Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Üstad ERGENÇ
Köşe Yazarı
Üstad ERGENÇ
 

Bilgelik timsali

    AKIL ÜZERİNE Ey Müslüman geçinen dangalAKPudracılar ... Bilim insanı İlber Ortaylı’nın yaptığı şu tespitleri bir kez olsun dikkatle okuyun. Eğer üzülmezseniz, en azından biraz utanmanız gerekir. Bu bilgi paha biçilemezdir; satın alınamaz. Bari üşenmeden bir kez okuyalım. Tanrı’nın insana gönderdiği en kutsal şey kitaplar değildir. Akıldır. Bugün uygar dünyayı yöneten demokrasi kutsal kitaplarda yoktu. Sınıfların eşitliği, köleliğin kaldırılması, beden dokunulmazlığı, kadın hakları, insan hakları, laiklik ve evrensel hukuk da kutsal kitaplarla gelmedi.  Kullandığımız takvimler, organ nakilleri, radyo dalgaları, antibiyotikler, bilgisayarlar… Bunların hiçbirisi kutsal metinlerden doğmadı. Hepsi aklın ürünüdür. Tanrı’nın insana verdiği en mübarek şey akıldır. Onu sana veren, işletmen için verdi.  Fakat şu halimize bakın. Dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yarı tok yarı aç yaşayan bir toplumuz. Katman katman kültürün üzerinde oturuyoruz ama üretimden, teknolojiden, sanattan ve bilgi zenginliğinden yoksunuz. Üzerindeki ceketin modelinden ayağındaki pabucun astarına, gözündeki gözlüğün çerçevesinden bindiğin arabaya kadar; bereket beklediğin traktörden ununu öğüten değirmene kadar kullandıklarının neredeyse hiçbiri senin icadın değil. Bunların hepsi aklını kullananların eseridir. Şeker şurubundan sahte bal, patatesten sahte tereyağı üretmekle dünya kimyacılarını şaşırttın mı? Ama basit bir ağrı kesici bile yapamadın. Canın mı sıkıldı? Al bir Alman hapı. Sırtını Rus doğalgazıyla çalışan peteğe daya, belki geçer. Bugün dünyada en çok beslenme eksikliğinden çocuğun öldüğü, en çok işçinin çalışırken hayatını kaybettiği, en çok annenin doğumda yaşamını yitirdiği, en çok kadının bıçaklandığı, en çok gencin intihar ettiği ülkelerden birinin insanısın. Neden?  Dört yanın ateş içinde. Kurşunlar vızır vızır. Kan gölü içindesin. Çocukların elinden alınıyor. Ama aklın ermiyor. Çünkü aklın erdiğinden beri aklını masallarla ve hurafelerle doldurmuşlar. Artık gözünü aç. Sana gerçek yaratıcının verdiği akla yol ver. Yobazların, menfaatperestlerin, güç ve para peşinde koşanların peşine takılma. Bin yıldır geldiğin noktaya bak. Evde kendi kendine söylenip durduğunu biliyor musun? Çünkü aklın bile senden şikâyetçi. Şu 57 İslam ülkesine bak. Hangisi huzurlu ve mutlu? Hangisi aklını kullanarak insanlığa hizmet edecek bir buluş yaptı, bir icat ortaya koydu? Çoğu başkasının icatlarını bekleyen, başkasının teknolojisine muhtaç durumda. Hani bunlar “gâvur icadıydı”? Hani onları kullanmak günahtı? Aylık 12 bin dolar maaşla yabancı dil bilmeyen bir basın ataşesi atayan, ardından 6 bin dolar maaşla ona tercüman tutan, tercümanın eşini de 8 bin dolar maaşla din ataşesi yapan bir sistem kurarsan, bu akıl değil savurganlıktır. Böyle bir sersemliği Afrika’nın en geri kalmış yerlerinde bile bulamazsın. — İlber Ortaylı

Bilgelik timsali

 

 

AKIL ÜZERİNE

Ey Müslüman geçinen dangalAKPudracılar ...

Bilim insanı İlber Ortaylı’nın yaptığı şu tespitleri bir kez olsun dikkatle okuyun. Eğer üzülmezseniz, en azından biraz utanmanız gerekir. Bu bilgi paha biçilemezdir; satın alınamaz. Bari üşenmeden bir kez okuyalım.

Tanrı’nın insana gönderdiği en kutsal şey kitaplar değildir. Akıldır.

Bugün uygar dünyayı yöneten demokrasi kutsal kitaplarda yoktu. Sınıfların eşitliği, köleliğin kaldırılması, beden dokunulmazlığı, kadın hakları, insan hakları, laiklik ve evrensel hukuk da kutsal kitaplarla gelmedi.  Kullandığımız takvimler, organ nakilleri, radyo dalgaları, antibiyotikler, bilgisayarlar… Bunların hiçbirisi kutsal metinlerden doğmadı. Hepsi aklın ürünüdür.

Tanrı’nın insana verdiği en mübarek şey akıldır. Onu sana veren, işletmen için verdi.  Fakat şu halimize bakın. Dünyanın en bereketli topraklarının üzerinde yarı tok yarı aç yaşayan bir toplumuz. Katman katman kültürün üzerinde oturuyoruz ama üretimden, teknolojiden, sanattan ve bilgi zenginliğinden yoksunuz.

Üzerindeki ceketin modelinden ayağındaki pabucun astarına, gözündeki gözlüğün çerçevesinden bindiğin arabaya kadar; bereket beklediğin traktörden ununu öğüten değirmene kadar kullandıklarının neredeyse hiçbiri senin icadın değil. Bunların hepsi aklını kullananların eseridir. Şeker şurubundan sahte bal, patatesten sahte tereyağı üretmekle dünya kimyacılarını şaşırttın mı? Ama basit bir ağrı kesici bile yapamadın.

Canın mı sıkıldı? Al bir Alman hapı. Sırtını Rus doğalgazıyla çalışan peteğe daya, belki geçer.

Bugün dünyada en çok beslenme eksikliğinden çocuğun öldüğü, en çok işçinin çalışırken hayatını kaybettiği, en çok annenin doğumda yaşamını yitirdiği, en çok kadının bıçaklandığı, en çok gencin intihar ettiği ülkelerden birinin insanısın. Neden?  Dört yanın ateş içinde. Kurşunlar vızır vızır. Kan gölü içindesin. Çocukların elinden alınıyor. Ama aklın ermiyor. Çünkü aklın erdiğinden beri aklını masallarla ve hurafelerle doldurmuşlar.

Artık gözünü aç. Sana gerçek yaratıcının verdiği akla yol ver.

Yobazların, menfaatperestlerin, güç ve para peşinde koşanların peşine takılma. Bin yıldır geldiğin noktaya bak. Evde kendi kendine söylenip durduğunu biliyor musun? Çünkü aklın bile senden şikâyetçi. Şu 57 İslam ülkesine bak. Hangisi huzurlu ve mutlu? Hangisi aklını kullanarak insanlığa hizmet edecek bir buluş yaptı, bir icat ortaya koydu? Çoğu başkasının icatlarını bekleyen, başkasının teknolojisine muhtaç durumda.

Hani bunlar “gâvur icadıydı”? Hani onları kullanmak günahtı?

Aylık 12 bin dolar maaşla yabancı dil bilmeyen bir basın ataşesi atayan, ardından 6 bin dolar maaşla ona tercüman tutan, tercümanın eşini de 8 bin dolar maaşla din ataşesi yapan bir sistem kurarsan, bu akıl değil savurganlıktır.

Böyle bir sersemliği Afrika’nın en geri kalmış yerlerinde bile bulamazsın.

— İlber Ortaylı

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.