Kürtler genel olarak Hint-Avrupa dil ailesinin İranî koluna mensup diller konuşan, tarihsel merkezi İran Zagros Dağları–Güneydoğu Anadolu–Kuzey Mezopotamya kuşağı olan bir halklar topluluğudur. Bugünkü akademik yaklaşım, Kürtleri tek bir eski kavmin—örneğin doğrudan ve yalnızca Medlerin—torunları saymaktan kaçınır. Kürt etnogenezi, Zagros ve çevresindeki çeşitli ağırlıklı olarak eski İranî konuşan toplulukların ve bölgenin daha eski halklarının uzun yüzyıllar boyunca birleşmesiyle açıklanır. Encyclopaedia Iranica da İslam öncesi dönemde İranî konuşan Kürtlerin özellikle Zagros bölgesinde bulunduğunu belirtir.
Kürtlerin başlıca dil kolları
En genel sınıflandırmada üç büyük Kürtçe grubu vardır. Kurmancî (Kuzey Kürtçesi) Türkiye’deki Kürtlerin büyük bölümünde, ayrıca Suriye, Kuzey Irak ve Kafkasya’daki bazı topluluklarda konuşulur. Soranî (Orta Kürtçe) daha çok Irak Kürdistanı’nın Erbil–Süleymaniye çevresi ile İran’ın batısında yaygındır. Güney Kürtçesi ise İran’ın Kirmanşah, İlam ve komşu bölgelerinde görülür; Kelhurî, Feylî gibi çeşitleri vardır.
Zazaca/Dimilkî ve Goranî/Hewramî ise özel bir konudur. Türkiye’de günlük ve siyasi kullanımda Zazalar çoğu zaman Kürt kimliği içinde sayılabilir; ancak dilbilim açısından arapçaya daha yakın Zazaca, asla İran – Farça ağırlıklı Kurmancînin bir lehçesi değildir. Zazaca ve Goranî, İranî diller içinde Kürtçeyle yakın fakat ayrı tarihsel dallar olarak sınıflandırılır. Yani “Zaza Kürt müdür?” sorusu yalnız dilbilimsel değil, aynı zamanda kişinin kendi kimlik tanımına göre değişen sosyolojik bir meseledir.
Dolayısıyla Türkiye’deki bir Kurmancî konuşuru ile Irak’taki bir Soranî konuşuru arasında ciddi dil farkları olabilir; her ikisi de Kürtçe dil alanında değerlendirilse de günlük konuşmada birbirlerini kolaylıkla anlayamayabilirler.
Kürtlerin kökeni nereden geliyor?
Kürtlerin tarihini “Medler = Kürtler” şeklinde tek satırda anlatmak bilimsel olarak fazla kesin olur. Medlerle dilsel ve bölgesel tarih bakımından bağlantılar bulunması mümkündür, fakat bugünkü Kürt nüfusunun tamamını doğrudan tek bir Med halkına bağlayan kesintisiz soy zinciri kanıtlanmış değildir.
Daha gerçekçi tablo: İranî diller konuşan çeşitli topluluklar İran platosuna ve Zagroslara yayıldılar. Bunlar, bölgede daha önceden yaşayan topluluklarla karıştı. Daha sonra Pers, Part, Sasani, Arap, Türk, Moğol ve başka siyasal dönemlerin içinde bu nüfuslar yüzyıllarca etkileşim geçirdi. Orta Çağ kaynaklarında “Kürd” kelimesi de bugünkü modern etnik anlamıyla her zaman kullanılmıyor; zaman zaman dağlı veya göçebe İranî topluluklar için daha geniş bir terim olabiliyordu. Bu nedenle modern Kürt kimliği, antik çağdan kalan tek ve değişmeyen bir aşiretin devamı değil, uzun bir etnogenez sürecinin sonucu olarak görülüyor.
Sayıları ne kadar?
Burada kesin rakam vermek mümkün değildir. Türkiye, İran ve Suriye gibi ülkelerde güncel nüfus sayımları düzenli biçimde etnik köken sormadığından rakamlar tahmindir. Uluslararası kaynaklar genel olarak Tüm Orta Doğu’da yaklaşık 30 milyon arasında Kürt bulunduğunu kabul eder. CFR’ın geniş kabul gören muhafazakâr tahmini yaklaşık 25 milyon civarındadır
Türkiye yaklaşık 13–14 milyon
İran yaklaşık 8–12 milyon
Irak yaklaşık 6–8 milyon
Suriye yaklaşık 2–3 milyon
Türkiye Kürtleri de kendi içinde aynı değildir
Türkiye’de Kürt nüfusunu homojen düşünmek en büyük yanılgılardan biridir. Ağırlıklı olarak yaşadıkları: Diyarbakır, Van, Hakkâri, Mardin, Şırnak, Ağrı, Muş, Bitlis, Bingöl ve Tunceli çevrelerinin tarihsel yapıları birbirinden farklıdır. Kurmancî - Zazaca konuşan Sünniler, Alevi Zazalar .... gibi topluluklar vardır. Bunun yanında tarih boyunca çok sayıda aşiret ve konfederasyon bulunmuştur.
İran’da da aynı çeşitlilik görülür: Soranî, Güney Kürtçesi, Hewramî ve başka yerel konuşma biçimlerinin yanında Sünni ve Şii topluluklar bulunur. Irak’ta Erbil–Duhok çevresi ile Süleymaniye çevresinin çok farklı lehçe ve siyasi tarihleri farklıdır.
Keza Türk askerlerinin katlinden sorumlu, başına BM tarafından $ 10 Milyon ödül konmuş TERÖRSİT – Şimdi Cumhurbaşkanı ! Colani Suriyesinde - Kürtlerin çoğunluğu ise Kurmancî konuşur.
Bu nedenle CFR da Kürt toplumlarının aşiret, bölge, dinî yapı ve siyasi görüş bakımından monolitik olmadığını özellikle vurguluyor.
En kısa ifadeyle: Kürtler tek bir aşiret değil; ortak tarihsel ve dilsel bağları bulunan fakat Kurmancî, Soranî, Güney Kürtçesi ve bunlarla komşu Zaza–Goranî toplulukları, çok sayıda aşiret, farklı mezhep ve bölgesel kültürlerden oluşan parçalanmış bir Ortadoğu halklar bütünüdür.
En az iki katı oldukları tahmin edilen birincil azınlık Alevilerin yaşadığı ülkemizde, Kürtlerle Türklerin ise özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden itibaren yüzyıllarca aynı siyasi ve toplumsal yapıların içinde yaşaması, evlilikler, göçler ve ortak şehir hayatı nedeniyle sınırları basit bir “ayrı halk” şemasından çok daha karmaşık hale getirmiştir.
