En eski tek tanrılıDünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dini.
Zerdüştîlik ya da Mecusîlik, günümüzden 3.500 yıl önce Zerdüşt tarafından İran’da kurulan, MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani İmparatorluğu’nun dini olan, içerisinde düalist ve eskatolojik inanışın ilk örneklerini barındıran, dünyanın en eski tek tanrıcı vahiy dinine inanan: Zerdüştçü, Mazdaist ve Zerdüştîler bedenen öldükten sonra dirilip Ahura Mazda’nın huzuruna çıkacaklarına ve orada sorgulanacaklarına inanırlar.
Kur’an’da Mecûsîlerin adı Hac Suresi, 17. Ayet “Şüphesiz iman edenler, Yahudiler, Sâbiîler, Hristiyanlar, Mecûsîler ve Allah’a ortak koşanlar var ya; Allah, kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir’’ diye geçer, Onları ayrı bir inanç topluluğu olarak sayar, Haklarında “kâfir” hükmü verilmez “kâfir, müşrik, cehennemlik” gibi bir ifade yoktur. Hüküm Allah’a bırakılmışken, Ehl-i Kitap ile müşrikler arasında özel bir yerde durur müşriklerden ayrı sayılırken, Klasik fıkıh ve tefsirlerde Birçok İslam âlimi Mecûsîler için “aslı tevhide dayanan, sonradan bozulmuş bir inançtır” der ve onlara Ehl-i Kitap benzeri bir statü tanınmıştır.
Zerdüştlüğün kutsal metni “bilge efendi” anlamlı Avesta’dır ve ilk olarak Avestaca dilinde yazılmıştır. 9. yüzyıl itibarıyla Zerdüşt bilginleri, dînî metinleri dönemin dili olan farsca yazmaya başlamıştır ve bugün bu dinin doğduğu ülke İran’da yaklaşık 30.000 ve en fazla Zerdüşti İran’ın İslam ordularınca fethedilmesinden sonra ülkeyi terk ederek Hindistan’a yerleşen bu topluluğa coğrafî kökenlerine ithafen Parsî denir. Zerdüşlük de dört element, hava, su, ateş, toprak kutsaldır, kirletilmemesi gerekir. Taht-ı Süleyman (İran’ın Azerbaycan Eyaleti) kutsal mekanlarıdır ve tapınaklarda tamamen beyaz giyimli, yüzlerinde ateşi kirletmemek için beyaz peçe bulunan , topragı kirletmemek icin yalın ayak dolaşan rahipler binlerce yıldır yanan ateşi korurlar. Bu atesin hic sönmemesi gerekir ve ateşe dua ederler.
Zerdüslükte kadın ve erkek eşittir. Köpek, kedi, eşek gibi hayvanlar “iyi hayvanlar” olarak kabul edildikleri için öldürülmeleri günahtır. Döllenme, çifteşme kesinlikle yasaklanamaz. Ölü bedene dokunmak günahtır, arınma gerektiri ritüeller yapılır. Toprak kutsal oldugu için kirletmemek adına ölüler gömülmez. Adına “Sessislik Kulesi” denen yuvarlak, üstü açık yapılara ölüler kesilerek Akbaba gibi etobur kuşların ölüleri yemesi saglanır. Söylenenlere göre Türk Hekim İbn-i Sina Anatomi çalısmalarını Semavî Dinler’de ölü bedenini kesmek, açmak yasak oldugu için Zerdüşt bedenlerinde çalışmıstır (Dünyada yaklaşık 120.000 Zerdüşt oldugu tahmin edilmektedir).
Türkiye’de Zerdüşler (Zerdüştiler)Ayrı bir din grubu olarak sayılmazlar. Sayıları birkaç bin kişidir fakat Ahameniş Pers İmparatorluğu döneminde (MÖ 6–4. yy) Anadolu’da sıklıkla Zerdüşti inanç unsurları vardı. Ateş kültü, iyilik–kötülük düalizmi ve ahlâk vurgusu Anadolu düşünce dünyasını dolaylı biçimde etkiledi. Ancak Roma ve Bizans dönemlerinde bu gelenek büyük ölçüde silindi, islamiyet sonrası ortadan kalktı. Fakat: bugün yasaklı değil, ama kurumsal olarak tanınmamış Zerdüşler, Anadolu’nun kadim bir kültür mirasını temsil eder “ahlâk merkezli” inanç arayışı gibi nedenlerle sayıları entelektüel düzeyde artmaktadır.
Zerdüştlüğün, üç büyük tek tanrılı din üzerindeki fikrî, ahlâkî ve teolojik etkilerini; akademik ama sade, karşılaştırmada, İslam–Hristiyanlık–Yahudiliğin şekillenme sürecinde etkide bulunan en güçlü kadim inanç sistemlerinden biridir ve öne çıkan ana kavramlar: Tek yüce tanrı fikri (Ahura Mazda), İyilik–kötülük mücadelesi (ahlâkî düalizm), Özgür irade (insan iyi ya da kötüyü seçer), Ahiret, hesap, cennet–cehennem, Son yargı ve dünyanın yenilenmesi, Melekî varlıklar ve şeytanî güçler
Yahudilik Üzerindeki Etkiler (En Güçlü Etkileşim) MÖ 6. yüzyılda Babil Sürgünü sonrası Pers egemenliği altına girdiler. Pers İmparatorluğu Zerdüştiydi. Bu dönem, etkileşimin en yoğun olduğu dönemde Yahudi metinlerinde şeytan bağımsız bir kötülük gücü değildir, Pers dönemi sonrası metinlerde şeytanî figürler, melek hiyerarşisi .. şeklinde belirginleşirken örneğin: erken Yahudilikte ahiret fikri net değildi fakat Pers dönemi sonrası Ölülerin dirilmesi, Son yargı, İyilerin ödüllendirilmesi, kötülerin cezalandırılması netleşir ve Saoshyant (dünyayı yenileyen kurtarıcı) fikri,
Yahudilikteki Mesih anlayışının gelişiminde etkilerken Yahudiliğin “ahlâk merkezli tek tanrılı din” hâline gelmesi, büyük ölçüde Pers dönemiyle hızlanmıştır.
Hristiyanlık, Yahudilik üzerinden şekillendiği için Zerdüşti etkiler dolaylıdır, ama güçlüdür ve Cennet – cehennem tasvirinde: Işık / karanlık, İyilik / kötülük, Kurtuluş / lanetlenme Bu ikili yapı, Zerdüşti ahlâkî düalizme çok benzer ve şeytan: Hiristiyanlıktaki: Bağımsız iradeye sahip, İnsanı yoldan çıkaran, Kozmik kötülük figürüdür anlayışı, Zerdüştlükteki Angra Mainyu kavramıyla benzeşir. Kıyamet ve Son Hesap konusunda ise Dünya sona erecek, Ölüler dirilecek, İlahi yargı gerçekleşecek senaryosu, Zerdüşti eskatolojiyle (son zaman öğretisi) paralellik gösteren kavramları Hz. İsa merkezli teolojiyle yeniden yorumlamıştır.
İslam Üzerindeki Etkiler (Dolaylı, ama izleri belirgin): Yahudilik ve Hristiyanlık aracılığıyla, ayrıca İran coğrafyasındaki kültürel ortam üzerinden etkilenmiştir. Etki alanlarında: Ahiret, hesap, mizan, Amel defteri, Terazi, Cennet–cehennem ve bunların ahlâk merkezli çerçevesi, Zerdüşti düşünceyle uyumludur. Meleklerin görevli yapısı, Şeytanın “vesvese veren” konumu Zerdüşti kozmolojideki düzenle benzerlik taşırken Zerdüştlükte Çinvat Köprüsü, İslam’da Sırat Köprüsü diye tanımlanır ve İyiler için kolay, kötüler için zordur denen Ruhun yargıya geçişini simgeler
