ŞAPŞAL – YANDAŞ medyamız uyurken, Arapça ve İngilizce yayın yapan Enap Baladi Suriye basını Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin İstanbul'daki bakkal dükkanları ile ilgili detaylı haberinde, İstanbul'da Suriyelilerin yaşadığı bölgeleri dolaşmışlar. Adeta mantar gibi çoğalan Suriyeli bakkalların Veresiye defterlerine Türk lirasını o günkü kurdan dolara çevirip yazıyorlarmış.
Türk mallarımız bakkallarımızda daha pahalıya satılırken Suriye'den gelen mallar piyasaya göre çok daha ucuza satılıyor. Mesala Suriye'den getirilen kaçak tütün sigaraya göre 4 kat daha ucuzmuş. Ayrıca bakkallığın dışında Döviz büfesi gibi Türk lirası verip dolar alabiliyorsun. Bankadan havale eder gibi Türkiyede kazandığın parayı KAÇAK yolla bakkallar aracılığıyla Suriye'ye gönderebiliyorsun.
Başka: Türkiye'de gerekli olan resmi belgeleri bakkaldan satın alabiliyormuşsun. Yani adeta devlet dairesi gibi olmuş. KAÇAK: Telefon... ve Suriye'de üretilmiş 8 kilogram çamaşır deterjanı 85 liradan. Yani kilosu 10 lira. Peki bizim marketlerde, bakkallarda satılan Türk malı deterjanların kilosu ise Ortalama 70 lira.
Mesela internet sosyal medyada reklamını yapan Suriyeli bakkallar var. 18 Litre zeytinyağını 1.000 lira ‘Beğenmezseniz getirin’ diye EN UCUZ Garantisini bile veriyorlar. Tümü KAÇAK mallar Sadece Suriye'den değil, Lübnan, Fas, Mısır'dan ... gelen malları İstanbul’un göbeğinde satarken üzerinde tek kelime Türkçe açıklama, etiket, bandrol yok. Örnekler çok: Peynirin kilosu 80 lira, 20 kilo salça 400 liraya. Türkiye'nin her yerine kargoyla gönderiyorum diye reklam yaparken eğer bakkalın bulunduğu ilçedeysen evlere paket servis bile yapıyorlar.
Bu ürünlerde Sağlığa zararlı ne var ?. Herhangi bir kontrol yapılmış mı ? Hayır. Bizim bakkallar MECBURİ fiş keserken Suriyeli güruh için her şey kayıt dışı ya. Sattıkları Sebzelerin fiyatları, bizim Pazar – marketlerden çok daha ucuz YARI FİYATINA. Nereden alıyorlar? Nasıl getiriyorlar? Nasıl bu fiyata veriyorlar? Meçhul ve Kimse sormuyor. Kendi fırınlarında ürettikleri ekmekleri kendi bakkallarında satıyorlar. Bizim Fırıncılar oranına - tarifesine tabi değiller. Nasıl olsa vergi yok – herşey KAÇAK, Kafalarına göre. İstediği fiyata satıyorlar. Kimse denetlemiyor - sormuyor.
Mesela kilosu 100 lira Ceviz içi satıyorlar. Karışık çerez kilosu 140 lira. 1,5 kilo çay 150 lira. Ambalajlı ürünlerin tamamı Arapça. Üzerinde tek kelime Türkçe ibare yok. El altından medikal ürün - İlaç .... ve bakkalda 100 liraya Ayakkabı satıyorlar. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de lokantadan - kuyumcuya, parfümcüden - fırına, kasaptan - tatlıcıya .... kadar artık her esnaflık türünde Suriyeliler var. Türkçe alışveriş yapamaz hale gelen caddeler, mahalleler var. Oralarda tek tük kalan Türk esnaf bile mecburen Suriyeli çırak çalıştırıyor.
Çünkü artık bu muhitlere Türk müşteri de gelmez. Müşteriler de Suriyeli. Türk esnaftan daha ucuza mal satıp Türk esnaftan daha fazla kira ödüyorlar. E Türk esnaf mecburen oradan taşınıyor.
Onların yerine hemen Suriyeliler geliyor. Her dükkanın el değiştirmesinde böyle davullu zuralı açılışlar yapıyorlar. Sistematik bir şekilde istira ediliyoruz. Seyyar satıcılar bile Suriyele. Kafeleri var, kültür merkezleri var. Her tarafı istilah ettiler. Buna rağmen İngiliz medyasına, Alman medyasına röportaj veriyorlar. Seyredin Allah aşkına. Türk halkını ırkçılıkla suçluyorlar ya. Bize karşı ırkçılık yapılıyor diyorlar. Türklerle Suriyeliler arasında kavga çıkarsa böyle sanırım cep telefonuna ağ kurmuşlar. Bir anda ellerinde sopalarla 5060 kişi oluyor. Suriyelilerine suç işleme özgürlüğü var. Ticaret yapıyorlarsa vergi yok, denetim yok, ceza yok.
İstanbul'da Fatih'e sadece Suriyeli doktorların çalıştığı sadece Suriyel hasta bakan klinikler var. Yok diyorlar. Var elbette kaçak. Göz, diş, doğum, şakır şakır kayıt dışı çalışıyor. Ameliyat bile yapılıyor ya. Gene bu Fatih'te mesela geçen seneydi galiba. 3 tane Suriyelinin yaşadığı eve baskın yapıldı. 6.000 kutu kanser ilacıyla il kanser il. Üstelik Türkiye genelinde 2000 kanser hastasının da kimlik bilgileri ele geçti. Meğer aile hekimlerine sahte reçeteler yazdırdıkları. Bu sahte reçetelerle eczanelerden kanser ilacı topladıkları ortaya çıktı. Bitmedi. Sosyal Güvenlik Kurumuna da fatura ettikleri ortaya çıktı.
Bunlar hala yabancı medyaya röportaj verip Türk halkını ırkçılıkla suçluyor. Bakın bu ırkçılık filan gibi saçma klişelere kulağınızı tıkayın lütfen. Bunları herkese anlatın kardeşim. İstila var. Bakın artık Suriye medyası bile duyuruyor. Bizim medya hala deve kuşu gibi kafasını kuma gümüyor. Bakın daha dün Suriye'de görev yapan ve insan kaçakçılığı yapan bir tuğ general gözaltına alın diye yani Suriyeli meselesinin Türk silahlı kuvvetlerini bile nasıl işte böyle çürüttüğünü görmek için daha ne olması gerek ya? General bile insan kaçakçılığı yapıyorsa biz bu
Suriye sınırındaki kaçak mal girişini nasıl önleyeceğiz? Adam Suriye'den kaçak olarak girmiş. İstanbul'un göbeğinde kaçak olarak bakkal açmış. Deterjandan kuru yemişe kadar cep telefonundan ilaçlara kadar Suriye'den getirdiği kaçak malları satıyor üstüne bedava bizim hastanelerde tedavi oluyor aldığı fazladan ilaçları ülkesinde KALİTELİ farkıyla satıyor.
(09:16) Sosyal yardım alıyor çocuk parası alıyor. Hala biz ensarız. Onlar muhacir filan deniyor. Böyle muhacir dünyanın neresinde görülmüş kardeşim? İstilah var. İstilah bakın silahsız işgal var. Dağdan gelip bağdakini kovuyorlar.
https://www.youtube.com/watch?v=RlVkZp7rfTw
