Müzik
Köşe Yazarı
Müzik
 

Tarih boyu en etkili gelenek gibi

        Tarih Boyunca Türklerde Müzik 1. Orta Asya ve Bozkır Dönemi (MÖ 3000 – MS 6. yy) Türklerin müzikle ilişkisi, Orta Asya steplerinde başlar. Henüz yazılı edebiyat yokken müzik, toplumun hafızasıydı. Kopuz — tek ya da iki telli, deve derisinden yapılan bu saz — en eski Türk çalgısıdır. Destanlar, mitler ve savaş anlatıları kopuzun tellerinde yaşardı. Bu dönemde müzisyen sıradan bir sanatçı değildi. Ozan ya da ‘Baksı’ adı verilen bu kişi; şair, hekim, din adamı ve toplum sözcüsü rollerini birlikte üstlenirdi. Müzik, şamanist ritüellerin ayrılmaz parçasıydı: ruhlarla iletişim kurulur, hastalıklar tedavi edilir, ölüler için yas tutulurdu. 2. Göç ve Yerleşme Dönemi (6. – 10. yy) Büyük göç dalgalarıyla Türkler Orta Asya'dan Batı'ya, Anadolu'ya doğru ilerlerken müziklerini de yanlarında taşıdılar. Uygur Türklerinde saray müziği gelişti; Çin kaynaklarında Türk çalgılarına ve müzisyenlerine dair kayıtlara rastlanır. Bu dönemde boru, davul ve zurna gibi çalgılar askeri işlevler kazanmaya başladı. 3. İslam'a Geçiş ve Tasavvuf Müziği (10. – 13. yy) İslamiyet'in kabulü, Türk müziğini dönüştürdü ama özünü bozmadı. Şamanist müzik anlayışı, tasavvuf geleneğiyle harmanlandı. Hoca Ahmed Yesevi'nin hikmetleri, ilk Türkçe tasavvuf şiirleri olarak kopuz eşliğinde söylendi. 13, yüzyılda Mevlana Celaleddin Rumi, Konya'da müziği ibadetin merkezine koydu. Ney ve kudüm sesleri eşliğinde dönen sema törenleri, Türk müziğinin manevi boyutunu dünyaya tanıttı. Mevlana'nın ney için yazdığı dizeler, belki de Türk edebiyatının müziğe en derin bakışıdır: "Dinle bu neyi, nasıl şikâyet eder / Ayrılıkları nasıl anlatır…" 4. Osmanlı Dönemi: Saray, Savaş ve Halk (14. – 19. yy) Osmanlı, Türk müziğini iki büyük kolda zirveye taşıdı: a) Klasik Türk Müziği (Saray Müziği) Makam sistemi bu dönemde olgunlaştı. Her makam — rast, hicaz, uşşak, segah — bir duygu haritasıydı; farklı saatler, mevsimler ve ruh halleri için farklı makamlar kullanılırdı. İtri (17. yy), Osmanlı'nın en büyük bestekârı sayılır. Onun Segah Tekbir'i ve Neva Kâr'ı bugün hâlâ icra edilmektedir. b) Mehter Müziği Türklerin dünyaya kazandırdığı en özgün askeri müzik geleneğidir. Büyük davullar, ziller, zurna ve borulardan oluşan Mehter takımı, hem düşmana korku salarken hem de Türk askerinin moralini ayakta tutardı. Avrupa'yı derinden etkilemiş; Mozart, Beethoven ve Haydn "alla turca" eserler bestelemişlerdir. c) Tekke ve Tarikat Müziği Bektaşi, Mevlevi ve diğer tarikatlar kendine özgü müzik gelenekleri geliştirdi. Bu müzik hem ibadet hem de eğitim aracıydı. 5. Aşıklık Geleneği ve Halk Müziği Anadolu'nun dört bir yanında aşıklar — sazlarını omuzlarına alarak köy köy dolaşan ozanlar — Türk halk müziğinin taşıyıcıları oldu. Bu gelenek yüzyıllar boyu kesintisiz sürdü: Pir Sultan Abdal (16. yy) — isyan ve inanç Karacaoğlan (17. yy) — aşk ve doğa Aşık Ömer (17. yy) — divane aşk Aşık Veysel (20. yy) — toprağa bağlılık Her bölgenin kendine özgü makamları, ezgileri ve çalgıları vardı. Karadeniz'de kemençe, Ege'de bağlama, Doğu Anadolu'da davul-zurna öne çıktı. 6. Cumhuriyet Dönemi: Batı ile Buluşma (1923 – günümüz) Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte Türk müziği yeni bir dönüşüm geçirdi. Atatürk'ün yönlendirmesiyle Batı müziği eğitimi yaygınlaştırıldı, konservatuarlar açıldı. Bu dönemde iki büyük akım yan yana ilerledi: Türk Sanat Müziği klâsik geleneği korudu; Münir Nurettin Selçuk gibi isimler bu geleneği modern seslere taşıdı. Türk Halk Müziği derlemeleri yapıldı; TRT arşivleri binlerce ezgiyi kaydetti. 1960'lardan itibaren Türk Pop ve Arabeski, 1990'lardan itibaren ise Türk Rock ve alternatif müzik sahnesi belirginleşti. Bugün Türk müziği, köklü geleneklerini modern dünyayla harmanlayan canlı bir ekosistemdir. Binlerce yıl boyunca: Savaşta cesaret, sevgide dil, yasda teselli, inançta köprü ve kimlikte ayna halinde Türk müziğinde değişmeyen tek şey, müziğin işlevidir ve Bozkırdan saraya, tekke semahından konser salonuna taşınan bu ses, Türklerin kendini ifade ettiği en eski ve en derin kanaldır.  

Tarih boyu en etkili gelenek gibi

 

 

 

 

Tarih Boyunca Türklerde Müzik

1. Orta Asya ve Bozkır Dönemi (MÖ 3000 – MS 6. yy)

Türklerin müzikle ilişkisi, Orta Asya steplerinde başlar. Henüz yazılı edebiyat yokken müzik, toplumun hafızasıydı. Kopuz — tek ya da iki telli, deve derisinden yapılan bu saz — en eski Türk çalgısıdır. Destanlar, mitler ve savaş anlatıları kopuzun tellerinde yaşardı.

Bu dönemde müzisyen sıradan bir sanatçı değildi. Ozan ya da ‘Baksı’ adı verilen bu kişi; şair, hekim, din adamı ve toplum sözcüsü rollerini birlikte üstlenirdi. Müzik, şamanist ritüellerin ayrılmaz parçasıydı: ruhlarla iletişim kurulur, hastalıklar tedavi edilir, ölüler için yas tutulurdu.

2. Göç ve Yerleşme Dönemi (6. – 10. yy)

Büyük göç dalgalarıyla Türkler Orta Asya'dan Batı'ya, Anadolu'ya doğru ilerlerken müziklerini de yanlarında taşıdılar. Uygur Türklerinde saray müziği gelişti; Çin kaynaklarında Türk çalgılarına ve müzisyenlerine dair kayıtlara rastlanır. Bu dönemde boru, davul ve zurna gibi çalgılar askeri işlevler kazanmaya başladı.

3. İslam'a Geçiş ve Tasavvuf Müziği (10. – 13. yy)

İslamiyet'in kabulü, Türk müziğini dönüştürdü ama özünü bozmadı. Şamanist müzik anlayışı, tasavvuf geleneğiyle harmanlandı. Hoca Ahmed Yesevi'nin hikmetleri, ilk Türkçe tasavvuf şiirleri olarak kopuz eşliğinde söylendi.

13, yüzyılda Mevlana Celaleddin Rumi, Konya'da müziği ibadetin merkezine koydu. Ney ve kudüm sesleri eşliğinde dönen sema törenleri, Türk müziğinin manevi boyutunu dünyaya tanıttı. Mevlana'nın ney için yazdığı dizeler, belki de Türk edebiyatının müziğe en derin bakışıdır:

"Dinle bu neyi, nasıl şikâyet eder / Ayrılıkları nasıl anlatır…"

4. Osmanlı Dönemi: Saray, Savaş ve Halk (14. – 19. yy)

Osmanlı, Türk müziğini iki büyük kolda zirveye taşıdı:

a) Klasik Türk Müziği (Saray Müziği) Makam sistemi bu dönemde olgunlaştı. Her makam — rast, hicaz, uşşak, segah — bir duygu haritasıydı; farklı saatler, mevsimler ve ruh halleri için farklı makamlar kullanılırdı. İtri (17. yy), Osmanlı'nın en büyük bestekârı sayılır. Onun Segah Tekbir'i ve Neva Kâr'ı bugün hâlâ icra edilmektedir.

b) Mehter Müziği Türklerin dünyaya kazandırdığı en özgün askeri müzik geleneğidir. Büyük davullar, ziller, zurna ve borulardan oluşan Mehter takımı, hem düşmana korku salarken hem de Türk askerinin moralini ayakta tutardı. Avrupa'yı derinden etkilemiş; Mozart, Beethoven ve Haydn "alla turca" eserler bestelemişlerdir.

c) Tekke ve Tarikat Müziği Bektaşi, Mevlevi ve diğer tarikatlar kendine özgü müzik gelenekleri geliştirdi. Bu müzik hem ibadet hem de eğitim aracıydı.

5. Aşıklık Geleneği ve Halk Müziği

Anadolu'nun dört bir yanında aşıklar — sazlarını omuzlarına alarak köy köy dolaşan ozanlar — Türk halk müziğinin taşıyıcıları oldu. Bu gelenek yüzyıllar boyu kesintisiz sürdü:

Pir Sultan Abdal (16. yy) — isyan ve inanç

Karacaoğlan (17. yy) — aşk ve doğa

Aşık Ömer (17. yy) — divane aşk

Aşık Veysel (20. yy) — toprağa bağlılık

Her bölgenin kendine özgü makamları, ezgileri ve çalgıları vardı. Karadeniz'de kemençe, Ege'de bağlama, Doğu Anadolu'da davul-zurna öne çıktı.

6. Cumhuriyet Dönemi: Batı ile Buluşma (1923 – günümüz)

Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte Türk müziği yeni bir dönüşüm geçirdi. Atatürk'ün yönlendirmesiyle Batı müziği eğitimi yaygınlaştırıldı, konservatuarlar açıldı. Bu dönemde iki büyük akım yan yana ilerledi:

Türk Sanat Müziği klâsik geleneği korudu; Münir Nurettin Selçuk gibi isimler bu geleneği modern seslere taşıdı.

Türk Halk Müziği derlemeleri yapıldı; TRT arşivleri binlerce ezgiyi kaydetti.

1960'lardan itibaren Türk Pop ve Arabeski, 1990'lardan itibaren ise Türk Rock ve alternatif müzik sahnesi belirginleşti. Bugün Türk müziği, köklü geleneklerini modern dünyayla harmanlayan canlı bir ekosistemdir.

Binlerce yıl boyunca: Savaşta cesaret, sevgide dil, yasda teselli, inançta köprü ve kimlikte ayna halinde Türk müziğinde değişmeyen tek şey, müziğin işlevidir ve Bozkırdan saraya, tekke semahından konser salonuna taşınan bu ses, Türklerin kendini ifade ettiği en eski ve en derin kanaldır.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.