Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Ömer Faruk Demirkır
Köşe Yazarı
Ömer Faruk Demirkır
 

Dardanos Satılıyor mu?

      Arsa mı, Çanakkale’nin Hafızası mı ? Çanakkale Dardanos Orman Kampının satış süreci durdurulmamıştır. Aksine ihale tarihine günler kalmış, geri sayım başlamıştır. Artık sessiz kalma zamanı değil. Bu yanlışı tüm Türkiye'nin duyması gereken zamandır.  Bazı yerler vardır haritada küçüktür ama hafızada koca bir şehri kaplar. Dardanos Orman Kapı resmi adıyla Yahya Çavuş. Bugün arsa diye konuşulan yer dün emanetti. Bugün ihale denilen şey dün kamuydu. Soruyu baştan koyalım. Bu kamp niye kuruldu? Kimler için kuruldu? Kimler kaldı burada? Ve nasıl oldu da bir sabah uyandık, satılık tabelası konuşur olduk. Takvimleri 1970'lerin başına saralım. Türkiye sosyal devleti slogan sanmıyordu henüz. Devlet şunu diyordu. Bu ülkenin ormanını koruyan adam da dinlenecek. Yangına koşan memur da nefes alacak. Çocuğunu denize götüren baba otel kapısında durdurulmayacak. İşte Dardanos Orman Kampı bu cümleyle kuruldu. Orman Genel Müdürlüğü mülkiyetinde eğitim için, dinlenme için, kamu çalışanı ve ailesi için. Kimler kaldı burada? Ormancı kaldı, mühendis kaldı, yangına giden emekçi kaldı. Çocuğuna ilk kez denizi gösteren baba kaldı. Burası lüks değildi. Onurluydu. Beş yıldızlı değildi. Kamuydu üstelik burası sadece tatil yeri değildi. Seminer yapıldı, eğitim verildi, tatbikat yapıldı. Arama kurtarma ekipleri burada çalıştı. Yani burası bir şehrin nefes alma alanıydı. Sonra zaman değişti, kelime değişti. Dinlenme alanı gitti. Değerli arazi geldi. Birileri harita açtı, birileri cetvel çıkardı. Ağaç sayılmadı. Metrekare sayıldı. Ve bir baktık kamu eğitim ve dinlenme alanı bir gecede oldu. Ticaret turizm alanı. Aynı ağaçlar duruyor. Aynı deniz dalgalanıyor ama bakış değişti. Artık soru şu değil. Burası kime hizmet eder? Soru şu: Buradan kim kazanır? Birileri dedi ki, "Halk zaten giremiyordu" Bakın bu cümle yarım yanıltıcı. Bilerek eksik. Burası site değildi. Özel mülk değildi. Kamuydu. Kapıda nizamiye vardı ama kapı halka kapalı değildi. Çünkü bu kampın sahibi bir şirket değil devletti. Ve devlet dediğim şey haktır. Bugün mesele kapı değil. Bugün mesele nizamiye değil. Bugün mesele giriş çıkış hiç değil. Bugün mesele şudur. Bir kentin kıyısına kim karar verecek? Bir kamp satılırsa yarın hangisi konuşulacak? Sümerbank mı? Kanyak fabrikası mı? Kıyı mı, orman mı? Bu ülkede bu filmi daha önce gördük. Hep aynı başlar. Halk için denir. Sonu hep aynıdır. Sermaye kazanır, şehir kaybeder. Dardanos orman kampı bir yazlık değildir. Bir yatırım fırsatı hiç değildir. Burası yangına koşan emekçinin hatırasıdır. Eğitim alan ormancının emeğidir. Kentin denizle kurduğu bağdır. Bugün burası satılırsa yarın bu şehir kıyıya uzaktan bakar. Çanakkale bir şeyi iyi bilir. Toprak bazen vatandır, bazen hatıradır, bazen de sınavdır. Dardanos işte o sınavdır. Çünkü bazı yerler vardır ihalede satılmaz, parayla ölçülmez. Bu kıyıya kim karar verecek? Çanakkale mi, cetvel mi? Ve tarih sorar. Kim savundu? Kim sermaye olarak gördü? >> Bu kampın satılmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bu kampın satılmasında, bu eğitim merkezinin satılmasında kamu yararı görmüyoruz. Kaynak - https://www.youtube.com/watch?v=qlXJYXqXRO8  

Dardanos Satılıyor mu?

 

 

 

Arsa mı, Çanakkale’nin Hafızası mı ?

Çanakkale Dardanos Orman Kampının satış süreci durdurulmamıştır. Aksine ihale tarihine günler kalmış, geri sayım başlamıştır. Artık sessiz kalma zamanı değil. Bu yanlışı tüm Türkiye'nin duyması gereken zamandır.  Bazı yerler vardır haritada küçüktür ama hafızada koca bir şehri kaplar. Dardanos Orman Kapı resmi adıyla Yahya Çavuş.

Bugün arsa diye konuşulan yer dün emanetti. Bugün ihale denilen şey dün kamuydu. Soruyu baştan koyalım. Bu kamp niye kuruldu? Kimler için kuruldu? Kimler kaldı burada? Ve nasıl oldu da bir sabah uyandık, satılık tabelası konuşur olduk. Takvimleri 1970'lerin başına saralım. Türkiye sosyal devleti slogan sanmıyordu henüz.

Devlet şunu diyordu. Bu ülkenin ormanını koruyan adam da dinlenecek. Yangına koşan memur da nefes alacak. Çocuğunu denize götüren baba otel kapısında durdurulmayacak. İşte Dardanos Orman Kampı bu cümleyle kuruldu. Orman Genel Müdürlüğü mülkiyetinde eğitim için, dinlenme için, kamu çalışanı ve ailesi için. Kimler kaldı burada? Ormancı kaldı, mühendis kaldı, yangına giden emekçi kaldı.

Çocuğuna ilk kez denizi gösteren baba kaldı. Burası lüks değildi. Onurluydu. Beş yıldızlı değildi. Kamuydu üstelik burası sadece tatil yeri değildi. Seminer yapıldı, eğitim verildi, tatbikat yapıldı. Arama kurtarma ekipleri burada çalıştı. Yani burası bir şehrin nefes alma alanıydı. Sonra zaman değişti, kelime değişti.

Dinlenme alanı gitti. Değerli arazi geldi. Birileri harita açtı, birileri cetvel çıkardı. Ağaç sayılmadı. Metrekare sayıldı. Ve bir baktık kamu eğitim ve dinlenme alanı bir gecede oldu. Ticaret turizm alanı. Aynı ağaçlar duruyor. Aynı deniz dalgalanıyor ama bakış değişti. Artık soru şu değil. Burası kime hizmet eder? Soru şu: Buradan kim kazanır? Birileri dedi ki, "Halk zaten giremiyordu" Bakın bu cümle yarım yanıltıcı. Bilerek eksik. Burası site değildi. Özel mülk değildi. Kamuydu. Kapıda nizamiye vardı ama kapı halka kapalı değildi. Çünkü bu kampın sahibi bir şirket değil devletti. Ve devlet dediğim şey haktır. Bugün mesele kapı değil. Bugün mesele nizamiye değil. Bugün mesele giriş çıkış hiç değil.

Bugün mesele şudur. Bir kentin kıyısına kim karar verecek? Bir kamp satılırsa yarın hangisi konuşulacak? Sümerbank mı? Kanyak fabrikası mı? Kıyı mı, orman mı? Bu ülkede bu filmi daha önce gördük. Hep aynı başlar. Halk için denir. Sonu hep aynıdır. Sermaye kazanır, şehir kaybeder. Dardanos orman kampı bir yazlık değildir.

Bir yatırım fırsatı hiç değildir. Burası yangına koşan emekçinin hatırasıdır. Eğitim alan ormancının emeğidir. Kentin denizle kurduğu bağdır. Bugün burası satılırsa yarın bu şehir kıyıya uzaktan bakar. Çanakkale bir şeyi iyi bilir. Toprak bazen vatandır, bazen hatıradır, bazen de sınavdır. Dardanos işte o sınavdır.

Çünkü bazı yerler vardır ihalede satılmaz, parayla ölçülmez. Bu kıyıya kim karar verecek? Çanakkale mi, cetvel mi? Ve tarih sorar. Kim savundu? Kim sermaye olarak gördü? >> Bu kampın satılmasına müsaade etmeyeceğiz. Çünkü bu kampın satılmasında, bu eğitim merkezinin satılmasında kamu yararı görmüyoruz.

Kaynak - https://www.youtube.com/watch?v=qlXJYXqXRO8

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.