Dilimizi ve ahlâkımızı bozmadan önce büyüklerimize “ihtiyar” derdik.
“İhtiyar” kelimesinin lügât anlamı “seçilmiş” demektir.
…
“seçilmiş ve uzunca bir süre hayatta kalmayı hak etmiş insan olmak” anlamına geliyordu.
..
“İhtiyarlık” güzel âdetlerin ve faydalı bilgilerin yeni nesillere taşınması görevini kapsıyor.
…
-İhtiyarlarımıza “yaşlı” demeye başladığımız günden bu yana, onlar hakkındaki algılarımız büyük bir değişime uğradı.
-Öncelikle onları kendilerinden faydalanılacak tecrübeli insanlar olarak görmekten vazgeçtik.
-Hattâ onları geçmişin köhne zihniyetinin taşıyıcıları olarak gördük.
-Asırları aşarak gelen saygı, yerini bir çeşit aymazlığa, daha sonra da antipatiye bıraktı.
…
-Oysaki dünyamızda bilge insanlar, “yaş almak” ile ilgili ne güzel düşünceler üretmişler.
…
*İyi olan beş eski şey vardır hayatımızda;
1.Bilge ve yaşlı insanlar.
2.Görüşmek için eski arkadaşlar.
3.İçilecek eski bir şarap.
4.Okunacak eski kitaplar.
*Emile A. Faguet:
“Güzel bir yaşlılığın sırrı yalnızlık ile yapılan onurlu bir anlaşmadan başka bir şey değildir.”
*Ingmar Bergman:
“Yaşamın ilk kırk yılı bize metni verir; sonraki otuz yılı da yorumudur.”
*William Shakespeare:
“Gençler kuralları biliyor ama yaşlılar istisnaları da biliyor.”
*Oliver Wendell Holmes:
“Gençlikte öğreniriz, yaşlılıkta anlarız.”
*Marie von Ebner Eschenbach:
“İnsanın olgunluğu, çocuklukta oynadığımızın dinginliğe kavuşmasıdır.”
*Frederich Nietzsche:
“Yaşlı bir adam, genç bir adamın yaptığını belki yapamaz, ama daha iyisini yapar.”
*Çiçero:
“Konuşmayı öğrenmek iki yıl, susmayı öğrenmek ise altmış yıl alır.”
*Ernest Hemingway:
“En yaşlı ağaçlar, en tatlı meyveyi verir.”
*Alman atasözü:
“Ailenizde yaşlı bir adam yoksa mutlaka bir tane edinin.”
*Çin Atasözü:
“Yaşlılık, miras aldıklarımızı alır ve bize hak ettiğimizi verir.”
Sevgiyle ve sağlıkla kalın.
Nice acı kahvelerle …
