Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

haftada bir
Köşe Yazarı
haftada bir
 

Kuzey Irak denklemi

        PEŞMERGE İÇİN YENİ BİR DÖNEM Dünya AB örneği ile tarih boyu savaşmış toplulukların artık Tek pasaport – para birimi altında birleşirken, inatla İç karılıklık çıkarma adına Vietnam, Afganistan, Irak, Libya, Suriye .. gibi ülkelerde teröre verdiği destekle çok kötü örnek olmuş sorsan demokrasi savunucusu Amerika Birleşik Devletleri tarafından böl parçala daha kolay idare edersin taktiği Irakta da işe yaramadığı ortaya çıktı. Muhatap alınacak Tek devlet ve Merkezi yönetim önemi, gün geçtikce dahada hissedilirken, Yahudi Üstün Liyakat nişanlı – BOP eşbaşkanı - Tayyib Erdoğan’ın Iraktaki teröre destek veren ABD askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için duası tutmuş gibi.  ABD güçlerinin Irak’tan ayrılması, yalnızca bir askerî görevin sona ermesi anlamına gelmiyor. Bu gelişme, Bağdat ile Erbil arasındaki ilişkileri, bölgesel güvenlik dengelerini ve Peşmerge’nin geleceğini yeniden tartışmaya açıyor. Türkiyeyi daha sonra: Laz, Çerkez, Alevi, Pomak, Tatar, Çeçen, Çerkez, Gürcü, Arap diye parçalama dönemini başlatacak AKePe’nin yeniden kürt S’açılımı aksine, ABD’nin 30 Eylül 2026’da Irak’taki askerî çekilmesini tamamlaması, ülkenin yakın tarihinde çok önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Washington ve Bağdat arasında 2024’te kararlaştırılan sürecin son aşamasında, Irak’ın kuzeyindeki ABD birlikleri de ülkeden ayrıldı. Böylece BM tarafından başına $ 10 Milyon ödül konan Türk askerlerinin katili – şu an Suriye başkanı yapılan eli kanlı TERÖRİST colani misali, güya IŞİD’e karşı diye senaryolanıp yürütülen uluslararası koalisyon görevi sona ererken, güvenlik ilişkilerinin eğitim ve istihbarat desteği üzerinden sürdürülmesi öngörüldü. Bu gelişmeyi “23 yıllık kesintisiz işgalin sona ermesi” şeklinde tanımlamak, tarihsel süreci fazla basitleştirir. ABD’nin 2003’teki işgali, 2011’deki askerî çekilmesi ve 2014’te IŞİD’e karşı mücadele için yeniden Irak’a dönmesi, birbirinden farklı dönemlerdir. Bugünkü çekilme, bu uzun ve değişken müdahale tarihinin yeni bir aşamasıdır. Irak açısından temel soru, yabancı askerlerin ayrılmasının ardından güvenliğin nasıl sağlanacağıdır. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi açısından ise buna ikinci bir soru eklenmektedir: ABD askerî desteğinin azalması, Peşmerge’nin gücünü ve Bağdat karşısındaki konumunu nasıl etkileyecektir? Peşmerge, Bugün Suriye devlet başkanı yapılan TERÖRİST colani’nin bağlı olduğu IŞİD’e karşı mücadelede ABD ve uluslararası koalisyonla yakın iş birliği yaptı. Fakat bununla birlikte, askerî ortaklıkların varlığı süresiz koruma garantisi anlamına gelmez. Büyük devletler, bölgedeki varlıklarını kendi güvenlik öncelikleri, vergi veren halkına sorumluluğu açısından - maliyet hesapları ve diplomatik hedefleri doğrultusunda düzenler. Bu nedenle ABD nin Irak’tan çekilmesi nihayet kullanıldıklarını anlayan “ihanet” ya da “sadakat” kavramlarıyla şaşkınlık içindeki Peşmerge için çok kaygı verici. Dış desteğe dayanarak güvenlik planlaması yapan Önce Rusyada eğitilmiş Parti Komünist Kürdüstan – PKK gibi ABD ile senelerce çarpışan Molla Mustafa Barzani ve Celal Talabani daha sonra saf değiştirip Irak Devlet bütünlüğünü parçalama adına ABD  ile anlaşmaları, bu desteğin azalmasıyla çok ciddi bir belirsizlik yaşarken, bu çok önemli çekilme dedesi Genel ev işleticisi - Donald Trump’ın Peşmerge’ye Neden İran’a saldırmadılar ! diye “bedel ödetmesi” şeklinde yorumlanmaktadır. ABD askerî varlığının sona ermesi, özellikle Irak’ın kuzeyinde güvenlik kaygılarını artırırken, önceleri batı tarafından Merkezi otoriteleri zayıflatmak için Batı tarafından desteklenen Şu an Suriye başkanı TERÖRİST ilan edili IŞİD’in bölgede yeniden güçlendirilme ihtimali ve İran destekli silahlı grupların faaliyetleri, çekilme sonrasındaki başlıca endişeler arasında yer almaktadır.  Bu koşullarda tartışma yalnızca asker sayısına odaklanması yeterli değildir.  Çünkü “bütün ağır silahlar götürüldü” ve “hava savunma sistemleri tamamıyle ortadan kaldırılması” ile Hava savunması, erken uyarı, istihbarat, lojistik ve askerî koordinasyon gibi önemli sorunlarıda beraberinde riske attı.  Artık bu boşluğu dünyanın Tek muhatap alacağı - Bağdat merkezi Devlet yönetiminin ülke genelinde güvenlik sorumluluğu olarak üstlenmesi, Kuzey Irak Türk yurdu – Kürtlerin tapu kayıtlarını yakarak ele geçirdikleri Erbil’in ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik kapasiteyi ve siyasi güveni oluşturmasını da üstlenecek. Peşmerge’nin geleceği değerlendirilirken en önemli ayrım, Irak Kürdistan Bölgesi’nin 2005 Anayasası’nın 121. maddesinin beşinci fıkrası, bölgesel yönetimlere polis, güvenlik güçleri ve bölgesel muhafızlar gibi iç güvenlik kurumlarını kurma ve düzenleme sorumluluğu tanımaktaydı.  Dolayısıyla ABD askerlerinin ayrılması, Peşmerge’nin hukuki dayanağını kendiliğinden ortadan kaldırmasa bile - Dış desteğin azalması operasyonel gücünü etkileyebilir. Komuta yapısı, bütçe, personel düzeni ve federal güvenlik kurumlarıyla ilişkiler siyasi müzakerelerin konusu olabilir. Peşmerge’nin Irak ordusuyla daha yakın koordinasyona girmesi, bütün birliklerin doğrudan orduya katılmasıyla aynı şey değildir. Ortak operasyon, istihbarat paylaşımı ve görev alanlarının düzenlenmesi gibi farklı modeller mümkün.  Fakat Peşmerge’nin durumunu tıpkı Türk askerlerinin katili Terörist Colani – devlet başkanı yapıldığı Suriye’de Demokratik Güçleri’nin durumuyla karşılaştırılmamalı. Çünkü parçalanan Irak’taki federal düzen ile Suriye’deki devlet yapısı aynı değildir. Yerel silahlı güçlerin merkezî yönetimlerle ilişkileri, uluslararası destekleri ve kurumsal geçmişleri de farklıdır. Ayrıca Eskiden kömünist Rusya tarafından terk edili – şimdide silahlı dış desteğini kaybettiği kapitalist ABD uşağı haline gelmiş Peşmerge statüsü ne olacak ? endişesi belki kendiliğinden “terör örgütü” hâline getirmez fakat Hukuki sınıflandırmalar ilgili mevzuata, yetkili makamların kararlarına ve belirli fiillere dayanma riski, bölgedeki bütün aktörler açısından önemlidir.  ABD nin tüm silahları ile çekilmesinin ardından Bağdat’ın güvenlik alanındaki sorumluluğu artarken, Erbil’in federal yönetimle ilişkileri de daha önemli hâle gelsede merkezî otoritenin güçlenmesi, tek başına kalıcı istikrarın garantisi değildir. Devlet kurumlarının etkili, kapsayıcı ve hukuk içinde artık Mecburi Merkezi Irak Devleti ile çalışması zorunluluğu şart. Irak’ın önündeki zorluk, ülke içindeki farklı silahlı güçlerle ilişkisini düzenlerken federal yapıyı ve bölgesel hakları da koruyabilmesidir. Anayasal bölgesel güvenlik kurumları ile devlet denetimi dışında hareket eden silahlı grupları aynı kategoriye koymak, çözüm üretmek yerine yeni anlaşmazlıklar doğurabilir. Peşmerge açısından geleceği belirleyecek meseleler yalnızca ABD desteği değildir. Finansmanın sürdürülebilirliği, komuta yapısının işlerliği, personelin düzenli maaş alması, eğitim ve donanım kapasitesi de önem taşır. Kurumsal gücün kalıcılığı, dış yardım kadar iç yönetimin Bağdat’ın Devlet ağırlığında diretmesine bağlıdır. Bir zamanlar Komünist oldukları için ABD yanında Türkiyeninde uzun yıllar çarpıştığı Barzani ve Talabani ailelerinin zamanla yalnızcatekrardan köksüz kabile düzeni “güçlü aşiretlere” dönüşeceği yönündeki öngörü ağır basarken, Bölgedeki siyasi yapıların geleceği; seçimlere, toplumsal desteğe, ekonomik koşullara ve Bağdat’la kurulacak ilişkilere bağlı bu durum Türkiye açısından istikrarlı bir Irak, sınır güvenliği, ticaret ve bölgesel ulaşım bakımından çok önemlidir. Irak devletinin kendi topraklarında etkili olması, sınır ötesindeki PKK gibi eli kanlı TERÖR ÖRGÜTÜ ile mücadeleyi kolaylaştırabilir. Çünkü olası bir güvenlik boşluğu, silahlı grupların faaliyetlerini artırabilir veya farklı bölgesel aktörler arasındaki çağdışı aşiret rekabetimi sertleştirebilir. Bu nedenle Ankara açısından önemli olan, yalnızca yabancı askerlerin ayrılması değil, onların ardından nasıl bir güvenlik düzeninin kurulacağıdır.  Bağdat ile Erbil arasında işler bir ilişki, sınır güvenliğinin ve ekonomik iş birliğinin daha öngörülebilir hâle gelmesine katkı sağlayabilir. Buna karşılık bütçe, yetki ve güvenlik anlaşmazlıklarının derinleşmesi, Irak’ın bütününü etkileyen yeni gerilimler yaratabilir. ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Peşmerge’nin sonunu ilan eden bir gelişme olarak değil, dış askerî desteğin sınırlarını ve Irak’ın kendi güvenlik düzenini kurma sorumluluğunu görünür kılan bir dönüm noktası olarak değerlendirilmelidir. Önümüzdeki dönemin başarısı, Kullan At – düşüncesiyle Orta Doğu’yu paraçalayan ABD ve askerlerinin bölgeden ayrılmasından çok, geride kalan kurumların birlikte çalışabilmesine bağlı olacaktır.  Türkiyenin kendi benzer yeniden BOŞ - Kürt S’açılım PKK sıkıntısından dolayı, artık TEK MUHATAP alması gerek merkezi Irak Devlet yapısı gerçeği ile kalıcı güvenlik; etkili devlet kapasitesi, anayasal hakların korunması ve siyasi uzlaşmanın aynı anda güçlenmesiyle mümkün olabilir.  

Kuzey Irak denklemi

 

 

 

 

PEŞMERGE İÇİN YENİ BİR DÖNEM

Dünya AB örneği ile tarih boyu savaşmış toplulukların artık Tek pasaport – para birimi altında birleşirken, inatla İç karılıklık çıkarma adına Vietnam, Afganistan, Irak, Libya, Suriye .. gibi ülkelerde teröre verdiği destekle çok kötü örnek olmuş sorsan demokrasi savunucusu Amerika Birleşik Devletleri tarafından böl parçala daha kolay idare edersin taktiği Irakta da işe yaramadığı ortaya çıktı.

Muhatap alınacak Tek devlet ve Merkezi yönetim önemi, gün geçtikce dahada hissedilirken, Yahudi Üstün Liyakat nişanlı – BOP eşbaşkanı - Tayyib Erdoğan’ın Iraktaki teröre destek veren ABD askerlerinin sağ salim ülkelerine dönmeleri için duası tutmuş gibi.  ABD güçlerinin Irak’tan ayrılması, yalnızca bir askerî görevin sona ermesi anlamına gelmiyor. Bu gelişme, Bağdat ile Erbil arasındaki ilişkileri, bölgesel güvenlik dengelerini ve Peşmerge’nin geleceğini yeniden tartışmaya açıyor.

Türkiyeyi daha sonra: Laz, Çerkez, Alevi, Pomak, Tatar, Çeçen, Çerkez, Gürcü, Arap diye parçalama dönemini başlatacak AKePe’nin yeniden kürt S’açılımı aksine, ABD’nin 30 Eylül 2026’da Irak’taki askerî çekilmesini tamamlaması, ülkenin yakın tarihinde çok önemli bir dönüm noktası oluşturdu. Washington ve Bağdat arasında 2024’te kararlaştırılan sürecin son aşamasında, Irak’ın kuzeyindeki ABD birlikleri de ülkeden ayrıldı. Böylece BM tarafından başına $ 10 Milyon ödül konan Türk askerlerinin katili – şu an Suriye başkanı yapılan eli kanlı TERÖRİST colani misali, güya IŞİD’e karşı diye senaryolanıp yürütülen uluslararası koalisyon görevi sona ererken, güvenlik ilişkilerinin eğitim ve istihbarat desteği üzerinden sürdürülmesi öngörüldü.

Bu gelişmeyi “23 yıllık kesintisiz işgalin sona ermesi” şeklinde tanımlamak, tarihsel süreci fazla basitleştirir. ABD’nin 2003’teki işgali, 2011’deki askerî çekilmesi ve 2014’te IŞİD’e karşı mücadele için yeniden Irak’a dönmesi, birbirinden farklı dönemlerdir. Bugünkü çekilme, bu uzun ve değişken müdahale tarihinin yeni bir aşamasıdır. Irak açısından temel soru, yabancı askerlerin ayrılmasının ardından güvenliğin nasıl sağlanacağıdır. Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi açısından ise buna ikinci bir soru eklenmektedir: ABD askerî desteğinin azalması, Peşmerge’nin gücünü ve Bağdat karşısındaki konumunu nasıl etkileyecektir?

Peşmerge, Bugün Suriye devlet başkanı yapılan TERÖRİST colani’nin bağlı olduğu IŞİD’e karşı mücadelede ABD ve uluslararası koalisyonla yakın iş birliği yaptı. Fakat bununla birlikte, askerî ortaklıkların varlığı süresiz koruma garantisi anlamına gelmez. Büyük devletler, bölgedeki varlıklarını kendi güvenlik öncelikleri, vergi veren halkına sorumluluğu açısından - maliyet hesapları ve diplomatik hedefleri doğrultusunda düzenler. Bu nedenle ABD nin Irak’tan çekilmesi nihayet kullanıldıklarını anlayan “ihanet” ya da “sadakat” kavramlarıyla şaşkınlık içindeki Peşmerge için çok kaygı verici.

Dış desteğe dayanarak güvenlik planlaması yapan Önce Rusyada eğitilmiş Parti Komünist Kürdüstan – PKK gibi ABD ile senelerce çarpışan Molla Mustafa Barzani ve Celal Talabani daha sonra saf değiştirip Irak Devlet bütünlüğünü parçalama adına ABD  ile anlaşmaları, bu desteğin azalmasıyla çok ciddi bir belirsizlik yaşarken, bu çok önemli çekilme dedesi Genel ev işleticisi - Donald Trump’ın Peşmerge’ye Neden İran’a saldırmadılar ! diye “bedel ödetmesi” şeklinde yorumlanmaktadır.

ABD askerî varlığının sona ermesi, özellikle Irak’ın kuzeyinde güvenlik kaygılarını artırırken, önceleri batı tarafından Merkezi otoriteleri zayıflatmak için Batı tarafından desteklenen Şu an Suriye başkanı TERÖRİST ilan edili IŞİD’in bölgede yeniden güçlendirilme ihtimali ve İran destekli silahlı grupların faaliyetleri, çekilme sonrasındaki başlıca endişeler arasında yer almaktadır.  Bu koşullarda tartışma yalnızca asker sayısına odaklanması yeterli değildir.  Çünkü “bütün ağır silahlar götürüldü” ve “hava savunma sistemleri tamamıyle ortadan kaldırılması” ile Hava savunması, erken uyarı, istihbarat, lojistik ve askerî koordinasyon gibi önemli sorunlarıda beraberinde riske attı.  Artık bu boşluğu dünyanın Tek muhatap alacağı - Bağdat merkezi Devlet yönetiminin ülke genelinde güvenlik sorumluluğu olarak üstlenmesi, Kuzey Irak Türk yurdu – Kürtlerin tapu kayıtlarını yakarak ele geçirdikleri Erbil’in ihtiyaçlarını karşılayabilecek teknik kapasiteyi ve siyasi güveni oluşturmasını da üstlenecek.

Peşmerge’nin geleceği değerlendirilirken en önemli ayrım, Irak Kürdistan Bölgesi’nin 2005 Anayasası’nın 121. maddesinin beşinci fıkrası, bölgesel yönetimlere polis, güvenlik güçleri ve bölgesel muhafızlar gibi iç güvenlik kurumlarını kurma ve düzenleme sorumluluğu tanımaktaydı.  Dolayısıyla ABD askerlerinin ayrılması, Peşmerge’nin hukuki dayanağını kendiliğinden ortadan kaldırmasa bile - Dış desteğin azalması operasyonel gücünü etkileyebilir. Komuta yapısı, bütçe, personel düzeni ve federal güvenlik kurumlarıyla ilişkiler siyasi müzakerelerin konusu olabilir.

Peşmerge’nin Irak ordusuyla daha yakın koordinasyona girmesi, bütün birliklerin doğrudan orduya katılmasıyla aynı şey değildir. Ortak operasyon, istihbarat paylaşımı ve görev alanlarının düzenlenmesi gibi farklı modeller mümkün.  Fakat Peşmerge’nin durumunu tıpkı Türk askerlerinin katili Terörist Colani – devlet başkanı yapıldığı Suriye’de Demokratik Güçleri’nin durumuyla karşılaştırılmamalı. Çünkü parçalanan Irak’taki federal düzen ile Suriye’deki devlet yapısı aynı değildir. Yerel silahlı güçlerin merkezî yönetimlerle ilişkileri, uluslararası destekleri ve kurumsal geçmişleri de farklıdır.

Ayrıca Eskiden kömünist Rusya tarafından terk edili – şimdide silahlı dış desteğini kaybettiği kapitalist ABD uşağı haline gelmiş Peşmerge statüsü ne olacak ? endişesi belki kendiliğinden “terör örgütü” hâline getirmez fakat Hukuki sınıflandırmalar ilgili mevzuata, yetkili makamların kararlarına ve belirli fiillere dayanma riski, bölgedeki bütün aktörler açısından önemlidir.  ABD nin tüm silahları ile çekilmesinin ardından Bağdat’ın güvenlik alanındaki sorumluluğu artarken, Erbil’in federal yönetimle ilişkileri de daha önemli hâle gelsede merkezî otoritenin güçlenmesi, tek başına kalıcı istikrarın garantisi değildir. Devlet kurumlarının etkili, kapsayıcı ve hukuk içinde artık Mecburi Merkezi Irak Devleti ile çalışması zorunluluğu şart.

Irak’ın önündeki zorluk, ülke içindeki farklı silahlı güçlerle ilişkisini düzenlerken federal yapıyı ve bölgesel hakları da koruyabilmesidir. Anayasal bölgesel güvenlik kurumları ile devlet denetimi dışında hareket eden silahlı grupları aynı kategoriye koymak, çözüm üretmek yerine yeni anlaşmazlıklar doğurabilir. Peşmerge açısından geleceği belirleyecek meseleler yalnızca ABD desteği değildir. Finansmanın sürdürülebilirliği, komuta yapısının işlerliği, personelin düzenli maaş alması, eğitim ve donanım kapasitesi de önem taşır. Kurumsal gücün kalıcılığı, dış yardım kadar iç yönetimin Bağdat’ın Devlet ağırlığında diretmesine bağlıdır.

Bir zamanlar Komünist oldukları için ABD yanında Türkiyeninde uzun yıllar çarpıştığı Barzani ve Talabani ailelerinin zamanla yalnızcatekrardan köksüz kabile düzeni “güçlü aşiretlere” dönüşeceği yönündeki öngörü ağır basarken, Bölgedeki siyasi yapıların geleceği; seçimlere, toplumsal desteğe, ekonomik koşullara ve Bağdat’la kurulacak ilişkilere bağlı bu durum Türkiye açısından istikrarlı bir Irak, sınır güvenliği, ticaret ve bölgesel ulaşım bakımından çok önemlidir. Irak devletinin kendi topraklarında etkili olması, sınır ötesindeki PKK gibi eli kanlı TERÖR ÖRGÜTÜ ile mücadeleyi kolaylaştırabilir.

Çünkü olası bir güvenlik boşluğu, silahlı grupların faaliyetlerini artırabilir veya farklı bölgesel aktörler arasındaki çağdışı aşiret rekabetimi sertleştirebilir. Bu nedenle Ankara açısından önemli olan, yalnızca yabancı askerlerin ayrılması değil, onların ardından nasıl bir güvenlik düzeninin kurulacağıdır.  Bağdat ile Erbil arasında işler bir ilişki, sınır güvenliğinin ve ekonomik iş birliğinin daha öngörülebilir hâle gelmesine katkı sağlayabilir. Buna karşılık bütçe, yetki ve güvenlik anlaşmazlıklarının derinleşmesi, Irak’ın bütününü etkileyen yeni gerilimler yaratabilir.

ABD’nin Irak’tan çekilmesi, Peşmerge’nin sonunu ilan eden bir gelişme olarak değil, dış askerî desteğin sınırlarını ve Irak’ın kendi güvenlik düzenini kurma sorumluluğunu görünür kılan bir dönüm noktası olarak değerlendirilmelidir. Önümüzdeki dönemin başarısı, Kullan At – düşüncesiyle Orta Doğu’yu paraçalayan ABD ve askerlerinin bölgeden ayrılmasından çok, geride kalan kurumların birlikte çalışabilmesine bağlı olacaktır.  Türkiyenin kendi benzer yeniden BOŞ - Kürt S’açılım PKK sıkıntısından dolayı, artık TEK MUHATAP alması gerek merkezi Irak Devlet yapısı gerçeği ile kalıcı güvenlik; etkili devlet kapasitesi, anayasal hakların korunması ve siyasi uzlaşmanın aynı anda güçlenmesiyle mümkün olabilir.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.