Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

eleştiri
Köşe Yazarı
eleştiri
 

Akıllara ziyan...

  Ana gayesi ne ? Yerlerde sürünen ekonomisinden bahsedilmeyen ülke halleri unutulmuş ‘ne idüğü belirsiz çerçeve yasa ile yatıp kalkılan Türkiye’nin burnu dibindeki Şam’da Mazlum Abdi yönetimi arasında uzun süredir entegrasyon süreci yeni bir aşamaya geçildi. Önce SDG kendisini fes etti. Ardından da Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı danışmanı olarak atandı. Bir kesim bunu Kürtler kaybetti derken diğer kesim Suriye yönetimi Kürtlere yenildi diye yorumluyor. Aslında Kürtler kaybetti veyahut Suriye yönetimi kazandı’dan ziyade içeride bir de şöyle bir tartışma var. Maalesef Öngörüler çöktü. Hani Suriye'de Kürt devleti kuracaktı - SDG işte silah bırakamazdı ?  Artık tüm Ortadoğu'da Kürtlerle ilgili yeni bir aşamaya geçiliyor.  Silahla elde edilebilecek mesafe Katedildikten şimdi Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda Suriye ve Türkiye için de geçerli sonra yeni bir aşamaya girildi.  Bu Muhtemelen İran'da da benzer bir durum konuşulmaya başlanacak. Çünkü silahla kat edilebilecek mesafe artık kalmadı - Tıkandı. Bir meşruiyet krizi de yaratmaya başladı. Kürtler Suriye'de kaybettiler ! tuhaf laflamalarına karşın Hiçbir kazanımları yokmu ? sorusunda, hatırlarsak ABD Büyükelçisinin aylar önce ‘İsrail Ortadoğu'daki ulus devletlerin varlığından rahatsız !’ demişti. SDG silahları bırakıp Suriye hükümetine entegre olduğunda eee işler bitmez. Belki silah devreden çıkmış oluyor ama dikkat edilirse ‘Mücadelemizi bundan sonra siyasi olarak vereceğiz !’ diye örneğin: Mazlum Abdi ulus devlet varlığını ortadan kaldırılması anlamına ‘Suriye Arap Cumhuriyetindeki ‘Arap’  kelimesinin çıkarılmasını istedi.  Sorsan entegrasyon: silah bırakan 4 tümen SDG Suriye ordusuna entegre oldu !.   Hani İsrail bölgede bir Kürdistan devleti hayali ile Kürtleri ayaklandırmaya çalışıyordu ?. Değişen birşey yok Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları yöntem farklılığı ile devam ediyor.  Bugüne dek sürdürülen terör Artık silahla değil, Siyasi olarak yapılacak. Yani Bir ülkede yönetim etnik temele dayanıyorsa Lübnanlaşma sendromu yolundaki ilk adım atılmış oldu gibi.  Başka bir özelliklerinden dolayı değil – sadece ABD tarafından Daha iyi eğitilmiş Kürt asker oldukları için 4 tümen ile Suriye ordusuna ‘entegre’ oluyor, Kürt bölgelerinde polis teşkilatlarında Kürtler, Arap cumhurbaşkanının başdanışmanı Kürt olacak.  Özetle ülkeyi Lübnan'daki gibi etnik kimlikler üzerinden siyasi bir kavgaya dönüştürme süreci başlıyor.  AKePe iktidarı YANDAŞ yazar-çizerler ‘bakın artık Suriyede Kürdistan yok !’ desede sonuçta: İsrail ve emperyalizmin Orta Doğu'da uzun yıllar sürdürdüğü politikanın sonucu tıpkı ısrarla bizde yapılmak istenen ‘Türk – Kürt – Arap ! örneği benzeri etnik kimliğe göre devlet kurumlarını bölme – Lübnan gibi kaçınılmaz şekilde çok korkunç bir siyasi mücadele Irak ve Libya benzeri artık Suriye'de vücut bulmaya başladı. Çünkü ‘Etnik temelli bir ülke yönetimi oluştuğunda, liyakat devreden çıkar.  ahlaksız Emperyalist taktiği ‘Böl Parçala – daha kolay idare edersin’ mantığı ile Lübnan’da ve Irak’ta: Cumhurbaşkanı şii ise başbakan sünni, meclis başkanı da Kürt ... yöntemi şimdi Suriye için devreye kondu.  Belki bütün bunlar zaman alsada, sonuçta Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda projenin devamında yeni bir adım atıldı, sadece silah devreden çıkartılıyor - Siyasi mücadele devreye girmiş Kürtler elde ettikleri kazanımları şimdide eğitimde ana dil benzeri - Devlet - anayasal zeminde garantiye almak istekleri - doğal olarak Başına $ 10 MİLYON ödül konmuş TERÖRİST Colani cumhurbaşkanı olduğu – Lübnan – Irak gibi Etnik yapıya dönüştürülen Suriye’de, Kürtler yönetime ortak edildi. AKePe iktidar yandaşları bu çarpık olduğu kadar ÇOK TEHLİKELİ etnik parçalanmadan ‘Bak görüyor musun ?’ türünden büyük kazanımlar çıkarmaya çalışsalarda, Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda Tayyib Erdoğan’ın hangi politikası doğru çıkmış ki, Suriye Esad'tan kurtulmuş olsada ne olmuş ?. Acı Gerçek: Sorsan Müttefik – NATO üyesi ABD tarafından eğitilen – son model silahlarla donatılan YPG – Suriye ordusuna entegre oldu – yönetimin kalbine oturdu.  Tıpkı: Afganistanda tanesi sadece $ 5 eden eski 28 tane kaleşnikoflarla yapılan göstermelik ‘keleş kebap’ komedisi gibi PKK artık silah bırakıyoruz ve 2 tümenimizle Türk ordusuna katılıyoruz demek gibi YPG – Suriye ordusuna entegre olması ASLA silah bırakmış anlamına gelmez. Aksine: Bebek Katili PKK gibi - kurumsallaşmış, terör olmaktan çıkmış, devletin resmi bir organına dönüşmüş hürviyet kazanmış silahlı yapı, yarın araları bozuldu - bir sürtüşme yaşayınca ‘Bizim zaten hazır yetişmiş askerimiz de var, polisimiz de var deyip İLLAKİ başka bir yola da sapabilirler’ riski Suriye için neyse – Türkiye içinde aynı gerçekliktir.  PKK silahlı mücadele ömrünü tamamlamış olduğu için tasfiye ediliyor densede Kürt meselesi bitirilmiyor asla bir barış sürecine dönüştürülmüyor. Aynen. 2 yıl önce Türk askerlerinin katili Terörist Colani, kravat takıp Suriye cumhurbaşkanı yapıldıysa Türkiye'de de Öcalan'a kravat takma süreci başlatılmak isteniyor.  Aynı paralellikte Suriye’de SDG gibi PKK'nın silah bırakması aynı şey. Mantık Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiyoruz ! diyenler aslında sorunu bitirmiyor.  Bu bir yerli projedir ! diyen ahlak yoksunu yandaşlar, Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda SDG niye silah bıraktıysa PKK da o yüzden tasfiye edilip, sinsice siyasi mücadeleye dönüştürülüyor ve Mazlum Abdi, Colani gibi şimdide Bebek Katili Terörist Abdullah Öcalan’a kravat takılsada sağduyu sahibi her Türk gibi Alevilerden sonra ikinci büyük azınlık kürtler bu sözde Barış sürecine Anketlerde: %48 olumsuz, %44 olumlu %8'de kararsız çıktı.  İşin en tuhafı ‘Türkiye'de entelektüellerin sürece yeterince destek vermediğinden ! şikayet eden’ DEM Parti olayı Bebek Katili Öcalan'a kravatı takma sürecine indirgerken 10 yıl önce destek yazılı metin açıklayan ‘Barış’ dedikleri için üniversitelerden atılan - hayatları karartılmış 2.374 akademisyenleri unuttular. DEM partili Pervin Buldan ‘Biz BOP Eşbaşkanı Tayyib Erdoğan’a Demirtaş kararını söylediğimizde sadece dinliyor !’kahve laklaklaması tatmin edici gözükmüyor.  Demirtaş gibi, 16 Milyondan imzalı Cumhurbaşkanlığı onayını almış 4 kez İstanbul Belediyesini kazanmış – Ekrem İmamoğlunu – basit bir Tweet atan - DELİLSİZ hapse atılırken, BEBEK KATİLİ Teröristi dışarı bırakıyorsun - sonra ‘entelektüeller bu sürece niye destek vermiyor?’ diye sormak aptallıktır – Çünkü: ortada bir barış süreci yok.  Süreçte gerçekten istekli bir grup var fakat toplumdaki karşıtlık üzerinden kendine siyasi alan açmaya çalışanlara bakıldığında çoğu kişi karşıt değil ama mesafeli - Tedirgin ve haklı olarak Eleştirel yaklaşıyor ve haklı olarak ‘Bu bir Öcelana kravat takma sürecidir, masum insanlar içerdeyken - bomba atan katillerin serbest bırakıldığı bir olaydan barış çıkmaz’ diyor. Bu uyduruk barış – yeniden S’açılım süreci, Orta Doğu’yu parçalamaya and içmiş Emperyalist BOP planları doğrultusunda, Eşbaşkanı Tayyib Erdoğan'ı bir kere daha Cumhurbaşkanı seçtirme üzerine kurgulandığı bir de bu endişesi ile Sadece komik espri yaptı diye içerde tutulan Deniz Göktaş gibi Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanları, tutuklu gazeteci – talebeler.... gerçekleri varken, DEM partinin şehir şehir dolaşıp, 52.000 canın katili Terörist biri için konferanslar vermesi kimse için asla inandırıcı olamaz. Derleme Kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=voEKT2Mb_Bs&t=1978s

Akıllara ziyan...

 

Ana gayesi ne ?

Yerlerde sürünen ekonomisinden bahsedilmeyen ülke halleri unutulmuş ‘ne idüğü belirsiz çerçeve yasa ile yatıp kalkılan Türkiye’nin burnu dibindeki Şam’da Mazlum Abdi yönetimi arasında uzun süredir entegrasyon süreci yeni bir aşamaya geçildi. Önce SDG kendisini fes etti. Ardından da Mazlum Abdi Cumhurbaşkanı danışmanı olarak atandı. Bir kesim bunu Kürtler kaybetti derken diğer kesim Suriye yönetimi Kürtlere yenildi diye yorumluyor.

Aslında Kürtler kaybetti veyahut Suriye yönetimi kazandı’dan ziyade içeride bir de şöyle bir tartışma var. Maalesef Öngörüler çöktü. Hani Suriye'de Kürt devleti kuracaktı - SDG işte silah bırakamazdı ?  Artık tüm Ortadoğu'da Kürtlerle ilgili yeni bir aşamaya geçiliyor.  Silahla elde edilebilecek mesafe Katedildikten şimdi Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda Suriye ve Türkiye için de geçerli sonra yeni bir aşamaya girildi.  Bu Muhtemelen İran'da da benzer bir durum konuşulmaya başlanacak. Çünkü silahla kat edilebilecek mesafe artık kalmadı - Tıkandı. Bir meşruiyet krizi de yaratmaya başladı.

Kürtler Suriye'de kaybettiler ! tuhaf laflamalarına karşın Hiçbir kazanımları yokmu ? sorusunda, hatırlarsak ABD Büyükelçisinin aylar önce ‘İsrail Ortadoğu'daki ulus devletlerin varlığından rahatsız !’ demişti. SDG silahları bırakıp Suriye hükümetine entegre olduğunda eee işler bitmez. Belki silah devreden çıkmış oluyor ama dikkat edilirse ‘Mücadelemizi bundan sonra siyasi olarak vereceğiz !’ diye örneğin: Mazlum Abdi ulus devlet varlığını ortadan kaldırılması anlamına ‘Suriye Arap Cumhuriyetindeki ‘Arap’  kelimesinin çıkarılmasını istedi.  Sorsan entegrasyon: silah bırakan 4 tümen SDG Suriye ordusuna entegre oldu !.   Hani İsrail bölgede bir Kürdistan devleti hayali ile Kürtleri ayaklandırmaya çalışıyordu ?.

Değişen birşey yok Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları yöntem farklılığı ile devam ediyor.  Bugüne dek sürdürülen terör Artık silahla değil, Siyasi olarak yapılacak. Yani Bir ülkede yönetim etnik temele dayanıyorsa Lübnanlaşma sendromu yolundaki ilk adım atılmış oldu gibi.  Başka bir özelliklerinden dolayı değil – sadece ABD tarafından Daha iyi eğitilmiş Kürt asker oldukları için 4 tümen ile Suriye ordusuna ‘entegre’ oluyor, Kürt bölgelerinde polis teşkilatlarında Kürtler, Arap cumhurbaşkanının başdanışmanı Kürt olacak.  Özetle ülkeyi Lübnan'daki gibi etnik kimlikler üzerinden siyasi bir kavgaya dönüştürme süreci başlıyor.  AKePe iktidarı YANDAŞ yazar-çizerler ‘bakın artık Suriyede Kürdistan yok !’ desede sonuçta: İsrail ve emperyalizmin Orta Doğu'da uzun yıllar sürdürdüğü politikanın sonucu tıpkı ısrarla bizde yapılmak istenen ‘Türk – Kürt – Arap ! örneği benzeri etnik kimliğe göre devlet kurumlarını bölme – Lübnan gibi kaçınılmaz şekilde çok korkunç bir siyasi mücadele Irak ve Libya benzeri artık Suriye'de vücut bulmaya başladı.

Çünkü ‘Etnik temelli bir ülke yönetimi oluştuğunda, liyakat devreden çıkar.  ahlaksız Emperyalist taktiği ‘Böl Parçala – daha kolay idare edersin’ mantığı ile Lübnan’da ve Irak’ta: Cumhurbaşkanı şii ise başbakan sünni, meclis başkanı da Kürt ... yöntemi şimdi Suriye için devreye kondu.  Belki bütün bunlar zaman alsada, sonuçta Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda projenin devamında yeni bir adım atıldı, sadece silah devreden çıkartılıyor - Siyasi mücadele devreye girmiş Kürtler elde ettikleri kazanımları şimdide eğitimde ana dil benzeri - Devlet - anayasal zeminde garantiye almak istekleri - doğal olarak Başına $ 10 MİLYON ödül konmuş TERÖRİST Colani cumhurbaşkanı olduğu – Lübnan – Irak gibi Etnik yapıya dönüştürülen Suriye’de, Kürtler yönetime ortak edildi.

AKePe iktidar yandaşları bu çarpık olduğu kadar ÇOK TEHLİKELİ etnik parçalanmadan ‘Bak görüyor musun ?’ türünden büyük kazanımlar çıkarmaya çalışsalarda, Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda Tayyib Erdoğan’ın hangi politikası doğru çıkmış ki, Suriye Esad'tan kurtulmuş olsada ne olmuş ?. Acı Gerçek: Sorsan Müttefik – NATO üyesi ABD tarafından eğitilen – son model silahlarla donatılan YPG – Suriye ordusuna entegre oldu – yönetimin kalbine oturdu.  Tıpkı: Afganistanda tanesi sadece $ 5 eden eski 28 tane kaleşnikoflarla yapılan göstermelik ‘keleş kebap’ komedisi gibi PKK artık silah bırakıyoruz ve 2 tümenimizle Türk ordusuna katılıyoruz demek gibi YPG – Suriye ordusuna entegre olması ASLA silah bırakmış anlamına gelmez.

Aksine: Bebek Katili PKK gibi - kurumsallaşmış, terör olmaktan çıkmış, devletin resmi bir organına dönüşmüş hürviyet kazanmış silahlı yapı, yarın araları bozuldu - bir sürtüşme yaşayınca ‘Bizim zaten hazır yetişmiş askerimiz de var, polisimiz de var deyip İLLAKİ başka bir yola da sapabilirler’ riski Suriye için neyse – Türkiye içinde aynı gerçekliktir.  PKK silahlı mücadele ömrünü tamamlamış olduğu için tasfiye ediliyor densede Kürt meselesi bitirilmiyor asla bir barış sürecine dönüştürülmüyor. Aynen. 2 yıl önce Türk askerlerinin katili Terörist Colani, kravat takıp Suriye cumhurbaşkanı yapıldıysa

Türkiye'de de Öcalan'a kravat takma süreci başlatılmak isteniyor.  Aynı paralellikte Suriye’de SDG gibi PKK'nın silah bırakması aynı şey. Mantık Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiyoruz ! diyenler aslında sorunu bitirmiyor.  Bu bir yerli projedir ! diyen ahlak yoksunu yandaşlar, Tayyib Erdoğan’ın Eşbaşkanı olduğu BOP planları doğrultusunda SDG niye silah bıraktıysa PKK da o yüzden tasfiye edilip, sinsice siyasi mücadeleye dönüştürülüyor ve Mazlum Abdi, Colani gibi şimdide Bebek Katili Terörist Abdullah Öcalan’a kravat takılsada sağduyu sahibi her Türk gibi Alevilerden sonra ikinci büyük azınlık kürtler bu sözde Barış sürecine Anketlerde: %48 olumsuz, %44 olumlu %8'de kararsız çıktı.  İşin en tuhafı ‘Türkiye'de entelektüellerin sürece yeterince destek vermediğinden ! şikayet eden’ DEM Parti olayı Bebek Katili Öcalan'a kravatı takma sürecine indirgerken 10 yıl önce destek yazılı metin açıklayan ‘Barış’ dedikleri için üniversitelerden atılan - hayatları karartılmış 2.374 akademisyenleri unuttular.

DEM partili Pervin Buldan ‘Biz BOP Eşbaşkanı Tayyib Erdoğan’a Demirtaş kararını söylediğimizde sadece dinliyor !’kahve laklaklaması tatmin edici gözükmüyor.  Demirtaş gibi, 16 Milyondan imzalı Cumhurbaşkanlığı onayını almış 4 kez İstanbul Belediyesini kazanmış – Ekrem İmamoğlunu – basit bir Tweet atan - DELİLSİZ hapse atılırken, BEBEK KATİLİ Teröristi dışarı bırakıyorsun - sonra ‘entelektüeller bu sürece niye destek vermiyor?’ diye sormak aptallıktır – Çünkü: ortada bir barış süreci yok.  Süreçte gerçekten istekli bir grup var fakat toplumdaki karşıtlık üzerinden kendine siyasi alan açmaya çalışanlara bakıldığında çoğu kişi karşıt değil ama mesafeli - Tedirgin ve haklı olarak Eleştirel yaklaşıyor ve haklı olarak ‘Bu bir Öcelana kravat takma sürecidir, masum insanlar içerdeyken - bomba atan katillerin serbest bırakıldığı bir olaydan barış çıkmaz’ diyor.

Bu uyduruk barış – yeniden S’açılım süreci, Orta Doğu’yu parçalamaya and içmiş Emperyalist BOP planları doğrultusunda, Eşbaşkanı Tayyib Erdoğan'ı bir kere daha Cumhurbaşkanı seçtirme üzerine kurgulandığı bir de bu endişesi ile Sadece komik espri yaptı diye içerde tutulan Deniz Göktaş gibi Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu ve diğer seçilmiş belediye başkanları, tutuklu gazeteci – talebeler.... gerçekleri varken, DEM partinin şehir şehir dolaşıp, 52.000 canın katili Terörist biri için konferanslar vermesi kimse için asla inandırıcı olamaz.

Derleme Kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=voEKT2Mb_Bs&t=1978s

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.