Tokyo'ya, Helsinki'den Kahire'ye kadar konuşulan bütün dillerin atasıydı. Örnek: Nostratikte ben için mi diyorlar. Hint hint Avrupa M.  Türkçe ben men. Fince Mina.  Ilic Swit 32 yaşında bir trafik kazasında ölüyor ve sözlüğü yarım kalıyor ama fikri öldürülemiyor ve ardından bir Amerikalı geliyor, bu işi çok daha ileri – delice bir noktaya götürüyor.  Joseph Greenberg ve öğrencisi Marit Ren. Bunlar Nostratik'le de yetimediler. Dediler ki bütün süper aileleri de birleştirelim. Afrika dilleri, Amerika yerli dilleri, Avustralya aborjinleri, Papua Yenigine hepsi .... ve geriye tek bir şey kaldı. Proto insan dili. İlk dil.  Rule: Dünyanın dört bir köşesindeki dillerde sürekli tekrar eden ve tesadüfle açıklanamayacak 27 ortak kelime listesi ortaya çıkardı. Şimdi anlamı parmak - ya da bir Afrika'da, Amerika yerlerinde Avustralya'da, Asya'da, Avrupa'da tik tek tak şeklinde parmak ya da bir anlamına gelen kelimeler çıkıyor. Türkçede - Tek ya tek bir.   İngilizcede digital Latincede digitus parmak. Antik Yunancada deknumi işaret etmek. Peki neden ?  Çünkü insan bir şeyi sayarken parmağını kaldırır. Bir tek - tik. Bu kelime 100.000 yıl önce insanların ağzındaydı ve biz bugün tek dediğimizde aslında o 100.000 yıl önceki kelime.  Keza: Aqua su anlamına geliyor. Latincede de Aqua ve dünyanın birçok noktasında da buna benzer sesler duyuyoruz.  Kuna - kadın. İngilizce queen antik Yunanca güne ki jinekoloji de buradan geliyor. Türkçede eski hali ise. Katun - hatun. Argüman şu: 7.000 tane dili al. Her birinde binlerce kelime var. Ardından parmağa benzeyen anlamlar ve TK'ye benzeyen sesleri arıyorsun. E o zaman istatistiksel olarak bunu bolca bulursun. Ama bu bir tesadüfün ötesine geçemez. Hatta bir dil bilimci şöyle bir deney yapıyor.  Rua'ın mantığıyla uydurma bir dil ve İngilizceyi akraba çıkartıyor.  Evet. Dünyanın neredeyse her yerinde anne kelimesi için ma sesi var.  Ama Roman Jacobson bunu zaten çözdü. Çünkü bebeklerin ilk çıkarabildiği ses M sesi. Mantığı da çok basit. dudaklarını emme pozisyonundayken kapatıp açıyor. Yani bebek mama diyor, anne de kendisini kastettiğini düşünüyor.  Yani mama kelimesi ortak bir atadan gelmiyor. Her bebek onu sıfırdan tekrar icat ediyor (Türkçe bu oyunu bozan nadir dillerden birisidir. Anne, ana.  Fakat: Türkçede meme - Ya da mama var).   Dil bilimciler bir şey yapamazlarken genetikçiler başka bir kapıdan girdiler. 2011'de Science dergisinden bir makale çıktı. Quantin Atkinson şunu yaptı. 500 dildeki ses sayısını saydı. Ünlüler, ünsüzler, tonlar.  Ve sonuç şuydu. Afrika'dan uzaklaştıkça diller ses kaybediyorlar. Mesela Güney Afrika'da En - o gibi Tıklatma sesler çıkarırlar.  Bu click dilleri ise 100den fazla sese sahip. Hawaii dilinde ise sadece 13 ses birimi var. Bu genetikte gördüğümüz şeyin de aynısı. İnsan Afrika'dan çıkıp yayıldıkça genetik çeşitlilik azalır. Çünkü her göç dalgası küçük bir gruptur ve yeni Küçük grup daha az genetik çeşitlilik taşır. Yani dilde aynı yolu izlemiş gibi görünüyor.  Afrika'dan çıkmış ve uzaklaştıkça budanmış.  Belki de ilk dil tıklatma sesleriyle konuşuluyordu. Belki de 100.000 yıl önceki atalarımız şeklinde konuşuyorlardı.  Genetik olarak tartışmasız bütün insanlar tek bir kökenden geliyorlar. Mitokondrial Havva - Afrika 150.000 yıl önce.  O zaman bütün diller o grubun dilinden gelmiş olmalı. Tanım gereği. Tek soru şu: O grup konuşuyor muydu? Yoksa dil daha sonra ayrı ayrı mı icat edildi?.  Şurası kesin. Dil icat edilmesi basit bir şey değil. Yazı bile insanlık tarihi boyunca sadece 34 kere bağımsız olarak icat edildi. Hani 7.000 dilin hepsinin bağımsız olarak icat edilmiş olma ihtimali neredeyse % 0.   2013 Hollandalı bir ekip dünyanın dört bir tarafından 10 dili inceliyorlar ve birbirlerinden tamamen alakasız: İzlanda Laoca, Ghana – Sualili/Sahilli, Avustralya Murimpatha .... ve hepsinde aynı kelimeyi buldular.   Hani anlamadığında çıkardığımız o ‘He ?’ sesi neredeyse her dilde aynı. Bu bir refleks değil. Çocuklar da, bebekler de bunu öğreniyorlar. Bilim tarihinde bulunan ilk evrensel kelime, belki de ilk dilden kalan tek gerçek fosil o He sesi. Bütün dillerin Türkçeden gelmesi !. 1935 yılında Viyanalı dil bilimci Hermen Quergic Atatürk'e bir makale gönderiyor. İddiası: İlk insan güneşe bakıp aa dedi.  Bu ilk kelime Türkçe kökenliydi !.  Dolayısıyla bütün diller o meşhur Güneş dil teorisi Türkçeden türemiştir !.  Atatürk bunu ciddiye alıyor. Dil, tarih, coğrafya fakültelerini de ders olarak okutuyorlar. Dil bilimciler kelimeleri Türkçeye bağlamak için örneğin: Amazon amma uzundan türemiştir gibi.  Amazon amma uzun derken şaka yapmıyorlardı.  Çünkü o dönemde Avrupanın Hasta adamı Osmanlı devamı görülen Türkçeye ilkel dil, Türklere ise sarı ırk gözüyle bakılıyordu. Bu Güneş dil teorisi bir nevi: Biz ilkel değiliz - asıl kaynağız dercesine tarihi bizden çok kısa Avrupaılara cevap niteliğinde idi.   Fakat 1938 Atatürk vefatıyla bu teori bir gecede rafa kalkıyor ve kimse bir daha adını bile anmıyor. Şimdi şunu düşünelim.  Doğru. Querg'in ilk kelime fikri gerçekten saçmaydı. Ama aslında sorduğu soru bugün Rulen'in, Atkinson'in, Nostratikçilerin sorduğu soruyla aynıydı. Tek bir kaynak var mı? Ve düşünün Nostratik teorisine göre Türkçe o süper dil ailesinin bir üyesi. Yani Türkçe belki bütün dillerin anası değil ama kardeşi. Belkide İngilizce, Fince, Moğolca, Arapçayla 15.000 1000 yıl önce aynı ateşin başında oturmuş bir dil. Peki ya cevap ne? Bütün diller tek bir dilden mi geldi?  Muhtemelen evet. Çünkü: Genetik ve Mantık evet diyor ama dil bilimin feneri maalesef 8.000 yılda bitiyor ve kanıt 100.000 yıl derinde gömülü. Yani Babil hikayesinde Sadece kule yoktu. Zaman - Tek bir dil ve 100.000 yıl vardı - ve zaman o tek dili 7.000 parçaya böldü. Bütün diller tek bir kökenden geliyorsa o zaman yabancı dil diye bir şey de yok. Sadece uzak akraba var. Sonra DeMaDiDeMa olmasın      

100.000 senelik tarihi var

 

Bana 5 Dakika Ver:

Sana İngilizce'nin %98'ini Öğreteyim.

https://www.youtube.com/watch?v=jyVq4lXTrzE

Sana Fransızca’nın %98'ini Öğreteyim.

https://www.youtube.com/watch?v=hbkmpRRlwac

Sana Almancanı'nın %98'ini Öğreteyim.

https://www.youtube.com/watch?v=mn3HHCLtfU8

 

Belkide çok iddialı bu ispatlanmış öğrenme yolunun arkasındaki gerçek..

Bütün Diller Tek Bir Dilden....Dünyada 7.000'den fazla dil konuşuluyor ama şu an sana o 7.000 dilin altında yatan ve büyük ihtimalle şu an senin bile kullandığın bir kelime - Belki de 100.000 yıl önce Afrika'da ateşin başındaki bir insanın ağzından çıkmış bir kelime. Ve o kelime bugün hala senin ağzında.  Türkiye'de bir dönem devlet resmi olarak "Bütün diller Türkçeden geldi dedi. Okullarda okutuldu. Sonra bir gecede yok oldu. Peki neden?.  

Sen anne diyorsun. Bir Çinli mama diyor. Bir Afrikalı svahili mama diyor. Bir Hintli ma. Bir Fransız mamon. Bir Eskimo anaa. Sence bütün bunlar tesadüf mü? İnsanlar bu soruyu binlerce yıldır soruyorlar. Tevrat'ta Babil Kulesi var. Bütün insanlık tek dil konuşuyor. Gökyüzüne bir kule dikiyorlar. Tanrı dilleri konuşuyor ve dünyanın dört bir tarafına dağıtıyor. Bu Kur'an'da da var. Rum suresi 22. ayet. Dilleriniz ve renklerinizin farklılığı onun ayetlerindendir. Dil çeşitliliği Allah'ın varlığına bir delil olarak sunuluyor. İster inançlı ol ister olma. İnsanlık ta en başından beri şunu hissetmiş. Bir zamanlar tek dil vardı. Peki ya bilim ne diyor? İşte iş burada karışıyor. Çünkü bilim adamları bu konuda ikiye bölünmüş durumda ve birbirlerine gerçekten düşmanlar.

Kesin olan: Diller ağaç gibi dallanır. Latince öldü ama İtalyanca, Fransızca, Portekizce, İspanyolca, Romence onun çocukları. Daha geriye gidelim. Latince, Yunanca, Sanskritçe, Farsça, Almanca, Rusça, İngilizce. Bunların hepsi tek bir ata dilden geliyor. Proto Hint Avrupa – İndo Germanic dili. 6.000 yıl önce Karadeniz'in kuzeyindeki bozkırlarda konuşulmuş.  Çünkü: Anne kelimesi Sanskritçe matar, Latince mater, Yunanca meter. Almanca mutter, İngilizce mother, Rusça mat. Bu bir tesadüf olamaz. Bu bir aile fotoğrafı.   Aynı aile üyesi Türk dilleri: Azeri, Kazakça, Özbekçe, Uygurca, Tatarca, Kırgızca hepsi tek bir ana Türkçeden geliyor.  Su desen Kazakistan'da seni anlarlar. Ana desen yakut Türkleri ne demek istediğini bilir.

Soru: Bu ağaçların hepsinin altında tek bir kök var mı? Ve burada bir duvara çarpıyoruz. Dil bilimin en güçlü aleti karşılaştırmalı yöntem denen şey.  Kelimeleri yan yana koyuyorsun.  Ses kurallarını buluyorsun ve ata dili yeniden inşa ediyorsun. Bu yöntem harika çalışıyor ama En fazla 8.000 yıl geriye kadar.  Peki neden ?  Çünkü diller o kadar hızlı değişir ki 10.000 yıl sonra o ata dilden eser kalmaz. Kelimeler ölür, yenileri doğar, sesler kayar ve sinyal gürültüye gömülür.  İnsan dili en az 50.000, muhtemelen 100.000 yıldan daha eski.  Yani eldeki fener sadece 8.000 000 yıl aydınlatıyor ama önümüzdeki tünel 100.000 yıl uzunluğunda.

1960'larda Moskova'da iki genç dil bilimci var. Ilic Swiic ve Dolgopolski.  Birbirlerinden habersiz aynı şeyi yapıyorlar. Hint - Avrupa ve Türkçenin de içinde olduğu Ural - Altay dillerini alıyorlar. Fince Macarca, Arapça İbranice... Hint - Kafkas dillerini alıyorlar. Ve diyorlar ki bunların hepsi bir süper ailenin parçası. Adını Latince bizim anlamına gelen Nostratik koyuyor ve şunu iddia ediyorlar. 15.000 yıl önce buzul çağının sonunda Ortadoğu'da yaşayan bir halk vardı. O halkın dili bugün Lizbon'dan Tokyo'ya, Helsinki'den Kahire'ye kadar konuşulan bütün dillerin atasıydı.

Örnek: Nostratikte ben için mi diyorlar. Hint hint Avrupa M.  Türkçe ben men. Fince Mina.  Ilic Swit 32 yaşında bir trafik kazasında ölüyor ve sözlüğü yarım kalıyor ama fikri öldürülemiyor ve ardından bir Amerikalı geliyor, bu işi çok daha ileri – delice bir noktaya götürüyor.  Joseph Greenberg ve öğrencisi Marit Ren. Bunlar Nostratik'le de yetimediler. Dediler ki bütün süper aileleri de birleştirelim. Afrika dilleri, Amerika yerli dilleri, Avustralya aborjinleri, Papua Yenigine hepsi .... ve geriye tek bir şey kaldı. Proto insan dili. İlk dil.  Rule: Dünyanın dört bir köşesindeki dillerde sürekli tekrar eden ve tesadüfle açıklanamayacak 27 ortak kelime listesi ortaya çıkardı.

Şimdi anlamı parmak - ya da bir Afrika'da, Amerika yerlerinde Avustralya'da, Asya'da, Avrupa'da tik tek tak şeklinde parmak ya da bir anlamına gelen kelimeler çıkıyor. Türkçede - Tek ya tek bir.   İngilizcede digital Latincede digitus parmak. Antik Yunancada deknumi işaret etmek. Peki neden ?  Çünkü insan bir şeyi sayarken parmağını kaldırır. Bir tek - tik. Bu kelime 100.000 yıl önce insanların ağzındaydı ve biz bugün tek dediğimizde aslında o 100.000 yıl önceki kelime.  Keza: Aqua su anlamına geliyor. Latincede de Aqua ve dünyanın birçok noktasında da buna benzer sesler duyuyoruz.  Kuna - kadın. İngilizce queen antik Yunanca güne ki jinekoloji de buradan geliyor. Türkçede eski hali ise. Katun - hatun.

Argüman şu: 7.000 tane dili al. Her birinde binlerce kelime var. Ardından parmağa benzeyen anlamlar ve TK'ye benzeyen sesleri arıyorsun. E o zaman istatistiksel olarak bunu bolca bulursun. Ama bu bir tesadüfün ötesine geçemez. Hatta bir dil bilimci şöyle bir deney yapıyor.  Rua'ın mantığıyla uydurma bir dil ve İngilizceyi akraba çıkartıyor.  Evet. Dünyanın neredeyse her yerinde anne kelimesi için ma sesi var.  Ama Roman Jacobson bunu zaten çözdü. Çünkü bebeklerin ilk çıkarabildiği ses M sesi. Mantığı da çok basit. dudaklarını emme pozisyonundayken kapatıp açıyor. Yani bebek mama diyor, anne de kendisini kastettiğini düşünüyor.  Yani mama kelimesi ortak bir atadan gelmiyor. Her bebek onu sıfırdan tekrar icat ediyor (Türkçe bu oyunu bozan nadir dillerden birisidir. Anne, ana.  Fakat: Türkçede meme - Ya da mama var).  

Dil bilimciler bir şey yapamazlarken genetikçiler başka bir kapıdan girdiler. 2011'de Science dergisinden bir makale çıktı. Quantin Atkinson şunu yaptı. 500 dildeki ses sayısını saydı. Ünlüler, ünsüzler, tonlar.  Ve sonuç şuydu. Afrika'dan uzaklaştıkça diller ses kaybediyorlar. Mesela Güney Afrika'da En - o gibi Tıklatma sesler çıkarırlar.  Bu click dilleri ise 100den fazla sese sahip. Hawaii dilinde ise sadece 13 ses birimi var. Bu genetikte gördüğümüz şeyin de aynısı. İnsan Afrika'dan çıkıp yayıldıkça genetik çeşitlilik azalır. Çünkü her göç dalgası küçük bir gruptur ve yeni Küçük grup daha az genetik çeşitlilik taşır.

Yani dilde aynı yolu izlemiş gibi görünüyor.  Afrika'dan çıkmış ve uzaklaştıkça budanmış.  Belki de ilk dil tıklatma sesleriyle konuşuluyordu. Belki de 100.000 yıl önceki atalarımız şeklinde konuşuyorlardı.  Genetik olarak tartışmasız bütün insanlar tek bir kökenden geliyorlar. Mitokondrial Havva - Afrika 150.000 yıl önce.  O zaman bütün diller o grubun dilinden gelmiş olmalı. Tanım gereği. Tek soru şu: O grup konuşuyor muydu? Yoksa dil daha sonra ayrı ayrı mı icat edildi?. 

Şurası kesin. Dil icat edilmesi basit bir şey değil. Yazı bile insanlık tarihi boyunca sadece 34 kere bağımsız olarak icat edildi. Hani 7.000 dilin hepsinin bağımsız olarak icat edilmiş olma ihtimali neredeyse % 0.   2013 Hollandalı bir ekip dünyanın dört bir tarafından 10 dili inceliyorlar ve birbirlerinden tamamen alakasız: İzlanda Laoca, Ghana – Sualili/Sahilli, Avustralya Murimpatha .... ve hepsinde aynı kelimeyi buldular.   Hani anlamadığında çıkardığımız o ‘He ?’ sesi neredeyse her dilde aynı. Bu bir refleks değil. Çocuklar da, bebekler de bunu öğreniyorlar. Bilim tarihinde bulunan ilk evrensel kelime, belki de ilk dilden kalan tek gerçek fosil o He sesi.

Bütün dillerin Türkçeden gelmesi !. 1935 yılında Viyanalı dil bilimci Hermen Quergic Atatürk'e bir makale gönderiyor. İddiası: İlk insan güneşe bakıp aa dedi.  Bu ilk kelime Türkçe kökenliydi !.  Dolayısıyla bütün diller o meşhur Güneş dil teorisi Türkçeden türemiştir !.  Atatürk bunu ciddiye alıyor. Dil, tarih, coğrafya fakültelerini de ders olarak okutuyorlar. Dil bilimciler kelimeleri Türkçeye bağlamak için örneğin: Amazon amma uzundan türemiştir gibi.  Amazon amma uzun derken şaka yapmıyorlardı.  Çünkü o dönemde Avrupanın Hasta adamı Osmanlı devamı görülen Türkçeye ilkel dil, Türklere ise sarı ırk gözüyle bakılıyordu.

Bu Güneş dil teorisi bir nevi: Biz ilkel değiliz - asıl kaynağız dercesine tarihi bizden çok kısa Avrupaılara cevap niteliğinde idi.   Fakat 1938 Atatürk vefatıyla bu teori bir gecede rafa kalkıyor ve kimse bir daha adını bile anmıyor. Şimdi şunu düşünelim.  Doğru. Querg'in ilk kelime fikri gerçekten saçmaydı. Ama aslında sorduğu soru bugün Rulen'in, Atkinson'in, Nostratikçilerin sorduğu soruyla aynıydı. Tek bir kaynak var mı? Ve düşünün Nostratik teorisine göre Türkçe o süper dil ailesinin bir üyesi. Yani Türkçe belki bütün dillerin anası değil ama kardeşi.

Belkide İngilizce, Fince, Moğolca, Arapçayla 15.000 1000 yıl önce aynı ateşin başında oturmuş bir dil. Peki ya cevap ne? Bütün diller tek bir dilden mi geldi?  Muhtemelen evet. Çünkü: Genetik ve Mantık evet diyor ama dil bilimin feneri maalesef 8.000 yılda bitiyor ve kanıt 100.000 yıl derinde gömülü. Yani Babil hikayesinde Sadece kule yoktu. Zaman - Tek bir dil ve 100.000 yıl vardı - ve zaman o tek dili 7.000 parçaya böldü.

Bütün diller tek bir kökenden geliyorsa o zaman yabancı dil diye bir şey de yok. Sadece uzak akraba var.

Sonra DeMaDiDeMa olmasın

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.