Asıl hedef belli gibi ..
Gazeteci Murat Ağırel - kendisine büyük ihtimal AKePe tarafından servis edilen ‘ailesinin yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktardığı - haberini yazınca’ Melih Gökçek konuyla ilgili TV100'de konuştu. oğlu ve torunlarının Almanya'dan vatandaşlık almak için ! şirket kurup, bir kısmı nakit – geri kalanı kredi çekildi - daire sattığını !’ söyledi. Adliyeye çağrılan Murat Ağarel ‘Bizzat Ankara Başsavcısının ilgilendiği kabarık dosya için 3.5 saat boyunca edindiğim izlenim, benden çok daha fazla bilgiye sahip Savcılık soruşturmayı çok daha fazla genişletecek’ dedi.
Aslında: Melik Gökçek değil - oğlu ve gelini ile ilgili, Almanya ve Lüksemburg'da gayrimenkul alma konusunda: neden esas sorumlular değilde neden 80 yaşına gelmiş – kenara çekilip gözden kaybolma yerine - hala ısrarla gündemde kalmaya çalışan Melik Gökçek'e soruşturma var ? tuhaf. Her devrin adamı türünden 4 parti değiştirmiş Melih Gökçek bir şekilde ülkede kendini nefret objesine dönüştürdü ve doğal olarak muhalif - seçmen nefreti arttıkça sürekli "Melik Gökçek niçin yargılanmıyor ?" diye soruyor.
Maalesef muhalifler bu tuzağa düşmeye başladılar. Artık iktidar yanlısı gibi davranmaya başlayan Sözcü TV ‘işte Temiz Eller operasyonu böyle olur ! diye manidar başlık atarken Özgür Özel dün Halk Tv'de Tuhafca ‘Eğer temizlik operasyonu yaparsanız yapıyorsanız Melih Gökçe'ye bir soruşturma açılmadan biz buna inanmayız !’ diye aynı senaryoyu destekledi. Oysa muhalefete çok ciddi bir tuzak olan bu operasyonu aslında ‘Şu anda iktidarın kendini kurtarma adına illaki gözden çıkarılmış Melih Gökçek dahil - kurban veremeyeceği hiç kimse yok. Muhtemel sırada Binali Yıldırım var. Demek ki Gündem oluşsun diye, haber Murat Ağırel’e muhtemelen aynı AKePe kaynağından servis edildi gibi. Çünkü: bugüne kadar yüzlerce AKePeli için yolsuzluk haberi yapıldığı halde neden ‘bugüne kadar tek bir tanesiyle ilgili o gazeteci çağrılıp "Bir dakika gel elindeki bilgileri, belgeleri ver" denilmemişken şimdi ‘yolsuzluk haberinizi ciddiye aldık, soruşturma açıyoruz’ densin ?.
Evet AKePe nin ‘üstadı olduğu algı’ ile alıştırılacak halka ‘Bak demek ki burada bir temiz eller operasyonu yapılıyor’ duygusu yerleşince önemli bir meşruiyet sağlanmış olur sonra, aniden bir ‘Mansur Yavaş operasyonu’ geldiğini görenlerin önemli bir kısmı sesini çıkaramaz hale gelecek. O yüzden muhaliflerin sıklıkla ‘Melik Gökçek dosyası temizlenmeden bu iş ciddiyet kazanamaz !’ duygusu iktidarın çok işine yarayacaktır ve
Melih Gökçek çok çabuk harcanır. Çünkü AKePe iktidarı için en önemli öncelik Tayyib Erdoğan’ın 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerini garantiye almak. İşte kurbanlık Kukla Melih Gökçek operasyonu ile AKePe iktidar muhaliflerin elindeki o silahı almış oluyor. Belli ki savcılık herşeyi hazırlamış durumda ve muhtemelen sırada olan Binali Yıldırım’ada özellikle ‘yurt dışındaki şirketlerden paraları bir an önce getir yoksa aynı şeyi sanada yaparız, başını yakarız’ denecek.
Bir muhalifin korkuyla yurt dışına gitmesini - vatandaşlık peşinde koşturması tamamda, iktidar mensubunun kalkıp parasını yurt dışına yatırması büyük bir utanmazlıktır. Aslında sorun özrü kabahatinden çok daha büyük Melih Gökçek cevabında ‘Oğlum diyor Almanya'dan vatandaşlık almak için: 8 dairelik bir apartman ve AVM pazarlığı yaptı. Hatta kredisini tamamlayamayınca € 300.000 kaporayı yaktı !’ diyor. Şimdi Melih Gökçek’e ‘çocukların niye vatandaşlık alıyor?, Dinazor parkı benzeri projeler ve Bülent Arınç iddiaları ile talan ettiğiniz ülkenin anasını bellediniz - yaşanmaz hale getirdiniz, şimdide önce yıllardır milliyetçilik pazarlarken ve düne kadar – Aşağılık dediğiniz – Almanya’ya neden kaçıyorsunuz, çocukların niye Alman vatandaşlığına ihtiyaç duyduğunu anlat bakalım’ diye sorgulanmalı.
AKePe iktidarı mensubunun Almanya'da oğlunun, gelininin, torunun vatandaşlık alma ihtiyacı duyması çok tuhaf. Demek ki ülkeleri ile ilgili ‘ne olur ne olmaz’ diye endişeleri var. Oysa Almanya gayrimenkul alana vatandaşlık vermiyor. Belli bir oturma süresi, Almanca öğrenme, entegrasyon benzeri koşulları var. Bizdeki gibi Pakistanlı bir Narkotik baronu inşa edilecek $ 250.000 değerindeki dairenin sadece %10 unu vekalet gönderdiği avukat üzerinden bankaya yatırılmasıyla 4 eşi ve 11 çocuğuna – hayatlarında hiç uğramadıkları Türkiye için vatandaşlık alabilmeleri gibi ülke talan ettirilmiyor.
Kaldık tamamen yalan savunmasında tipik bir AKePe iktidar mensubu Melih Gökçek Pişkince: çocuklarının bu ülkenin geleceğine olan güveni yok olduğunu konfirme ediyor. Aslında aynı zamanda içerideki yıkımın bir parçası, savunucusu hem de o yıkımdan ilk kaçan, ilk kendini güvene atmaya çalışması tam bir rezalet.
