Maalesef Son 20 yıldır: DÜNYA Kara para aklama, kaçakçılık, Narkotik Mafya baronların ... tercih ettiği ülke haline gelmiş Türkiye’nin son yıllarda Avrupa ile alkolünyasak olduğu Ortadoğu arasında bir “geçiş ve düğüm ülke” gibi görünmesinin arkasında; coğrafya + küresel arz–talep + lojistik + suç ekonomisi aynı anda çalışıyor.
1) Coğrafya ve rota mantığı: Türkiye “kesişim noktası”
Türkiye, Balkan güzergâhı ile Doğu Akdeniz/Levant deniz hattının kesiştiği yerde. UNODC’nin güncel haritaları ve Dünya Uyuşturucu Raporu yaklaşımı, “büyük akışların” genelde en az dirençli koridorlarda yoğunlaştığını gösterir.
Kara yolu: İran–Türkiye hattı üzerinden Avrupa’ya uzanan akışlar (özellikle sentetik uyarıcılar ve geleneksel olarak opiatlar) için Türkiye doğal bir geçiş katmanı olur. İran’ın Afgan kaynaklı metamfetaminin transhipment noktası haline gelmiştir.
Deniz yolu: Doğu Akdeniz’de konteyner taşımacılığı, “yüksek hacim–düşük görünürlük” avantajı sağlar. Avrupa tarafında büyük limanlara baskı arttıkça, kaçakçılığın Türkiye gibi yol geçen hanına dönmüş ülkelerde daha küçük limanlara ve komşu ülkelere kaymasıdır.
2) Avrupa’daki “çekim gücü”: rekor talep, rekor arz ve liman baskısı
Türkiye’nin “köprü” rolünü büyüten ana dış etken, Avrupa pazarının hacmi ve kârlılığıdır. AB ülkelerinde kokain yakalamalarının 2023’te 419 tona çıktığı ve bunun yıllardır süren bir rekor serisi olduğu belirtiliyor; ayrıca konteyner taşımacılığı ve limanlar kritik vurgulanıyor. Bu büyüyen pazar şunu yapar: Latin Amerika kaynaklı kokain arzı büyüdükçe, alternatif giriş/aktarma noktaları çoğalır ve “Büyük limanlarda sıkı denetim” organizasyonları, Gümrükleri kontrol edilemeyen Türkiye gibi ülkelerde yeni kapılar aramaya iter (komşu ülkeler, ikincil limanlar, farklı lojistik zincirleri).
3) Türkiye’de iç piyasayı büyüten etkenler: sentetiklerde “fiyat–erişim–risk dengesi”
Türkiyeye “özellikle İran üzerinden gelen sentetikler” arkasındaki mantık üç türdür:
- Sentetiklerin taşınması ve saklanması (hacim/yoğunluk avantajı)
- Üretim/tedarik ağlarının parçalı olması (tek bir kaynağa bağımlı olmama)
- İç pazarda alım gücü düşse bile ‘düşük birim maliyetli’ maddelerin yayılması
Türkiye özelinde, açık kaynaklarda metamfetamin yakalamalarında çok ciddi – başka ülkelere kıyasla rekor sevyede artış vurgusu var. 2023’te metamfetamin yakalamalarının yaklaşık 21,9 ton – sokak değeri: TÜRKİYE BÜTÇESİNİ KATLAYAN - $ 2.1 TRİLYON hedefli “sentetik” pazarı gerçeği var. Türkiye açısından en büyük tehlike “Transit ülke” olmanın bir yan etkisi, kaçak akışın bir kısmının içeride piyasaya sızması ve “kullanım/zarar yükünün” artmasıdır.
4) Lojistik ve ticaret hacmi: konteyner ekonomisi “gizlenebilirlik” sağlar
Kokainin Avrupa’ya girişinde limanlar ve konteyner taşımacılığı neden bu kadar belirleyici?
- Küresel ticarette konteyner sayısı çok yüksek → denetim %100 olamaz.
- Yük çeşitliliği ve aracı sayısı fazla → “iz sürme” maliyeti artar.
- EUDA raporları, kokainin yüksek bulunabilirliğinde intermodal konteyner taşımacılığını doğrudan kritik mekanizma olarak vurguluyor.
Bu yüzden Türkiye gibi çoğu devlet kontrolünden çıkmış ÖZEL gümrük sistemleri içinde: kara, hava, deniz bağlantısı güçlü ülkeler, suç ağları için “mantıklı” hale gelir.
5) Organize suç ekosistemi: ağlar, diaspora, Balkan bağlantıları ve profesyonelleşme
Doğal olarak Mafya + Devlet ortaklığı dillendirilen Türkiyenin “aktör” rolü: Türkiye’de yerleşik/bağlantılı ağlar, Balkanlar–Avrupa–Ortadoğu arasında insan, para ve lojistik akışını yönetebilecek kapasiteye ulaşıyor. Interpol gibi ve ağırlıklı olarak Europol destekli operasyonlar ve Avrupa ile koordineli baskınlar, bu ağların çok ülkeli çalıştığını gösteriyor. Reuters’ın 2025’te aktardığı, Türkiye kaynaklı: Belçika/Almanya/İspanya/Hollanda ile koordineli büyük operasyonda yüzlerce gözaltı ve yüksek tutarda varlık el koyma bilgisi “ağın finansal boyutu”nu da görünür kılıyor.
6) “Para aklama” ve suç gelirinin ekonomiye sızma kanalları
En kritik konu “duvarın arkasını görebilme” kısmında Uyuşturucu trafiği büyüdüğünde, mesele sadece madde akışı değildir; asıl para akışı daha belirleyici olur. Bu para genelde: nakit yoğun sektörler, taşınmaz/arsa–inşaat, sahte fatura–ticaret, nerden buldun yasası kaldırılan Türkiye gibi ülkelerde – menşei belirsiz kara para ile kolay şirket ortaklıkları, Havala türü – çoğu kuyumcuların elindeki uluslararası transfer ağları ..... üzerinden dolaştırılır. Buda “uyuşturucu + para aklama + şiddet suçları” birlikteliği, bu ekosistemin tipik profilidir.
7) Neden “alkol yasaklı” Ortadoğu ile bağ ?
Alkolün kısıtlı olduğu tüm müslüman toplumlarda “uyuşturucu artar” gerçekleri:
Çoğunluk müslüman ülkelerde alkol yasak/çok kısıtlı olsa bile, uyuşturucu pazarı (özellikle sentetikler) yeraltına kayabilir. Damgalanma ve ceza riski yüksek olduğunda, “kullanım oranı” anketlerde düşük görünse de yakalama/ölüm/tedavi yükü başka kanallardan sinyal verir. Bu yüzden Türkiye’nin “köprü” rolü, sadece Avrupa’ya değil; çoğunluk Ortadoğu’nun bazı pazarlarına da lojistik yakınlık üzerinden eklemlenebilir
özetle: Türkiye’nin “köprü” görünümünün ana nedenleri: Avrupa’daki kokain talebinin ve liman temelli arzın rekor düzeye çıkması, büyük giriş kapılarındaki baskının rotaları çeşitlendirmesi, Türkiye’nin yozlaşmış mafya kontrolündeki: kara–deniz-hava lojistik kesişimi ve bölgesel rotalara yakınlığı, buna eşlik eden çok ülkeli organize suç ağlarının profesyonelleşmesi ve suç gelirlerinin finansal sisteme sızma motivasyonu, Türkiye’yi hem transit hem de kısmen pazar konumunda son 20 yılda çok daha görünür kılmıştır.
