eleştiri
Köşe Yazarı
eleştiri
 

Onlar KAZANAN, biz zalim..

        Tarih Eğitimi Üzerinden İnşa Edilen Algı Tıpkı Yunanistan Megali idea gibi ile, Yüzbinlercesi hala ülkemizde KAÇAK çalışan - hayali haritalarla ‘doğrudan ya da dolaylı biçimde çoğunlukla “öteki, büyük tehdit, zalim güç ve baskıcı unsur” olarak gördükleri Türkleri kazanırsa SOYKIRIM ! - onlar kazandığında ZAFER .. iddiasındaki Ermenistan’da resmi ilkokul ve lise tarih kitaplarında Türkler..... Eğitim Sistemi ve Genel Çerçeve Ermenistan’da sistem 12 yıllık zorunlu eğitimden oluşmaktadır. Eğitim 6 yaşında başlamakta ve 18 yaşına kadar devam etmektedir. Öğrenci sayılarındaki çok büyük düşüş dikkat çekicidir. Bu tablo, ülkenin demografik ve toplumsal yapısına ilişkin ipuçları verirken, ders kitaplarında kurulan “küçük ama kuşatılmış millet” psikolojisinin de arka planını anlamaya yardımcı olmaktadır. Türklerin Tarihe Girişi: Türklere “medeniyet dışı”, “uygar dünyanın karşısında duran” yönelik “Barbarlık” ve Ötekileştirme diye tuhaf anlatıda Türkler, Cermenler ve Slavlar gibi kavimlerle birlikte “barbar” kategorisi içinde Roma İmparatorluğu’nun dili üzerinden sunulmaktadır Anadolu’ya Gelen Türkler Türklerin Anadolu’ya gelişi, Fetih Değil, Asimilasyon Anlatısı temel vurgusunda, büyük göçlere zorlanmış Ermenileri yerinden eden, nüfus yapısını değiştiren ve asimilasyonu hedefleyen bir süreç olduğudur. Özellikle Kilikya, Çukurova ve Kuzey Gürcistan gibi bölgelere doğru yaşandığı öne sürülen göçler, tarihsel bir travmanın başlangıç noktası ! olarak anlatılmaktadır. Osmanlı’nın Kuruluşu.. Balkan toplumlarının ve Bizans’ın birlik kuramaması, Osmanlı’nın başarısının kendi iç dinamizminden çok, karşısındaki toplumların dağınıklığından “Biz yenildik çünkü güçlü değildik; karşı taraf haklı ya da üstün olduğu için değil” yaklaşımı ön plana çıkar. İstanbul’un Fethi: Medeniyetin Kaybı Olarak Sunuluşu 1453İstanbul’un fethi, Ermeni tarih kitaplarında yalnızca bir askeri zafer ya da siyasi dönüşüm olarak değil, Hristiyan Doğu’nun ve Bizans medeniyetinin büyük bir kaybı olarak işlenmektedir. Ermeni Patrikhanesi İstanbul’un fethinden sonra Ermeni Patrikhanesi’nin kurulmasına izin verilmesi meselesi Osmanlı’nın Rum-Ortodoks denge siyaseti çerçevesinde Ermenilere bir alan açtığı şeklinde yorumlanır. Osmanlı-Safevi Savaşlarında Ezilen Ermeniler İkiside Türk Osmanlı ve Safevi devletleri Ermeniler açısından baskı, göç ve nüfus kaybı ile ilişkilendirilir. Türkleri ve Kürtleri belirli bölgelere yerleştirdiği, bunun da Ermeni toplumunun yapısını değiştirdiği vurgulanır. II. Abdülhamid Dönemi Bu bölümde Türk düşmanı II. Abdülhamid – keza Ermenilere yönelik politikaların bir devlet stratejisi olduğu, vatandaşsızlaştırma ve yurtsuzlaştırma hedefi taşıdığı öne sürülmekte, özellikle 1890’lı yıllardaki olaylar, planlı ve bilinçli bir imha politikasının başlangıcı gibi gösterilmektedir. 1915 Olayları En yoğun ve en sert bölüm, 1915 olaylarına ayrılmıştır. Bu olaylar, yalnızca bir tarihsel tartışma ya da savaş dönemi trajedisi olarak değil; kesin, tartışmasız ve ahlaki bakımdan mutlak bir “soykırım” olarak tanımlanmaktadır.  Bu bölümde Jön Türkler, çoğu zaman yalnızca siyasi bir kadro değil; bilinçli olarak “Ermeni sorununu çözmek” amacıyla harekete geçen ve bu doğrultuda devlet politikası uygulayan aktörler olarak sunulmaktadır. Uluslararası Meşruiyet Arayışı 1915 anlatısının güçlendirilmesi için, yalnızca Ermeni bakış açısı değil, uluslararası bazı figürlerin ve açıklamaların da ders kitaplarına dahil edilirken, öğrenciye “yalnızca bizim iddiamız değil; dünya da bunu görüyor !” mesajı vermek için kullanılan bir yöntemdir.. Ermeni Silahlı Yapılanmaları: İsyan Değil, Savunma Osmanlı dönemindeki Ermeni silahlı grupları ya da çete yapılanmaları “halkını koruyan”, “kendini savunan”, “varoluş mücadelesi veren” kahraman figürler olarak anlatılır.  Sevr Antlaşması: “Verilmiş Hakların Çiğnenmesi” Anlatısı Türkiye’de tarihsel ve hukuki açıdan meşruiyeti reddedilen, Kurtuluş Savaşı’nın karşı durduğu bir metin olarak görülen Sevr; Ermeni anlatısında tam tersine, uluslararası hukuk bakımından bağlayıcı ve meşru “Uluslararası bir anlaşma vardı ve Türkler buna uymadı” diye sunulmakta Küçük Devlet Psikolojisi ve “Büyük Güç” Algısı İncelenen anlatının tamamında hissedilen temel psikolojik zeminlerden biri, Ermenistan’ın kendisini küçük, kuşatılmış, geçmişte daha büyük ama bugün daha zayıf kalmış bir devlet olarak görmesidir. Bu durum, ders kitaplarında açıkça ifade edilmese de, anlatının alt katmanlarında sürekli hissedilir. Türkler ve Türkiye, burada yalnızca bir komşu değil; tarihsel olarak sürekli genişleyen, güçlü, baskın ve tehlikeli bir unsur olarak çizilmektedir. Sonuç: Tarih Eğitimi mi, Kimlik İnşası mı? Ermenistan ders kitaplarında Türkler ve Osmanlı üzerine kurulan anlatı, yalnızca tarih öğretimi amacı taşımamaktadır. Bu metinler aynı zamanda bir ulusal kimlik inşa aracı olarak işlev görmektedir. Tam da bu nedenle, tarih kitapları sadece geçmişin değil, geleceğin de siyasal ve toplumsal iklimini belirleyen en güçlü araçlardan biridir.  

Onlar KAZANAN, biz zalim..

 

 

 

 

Tarih Eğitimi Üzerinden İnşa Edilen Algı

Tıpkı Yunanistan Megali idea gibi ile, Yüzbinlercesi hala ülkemizde KAÇAK çalışan - hayali haritalarla ‘doğrudan ya da dolaylı biçimde çoğunlukla “öteki, büyük tehdit, zalim güç ve baskıcı unsur” olarak gördükleri Türkleri kazanırsa SOYKIRIM ! - onlar kazandığında ZAFER .. iddiasındaki Ermenistan’da resmi ilkokul ve lise tarih kitaplarında Türkler.....

Eğitim Sistemi ve Genel Çerçeve

Ermenistan’da sistem 12 yıllık zorunlu eğitimden oluşmaktadır. Eğitim 6 yaşında başlamakta ve 18 yaşına kadar devam etmektedir. Öğrenci sayılarındaki çok büyük düşüş dikkat çekicidir. Bu tablo, ülkenin demografik ve toplumsal yapısına ilişkin ipuçları verirken, ders kitaplarında kurulan “küçük ama kuşatılmış millet” psikolojisinin de arka planını anlamaya yardımcı olmaktadır.

Türklerin Tarihe Girişi:

Türklere “medeniyet dışı”, “uygar dünyanın karşısında duran” yönelik “Barbarlık” ve Ötekileştirme diye tuhaf anlatıda Türkler, Cermenler ve Slavlar gibi kavimlerle birlikte “barbar” kategorisi içinde Roma İmparatorluğu’nun dili üzerinden sunulmaktadır

Anadolu’ya Gelen Türkler

Türklerin Anadolu’ya gelişi, Fetih Değil, Asimilasyon Anlatısı temel vurgusunda, büyük göçlere zorlanmış Ermenileri yerinden eden, nüfus yapısını değiştiren ve asimilasyonu hedefleyen bir süreç olduğudur. Özellikle Kilikya, Çukurova ve Kuzey Gürcistan gibi bölgelere doğru yaşandığı öne sürülen göçler, tarihsel bir travmanın başlangıç noktası ! olarak anlatılmaktadır.

Osmanlı’nın Kuruluşu..

Balkan toplumlarının ve Bizans’ın birlik kuramaması, Osmanlı’nın başarısının kendi iç dinamizminden çok, karşısındaki toplumların dağınıklığından “Biz yenildik çünkü güçlü değildik; karşı taraf haklı ya da üstün olduğu için değil” yaklaşımı ön plana çıkar.

İstanbul’un Fethi: Medeniyetin Kaybı Olarak Sunuluşu

1453İstanbul’un fethi, Ermeni tarih kitaplarında yalnızca bir askeri zafer ya da siyasi dönüşüm olarak değil, Hristiyan Doğu’nun ve Bizans medeniyetinin büyük bir kaybı olarak işlenmektedir.

Ermeni Patrikhanesi

İstanbul’un fethinden sonra Ermeni Patrikhanesi’nin kurulmasına izin verilmesi meselesi Osmanlı’nın Rum-Ortodoks denge siyaseti çerçevesinde Ermenilere bir alan açtığı şeklinde yorumlanır.

Osmanlı-Safevi Savaşlarında Ezilen Ermeniler

İkiside Türk Osmanlı ve Safevi devletleri Ermeniler açısından baskı, göç ve nüfus kaybı ile ilişkilendirilir. Türkleri ve Kürtleri belirli bölgelere yerleştirdiği, bunun da Ermeni toplumunun yapısını değiştirdiği vurgulanır.

II. Abdülhamid Dönemi

Bu bölümde Türk düşmanı II. Abdülhamid – keza Ermenilere yönelik politikaların bir devlet stratejisi olduğu, vatandaşsızlaştırma ve yurtsuzlaştırma hedefi taşıdığı öne sürülmekte, özellikle 1890’lı yıllardaki olaylar, planlı ve bilinçli bir imha politikasının başlangıcı gibi gösterilmektedir.

1915 Olayları

En yoğun ve en sert bölüm, 1915 olaylarına ayrılmıştır. Bu olaylar, yalnızca bir tarihsel tartışma ya da savaş dönemi trajedisi olarak değil; kesin, tartışmasız ve ahlaki bakımdan mutlak bir “soykırım” olarak tanımlanmaktadır.  Bu bölümde Jön Türkler, çoğu zaman yalnızca siyasi bir kadro değil; bilinçli olarak “Ermeni sorununu çözmek” amacıyla harekete geçen ve bu doğrultuda devlet politikası uygulayan aktörler olarak sunulmaktadır.

Uluslararası Meşruiyet Arayışı

1915 anlatısının güçlendirilmesi için, yalnızca Ermeni bakış açısı değil, uluslararası bazı figürlerin ve açıklamaların da ders kitaplarına dahil edilirken, öğrenciye “yalnızca bizim iddiamız değil; dünya da bunu görüyor !” mesajı vermek için kullanılan bir yöntemdir..

Ermeni Silahlı Yapılanmaları: İsyan Değil, Savunma

Osmanlı dönemindeki Ermeni silahlı grupları ya da çete yapılanmaları “halkını koruyan”, “kendini savunan”, “varoluş mücadelesi veren” kahraman figürler olarak anlatılır. 

Sevr Antlaşması: “Verilmiş Hakların Çiğnenmesi” Anlatısı

Türkiye’de tarihsel ve hukuki açıdan meşruiyeti reddedilen, Kurtuluş Savaşı’nın karşı durduğu bir metin olarak görülen Sevr; Ermeni anlatısında tam tersine, uluslararası hukuk bakımından bağlayıcı ve meşru “Uluslararası bir anlaşma vardı ve Türkler buna uymadı” diye sunulmakta

Küçük Devlet Psikolojisi ve “Büyük Güç” Algısı

İncelenen anlatının tamamında hissedilen temel psikolojik zeminlerden biri, Ermenistan’ın kendisini küçük, kuşatılmış, geçmişte daha büyük ama bugün daha zayıf kalmış bir devlet olarak görmesidir. Bu durum, ders kitaplarında açıkça ifade edilmese de, anlatının alt katmanlarında sürekli hissedilir. Türkler ve Türkiye, burada yalnızca bir komşu değil; tarihsel olarak sürekli genişleyen, güçlü, baskın ve tehlikeli bir unsur olarak çizilmektedir.

Sonuç: Tarih Eğitimi mi, Kimlik İnşası mı?

Ermenistan ders kitaplarında Türkler ve Osmanlı üzerine kurulan anlatı, yalnızca tarih öğretimi amacı taşımamaktadır. Bu metinler aynı zamanda bir ulusal kimlik inşa aracı olarak işlev görmektedir. Tam da bu nedenle, tarih kitapları sadece geçmişin değil, geleceğin de siyasal ve toplumsal iklimini belirleyen en güçlü araçlardan biridir.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.