Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Anasayfa Yazarlar DeMa Yazı Detayı Bu yazı 492 kez okundu.
DeMa
Köşe Yazarı
DeMa
 

Dost Trump halleri !

          Dünya liderleri arasında - Yabancı lisan bilmeyen SADECE iki devlet başkanı ünvanlı Tayyib Erdoğan ile Dostu Trump benzerliği... ABD ve İsrail’den dürüst tek bir söz duymuyoruz. Sabahtan akşama kadar her şey propaganda. Pedofil Epstein dosyasıyla alee rezil olmuş Donald Trump’ın herhangi bir açıklaması, daha cümlesi bitmeden kendi içinde çelişiyor. Dolayısıyla anlamak neredeyse imkânsız.   Jeopolitik açıdan anlamlandırmak ise çok daha zor.  Durum son derece tuhaf ve çok tehlikeli. Muhtemelen 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın karşı karşıya kaldığı en tehlikeli dönem. Donald Trump ciddi ölçüde ruhsal açıdan hasta.  Doğru tanım “kötücül narsist” ya da daha klasik bir tanımla “karanlık üçlü kişilik” denebilir. Bunun anlamı; kişisel olarak narsistik, Aynı zamanda Makyavelist, Psikolojik anlamda manipülatif, güvenilmez ve aldatıcı.  Ayrıca psikopatiktir; yani kaç kişinin öldüğü ya da ne kadar zarar meydana geldiği konusunda empati göstermez “Kötücül narsist” tanımı bunlara paranoyayı ve gerçek olmayan veya çarpıtılmış anlatılar üretmeyi de ekler. Psikolojik açıdan ciddi biçimde sorunlu ve aynı zamanda çok büyük bir güce sahip olan bir kişi.  Bir psikolok ‘Ona göre bütün bunlara frontotemporal demans’ın bazı unsurları da eklenmiş olabilir. Bunu cümlelerin tutarsızlığında, düşüncenin bir konudan diğerine kaymasında ve hatta kelimelerin birbirine karıştırılmasında bazen kelimeler başladığı biçimde bile tamamlanmadığında görebiliyoruz’ dedi. Öyle ki her hâlükârda, hayat boyu var olan antisosyal kişilik bozukluğunun üzerine gerçek demans belirtilerinin de eklenmiş. En temel mesele savaş emri verebilecek kadar büyük bir güce sahip Böyle biri asla başkan olmamalı. Bu aslında derinden yozlaşmış ABD siyasal sistemindeki çok daha derin sorunların sonucudur. Dolayısıyla kendisi hem bir neden hem de bir belirtidir. Çünkü aklı başında - Sağlıklı bir siyasal sistemde böyle bir kişiyi seçmezsiniz.  Bunun, yalnızca Kongre’nin savaş ilan etme yetkisine sahip olduğu anayasal sistemi ile hiçbir ilgisi yok.  Çünkü acınacak durumda ki Kongre’nin yaptığı tek şey, bu savaşın denetlenmesiyle hiçbir ilgisinin olmasını istemediğini tekrar tekrar oylamak. Oysa Anayasa’ya göre bu onların tercihine bırakılmış bir konu değildir. Bu, sorumluluktan tamamen vazgeçmektir.  Senato nasıl üç ayrı oylamada adeta “Bize sormayın. Bu bizim işimiz değil yalnızca Trump’ın işidir” diyebilir?.  Dolayısıyla ABD şu anda çok özel koşullarla karşı karşıyayız.  Trump her tam yetkili TEK ADAM psikolojisi gibi son dört ay içerisinde daha da kötüleşti ve her türlü özdenetimini kaybetti. Öyle bir dürtüsellik derecesi var ki daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor. Tıpkı mevcut bazı benzer devlet başkanları gibi üst üste ikinci kez demans sorunu yaşayan bir ABD başkanı var.  Bu durum tıpkı son iki yılında demans yaşayan Biden yönetiminin Tv deki tartışmalarda kameraların önünde ABD halkının görebileceği biçimde donup kalıncaya kadar gizlenmeye çalışıldı.  Maalesef ABD siyasal sistemi şu anda gerçekten acınacak durumda. Tümü halkla ilişkiler üzerine kurgulu bir gösteri.  Her şey söylenebiliyor fakat: Planlama, Sistematik değerlendirme, Denetim ve denge mekanizmaları .... Hiçbir şey yok.  Bu iyi bir insan olmayan Biden döneminde de geçerliydi, fakat Trump gibi derin bir antisosyal kişilik bozukluğuna sahip değildi. Sadece son üç günde yaşananlara bakılırsa:  Tek adam – yetki sarhoşu her başkan gibi Trump önce İran için “Her şeyi havaya uçuracağım. Hepinizi öldüreceğim” dedi ve bu normal karşılandı.  Ardından yorumcular çıkıp Sanki bu ilginç bir tartışma konusuymuş gibi “Acaba herkesi gerçekten öldürecek mi?” derken, kimse “Biz bir delinin eline mi kaldık, ABD Başkanı’nın Adolf Hitler gibi konuşması biraz garip değil mi?” diye sormadı. İki gün sonra “Bir anlaşmaya yakınız” derken aslında ortada hiçbir müzakere yoktu. Peki gerçeklerden kopmuş YANDAŞ basın “Donald Trump bir anlaşmaya varabilecek mi ?, Bu adam ne kadar tuhaf, Ne kadar büyük bir yalancı”demedi. Tamamen anormal olan bir durum bütünüyle normalleştirilirken Kim daha çılgın? Trump mı, yoksa biz mi?  Aklı selim yetişkin insanlar gibi “Bu adam aklını kaçırmış. Hepimizi öldürmeden önce onu uzaklaştırın” diyemiyor.  Bir devlet başkanı halkına güven veremiyor, gerçeği söylemiyor ve bütün bunlar normalleştiriliyor. Bugün Satılmışcasına Susturulmuş basın herhangi bir konuda ciddi bir tartışmaya girecek cesareti göstermiyor.  Gerçek Eskiden doğrudan ve düzgün haber almak için başvurduğumuz hür basın artık, korkutulmuş - gerçeklerin tamamen susturulmuş - işe yaramaz durumda.  Hala bazı gazetelerde “Donald Trump bir anlaşma müzakere edebilecek mi?” diye yazarken aslında ortada hiçbir müzakere olmamasının ne kadar tuhaf olduğundan söz edilmiyor.  Asıl sorulacak soru şudur: Gerçekten müzakere yapıldı mı? Belliki otoriter – diktatörler benzeri bazı ülkelerde olduğu gibi: Şu anda gerçekten her şeyin mümkün olduğu çılgın bir dünyada yaşıyoruz. Herkes Sanki söz konusu olan hayatımız değilmiş - bu bir seyirci sporuymuş gibi “Donald Trump bundan sonra ne yapacak?” diye denilenleri normal kabullenmeye başladı.  Oysa en büyük sorun bir deli gibi dengesizleşen Trump’ı Daha fazla zarar vermeden önce onu ne zaman oradan uzaklaştıracaklar? Maalesef ABD sistemi çok daha derinden bozulmuş durumda.  Tüm yetkilere sahip bir Başkanın savaş başlatma yetkisi üzerinde gerçek anlamda hiçbir denetim yok.  Dış politika söz konusu olduğunda Kongre temelde artık mevcut değilmiş Gerçekten yok gibi davranıyor.  Çünkü bir güvenlik devleti içerisinde yaşıyoruz.  Durum gerçekten oldukça ürkütücü. Denetlenebilir demokratik kurumlar yerine: Dış politika CIA, Ulusal Güvenlik Ajansı ve Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından yürütülüyor.  Çünkü mesele yalnızca ‘Tamamen uydurma ‘Kitle imha silahları var diye 2003 yılında saldırılıp: Kürt – Şii - Sünni diye parçalanan Irak Savaşı değildi.  ABD Durmaksızın ardından benzer yalanlarla mahvettiği Afganistan, Libya, yeni bir Kürt devleti kurmak için dağıttığı Suriye ve şimdide – keza PEJAK – Kürtleri için bölmek istediği İran ve kaçınılmaz son - BOP planları doğrultusunda parçalanmak istenen Türkiye .... değil, bir deli ABD başkanı Diktatör’ün ‘dostum’ dediği başka liderlerle gizli pazarlıklar yaparak dünya kaderini tehlikeye atan, sürekli yorucu yıpratıcı savaşların içerisindeyiz. Derleme kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=0lHoLAwy-Eo  

Dost Trump halleri !

 

 

 

 

 

Dünya liderleri arasında - Yabancı lisan bilmeyen SADECE iki devlet başkanı ünvanlı Tayyib Erdoğan ile Dostu Trump benzerliği...

ABD ve İsrail’den dürüst tek bir söz duymuyoruz. Sabahtan akşama kadar her şey propaganda. Pedofil Epstein dosyasıyla alee rezil olmuş Donald Trump’ın herhangi bir açıklaması, daha cümlesi bitmeden kendi içinde çelişiyor. Dolayısıyla anlamak neredeyse imkânsız.   Jeopolitik açıdan anlamlandırmak ise çok daha zor.  Durum son derece tuhaf ve çok tehlikeli. Muhtemelen 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana dünyanın karşı karşıya kaldığı en tehlikeli dönem.

Donald Trump ciddi ölçüde ruhsal açıdan hasta.  Doğru tanım “kötücül narsist” ya da daha klasik bir tanımla “karanlık üçlü kişilik” denebilir. Bunun anlamı; kişisel olarak narsistik, Aynı zamanda Makyavelist, Psikolojik anlamda manipülatif, güvenilmez ve aldatıcı.  Ayrıca psikopatiktir; yani kaç kişinin öldüğü ya da ne kadar zarar meydana geldiği konusunda empati göstermez “Kötücül narsist” tanımı bunlara paranoyayı ve gerçek olmayan veya çarpıtılmış anlatılar üretmeyi de ekler.

Psikolojik açıdan ciddi biçimde sorunlu ve aynı zamanda çok büyük bir güce sahip olan bir kişi.  Bir psikolok ‘Ona göre bütün bunlara frontotemporal demans’ın bazı unsurları da eklenmiş olabilir. Bunu cümlelerin tutarsızlığında, düşüncenin bir konudan diğerine kaymasında ve hatta kelimelerin birbirine karıştırılmasında bazen kelimeler başladığı biçimde bile tamamlanmadığında görebiliyoruz’ dedi. Öyle ki her hâlükârda, hayat boyu var olan antisosyal kişilik bozukluğunun üzerine gerçek demans belirtilerinin de eklenmiş.

En temel mesele savaş emri verebilecek kadar büyük bir güce sahip Böyle biri asla başkan olmamalı. Bu aslında derinden yozlaşmış ABD siyasal sistemindeki çok daha derin sorunların sonucudur. Dolayısıyla kendisi hem bir neden hem de bir belirtidir. Çünkü aklı başında - Sağlıklı bir siyasal sistemde böyle bir kişiyi seçmezsiniz.  Bunun, yalnızca Kongre’nin savaş ilan etme yetkisine sahip olduğu anayasal sistemi ile hiçbir ilgisi yok.  Çünkü acınacak durumda ki Kongre’nin yaptığı tek şey, bu savaşın denetlenmesiyle hiçbir ilgisinin olmasını istemediğini tekrar tekrar oylamak.

Oysa Anayasa’ya göre bu onların tercihine bırakılmış bir konu değildir. Bu, sorumluluktan tamamen vazgeçmektir.  Senato nasıl üç ayrı oylamada adeta “Bize sormayın. Bu bizim işimiz değil yalnızca Trump’ın işidir” diyebilir?.  Dolayısıyla ABD şu anda çok özel koşullarla karşı karşıyayız.  Trump her tam yetkili TEK ADAM psikolojisi gibi son dört ay içerisinde daha da kötüleşti ve her türlü özdenetimini kaybetti.

Öyle bir dürtüsellik derecesi var ki daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor. Tıpkı mevcut bazı benzer devlet başkanları gibi üst üste ikinci kez demans sorunu yaşayan bir ABD başkanı var.  Bu durum tıpkı son iki yılında demans yaşayan Biden yönetiminin Tv deki tartışmalarda kameraların önünde ABD halkının görebileceği biçimde donup kalıncaya kadar gizlenmeye çalışıldı.  Maalesef ABD siyasal sistemi şu anda gerçekten acınacak durumda.

Tümü halkla ilişkiler üzerine kurgulu bir gösteri.  Her şey söylenebiliyor fakat: Planlama, Sistematik değerlendirme, Denetim ve denge mekanizmaları .... Hiçbir şey yok.  Bu iyi bir insan olmayan Biden döneminde de geçerliydi, fakat Trump gibi derin bir antisosyal kişilik bozukluğuna sahip değildi.

Sadece son üç günde yaşananlara bakılırsa:  Tek adam – yetki sarhoşu her başkan gibi Trump önce İran için “Her şeyi havaya uçuracağım. Hepinizi öldüreceğim” dedi ve bu normal karşılandı.  Ardından yorumcular çıkıp Sanki bu ilginç bir tartışma konusuymuş gibi “Acaba herkesi gerçekten öldürecek mi?” derken, kimse “Biz bir delinin eline mi kaldık, ABD Başkanı’nın Adolf Hitler gibi konuşması biraz garip değil mi?” diye sormadı. İki gün sonra “Bir anlaşmaya yakınız” derken aslında ortada hiçbir müzakere yoktu.

Peki gerçeklerden kopmuş YANDAŞ basın “Donald Trump bir anlaşmaya varabilecek mi ?, Bu adam ne kadar tuhaf, Ne kadar büyük bir yalancı”demedi. Tamamen anormal olan bir durum bütünüyle normalleştirilirken Kim daha çılgın? Trump mı, yoksa biz mi?  Aklı selim yetişkin insanlar gibi “Bu adam aklını kaçırmış. Hepimizi öldürmeden önce onu uzaklaştırın” diyemiyor.  Bir devlet başkanı halkına güven veremiyor, gerçeği söylemiyor ve bütün bunlar normalleştiriliyor.

Bugün Satılmışcasına Susturulmuş basın herhangi bir konuda ciddi bir tartışmaya girecek cesareti göstermiyor.  Gerçek Eskiden doğrudan ve düzgün haber almak için başvurduğumuz hür basın artık, korkutulmuş - gerçeklerin tamamen susturulmuş - işe yaramaz durumda.  Hala bazı gazetelerde “Donald Trump bir anlaşma müzakere edebilecek mi?” diye yazarken aslında ortada hiçbir müzakere olmamasının ne kadar tuhaf olduğundan söz edilmiyor.  Asıl sorulacak soru şudur: Gerçekten müzakere yapıldı mı?

Belliki otoriter – diktatörler benzeri bazı ülkelerde olduğu gibi: Şu anda gerçekten her şeyin mümkün olduğu çılgın bir dünyada yaşıyoruz. Herkes Sanki söz konusu olan hayatımız değilmiş - bu bir seyirci sporuymuş gibi “Donald Trump bundan sonra ne yapacak?” diye denilenleri normal kabullenmeye başladı.  Oysa en büyük sorun bir deli gibi dengesizleşen Trump’ı Daha fazla zarar vermeden önce onu ne zaman oradan uzaklaştıracaklar?

Maalesef ABD sistemi çok daha derinden bozulmuş durumda.  Tüm yetkilere sahip bir Başkanın savaş başlatma yetkisi üzerinde gerçek anlamda hiçbir denetim yok.  Dış politika söz konusu olduğunda Kongre temelde artık mevcut değilmiş Gerçekten yok gibi davranıyor.  Çünkü bir güvenlik devleti içerisinde yaşıyoruz.  Durum gerçekten oldukça ürkütücü. Denetlenebilir demokratik kurumlar yerine: Dış politika CIA, Ulusal Güvenlik Ajansı ve Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından yürütülüyor. 

Çünkü mesele yalnızca ‘Tamamen uydurma ‘Kitle imha silahları var diye 2003 yılında saldırılıp: Kürt – Şii - Sünni diye parçalanan Irak Savaşı değildi.  ABD Durmaksızın ardından benzer yalanlarla mahvettiği Afganistan, Libya, yeni bir Kürt devleti kurmak için dağıttığı Suriye ve şimdide – keza PEJAK – Kürtleri için bölmek istediği İran ve kaçınılmaz son - BOP planları doğrultusunda parçalanmak istenen Türkiye .... değil, bir deli ABD başkanı Diktatör’ün ‘dostum’ dediği başka liderlerle gizli pazarlıklar yaparak dünya kaderini tehlikeye atan, sürekli yorucu yıpratıcı savaşların içerisindeyiz.

Derleme kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=0lHoLAwy-Eo

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.