3 Ocak 2015
Türkiye'nin Sessiz Çöküşü Üzerine Bir Gözlem
Bir gece yatıp kalktık. Türk Ordusu yoktu. Darbe yapacaklardı ama silahlarını tarlada gömdükleri yeri de unutmuşlardı demek. Darbe olacak mıydı, olmayacak mıydı derken ordu artık ortada yoktu.
Bir gece yatıp kalktık. Yargı yoktu. Yargıyı bölüşmüşlerdi; yarısı hocaya, yarısı imama.
Bir gece yatıp kalktık. Cumhuriyetçi aydınlar yoktu. Hücrelerdeydi hepsi.
Bir gece yatıp kalktık. Medya yoktu. Yarısını para bastırıp almışlardı, kalan yarısının da gırtlağına bastırmışlardı.
Bir gece yatıp kalktık. Ben de yoktum. Muhterem karıma sordum: "Ben yok muydum şu köşede yahu?" Karım "Yoksun, kovuldun" dedi. Ağladı.
Bir gece yatıp kalktık. Laiklik yoktu. Devlet artık tekbirle açılıyordu.
Bir gece yatıp kalktık. Türk yoktu.
Bir gece yatıp kalktık. Bayrak yoktu.
Bir gece yatıp kalktık. Yarısı gitmişti. Türkiye de yoktu.
Bir gece yatıp kalktık; marşlar yoktu, andımız yoktu, bayramlar yoktu. Buna 4+4+4 dediler. Çocuklar da yoktu artık.
Bir gece yatıp kalktık. Cumhuriyet yoktu.
Ve bir gece yatıp kalktık ki biz de yoktuk.
O halde yatma.
Kaldır başını artık. Bir böcek gibi ezilip, bir dal gibi kırılıp, bir sürü gibi güdülüp, bir toz gibi üfürülüp, bir ot gibi sökülüp, bir kuş gibi vurulacağına — yatma.
Bekir Coşkun
