Küresel Göçün Ana Sebepleri:
Göç, insanlık tarihinin en büyük hareketliliklerinden biridir ve her dönemde farklı gerekçelerle şekillense de temel dinamikleri büyük ölçüde aynıdır. Bugün dünyanın hemen her ülkesinden insanlar, bazen kendi istekleriyle, bazen zorunluluk nedeniyle, bazen de ailevi veya ekonomik bağlarla başka ülkelere göç ediyor. Modern göç literatürü, bu nedenleri beş temel kategori altında toplar:
1. Zevk ve Yaşam Tarzı Kaynaklı Göç: Bu kategori genellikle ekonomik zorluk değil, daha iyi bir yaşam tarzı arzusu ile ilişkilidir. Gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere doğru gerçekleşen tersine bir göç hareketi olarak bilinir. Bu tür göçün en yoğun görüldüğü ülkeler:
- İngiltere → İspanya, Portekiz, Fransa’nın güneyi, Tayland
- Almanya & Hollanda → İtalya, Yunanistan, Türkiye’nin sahil kentleri
- ABD & Kanada → Meksika, Kosta Rika, Karayip adaları
- İskandinav ülkeleri → İspanya ve Portekiz kıyıları
Ana motivasyonlar: Daha sıcak iklim, Daha ucuz yaşam maliyeti, Yavaş ve sakin bir yaşam isteği, Sağlık sistemi veya doğal çevre avantajı ve “Erken emeklilik” yaşam tarzı
Oranlar: Küresel göçün yaklaşık %8–10’u tamamen “yaşam tarzı tercihi” kaynaklıdır. Özellikle emekliler arasında yaygındır.
2. Mecburiyet Kaynaklı Göç (Zorunlu Göç)
Savaş, siyasi baskı, güvenlik riski veya büyük ekonomik çöküş nedeniyle yapılan göçtür. 2020’lerde dünyanın en hızlı artan göç kategorisidir. Bu kategoride öne çıkan ülkeler:
- Suriye → İç savaş nedeniyle 6 milyon kişi
- Venezuela → Ekonomik çöküş, hiperenflasyon
- Ukrayna → Rusya savaşı sonrası kitlesel yer değiştirme
- Afganistan → Rejim değişiklikleri ve güvenlik sorunları
- Myanmar → Rohingya soykırımı
- İran → Siyasi baskı ve ifade özgürlüğü kısıtlılığı
- Sudan, Etiyopya, Yemen → Silahlı çatışmalar
Ana motivasyonlar: Güvenlik arayışı, Can güvenliğinin olmaması, Siyasi baskıdan kaçış, Ekonomik sistemin çökmesi, Siyasi hakların yetersizliği
Oranlar: Son 15 yılda küresel göçün %35–40’ı zorunlu göç statüsündedir.
Bu oran, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en yüksek seviyedir.
3. Aile Bağları ve Birleşim Göçü
Alman vatandaşı Türklerle evenlenmek örnekli, OECD ülkelerine yapılan göçlerin en istikrarlı ikinci kategorisi “Kök aile bağları” göçün en güçlü gönüllü motivasyonlarından biridir. En çok aile birleşimi göçü veren ülkeler:
- Pakistan, Hindistan, Bangladeş → İngiltere, Kanada
- Fas, Cezayir, Tunus → Fransa
- Türkiye → Almanya, Hollanda, Avusturya
- Meksika ve Orta Amerika ülkeleri → ABD
- Filipinler → ABD, Kanada, Avrupa
Motivasyonlar: Yıllardır dışarıda yaşamış aile bireylerine katılmak, Çocukların eğitim ve güvenlik koşullarını iyileştirmek, Ebeveynlerin bakım ihtiyacı
Oranlar: Gelişmiş ülkelere yapılan göçün %25’i aile birleşimi temellidir.
4. Yabancı Evlilik Sebebiyle Göç
Küresel hareketlilik arttıkça evlilik temelli göç de hızla büyüdü. En çok bu görüşün görüldüğü ülke profilleri:
- Asya ülkeleri (Filipinler, Tayland, Vietnam, Çin):
Batı ülkeleriyle yüksek evlilik oranı. - Türkiye, Fas, Tunus, Cezayir:
Avrupa’ya yerleşmiş diaspora üzerinden evlilikler. - Doğu Avrupa ülkeleri (Ukrayna, Belarus, Rusya):
Hem ekonomik hem romantik motivasyonlu göç.
Oran: Dünya genelinde göçün yaklaşık %10’u evlilik kaynaklıdır.
AB ülkelerindeki evlenmiş göçmenlerin yarısı “yabancı eş” statüsündedir.
5. İş ve Ekonomi Temelli Göç (En Büyük Kategori)
Bugünün göç hareketlerinin en önemli ve en yaygın nedeni ekonomik motivasyondur. Hem düşük nitelikli hem yüksek nitelikli işgücünü kapsamaktadır. Bu kategoride öne çıkan Yüksek nitelikli insan kaybı - göç veren ülkeler:
- Türkiye – EN BAŞTA
- İran
- Hindistan
- Çin
- Brezilya
- Rusya
Düşük gelirli işgücü göçü veren ülkeler ise: Pakistan, Bangladeş, Nepal, Sri Lanka, Filipinler, Endonezya Afrika ülkelerinin büyük kısmı
Ana motivasyonlar: Daha yüksek maaş, Kariyer fırsatı, Yenilikçi iş ortamı, Teknolojik altyapı, Sosyal güvenlik Güney Kore örneğinde olduğu gibi bazende - Düşük vergiler veya yüksek refah
Oranlar: Küresel göçün yaklaşık %45’i ekonomik motivasyonludur.
Bu oran OECD ülkelerinde %60’ın üzerine çıkar.
UNUTMAYALIM:
Göçü durduran şey sınırlar değil, ülkelerin sunduğu yaşam kalitesidir. İnsanlar çoğu zaman gitmek istedikleri için değil, kalamadıkları için göç ederler.
