Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

evrensel haberler
Köşe Yazarı
evrensel haberler
 

Savunamayacakları halde

          Filistin konusunda varsa Siyonist arkadaşlarınızla gireceğiniz tartışma .... Bazen siyasal islamcı AKePE tarafından ‘Haydin Gazzeye !’ naraları duysanızda EN ÜSTÜN YAHUDİ LİYAKAT NİŞANI sahibi – BOP eşbaşkanı Tayyib Erdoğan iddiaları aksine, İsrail Merkez İstatistik Bürosu (CBS) resmî ticaret verilerine göre 2024 yılında ABD, Almanya, Hollanda’dan sonra $ 3.9 MİLYAR ile Türkiye – İsrail ile en önemli ticaret yapan ülkeler arasında. Birçoğumuzun Türkiyede - yurt dışında dostları vardır ve gerçekten Siyonşst tartışmalar şahit oluşumuzdur.  Hepimiz bunu yaşamışızdır. Çenesi kuvvetli 'iyi satıcı' yahudilerin dünya genelinde Gazzede olanlar - Kuzenleri Filistinlilere yaptıkları ortada iken, Çoğu zaman kendinizi, büyük paralar harcanmış - halkla ilişkiler şirketi tarafından hazırlanmış gibi görünen, moral bozucu internet paylaşımları ve düşünmeden tekrarlanan kalıp söylemlerden oluşan aşılmaz bir duvara çarpmış gibi hissedersiniz. Fakat birçoğu 1948 veya 1967 olayları, 1993 Oslo Barış Anlaşmaları ya da 1978 Camp David Anlaşmaları sırasında hangi liderin ne söylediği üzerine saatler süren tarih tartışmalarına saplanıp kalıyor. Oysa bu bir tuzaktır. Çünkü hipokrit Siyonist propaganda savununun bütün yapısı, belirli kalıp söylemlere ve son derece kırılgan bir anlatı kurgusuna dayanır. Siyonistlerin elindeki en önemli ara  "hasbara" İbranice'de açıklama anlamına gelen bu kelime, İsrail propagandası bağlamında; İsrail'in imajını güçlendirmeyi, suçlamaları reddetmeyi ve savaş suçları iddialarını aklamayı amaçlayan bir halkla ilişkiler faaliyetini ifade eder.  Tarihî gerçekler yerine, siyonistler uluslararası ve insancıl hukuk çerçevesindeki belgeler vardır. Birleşmiş Milletler'in ve önde gelen uluslararası insan hakları kuruluşlarının değerlendirmelerinin de kendi görüşlerini desteklediğini ileri sürer. Karşı tarafın, soykırım suçlamalarını destekleyen delilleri geçersiz göstermeye yönelik yalan, manipülasyon ve aldatmacaya başvurduğunu savunur. Oysa son yıllarda Gazze'de görev yapan 300'den fazla gazetecinin derlediği 64 bin video ve 118 bin fotoğrafın bulunduğunu iddia etmektedir. ArchiveGenocide.com veritabanındaki delillere göre, Eli kanlı İsrail bugün dünyada en fazla tepki gören ülkelerden biri olmasına rağmen hala çok büyük bir gayretle, dünya kamuoyundaki olumsuz algıyı tersine çevirmek ve Filistin'e verilen desteği azaltmak amacıyla Her yıl $ 730 milyon bütçe ayırmıştır. Filistinli doktor Dr. Ghada Karmi'nin kamuoyunda tanınan bir tartışmada yaptığı gibi, hasbara tarafından üretilmiş argümanları her seferinde Siyonist katliamı masum göstermeye çalışan üç aşamalı bir yöntem sunarken, kendi görüşüne göre İsrail işgaline ilişkin inkâr edilemez bir gerçeğe dayanmaktadır. 1.  "Etnik Devlet Tuzağı"nı Kurun Konuşmacıya göre Siyonistler tartışmayı daima İsrail'in "Yahudi ve demokratik bir devlet olarak var olma hakkı" etrafında şekillendirmeye çalışırlar. Buna karşılık şu sorun "Bir devlet, etnik ya da dinî bir gruba diğerlerinin üzerinde yasal ayrıcalık tanıyorsa gerçekten demokratik olabilir mi ?" Kaldıki: İsrailli bazı Yahudilerin İsrail'in demokrasisini Avrupa ulus devletlerinin demokrasisiyle karşılaştırdığını; ifade özgürlüğü, oy kullanma hakkı gibi örnekler verdiğini söylüyor.  Ancak bu karşılaştırma geçersizdir. Çünkü Avrupa'daki hiçbir demokratik ülkede Hristiyanlara özel ayrıcalık tanınırken dinî azınlıklara karşı ayrımcı yasalar uygulanmaz. Örnek olarak bir Fransız vatandaşının DNA'sına göre vatandaşlık kazanmadığını; buna karşılık İsrail'in vatandaşlık yasalarının Yahudi olmayan yerli Filistinlilere yönelik ayrımcı sonuçlar doğurduğu gerçeği var. 2, Kendi Görüşünüz yerine Uluslararası Uzlaşıyı Referans Gösterin. İnsan hakları ihlallerini gündeme getirdiğiniz anda, sizi taraflı olmakla ya da daha da ileri giderek antisemitizmle suçlayacak yaygın bir savunma yöntemine duygusal tepki vermemeniz ve tartışmanın o yöne çekilmemeniz gerekir ve "Ben size kendi görüşümü söylemiyorum, yalnızca Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Human Rights Watch ve Uluslararası Af Örgütü'nün değerlendirmelerine katıldığımı söylüyorum" deyin. Eğer siyonistler size BM taraflı olduğunu söylerlerse, onlara sizde şu soruyu sorun: "Dünyanın en büyük ve en saygın insan hakları kuruluşlarının tamamı da bu sözde Birleşmiş Milletler komplosunun bir parçası mı ?" deyip ardından şu soruyu yöneltin: "Birleşmiş Milletler, 1948 yılında Filistinlilere ve Arap komşularına danışmadan İsrail Devleti'nin kurulmasına karar verdiğinde de taraflı mıydı ?" diye ilave edin. Belgelere dayanan uluslararası hukuka ve sahada hazırlanmış kapsamlı insan hakları raporlarına dayandığınız anda, artık yalnızca karşınızdaki kişiyle tartışıyor olmazsınız. Aslında onlar, uluslararası toplumun büyük bir bölümünün benimsediği değerlendirmelere karşı çıkmış olurlar, bu durum onların savunmasını zayıf gösterir. 3. Adım: Tartışmayı Günümüze Taşıyın Karşı tarafın son savunma yöntemi her zaman tarih dersine dönmektir; ancak burada kastedilen, onun ifadesiyle "Siyonist revizyonist tarih anlatısıdır" ve sizi sürekli Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına, Peel Komisyonu'na ya da Nazi Soykırımı'na götürmeye çalışırlar.  Çünkü onlar için geçmişte yaşanan olayları tartışmak; bugün devam eden askerî işgali, Gazze'de bir çocuğun keskin nişancılar tarafından vurulmasını veya Batı Şeria'da bir yerleşimcinin zeytinlikleri ateşe vermesini savunmaktan daha kolaydır. Bu nedenle tartışmayı kararlı biçimde bugüne geri getirmeniz gerektiğini söylerlerse, sizde kendilerine "Yüz yıl önce yaşanmış herhangi bir tarihî haksızlık, bugün hâlâ devam eden askerî işgali, ablukayı, kontrol noktalarını ve sürekli gasp yoluyla toprakların alınmasını haklı gösterebilir mi ?" diye sorun Sakın ola onların konuyu eski haritalara veya dinî kader anlayışına çevirmesine izin vermeyin. Aksine tartışmayı uluslararası hukuk, insan hakları ve temel insan onuru ekseninde sürdürün. Dikkat edilirse asılsız Siyonist argümanları hep aynı üç amaca hizmet etmektedir: Kalıp söylemin kurduğu çerçeveyi reddeder. Bir tanım, bir kaynak veya nesnel bir ölçüt talep eder. Aynı ölçütün herkese tutarlı biçimde uygulanmasını ister. Böylece kalıp söylem, sizin doğrudan suçlama yapmanıza gerek kalmadan kendi içinde çıkmaza girer.  Fakat bütün bunlara rağmen amacınız beyinleri yıkanmış siyonistlerle tartışmayı "kazanmak" değil, ezberlenmiş bir söylemi doğaçlama yapmaya zorlamaktır. Çünkü propaganda doğaçlama yapamaz; yalnızca ezberini tekrar edebilir.  Hatta doğaçlama konusunda başarılıysanız, gerçekliğin göz ardı edilmesini hedefleyen - altı boş Siyonist propagandayı sakin bir üslupla etkisiz hâle getirmeyi deneyebilirsiniz. Amaç karşınızdaki siyonisti mutlaka fikrinden vazgeçirmek değil; önemli olan, tartışmayı izleyen diğer insanların bu gerçeklikten kopuşu fark etmesini sağlamaktır.  Onun için sadece Gerçeklere - Uluslararası hukuka bağlı kalın ve ‘Sırf çene’ denen laf ebeliğinde hünerli Siyonist propogandasına karşın konunun değiştirilmesine asla izin vermeyin.  

Savunamayacakları halde

 

 

 

 

 

Filistin konusunda varsa Siyonist arkadaşlarınızla gireceğiniz tartışma ....

Bazen siyasal islamcı AKePE tarafından ‘Haydin Gazzeye !’ naraları duysanızda EN ÜSTÜN YAHUDİ LİYAKAT NİŞANI sahibi – BOP eşbaşkanı Tayyib Erdoğan iddiaları aksine, İsrail Merkez İstatistik Bürosu (CBS) resmî ticaret verilerine göre 2024 yılında ABD, Almanya, Hollanda’dan sonra $ 3.9 MİLYAR ile Türkiye – İsrail ile en önemli ticaret yapan ülkeler arasında.

Birçoğumuzun Türkiyede - yurt dışında dostları vardır ve gerçekten Siyonşst tartışmalar şahit oluşumuzdur.  Hepimiz bunu yaşamışızdır. Çenesi kuvvetli 'iyi satıcı' yahudilerin dünya genelinde Gazzede olanlar - Kuzenleri Filistinlilere yaptıkları ortada iken, Çoğu zaman kendinizi, büyük paralar harcanmış - halkla ilişkiler şirketi tarafından hazırlanmış gibi görünen, moral bozucu internet paylaşımları ve düşünmeden tekrarlanan kalıp söylemlerden oluşan aşılmaz bir duvara çarpmış gibi hissedersiniz.

Fakat birçoğu 1948 veya 1967 olayları, 1993 Oslo Barış Anlaşmaları ya da 1978 Camp David Anlaşmaları sırasında hangi liderin ne söylediği üzerine saatler süren tarih tartışmalarına saplanıp kalıyor. Oysa bu bir tuzaktır. Çünkü hipokrit Siyonist propaganda savununun bütün yapısı, belirli kalıp söylemlere ve son derece kırılgan bir anlatı kurgusuna dayanır.

Siyonistlerin elindeki en önemli ara  "hasbara" İbranice'de açıklama anlamına gelen bu kelime, İsrail propagandası bağlamında; İsrail'in imajını güçlendirmeyi, suçlamaları reddetmeyi ve savaş suçları iddialarını aklamayı amaçlayan bir halkla ilişkiler faaliyetini ifade eder.  Tarihî gerçekler yerine, siyonistler uluslararası ve insancıl hukuk çerçevesindeki belgeler vardır. Birleşmiş Milletler'in ve önde gelen uluslararası insan hakları kuruluşlarının değerlendirmelerinin de kendi görüşlerini desteklediğini ileri sürer. Karşı tarafın, soykırım suçlamalarını destekleyen delilleri geçersiz göstermeye yönelik yalan, manipülasyon ve aldatmacaya başvurduğunu savunur.

Oysa son yıllarda Gazze'de görev yapan 300'den fazla gazetecinin derlediği 64 bin video ve 118 bin fotoğrafın bulunduğunu iddia etmektedir. ArchiveGenocide.com veritabanındaki delillere göre, Eli kanlı İsrail bugün dünyada en fazla tepki gören ülkelerden biri olmasına rağmen hala çok büyük bir gayretle, dünya kamuoyundaki olumsuz algıyı tersine çevirmek ve Filistin'e verilen desteği azaltmak amacıyla Her yıl $ 730 milyon bütçe ayırmıştır.

Filistinli doktor Dr. Ghada Karmi'nin kamuoyunda tanınan bir tartışmada yaptığı gibi, hasbara tarafından üretilmiş argümanları her seferinde Siyonist katliamı masum göstermeye çalışan üç aşamalı bir yöntem sunarken, kendi görüşüne göre İsrail işgaline ilişkin inkâr edilemez bir gerçeğe dayanmaktadır.

1.  "Etnik Devlet Tuzağı"nı Kurun

Konuşmacıya göre Siyonistler tartışmayı daima İsrail'in "Yahudi ve demokratik bir devlet olarak var olma hakkı" etrafında şekillendirmeye çalışırlar. Buna karşılık şu sorun "Bir devlet, etnik ya da dinî bir gruba diğerlerinin üzerinde yasal ayrıcalık tanıyorsa gerçekten demokratik olabilir mi ?" Kaldıki: İsrailli bazı Yahudilerin İsrail'in demokrasisini Avrupa ulus devletlerinin demokrasisiyle karşılaştırdığını; ifade özgürlüğü, oy kullanma hakkı gibi örnekler verdiğini söylüyor.  Ancak bu karşılaştırma geçersizdir. Çünkü Avrupa'daki hiçbir demokratik ülkede Hristiyanlara özel ayrıcalık tanınırken dinî azınlıklara karşı ayrımcı yasalar uygulanmaz.

Örnek olarak bir Fransız vatandaşının DNA'sına göre vatandaşlık kazanmadığını; buna karşılık İsrail'in vatandaşlık yasalarının Yahudi olmayan yerli Filistinlilere yönelik ayrımcı sonuçlar doğurduğu gerçeği var.

2, Kendi Görüşünüz yerine Uluslararası Uzlaşıyı Referans Gösterin.

İnsan hakları ihlallerini gündeme getirdiğiniz anda, sizi taraflı olmakla ya da daha da ileri giderek antisemitizmle suçlayacak yaygın bir savunma yöntemine duygusal tepki vermemeniz ve tartışmanın o yöne çekilmemeniz gerekir ve "Ben size kendi görüşümü söylemiyorum, yalnızca Birleşmiş Milletler, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Human Rights Watch ve Uluslararası Af Örgütü'nün değerlendirmelerine katıldığımı söylüyorum" deyin.

Eğer siyonistler size BM taraflı olduğunu söylerlerse, onlara sizde şu soruyu sorun: "Dünyanın en büyük ve en saygın insan hakları kuruluşlarının tamamı da bu sözde Birleşmiş Milletler komplosunun bir parçası mı ?" deyip ardından şu soruyu yöneltin: "Birleşmiş Milletler, 1948 yılında Filistinlilere ve Arap komşularına danışmadan İsrail Devleti'nin kurulmasına karar verdiğinde de taraflı mıydı ?" diye ilave edin.

Belgelere dayanan uluslararası hukuka ve sahada hazırlanmış kapsamlı insan hakları raporlarına dayandığınız anda, artık yalnızca karşınızdaki kişiyle tartışıyor olmazsınız. Aslında onlar, uluslararası toplumun büyük bir bölümünün benimsediği değerlendirmelere karşı çıkmış olurlar, bu durum onların savunmasını zayıf gösterir.

3. Adım: Tartışmayı Günümüze Taşıyın

Karşı tarafın son savunma yöntemi her zaman tarih dersine dönmektir; ancak burada kastedilen, onun ifadesiyle "Siyonist revizyonist tarih anlatısıdır" ve sizi sürekli Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılışına, Peel Komisyonu'na ya da Nazi Soykırımı'na götürmeye çalışırlar.  Çünkü onlar için geçmişte yaşanan olayları tartışmak; bugün devam eden askerî işgali, Gazze'de bir çocuğun keskin nişancılar tarafından vurulmasını veya Batı Şeria'da bir yerleşimcinin zeytinlikleri ateşe vermesini savunmaktan daha kolaydır. Bu nedenle tartışmayı kararlı biçimde bugüne geri getirmeniz gerektiğini söylerlerse, sizde kendilerine "Yüz yıl önce yaşanmış herhangi bir tarihî haksızlık, bugün hâlâ devam eden askerî işgali, ablukayı, kontrol noktalarını ve sürekli gasp yoluyla toprakların alınmasını haklı gösterebilir mi ?" diye sorun

Sakın ola onların konuyu eski haritalara veya dinî kader anlayışına çevirmesine izin vermeyin. Aksine tartışmayı uluslararası hukuk, insan hakları ve temel insan onuru ekseninde sürdürün.

Dikkat edilirse asılsız Siyonist argümanları hep aynı üç amaca hizmet etmektedir:

Kalıp söylemin kurduğu çerçeveyi reddeder.

Bir tanım, bir kaynak veya nesnel bir ölçüt talep eder.

Aynı ölçütün herkese tutarlı biçimde uygulanmasını ister.

Böylece kalıp söylem, sizin doğrudan suçlama yapmanıza gerek kalmadan kendi içinde çıkmaza girer.  Fakat bütün bunlara rağmen amacınız beyinleri yıkanmış siyonistlerle tartışmayı "kazanmak" değil, ezberlenmiş bir söylemi doğaçlama yapmaya zorlamaktır. Çünkü propaganda doğaçlama yapamaz; yalnızca ezberini tekrar edebilir.  Hatta doğaçlama konusunda başarılıysanız, gerçekliğin göz ardı edilmesini hedefleyen - altı boş Siyonist propagandayı sakin bir üslupla etkisiz hâle getirmeyi deneyebilirsiniz.

Amaç karşınızdaki siyonisti mutlaka fikrinden vazgeçirmek değil; önemli olan, tartışmayı izleyen diğer insanların bu gerçeklikten kopuşu fark etmesini sağlamaktır.  Onun için sadece Gerçeklere - Uluslararası hukuka bağlı kalın ve ‘Sırf çene’ denen laf ebeliğinde hünerli Siyonist propogandasına karşın konunun değiştirilmesine asla izin vermeyin.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.