Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Kuzeyli
Köşe Yazarı
Kuzeyli
 

Budala batı teknolojisi

      Tok toplumların üretkenliği bitti gibi.. Avrupalılar son dönemde Çin malı klimaları havada kapıyor. Sebebi ucuz olması falan değil; olay tamamen satış stratejisindeki uçurum, iki bambaşka dünya!   Bir Japon klimalarına bakın: Teknoloji zirve, işçilik taş gibi. Mağazanın ortasında indirimli fiyatıyla öylece duruyor ama kimse dönüp yüzüne bile bakmıyor. Niye mi?  Avrupa'da bir daire kiraladınız diyelim. Hava 38 derece, ev adeta fırın gibi. "Şuraya bir klima taktırayım" diyorsunuz; ev sahibi anında itiraz ediyor: "Binanın dış cephesi tarihi eser, tek bir çivi dahi çakamazsın!"   Hadi dediniz ki "Tamam, duvarı delmeyelim." Site yönetimine gidiyorsunuz, "Bütün apartmandan izin kağıdı topla" diyorlar. Komşunun kapısını çalıyorsunuz, üst kattaki huysuz amca kapıyı suratınıza çarpıyor. Diyelim ki perişan oldunuz ama tüm imzaları topladınız. Evraklarla belediyeye gidiyorsunuz; memur şöyle bir bakıp "İki ay sonra gel, sürecin durumunu sor" diyor.   Mucize eseri izni kopardınız farzedelim... Bu sefer tesisatçıyı arıyorsunuz, sadece kurulum için vergiler hariç 2.000 Euro çekiyor!  Üstelik "Şimdi anlaşırsak ancak iki ay sonraya gün veririm" diyor. Tüm bu çile bitene kadar zaten kış geliyor, kar yağıyor!   İşte tam Avrupalılar sıcaktan eriyip buharlaşmak üzereyken, Çinli üreticiler gelip önlerine sihirli bir kutu bırakıveriyor: Portatif Split Klima.  Dış ünite yok, duvar delmek yok. Kalın bir boruyu pencere aralığından dışarı uzat, mandalını tak, bitti! Kendi işini kendin gör; 10 dakika içinde fişe tak ve buz gibi hava yüzüne vursun.   Ama asıl efsane kısım bu değil. Fransızlar gelip diyor ki: "Bizim yasalara göre, içinde 2 kilodan fazla soğutucu gaz bulunan klimaların her yıl profesyonel ekiplerce denetlenmesi şart, bu da her yıl yüzlerce Euro demek" fakat Çinli üretici cihazın kullanım kılavuzunu çevirip arkasındaki şu satırı gösteriyor: Soğutucu gaz: 1.99 kilogram. Kıl payı yırttı, denetime falan gerek yok!   Almanlar damlıyor: "Bizde gece gürültü yasası var. 36 desibeli geçersen halkı rahatsız etmekten polis kapına dayanır, cezayı keser." Çinli üretici klimayı son ayarında çalıştırıyor, desibel ölçeri hava çıkışına dayıyor. Ekranda yazan rakam: 35.   Dikkat edin Yahudi ticaretini duymamış - dünyanın EN İYİ ESNAFI - Hinliden, Fars-İranlıdan, Lünanlı veya Yunanlıdan çok daha üstün Çinliler size sadece bir ürün satmıyor. Avrupa ülkelerinin yasa maddelerini, şehir kurallarını, hatta komşular arasındaki o bitmek bilmeyen saçma sapan kaprisleri bile tek tek okuyup hatmetmişler. Sonra da ortaya "kusursuz bir cevap anahtarı" çıkarmışlar. Sayıları 1.5 milyar böyle bir rakiple nasıl başa çıkacaksın ki?   Zavallı - artık batıdanda beter gibi görünen Japon mühendisler hâlâ laboratuvarlara kapanmış, 0.1 derecelik ısı farkının peşinde koşuyor, "Bu klimanın ömrünü 5 yıl daha nasıl uzatırız" diye kafa patlatırken, Çinli firmalar çoktan internet forumlarında müşteriye şunu sormuş: "Seni en çok ne darlıyor? Kurulum mu, yıllık denetim ücreti mi, komşu şikayeti mi? Söyle, hepsinin etrafından dolanacak çözümü bulalım !"   Biri kusursuz "endüstriyel ürün" yaratıp size onu nasıl kullanacağınızı öğretmeye çalışıyor. Diğeri ise tam da nereniz ağrıyorsa oraya merhem olan, şefkatli bir "hizmet paketi" sunuyor.   Bu, iki ürünün birbiriyle rekabeti falan değil; düpedüz iki farklı zihniyetin kapışması ve bir tarafın diğerini bambaşka bir stratejik boyuttan ezip geçmesi ! demektir.   Sonrada kalkıp Çin için DeMaDiDeMa demeyin !

Budala batı teknolojisi

 
 
 
Tok toplumların üretkenliği bitti gibi..
Avrupalılar son dönemde Çin malı klimaları havada kapıyor. Sebebi ucuz olması falan değil; olay tamamen satış stratejisindeki uçurum, iki bambaşka dünya!
 
Bir Japon klimalarına bakın: Teknoloji zirve, işçilik taş gibi. Mağazanın ortasında indirimli fiyatıyla öylece duruyor ama kimse dönüp yüzüne bile bakmıyor. Niye mi? 
Avrupa'da bir daire kiraladınız diyelim. Hava 38 derece, ev adeta fırın gibi. "Şuraya bir klima taktırayım" diyorsunuz; ev sahibi anında itiraz ediyor: "Binanın dış cephesi tarihi eser, tek bir çivi dahi çakamazsın!"
 
Hadi dediniz ki "Tamam, duvarı delmeyelim." Site yönetimine gidiyorsunuz, "Bütün apartmandan izin kağıdı topla" diyorlar. Komşunun kapısını çalıyorsunuz, üst kattaki huysuz amca kapıyı suratınıza çarpıyor. Diyelim ki perişan oldunuz ama tüm imzaları topladınız. Evraklarla belediyeye gidiyorsunuz; memur şöyle bir bakıp "İki ay sonra gel, sürecin durumunu sor" diyor.
 
Mucize eseri izni kopardınız farzedelim... Bu sefer tesisatçıyı arıyorsunuz, sadece kurulum için vergiler hariç 2.000 Euro çekiyor!  Üstelik "Şimdi anlaşırsak ancak iki ay sonraya gün veririm" diyor. Tüm bu çile bitene kadar zaten kış geliyor, kar yağıyor!
 
İşte tam Avrupalılar sıcaktan eriyip buharlaşmak üzereyken, Çinli üreticiler gelip önlerine sihirli bir kutu bırakıveriyor: Portatif Split Klima.  Dış ünite yok, duvar delmek yok. Kalın bir boruyu pencere aralığından dışarı uzat, mandalını tak, bitti! Kendi işini kendin gör; 10 dakika içinde fişe tak ve buz gibi hava yüzüne vursun.
 
Ama asıl efsane kısım bu değil.
Fransızlar gelip diyor ki: "Bizim yasalara göre, içinde 2 kilodan fazla soğutucu gaz bulunan klimaların her yıl profesyonel ekiplerce denetlenmesi şart, bu da her yıl yüzlerce Euro demek" fakat Çinli üretici cihazın kullanım kılavuzunu çevirip arkasındaki şu satırı gösteriyor: Soğutucu gaz: 1.99 kilogram. Kıl payı yırttı, denetime falan gerek yok!
 
Almanlar damlıyor: "Bizde gece gürültü yasası var. 36 desibeli geçersen halkı rahatsız etmekten polis kapına dayanır, cezayı keser." Çinli üretici klimayı son ayarında çalıştırıyor, desibel ölçeri hava çıkışına dayıyor. Ekranda yazan rakam: 35.
 
Dikkat edin Yahudi ticaretini duymamış - dünyanın EN İYİ ESNAFI - Hinliden, Fars-İranlıdan, Lünanlı veya Yunanlıdan çok daha üstün Çinliler size sadece bir ürün satmıyor. Avrupa ülkelerinin yasa maddelerini, şehir kurallarını, hatta komşular arasındaki o bitmek bilmeyen saçma sapan kaprisleri bile tek tek okuyup hatmetmişler. Sonra da ortaya "kusursuz bir cevap anahtarı" çıkarmışlar. Sayıları 1.5 milyar böyle bir rakiple nasıl başa çıkacaksın ki?
 
Zavallı - artık batıdanda beter gibi görünen Japon mühendisler hâlâ laboratuvarlara kapanmış, 0.1 derecelik ısı farkının peşinde koşuyor, "Bu klimanın ömrünü 5 yıl daha nasıl uzatırız" diye kafa patlatırken, Çinli firmalar çoktan internet forumlarında müşteriye şunu sormuş: "Seni en çok ne darlıyor? Kurulum mu, yıllık denetim ücreti mi, komşu şikayeti mi? Söyle, hepsinin etrafından dolanacak çözümü bulalım !"
 
Biri kusursuz "endüstriyel ürün" yaratıp size onu nasıl kullanacağınızı öğretmeye çalışıyor. Diğeri ise tam da nereniz ağrıyorsa oraya merhem olan, şefkatli bir "hizmet paketi" sunuyor.
 
Bu, iki ürünün birbiriyle rekabeti falan değil; düpedüz iki farklı zihniyetin kapışması ve bir tarafın diğerini bambaşka bir stratejik boyuttan ezip geçmesi ! demektir.
 
Sonrada kalkıp Çin için DeMaDiDeMa demeyin !
Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.