MÜZİĞE TUTKU ? DOĞUŞTAN MI GELİR, SONRADAN MI BÜYÜR?
Herkes müzik sever. Ama herkes müziğe tutkulu değildir.
Müziği sevmek: hoşlanmaktır, eşlik etmektir, fonda kalmasına izin vermektir.
Müziğe tutku ise: onu hayatın merkezine koymaktır, yalnızken de onsuz kalamamaktır, bazen kelimelerin yetmediği yerde onunla konuşmaktır.
Tutku, müziği dinlemek değil; Müziğin seni dinlediğini hissetmektir.
1. DOĞUŞTAN GELEN YATKINLIK VAR MI?
KISA CEVAP: EVET, AMA HERKES İÇİN AYNI DEĞİL
Bilim şunu söylüyor: İnsan beyni ritme ve sese doğuştan duyarlıdır
Bebekler: ritme tepki verir, melodiyi ayırt eder, annenin sesini müzikal olarak tanır
Ama önemli ayrım şudur: Müziğe duyarlılık doğuştandır. Müziğe tutku zorunlu olarak değildir
Bazı insanlar: ritmi daha hızlı algılar, sesleri daha ince ayırt eder, melodik hafızası güçlüdür
Bu kişiler için müzik: daha erken “yer eder” ve daha derin iz bırakır
Yani tohum vardır, ama ağaç olmak şart değildir.
2. TUTKU NASIL OLUŞUR? (KRİTİK NOKTA)
Müziğe tutku çoğu zaman bir eşik anıyla başlar:
- İlk kez “beni anlatıyor” dediğin bir şarkı
- Hayatının zor bir döneminde tutunduğun bir melodi
- Bir konser, bir plak, bir ses tonu
- Yalnızlığını anlayan bir ezgi
Tutku, müzikle kurulan duygusal bağın derinliğidir. Bu bağ: yaşla gelişebilir, deneyimle güçlenir, acıyla, aşkla, kayıpla büyür
Bu yüzden: bazı insanlar müziği gençken sever. bazıları olgunlukta tutkuyla bağlanır
3. NEDEN YAŞ ALDIKÇA MÜZİK DAHA DERİN GELİR?
Çünkü yaş aldıkça: kelimeler yetmemeye başlar, anlatmak zorlaşır, duygular karmaşıklaşır
Müzik ise: açıklama istemez, savunma talep etmez, yargılamaz
Bu nedenle: Olgun yaşta müzik, eğlence değil; Anlam olur.
Birçok insan için müzik tutkusu: gençlikte hız, orta yaşta sığınak, ilerleyen yaşlarda hafıza ve kimlik haline gelir.
4. HERKES NEDEN MÜZİĞE TUTKULU OLMAZ?
Çünkü tutku: uygusal açıklık ister, savunmasızlık ister, teslimiyet ister
Bazı insanlar: duygularını bastırmıştır, kontrolü sevmiş “fazla hissetmekten” kaçınmıştır
Müzik ise: kontrolü bozar, kapıları açar, insanı kendisiyle baş başa bırakır
Bu yüzden: Müziğe tutku, biraz da cesaret işidir.
5. İLGİNÇ VE AZ BİLİNEN YANLAR
Aynı şarkı, farklı yaşta farklıdır. 20 yaşında eğlencelidir, 40 yaşında anlamlıdır, 60 yaşında hatıradır
Müzik, beynin en derin bölgelerine iner, Hafızayı tetikler, Travmaları yumuşatır, Alzheimer hastalarında bile anıları canlandırır, Müzik zaman algısını değiştirir, 3 dakika sürer ama bir ömrü hatırlatır
Bazı insanlar müzikle düşünür, duygularını notalarla çözer, kararlarını müzikle netleştirir
6. TUTKULU İNSANLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
Müziğe tutkulu insanlar genellikle: yalnız kalmaktan korkmaz, derin düşünür, empati yeteneği yüksektir, iç dünyası zengindir, sessizliği de sever ama müzikle anlamlandırır. Onlar müziği tüketmez, Müzikle yaşar.
SONUÇ – DOĞUŞTAN MI, SONRADAN MI?
Gerçek cevap şudur: Duyarlılık doğuştan gelebilir. Tutku hayatla kurulur
Müzik tutkusu: yaşla gelişebilir, geç keşfedilebilir ama hiç kaybolmaz
Müziğe geç aşık olunmaz; Sadece geç tanışılır.
Müziğe tutku: bir yetenek meselesi değil, bir “duyma” meselesidir ve belki de en doğru cümle şudur: Bazı insanlar müzik dinler, Bazı insanlar müzikte yaşar.
