Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Nazif Özaslan
Köşe Yazarı
Nazif Özaslan
 

KIş ağacı çiçekleri

Kış Ağacı Çiçekleri Dün alışveriş için yakındaki Biodrenka marketine doğru yürüyordum. Günlerdir buzlaşmış kar katmanının yavaş yavaş çözüldüğünü fark ettim. Hava ılımıştı.  Kar, kaldırımların kenarlarında çekiliyor; sokak aralarında biriken sular küçük göletler oluşturmuştu. Bir aydır neredeyse hiç erimeyen kar, nihayet yorulmuş gibi geri çekilmeye başlamıştı. O su birikintilerinden birinde küçük kuş gördüm. Tarla kuşuna benziyordu ama tam da değildi. Yoksa sığırcık mı? Yok yok sığrırcık da değil. Sokaktaki eriyen karların oluşturduğu gölette neşeyle yıkanıyordu.  Kanatlarını çırparken etrafa minik damlalar saçıyordu. Telefonumu çıkarttım videosunu veya fotosunu çekeyim dedim. Belki ne kuş olduğunu google bana söyler diye geçirdim içimden. Beni fark edince ürkekçe biraz uzaklaştı. Biraz ileriye kondu Merak ettim; Ben yürüdükçe biraz ileriye kondu. Orada aynı türden birkaç kuş daha vardı. Sanki birlikte yolculuk eden küçük bir kafile gibi. Biraz ilerleyince hayli bir kuş katarı vardı. Bir anda hep birlikte havalandılar ve Vistula Üniversitesi’nin bahçesindeki çıplak ağaçlardan birine kondular. Başımı kaldırıp baktığımda gördüğüm manzara içimi beklenmedik bir sıcaklıkla doldurdu. Kuru, yapraksız dallar gökyüzüne ince çizgiler gibi uzanıyordu. O dalların üzerinde sıralanan kuşlar ise ağacın açmış çiçekleri gibiydi. Kışın ortasında açan tuhaf ama umut veren çiçekler… İçimden sessizce, “Kış ağacının çiçekleri…” diye geçirdim. Etrafta kumruların yumuşak hu hu sesi dolaşıyor, serçeler sevinçle cıvıldaşıyordu. Karlar eriyor, sert soğuk geride kalıyordu. Eksi yirmilerden sonra sıfır dereceye yaklaşan hava bile insana bahar dokunuşu gibi geliyordu. Sanki şehir uzun bir uykudan uyanıyordu. Bahar az ilerilerden mendil sallıyordu. Geliyorum, biraz daha sabır. Şubatın başında, beklenmedik bir anda, içime bir bahar sevinci doldu. O kuşların uzak memleketlerden geri dönüyor olabileceğini düşündüm. Belki de bahar önce onların kanatlarında yola çıkmıştı. Etrafa müjdeler saçıyorlardı. O gün içim umutla doldu. Çünkü anladım ki kış ne kadar uzun sürerse sürsün, bir gün ağaçlar yine çiçek açıyor. Bazen de çiçekler, kuş olup dallara konuyor. Kışın karattığı ağaç dallarına baharı hatırlatan çiçek desenleri çiziyordu.   05 02 2026 Polonya – Varşova

KIş ağacı çiçekleri

Kış Ağacı Çiçekleri

Dün alışveriş için yakındaki Biodrenka marketine doğru yürüyordum. Günlerdir buzlaşmış kar katmanının yavaş yavaş çözüldüğünü fark ettim. Hava ılımıştı.  Kar, kaldırımların kenarlarında çekiliyor; sokak aralarında biriken sular küçük göletler oluşturmuştu. Bir aydır neredeyse hiç erimeyen kar, nihayet yorulmuş gibi geri çekilmeye başlamıştı.

O su birikintilerinden birinde küçük kuş gördüm. Tarla kuşuna benziyordu ama tam da değildi. Yoksa sığırcık mı? Yok yok sığrırcık da değil. Sokaktaki eriyen karların oluşturduğu gölette neşeyle yıkanıyordu.  Kanatlarını çırparken etrafa minik damlalar saçıyordu. Telefonumu çıkarttım videosunu veya fotosunu çekeyim dedim. Belki ne kuş olduğunu google bana söyler diye geçirdim içimden. Beni fark edince ürkekçe biraz uzaklaştı. Biraz ileriye kondu Merak ettim;

Ben yürüdükçe biraz ileriye kondu. Orada aynı türden birkaç kuş daha vardı. Sanki birlikte yolculuk eden küçük bir kafile gibi. Biraz ilerleyince hayli bir kuş katarı vardı. Bir anda hep birlikte havalandılar ve Vistula Üniversitesi’nin bahçesindeki çıplak ağaçlardan birine kondular. Başımı kaldırıp baktığımda gördüğüm manzara içimi beklenmedik bir sıcaklıkla doldurdu.

Kuru, yapraksız dallar gökyüzüne ince çizgiler gibi uzanıyordu. O dalların üzerinde sıralanan kuşlar ise ağacın açmış çiçekleri gibiydi. Kışın ortasında açan tuhaf ama umut veren çiçekler… İçimden sessizce, “Kış ağacının çiçekleri…” diye geçirdim.

Etrafta kumruların yumuşak hu hu sesi dolaşıyor, serçeler sevinçle cıvıldaşıyordu. Karlar eriyor, sert soğuk geride kalıyordu. Eksi yirmilerden sonra sıfır dereceye yaklaşan hava bile insana bahar dokunuşu gibi geliyordu. Sanki şehir uzun bir uykudan uyanıyordu. Bahar az ilerilerden mendil sallıyordu. Geliyorum, biraz daha sabır.

Şubatın başında, beklenmedik bir anda, içime bir bahar sevinci doldu. O kuşların uzak memleketlerden geri dönüyor olabileceğini düşündüm. Belki de bahar önce onların kanatlarında yola çıkmıştı. Etrafa müjdeler saçıyorlardı.

O gün içim umutla doldu. Çünkü anladım ki kış ne kadar uzun sürerse sürsün, bir gün ağaçlar yine çiçek açıyor. Bazen de çiçekler, kuş olup dallara konuyor. Kışın karattığı ağaç dallarına baharı hatırlatan çiçek desenleri çiziyordu.

 

05 02 2026 Polonya – Varşova

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.