Anasayfa Yazarlar DeMa Yazı Detayı Bu yazı 415 kez okundu.
DeMa
Köşe Yazarı
DeMa
 

Herkese göre değişik bir ortaklık ...

      Evlilik Hakkında ... 86 yaşındayım. Kocam vefat etmeden önce 64 yıl boyunca birlikte yaşadık. Muhtemelen Görücü üsulüne benzer – tanıştığınız seçtiğiniz yanlış kişiyle evlendiniz. Sorun değil, o 64 yılı birlikte geçirmemizin tek nedeni aşk, evlilik ve ruh eşi bulmak hakkında size söylenmiş her şeyin tam tersi dir. Genç Cumhuriyetin sıkıntılı yıllarında 22 yaşındayken Hasan ile evlendim. Yakışıklıydı, nazikti, fabrikada iyi bir işi vardı, beni güldürüyordu. Tüm arkadaşlarım şanslı olduğumu söyledi. Annem düğünde mutluluk gözyaşları döktü. Onu bulduğumu, seçilmiş kişimle buluştuğumu sanıyordum. Üçüncü yılda artık emin değildim. Bulaşıkları lavaboda bırakıyordu. Ben konuşmak istediğimde susuyordu, o konuşmak istediğinde ben susuyordum. Parayı farklı harcıyordu. Kızımıza benim katılmadığım biçimlerde davranıyordu. Annesini, arkadaşlarımı ve hatırlamadığım o kadar küçük şeyleri tartışıyorduk ki... Ama o zamanla hepsi muazzam görünürken kendi kendime "Bir hata yaptım galiba Evlilik böyle hissettirmemeli. Yanlış kişiyle evlenmişim olmalıyım" dedim. 27 yaşındaydım. İki yaşında bir kızım vardı ve 30 yıllık evli komşum – benden 7 yaş büyük Fatma hanım ile  ile kahve içiyordum. Mutlu olmadığımı, belki Hasan ile uyuşmadığımı anlattım. Beni teselli etmesini, daha iyisini hak ettiğimi söylemesini bekledim.  Bunun yerine güldü - acı acı değil, gerçekten güldü. Sonra hiç unutamadığım "hepimiz yanlış kişiyle evlendik. İşin püf noktası, o kişiyi yine de doğru kişi yapmaya karar vermek" demişti. O an ne demek istediğini anlamadım. Şimdi, yedi on yıl sonra anlıyorum.  Evlendiğiniz kişi, evli kaldığınız kişi değildir - Olamaz da.  Çünkü insanlar değişir. Siz değişirsiniz. Hayat, düğün günü öngöremediğiniz biçimlerde ikinizi de değiştirir.  24 yaşında evlendiğim Hasan, 80 yaşında uğurladığım Hasan değildi. 30 yaşındaki Hasan hırslı, enerjik ve sabırsızdı. 50 yaşında yorgun, para konusunda kaygılı ve uzaktı. 70 yaşında yumuşak ve şakacıydı; sinemada elimi tutuyordu 78 yaşında yemeğini kesmem, ilaçlarını hatırlatmam gerekiyordu. Hangisiyle evlendim? Hepsiyle belki Hiçbiriyle. Bende değiştim. 22 yaşında utangaçtım. 40'ta fikirli biriydim. 52'de annem öldüğünde çöktüm. 60'ta kendime güveniyordum. 73'te ilk kanser korkusunda yüreğim ağzımdaydı. 80'de daha önce hiç olmadığım kadar sabırlıydım. 24 yaşındaki Hasan, 52 yaşındaki beni görseydi tanıyamazdı. Belki birbirimizi sevmezdik bile. Ama o seçimi yapma şansımız yoktu. Birlikte büyüdük bazen farklı yönlere doğru büyüsek de, özellikle o zamanlarda.  İşte kimsenin evlilik hakkında söylemediği: Evlilik, sizi tamamlayacak birini bulmakla ilgili değildir. Bu, pek çok evliliği kurtardığından fazlasını mahveden bir mittir. Evlilik, seçmesi zor olduğunda bile seçmeye razı olduğunuz biriyle ilgilidir.  Hasan'dan pek hoşlanmadığım yıllar oldu. Dürüst konuşuyorum. Arkadaşları ile o dönem nerdeyse mecburi şehir külüplerinde erkeklerarası yemeklere gidene kadar saatleri saydığım, sadece biraz nefes alabilmek için, aylar oldu. Kanepede yattığım ve yalnız yaşasam hayatım nasıl olurdu diye düşündüğüm tartışmalar oldu. Ama onu seçmeyi hiç bırakmadım. Sabırlı ermiş olduğum veya kolay olduğu için değil -sadece öyle yapmaya karar verdiğim için. Evliliğimizin geçici mutsuzluğumdan daha değerli olduğuna karar verdim.  Ve şu oldu: 30 yaşında beni rahatsız eden şeyler 60 yaşında sevimli gelmeye başladı. Onun sessizliği - umursamadığını sandığım o sessizlik - aslında bir şeyleri içinde işleme biçimiymiş. Beni görmezden gelmiyordu; düşünüyordu. Bunu anladığımda her şey değişti.  Parayı harcama biçimi yıllarca beni delirtmişti; sonra anladım ki bu, fakir büyümüş olmasından geliyordu. Umursamazlık değil, kendine "başardım" diye ispat etme çabasıydı. Bunu gördüğümde onunla savaşmayı bıraktım, onu anlamaya başladım. Evlilik 50/50 değildir:  Bu da başka bir yalan. Kimi yıllar 80/20'dir, kimi yıllar 10/90. Ameliyatımın ardından bir yıl boyunca eşim her şeyi yaptı: yemek, temizlik, beni banyoya götürmek. Ben ona yalnızca varlığımı verebildim. Tek bir kez şikâyet etmedi.  Bende 54 yaşında işini kaybedip karanlığa gömüldüğünde onu taşıdım. Kardeşi öldüğünde yataktan çıkamadığında her şeyi birlikte tuttum - çünkü yapılması gereken buydu. Puan tutmayın. Puan tutmaya başladığınız an, zaten kaybettiniz demektir.  Günümüz Genç çiftlere bakıyorum; En iyi arkadaşı, terapisti, macera arkadaşı, ebeveyn ortağı, finansal eşiti, entelektüel dengi, mükemmel sevgili olması ... dahil çok şey bekliyorlar - hepsini birden, sürekli, sonsuza dek.  Hiç kimse tüm bunlar olamaz. Hiç kimse. Aslında Hasan benim en iyi arkadaşım değildi; en iyi arkadaşım uzaktan akrabam – komşum Zehra. Entelektüel denkim de değildi; ben onun hiç dokunmayacağı kitaplar okurdum, o ise motorları benim hiç kavrayamayacağım biçimde anlardı. Hayattan istediğimiz şeyler zamanın yarısında örtüşmüyordu.  Ama o benim hayat ortağımdı ve bu yeterliydi. Fazlasıyla yeterliydi. Şimdi 86 yaşındayım. Hasan gideli 8 yıl oldu ve onu her gün özlüyorum. Mükemmel olduğu için değil — benim olduğu ve benim onun olduğum için.

Herkese göre değişik bir ortaklık ...

 

 

 

Evlilik Hakkında ...

86 yaşındayım. Kocam vefat etmeden önce 64 yıl boyunca birlikte yaşadık.

Muhtemelen Görücü üsulüne benzer – tanıştığınız seçtiğiniz yanlış kişiyle evlendiniz. Sorun değil, o 64 yılı birlikte geçirmemizin tek nedeni aşk, evlilik ve ruh eşi bulmak hakkında size söylenmiş her şeyin tam tersi dir.

Genç Cumhuriyetin sıkıntılı yıllarında 22 yaşındayken Hasan ile evlendim. Yakışıklıydı, nazikti, fabrikada iyi bir işi vardı, beni güldürüyordu. Tüm arkadaşlarım şanslı olduğumu söyledi. Annem düğünde mutluluk gözyaşları döktü. Onu bulduğumu, seçilmiş kişimle buluştuğumu sanıyordum. Üçüncü yılda artık emin değildim. Bulaşıkları lavaboda bırakıyordu. Ben konuşmak istediğimde susuyordu, o konuşmak istediğinde ben susuyordum. Parayı farklı harcıyordu. Kızımıza benim katılmadığım biçimlerde davranıyordu. Annesini, arkadaşlarımı ve hatırlamadığım o kadar küçük şeyleri tartışıyorduk ki... Ama o zamanla hepsi muazzam görünürken kendi kendime "Bir hata yaptım galiba Evlilik böyle hissettirmemeli. Yanlış kişiyle evlenmişim olmalıyım" dedim.

27 yaşındaydım. İki yaşında bir kızım vardı ve 30 yıllık evli komşum – benden 7 yaş büyük Fatma hanım ile  ile kahve içiyordum. Mutlu olmadığımı, belki Hasan ile uyuşmadığımı anlattım. Beni teselli etmesini, daha iyisini hak ettiğimi söylemesini bekledim.  Bunun yerine güldü - acı acı değil, gerçekten güldü. Sonra hiç unutamadığım "hepimiz yanlış kişiyle evlendik. İşin püf noktası, o kişiyi yine de doğru kişi yapmaya karar vermek" demişti.

O an ne demek istediğini anlamadım. Şimdi, yedi on yıl sonra anlıyorum.  Evlendiğiniz kişi, evli kaldığınız kişi değildir - Olamaz da.  Çünkü insanlar değişir. Siz değişirsiniz. Hayat, düğün günü öngöremediğiniz biçimlerde ikinizi de değiştirir.  24 yaşında evlendiğim Hasan, 80 yaşında uğurladığım Hasan değildi. 30 yaşındaki Hasan hırslı, enerjik ve sabırsızdı. 50 yaşında yorgun, para konusunda kaygılı ve uzaktı. 70 yaşında yumuşak ve şakacıydı; sinemada elimi tutuyordu 78 yaşında yemeğini kesmem, ilaçlarını hatırlatmam gerekiyordu. Hangisiyle evlendim? Hepsiyle belki Hiçbiriyle. Bende değiştim. 22 yaşında utangaçtım. 40'ta fikirli biriydim. 52'de annem öldüğünde çöktüm. 60'ta kendime güveniyordum. 73'te ilk kanser korkusunda yüreğim ağzımdaydı. 80'de daha önce hiç olmadığım kadar sabırlıydım.

24 yaşındaki Hasan, 52 yaşındaki beni görseydi tanıyamazdı. Belki birbirimizi sevmezdik bile. Ama o seçimi yapma şansımız yoktu. Birlikte büyüdük bazen farklı yönlere doğru büyüsek de, özellikle o zamanlarda.  İşte kimsenin evlilik hakkında söylemediği: Evlilik, sizi tamamlayacak birini bulmakla ilgili değildir. Bu, pek çok evliliği kurtardığından fazlasını mahveden bir mittir.

Evlilik, seçmesi zor olduğunda bile seçmeye razı olduğunuz biriyle ilgilidir.  Hasan'dan pek hoşlanmadığım yıllar oldu. Dürüst konuşuyorum. Arkadaşları ile o dönem nerdeyse mecburi şehir külüplerinde erkeklerarası yemeklere gidene kadar saatleri saydığım, sadece biraz nefes alabilmek için, aylar oldu. Kanepede yattığım ve yalnız yaşasam hayatım nasıl olurdu diye düşündüğüm tartışmalar oldu.

Ama onu seçmeyi hiç bırakmadım. Sabırlı ermiş olduğum veya kolay olduğu için değil -sadece öyle yapmaya karar verdiğim için. Evliliğimizin geçici mutsuzluğumdan daha değerli olduğuna karar verdim.  Ve şu oldu: 30 yaşında beni rahatsız eden şeyler 60 yaşında sevimli gelmeye başladı. Onun sessizliği - umursamadığını sandığım o sessizlik - aslında bir şeyleri içinde işleme biçimiymiş. Beni görmezden gelmiyordu; düşünüyordu. Bunu anladığımda her şey değişti.  Parayı harcama biçimi yıllarca beni delirtmişti; sonra anladım ki bu, fakir büyümüş olmasından geliyordu. Umursamazlık değil, kendine "başardım" diye ispat etme çabasıydı. Bunu gördüğümde onunla savaşmayı bıraktım, onu anlamaya başladım.

Evlilik 50/50 değildir:  Bu da başka bir yalan. Kimi yıllar 80/20'dir, kimi yıllar 10/90. Ameliyatımın ardından bir yıl boyunca eşim her şeyi yaptı: yemek, temizlik, beni banyoya götürmek. Ben ona yalnızca varlığımı verebildim. Tek bir kez şikâyet etmedi.  Bende 54 yaşında işini kaybedip karanlığa gömüldüğünde onu taşıdım. Kardeşi öldüğünde yataktan çıkamadığında her şeyi birlikte tuttum - çünkü yapılması gereken buydu.

Puan tutmayın. Puan tutmaya başladığınız an, zaten kaybettiniz demektir.  Günümüz Genç çiftlere bakıyorum; En iyi arkadaşı, terapisti, macera arkadaşı, ebeveyn ortağı, finansal eşiti, entelektüel dengi, mükemmel sevgili olması ... dahil çok şey bekliyorlar - hepsini birden, sürekli, sonsuza dek.  Hiç kimse tüm bunlar olamaz. Hiç kimse.

Aslında Hasan benim en iyi arkadaşım değildi; en iyi arkadaşım uzaktan akrabam – komşum Zehra. Entelektüel denkim de değildi; ben onun hiç dokunmayacağı kitaplar okurdum, o ise motorları benim hiç kavrayamayacağım biçimde anlardı. Hayattan istediğimiz şeyler zamanın yarısında örtüşmüyordu.  Ama o benim hayat ortağımdı ve bu yeterliydi. Fazlasıyla yeterliydi.

Şimdi 86 yaşındayım. Hasan gideli 8 yıl oldu ve onu her gün özlüyorum. Mükemmel olduğu için değil — benim olduğu ve benim onun olduğum için.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.