Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Gündem
Köşe Yazarı
Gündem
 

Kökünü bilmeyenler

      Perslerle Dil, Tarih ve Kültür Bağları Prof Somoncuoğlu ‘Taşdaki Tamga’ eserinde Finlandiya – Kamtkatçka arası yayda 10.000 yıllık Türk kültürü belki yakında Göbeklitepe ile bağdaştırılacak – Tarih boyu Türk yurdu – Eti – Sümer diye adlarına bankalar bile kurduğumuz Anadolu ve güneyindeki Mezopotamya, farklı halkların, dillerin ve inançların karşılaştığı dünyanın en eski kültür coğrafyalarından biridir. Türkler, Araplar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ve daha birçok topluluk gibi bu geniş dokuya katkıda bulunanlar arasında kökeni ve kimliği konusunda en fazla tartışılan topluluklardan biri Zazalardır. Ağırlıklı olarak Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan ve geleneksel olarak Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran kolu içinde, Batı İranî dilleri arasında sınıflandırılan - Kuzeybatı İranî dil grubundaki Zazaca - Zazaki; Kirmancki ve Dimli gibi adlarla da bilinen bir İranî dildir dil, tarihsel köken ve modern kimlik ile Kürtler ve Perslerden ayrı bir halktır.  Nasıl İngilizce, Almanca ve Hollandaca aynı Cermen – İndo Germanicsh dil ailesine mensup oldukları hâlde İngilizler, Almanlar ve Hollandalılar aynı halk değilse; Zazaca - Kürtçe gibi, Farsçanın İranî dilini kullanan ayrı halklardır.   Bir dilin bilimsel sınıflandırılması ile o dili konuşan insanların etnik kimliği aynı konu değildir. Dolayısıyla Zazaca, bazı dilbilimsel özellikleri bakımından “Zaza-Gorani” gurubundan olup Kürtçe gibi Farsçanın – İrani kökünde akraba dillerdir. Türkiyede: Ağırlıklı olarak Tunceli/Dersim, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Diyarbakır'ın kuzey kesimleri ile Sivas, Muş ve çevresindeki bazı bölgelerde yaşayan Zazalar 20. yüzyılda hızlanan iç göç sonucunda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Mersin ve diğer büyük kentler gibi Avrupa'ya gerçekleşen işçi göçleri sonucunda özellikle Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa'da da Zazaca konuşan bir diaspora meydana gelmiştir. Tarihsel köklerinin Hazar Denizi'nin güneyi ile Kuzeybatı İran coğrafyasındaki eski İranî dillerle bağlantılı olan özellikle Deylem ve Gilan bölgeleriyle tarihsel ilişkiler kurulmuş ve Zazaların atalarının bu bölgelerden batıya doğru göç etmiş bu topluluk bilimsel olarak Dil akrabalığı, tek başına bir halkın göç yolunu veya biyolojik soyunu kanıtlamaz kılssada yüzyıllar içerisinde başka topluluklarla birleşebilir, dil değiştirebilir, farklı inançları benimseyebilir ve yeni kimlikler oluşturabilir.  Onun için daha güvenilir sonuç: Zazacanın dilsel geçmişi kuzeybatı İranî dil dünyasıyla güçlü bağlantıları benzeri Anadolu'da yüzyıllar süren göç, etkileşim ve kültürel kaynaşmalar sonucunda her azınlık gibi yaşadığı yerle yeniden biçimlenmiş olmalıdır. Kürtlerin kökeni de tek bir antik halka indirgenemez. Popüler tarih anlatılarında Kürtlerin sık sık MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda İran platosu ve Mezopotamya çevresinde önemli bir İranî siyasi güç oluşturmuş Medlerin doğrudan torunları olduğu söylenir.  Kürt toplumunun Zagros, Yukarı Mezopotamya ve Doğu Anadolu'daki çeşitli İranî ve yerel toplulukların uzun süreli etkileşimleri sonucunda oluşmuş olması daha gerçekçi açıklamada, Persler MÖ 1. binyılda İran platosunda belirginleşmiş, Büyük Kiros ve I. Darius dönemlerinde Ahameniş İmparatorluğu ile dünya tarihinin en büyük siyasi yapılanmalarından birini oluşturmuş, daha sonraki Part ve Sasani dönemleriyle, ardından İslam sonrasında gelişen güçlü Fars edebiyatıyla devam etmiştir. Dolayısıyla ayrı bir dili olan Zaza halkı, Kürtçe ve Farsça ortak İranî dil dünyasına mensuptur; ancak üçü de farklı ayrı tarihsel gelişim gösterdiğinden ZAZALAR KÜRT MÜ ? sorusunda: Dil açısından: Zazaca ile Kurmanci aynı dil DEĞİL - ikisi de birbirine akraba İranî dillerdir. Tarih ve coğrafya açısından: Zazalar ve Kürtler yüzyıllardır aynı veya komşu bölgelerde yaşamış, evlilik, ticaret, siyaset, din ve kültür yoluyla yoğun biçimde etkileşmiştir. Kimlik açısından: Zazalar arasında tek bir ortak tanımlama yoktur. Bazı Zazalar kendilerini Kürt, bazıları öncelikle Zaza, bazıları ise hem Zaza hem Kürt olarak tanımlamaktadır. Dinî bakımdan da homojen değildir. Zaza toplulukları arasında hem Sünni Müslümanlar hem de Aleviler bulunmaktadır. Tunceli/Dersim ve çevresindeki Zaza nüfusunda Alevilik tarihsel olarak güçlüdür. Bingöl ve bazı çevre bölgelerde ise Sünni Zaza toplulukları yoğunlaşmaktadır. Zaza kültürünün önemli özelliklerinden biri kendi alfabeleri olmadığından - güçlü sözlü gelenektir. Masallar, ağıtlar, türküler, atasözleri, deyişler ve halk anlatıları kültürel hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli rol oynamıştır. Özellikle Dersim bölgesinde Alevi inanç geleneğiyle müzik ve sözlü edebiyat arasında güçlü bağlar oluşmuştur. SONUÇ: Dilsel akrabalık var. Zazaca, Kürtçe ve Farsça geniş İranî dil ailesinin üyeleridir. Zazaları doğrudan Deylemlilere, Kürtleri ise Medlere bağlı bir soy ağacına mensuptur.  Anadolu, Mezopotamya, Zagros ve İran platosunda yaşayan hiçbir büyük topluluk binlerce yıl boyunca diğerlerinden tamamen yalıtılmış biçimde var olmamıştır. Savaşlar, göçler, evlilikler, ticaret yolları, imparatorluklar, din değişimleri ve kültürel etkileşimler bugünkü toplumları meydana getirdiği nedenle Zazaların tarihini anlamak için yalnızca “Kimden geldiler?” sorusu yerine “Zazalar, Tıpkı Gazeteci yazar Macit Gürbüz ‘Kürtleşen Türkler’ kitabında vede Prof.  Yusuf Halaçoğlu 1453–1650 Osmanlı tahrir defterlerinde dayanarak belgeldiği Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar’ kitabında Kürtçe ve Arapça konuşmaya başlayan: Avşarlar, Balabanlar, Karakeçililer, İzollar, Zeydanlar ve Koçgiri gibi .... 118 boy – budun ve aşiret kendini Kürt saysada, kökleri öz be Türk oba düzeninden gelme oldukları için Zazalarda tıpkı diğer İrani Diller gurubundan olan Gorani, Sorani, Kırmanci ... halkları gibi yüzyıllar boyunca Anadolu'nun farklı halklarıyla birlikte yaşamıştır. Çünkü: Anadolu'nun tarihsel zenginliği, halklarının birbirinden tamamen ayrı olmasından değil; farklılıklarını korurken yüzyıllar boyunca birbirleriyle etkileşmiş olmalarından doğmuştur. Zazaca ve Zaza kültürü de bu ortak mirasın Türkiyede korunmaya değer parçalarından biridir.

Kökünü bilmeyenler

 

 

 

Perslerle Dil, Tarih ve Kültür Bağları

Prof Somoncuoğlu ‘Taşdaki Tamga’ eserinde Finlandiya – Kamtkatçka arası yayda 10.000 yıllık Türk kültürü belki yakında Göbeklitepe ile bağdaştırılacak – Tarih boyu Türk yurdu – Eti – Sümer diye adlarına bankalar bile kurduğumuz Anadolu ve güneyindeki Mezopotamya, farklı halkların, dillerin ve inançların karşılaştığı dünyanın en eski kültür coğrafyalarından biridir. Türkler, Araplar, Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ve daha birçok topluluk gibi bu geniş dokuya katkıda bulunanlar arasında kökeni ve kimliği konusunda en fazla tartışılan topluluklardan biri Zazalardır.

Ağırlıklı olarak Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaşayan ve geleneksel olarak Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran kolu içinde, Batı İranî dilleri arasında sınıflandırılan - Kuzeybatı İranî dil grubundaki Zazaca - Zazaki; Kirmancki ve Dimli gibi adlarla da bilinen bir İranî dildir dil, tarihsel köken ve modern kimlik ile Kürtler ve Perslerden ayrı bir halktır.  Nasıl İngilizce, Almanca ve Hollandaca aynı Cermen – İndo Germanicsh dil ailesine mensup oldukları hâlde İngilizler, Almanlar ve Hollandalılar aynı halk değilse; Zazaca - Kürtçe gibi, Farsçanın İranî dilini kullanan ayrı halklardır.  

Bir dilin bilimsel sınıflandırılması ile o dili konuşan insanların etnik kimliği aynı konu değildir. Dolayısıyla Zazaca, bazı dilbilimsel özellikleri bakımından “Zaza-Gorani” gurubundan olup Kürtçe gibi Farsçanın – İrani kökünde akraba dillerdir. Türkiyede: Ağırlıklı olarak Tunceli/Dersim, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Diyarbakır'ın kuzey kesimleri ile Sivas, Muş ve çevresindeki bazı bölgelerde yaşayan Zazalar 20. yüzyılda hızlanan iç göç sonucunda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Mersin ve diğer büyük kentler gibi Avrupa'ya gerçekleşen işçi göçleri sonucunda özellikle Almanya başta olmak üzere Batı Avrupa'da da Zazaca konuşan bir diaspora meydana gelmiştir.

Tarihsel köklerinin Hazar Denizi'nin güneyi ile Kuzeybatı İran coğrafyasındaki eski İranî dillerle bağlantılı olan özellikle Deylem ve Gilan bölgeleriyle tarihsel ilişkiler kurulmuş ve Zazaların atalarının bu bölgelerden batıya doğru göç etmiş bu topluluk bilimsel olarak Dil akrabalığı, tek başına bir halkın göç yolunu veya biyolojik soyunu kanıtlamaz kılssada yüzyıllar içerisinde başka topluluklarla birleşebilir, dil değiştirebilir, farklı inançları benimseyebilir ve yeni kimlikler oluşturabilir.  Onun için daha güvenilir sonuç: Zazacanın dilsel geçmişi kuzeybatı İranî dil dünyasıyla güçlü bağlantıları benzeri Anadolu'da yüzyıllar süren göç, etkileşim ve kültürel kaynaşmalar sonucunda her azınlık gibi yaşadığı yerle yeniden biçimlenmiş olmalıdır.

Kürtlerin kökeni de tek bir antik halka indirgenemez. Popüler tarih anlatılarında Kürtlerin sık sık MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda İran platosu ve Mezopotamya çevresinde önemli bir İranî siyasi güç oluşturmuş Medlerin doğrudan torunları olduğu söylenir.  Kürt toplumunun Zagros, Yukarı Mezopotamya ve Doğu Anadolu'daki çeşitli İranî ve yerel toplulukların uzun süreli etkileşimleri sonucunda oluşmuş olması daha gerçekçi açıklamada, Persler MÖ 1. binyılda İran platosunda belirginleşmiş, Büyük Kiros ve I. Darius dönemlerinde Ahameniş İmparatorluğu ile dünya tarihinin en büyük siyasi yapılanmalarından birini oluşturmuş, daha sonraki Part ve Sasani dönemleriyle, ardından İslam sonrasında gelişen güçlü Fars edebiyatıyla devam etmiştir.

Dolayısıyla ayrı bir dili olan Zaza halkı, Kürtçe ve Farsça ortak İranî dil dünyasına mensuptur; ancak üçü de farklı ayrı tarihsel gelişim gösterdiğinden ZAZALAR KÜRT MÜ ? sorusunda:

Dil açısından: Zazaca ile Kurmanci aynı dil DEĞİL - ikisi de birbirine akraba İranî dillerdir.

Tarih ve coğrafya açısından: Zazalar ve Kürtler yüzyıllardır aynı veya komşu bölgelerde yaşamış, evlilik, ticaret, siyaset, din ve kültür yoluyla yoğun biçimde etkileşmiştir.

Kimlik açısından: Zazalar arasında tek bir ortak tanımlama yoktur. Bazı Zazalar kendilerini Kürt, bazıları öncelikle Zaza, bazıları ise hem Zaza hem Kürt olarak tanımlamaktadır.

Dinî bakımdan da homojen değildir. Zaza toplulukları arasında hem Sünni Müslümanlar hem de Aleviler bulunmaktadır. Tunceli/Dersim ve çevresindeki Zaza nüfusunda Alevilik tarihsel olarak güçlüdür. Bingöl ve bazı çevre bölgelerde ise Sünni Zaza toplulukları yoğunlaşmaktadır.

Zaza kültürünün önemli özelliklerinden biri kendi alfabeleri olmadığından - güçlü sözlü gelenektir. Masallar, ağıtlar, türküler, atasözleri, deyişler ve halk anlatıları kültürel hafızanın kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli rol oynamıştır. Özellikle Dersim bölgesinde Alevi inanç geleneğiyle müzik ve sözlü edebiyat arasında güçlü bağlar oluşmuştur.

SONUÇ: Dilsel akrabalık var. Zazaca, Kürtçe ve Farsça geniş İranî dil ailesinin üyeleridir. Zazaları doğrudan Deylemlilere, Kürtleri ise Medlere bağlı bir soy ağacına mensuptur.  Anadolu, Mezopotamya, Zagros ve İran platosunda yaşayan hiçbir büyük topluluk binlerce yıl boyunca diğerlerinden tamamen yalıtılmış biçimde var olmamıştır. Savaşlar, göçler, evlilikler, ticaret yolları, imparatorluklar, din değişimleri ve kültürel etkileşimler bugünkü toplumları meydana getirdiği nedenle Zazaların tarihini anlamak için yalnızca “Kimden geldiler?” sorusu yerine “Zazalar, Tıpkı Gazeteci yazar Macit Gürbüz ‘Kürtleşen Türkler’ kitabında vede Prof.  Yusuf Halaçoğlu 1453–1650 Osmanlı tahrir defterlerinde dayanarak belgeldiği Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar’ kitabında Kürtçe ve Arapça konuşmaya başlayan: Avşarlar, Balabanlar, Karakeçililer, İzollar, Zeydanlar ve Koçgiri gibi .... 118 boy – budun ve aşiret kendini Kürt saysada, kökleri öz be Türk oba düzeninden gelme oldukları için Zazalarda tıpkı diğer İrani Diller gurubundan olan Gorani, Sorani, Kırmanci ... halkları gibi yüzyıllar boyunca Anadolu'nun farklı halklarıyla birlikte yaşamıştır.

Çünkü: Anadolu'nun tarihsel zenginliği, halklarının birbirinden tamamen ayrı olmasından değil; farklılıklarını korurken yüzyıllar boyunca birbirleriyle etkileşmiş olmalarından doğmuştur. Zazaca ve Zaza kültürü de bu ortak mirasın Türkiyede korunmaya değer parçalarından biridir.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.