Ömer Faruk Demirkır
Köşe Yazarı
Ömer Faruk Demirkır
 

Yatağa sığmıyor

      Prokrustes'in Yatağı Yıldıray Oğur — 30.05.2026 Prokrustes’in demir bir yatağı varmış… Son bir hafta içerisinde olan biteni anlamaya dönük çabalar aşırı teorileştirme, kendi zihnini aktörlere yansıtma ve postmortem analizin bütün semptomlarını gösteriyor.  Antik Yunan mitolojisinde Prokrustes bir hayduttur ve demirden bir yatağı vardır. Kaçırdığı yolcuları bu yatağa yatırır. Yolcu uzunsa dışarı taşan uzuvlarını keser; kısaysa bedenini zorla gererek yatağa uydurur. İnsanı yatağa uydurmaya çalışır, demir yatağı insana değil. Sosyal bilimlerde "Prokrustes yatağı" bir düşünme hatasını açıklamak için kullanılır: Olguları anlamak yerine, onları önceden sahip olunan teoriye uydurmaya çalışmak. Bazı entelektüeller olayları açıklamak için teori kullanmaz; teorilerini doğrulamak için olayları kullanırlar. Oysa gerçek, teorilerden çok daha dağınık, daha tesadüfi ve çoğu zaman daha sıradandır. İnsanlar bazen çıkarları, duyguları, korkuları ya da aptallıkları yüzünden hareket eder. Her adım rasyonel değildir, her sonuç bir planın parçası olmayabilir. Üstelik olaylar geriye dönük bakıldığında olduğundan çok daha planlı görünür — buna "postmortem analiz hatası" diyoruz. Sonuçtan geçmişe doğru sebepleri hizalamak yanıltıcıdır; çünkü aynı koşullar farklı sonuçlar da doğurabilirdi. Son bir haftanın anlaşılma çabaları bu hatanın bütün semptomlarını sergiledi. En karikatür örnek şu: AKePe Kayyımı Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına geçmesi, onun "post-Kemalist öfkesi"yle açıklanmaya çalışıldı. Meğer Kılıçdaroğlu 30 yılı aşkın süredir CHP'nin içindeymiş ve 13 yıl genel başkanlık yapmış; ama aslında partiyi içten yıkmak için bekliyormuş. 2009'da başörtüsü yasağına karşı dilekçe verirken, 2010 ve 2017 referandumlarına muhalefet ederken "post-Kemalist olmayan" Kılıçdaroğlu, "helalleşelim" dediği anda bir anda post-Kemalist oluvermiş. Daha lümpen versiyonunda ise Kayyım Kılıçdaroğlu, başından beri Erdoğan'ı iktidarda tutmak ve Türkiye'yi Orta Doğululaştırmak için kurgulanmış uluslararası bir projenin ajanı. Halbuki seçimden bir hafta öncesine kadar herkesin birinci ya da ikinci turda kazanacağını tartıştığı bir aday, kaybedince "zaten baştan belliydi" tezine malzeme oldu.  Kayyım Kılıçdaroğlu'nun kendini en iyi aday görmesi, Alevi bir cumhurbaşkanı olarak tarihe geçme hırsı, küçük partilerin daha fazla pay alma arzusu gibi son derece basit nedenler ise daha az müşteri buldu. Çünkü insanlar her şeyin bu kadar sıradan olabileceğini kendilerine yediremiyor. Şimdi de Kayyım Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlanla geri dönüşü için derin açıklamalar aranıyor. Oysa gözümüzün önünde olan şey şu: Kurultayı ayak oyunlarıyla kaybettiğini düşünen hırslı bir lider ve ekibi, rövanş almak için iktidarla iş birliği yaptı. Bu kadar. Kimsenin ajan ya da derin bir planın parçası olmasına gerek yok.Nitekim eldeki somut veriler de büyük planlı açıklamaları yalanlar nitelikte: AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in o gece yaşananlardan haberi yoktu; İstanbul'a inerken öğrenip hızla uzaklaştı. MHP'nin hukuk kurmayı Feti Yıldız, mutlak butlanı eleştirdiği tweeti sildi. Bahçeli, Özel'i arayıp teselli etti ve kurultay için son derece yakın bir tarih önerdi. Bütün bu tablonun aktörü kim? Tek adam rejimi için Erdoğan'ın kendisi. Ve her operasyonda işi yaptırdığı bir bakan ya da savcı. Ortada kurmay bir akıl, derin bir planlama ekibi ya da kapsamlı bir ideoloji yok. Sadece ayakta kalmaya çalışan, bunun için elindeki tüm gücü kullanmaktan çekinmeyen, ayağına gelen toplara vuran yorgun ama hırslı bir santrafor var.  Çıplak gerçek budur. Entelektüelleri heyecanlandırmayacak kadar basit, ama doğru. Artık yolcuyu demir yatağa sığdırmak için kesip biçmeyi bırakmak gerek. O yolcu bu yatağa sığmıyor.  

Yatağa sığmıyor

 

 

 

Prokrustes'in Yatağı

Yıldıray Oğur — 30.05.2026

Prokrustes’in demir bir yatağı varmış…

Son bir hafta içerisinde olan biteni anlamaya dönük çabalar aşırı teorileştirme, kendi zihnini aktörlere yansıtma ve postmortem analizin bütün semptomlarını gösteriyor. 

Antik Yunan mitolojisinde Prokrustes bir hayduttur ve demirden bir yatağı vardır. Kaçırdığı yolcuları bu yatağa yatırır. Yolcu uzunsa dışarı taşan uzuvlarını keser; kısaysa bedenini zorla gererek yatağa uydurur. İnsanı yatağa uydurmaya çalışır, demir yatağı insana değil. Sosyal bilimlerde "Prokrustes yatağı" bir düşünme hatasını açıklamak için kullanılır: Olguları anlamak yerine, onları önceden sahip olunan teoriye uydurmaya çalışmak. Bazı entelektüeller olayları açıklamak için teori kullanmaz; teorilerini doğrulamak için olayları kullanırlar.

Oysa gerçek, teorilerden çok daha dağınık, daha tesadüfi ve çoğu zaman daha sıradandır. İnsanlar bazen çıkarları, duyguları, korkuları ya da aptallıkları yüzünden hareket eder. Her adım rasyonel değildir, her sonuç bir planın parçası olmayabilir. Üstelik olaylar geriye dönük bakıldığında olduğundan çok daha planlı görünür — buna "postmortem analiz hatası" diyoruz. Sonuçtan geçmişe doğru sebepleri hizalamak yanıltıcıdır; çünkü aynı koşullar farklı sonuçlar da doğurabilirdi.

Son bir haftanın anlaşılma çabaları bu hatanın bütün semptomlarını sergiledi.

En karikatür örnek şu: AKePe Kayyımı Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına geçmesi, onun "post-Kemalist öfkesi"yle açıklanmaya çalışıldı. Meğer Kılıçdaroğlu 30 yılı aşkın süredir CHP'nin içindeymiş ve 13 yıl genel başkanlık yapmış; ama aslında partiyi içten yıkmak için bekliyormuş. 2009'da başörtüsü yasağına karşı dilekçe verirken, 2010 ve 2017 referandumlarına muhalefet ederken "post-Kemalist olmayan" Kılıçdaroğlu, "helalleşelim" dediği anda bir anda post-Kemalist oluvermiş.

Daha lümpen versiyonunda ise Kayyım Kılıçdaroğlu, başından beri Erdoğan'ı iktidarda tutmak ve Türkiye'yi Orta Doğululaştırmak için kurgulanmış uluslararası bir projenin ajanı. Halbuki seçimden bir hafta öncesine kadar herkesin birinci ya da ikinci turda kazanacağını tartıştığı bir aday, kaybedince "zaten baştan belliydi" tezine malzeme oldu.  Kayyım Kılıçdaroğlu'nun kendini en iyi aday görmesi, Alevi bir cumhurbaşkanı olarak tarihe geçme hırsı, küçük partilerin daha fazla pay alma arzusu gibi son derece basit nedenler ise daha az müşteri buldu. Çünkü insanlar her şeyin bu kadar sıradan olabileceğini kendilerine yediremiyor.

Şimdi de Kayyım Kılıçdaroğlu'nun mutlak butlanla geri dönüşü için derin açıklamalar aranıyor. Oysa gözümüzün önünde olan şey şu: Kurultayı ayak oyunlarıyla kaybettiğini düşünen hırslı bir lider ve ekibi, rövanş almak için iktidarla iş birliği yaptı. Bu kadar. Kimsenin ajan ya da derin bir planın parçası olmasına gerek yok.Nitekim eldeki somut veriler de büyük planlı açıklamaları yalanlar nitelikte: AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in o gece yaşananlardan haberi yoktu; İstanbul'a inerken öğrenip hızla uzaklaştı. MHP'nin hukuk kurmayı Feti Yıldız, mutlak butlanı eleştirdiği tweeti sildi. Bahçeli, Özel'i arayıp teselli etti ve kurultay için son derece yakın bir tarih önerdi.

Bütün bu tablonun aktörü kim? Tek adam rejimi için Erdoğan'ın kendisi. Ve her operasyonda işi yaptırdığı bir bakan ya da savcı. Ortada kurmay bir akıl, derin bir planlama ekibi ya da kapsamlı bir ideoloji yok. Sadece ayakta kalmaya çalışan, bunun için elindeki tüm gücü kullanmaktan çekinmeyen, ayağına gelen toplara vuran yorgun ama hırslı bir santrafor var.  Çıplak gerçek budur. Entelektüelleri heyecanlandırmayacak kadar basit, ama doğru.

Artık yolcuyu demir yatağa sığdırmak için kesip biçmeyi bırakmak gerek. O yolcu bu yatağa sığmıyor.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.