KRİZ BÜYÜYOR
1991'de Azerbaycan bağımsızlığını ilan ettiğinde onu dünyada ilk tanıyan ülke Türkiye oldu. Haydar Aliyev bu ilişkiye bir isim koydu. Tek millet, iki devlet. 2020'de Karabağ semalarında Türk dronları uçtu. 2021'de iki ülke Şuşa'da birine saldırılırsa öbürünün yardıma koşacağı bir ittifaka imza attı.
2023'te Türkiye'ye deprem vurduğunda Azerbaycanlı kurtarma ekipleri enkazın başındaydı. Bugün iki ülke arasında yılda $ 5.7 milyarlık ticaret var. Birbirlerine yaklaşık $ 38 milyar yatırım yapmışlar. Ancak son bir haftada bu tablo neredeyse tamamen tersine döndü. Azerbaycan İktidar Partisi Devlet Televizyonu ve Meclisi Türkiye'ye aynı anda içiş işlerimize karışmayın dedi.
Azerbaycan Başsavcılığı bir Türk gazeteci hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Tayyib Erdoğan Azerbaycan'daki zirveye gitmedi, temsil eden Hakan Fidan İsrail Cumhurbaşkanı kürsüye çıkınca salonu terk etti. Türk devletleri ise yerinden kalkmadı.
Azerbaycan Eylül'de çıkan içinde başörtüsü kelimesi bile geçmeyen bir kıyafet kuralı başörtülü kızları okul kapısında bırakmıştı. 23 Eylül'de Tayyib Erdoğan Birleşmiş Milletler Kürsüsündeydi ’Okullardaki başörtüsü yasaklarını kadınların en temel haklarına yönelik bir saldırı olarak değerlendiriyoruz’ dedi. Daha sonrasında bu sözlerin asıl olarak Fransa'yı ve Eylüld'den beri 14 yaş altı kızlara okulda başörtüsünü yasaklayan Avusturya'yı hedef aldığını söyledi.
Aliyev ise cevabı 2 Ekim'de verdi. Partisinin kurultayında kimsenin adını vermedi ama herkes haddini bilmeli. İşlerimize karışmasın hayat tarzımıza burnunu sokmasın ve bize yol göstermesin dedi. Sonra 2 Ekim’de Erdoğan'ın başdanışmanı Oktay Saral ‘Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez, Azerbaycan'ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz’ dedi ve bazı AKePeli milletvekilleri de benzer şeyler söyledi. Azerbaycan'ı protesto eden gösterileri ile Yeniden Refah Partisi Başkanı Fatih Erbakan daha da sert konuştu ve bu yaptığınızı Ermenistan bile yapmaz dedi.
Fakat Azerbaycan'da Ermenistan'la kıyaslanmak en ağır hakaretlerden biri. Bu cümleler tabii ki orada da duyuldu ve cevap bir gün içinde üç cepheden birden geldi. Aliyev'in partisi, Yeni Azerbaycan Partisi 13 Ekim'de açıklama yayınladı. AKePe iktidarını bu zararlı siyasetten kaçınmaya çağırıyoruz ama açıklamanın asıl ağır kısmında ‘tek millet iki devlet sözünün bir devletin öbürünün iç işlerine karışmasına gerekçe yapılamayacağını’ yazdı. Devlet kanalı AZERTV Oktay Saral ve AKePe MV Leyla Şahin Ustay'ı hedef alan bir haber yaptı. Azerbaycan meclisinin Türkiye ile ilişkilerden sorumlu grubu da Saral'ın sözlerini asılsız suçlama diye niteledi.
AKePe sözcüsü Ömer Çelik ‘Türkiyedeki protestocu grupların parti ya da hükümetle bağlantısı olmadığını, bazı odakların Azerbaycan'ı e hedef aldığını görüyoruz. Bunun herhangi bir şekilde partimizle, hükümetimizle bir ilişkisinin olması söz konusu bile olamaz’ derken AKePe GB Yardımcısı Kürşat Zorlu ‘Bize yakışan şekilde Sorunlarımızı da aile meclisimizin içerisinde konuşmayı biliriz’ diye söylerken Erdoğan ise Aliyev'in adını hiç anmadan 15 Ekim Marif Vakfı'nın programında ‘Yıllarca kendi evlatlarını kılık kıyafeti, inancı, siyasi görüşü sebebiyle yurt dışına gitmek zorunda bırakmış bir ülkeden ... diye başladığı Cümlenin devamında sadece eğitimdeki reformlardan bahseder Türkiye'nin yasaklı yıllarını anlatan - ancak doğrudan kimseyi işaret etmeyen’ bir açıklama yaptı.
Asıl şaşırtıcı sesler ise Erdoğan'ın en yakın siyasi ortağı Devlet Bahçeli ‘her bir Türk Cumhuriyeti kendi içinde müstakil ve egemen bir devlettir’ dedi. Eski Başbakan Binali Yıldırım - Türk Devletleri Teşkilatının Aksakallar Konseyi Başkanı Azerbaycan basınına verdiği röportajda ‘Kimin ne haddine kimin ne haddine Azerbaycan'ın iç işlerine karışacak ? Öyle bir şeyi kesinlikle kabul etmeyiz. Buna teşebbüs edeni, tevessül edeni de en şiddetli şekilde cezalandır’ dedi. Fakat bu arada ateşi körüklercesine Dünya Müslüman Alimler Birliği Genel Sekreteri Ali Essallabi "Erdoğan'dan Aliyev'e açıkça kızlarımızdan elinizi çekin" demesini istedi.
Aynı iktidarın içinden üç ayrı ses çıkan bu tuhaf durumda: Erdoğan'ın başdanışmanı Azerbaycan'ın yanlıştan dönmesini istiyor, ortağı Bahçeli Azerbaycan'ın egemen bir devlet olduğunu hatırlatıyor. Eski başbakan Bianli Yıldırım ise Türkiye'nin politikasının bu olmadığını söylüyor.
Peki mesele sadece bir okul kuralıysa Azerbaycan Türkiye’ye neden bu kadar sert çıktı? Cevap: belkide Aynı hafta tarifeli bir Azerbaycan hava Yolları seferiyle İsrail Cumhurbaşkanı Isac Herzog Bakü'deki iklim zirvesine gidişinde idi. Tayyib Erdoğan’ın yerine Hakan Fidan oradaydı ve Herzog kürsüye çıktığında eliyle heyetine işaret etti ve Arkasından: İran, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır, Filistin, Irak, Kuveyt, Ürdün, Malezya, Endonezya ve Bangladeş heyetleri de salonu terk etti. Fakat: asıl dikkat çekici olan kimin çıkmadığıydı. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan kökü Türk devletleri ev sahibi Azerbaycan'la birlikte Herzog'u dinlediler.
Başörtüsü meselesi de sadece Azerbaycan'ın değildi. Kazakistan'da okullarda başörtüsü, 2025'te yüzü örten kıyafetler kamusal alanda yasaklandı. Cumhurbaşkanı Tokayev bunu şöyle savundu. Yüzü örten siyah cübbeler yerine milli kıyafetler giymek çok daha iyi. Kırgızistan peçeyi Ocak 2025'te, Özbekistan 2023'te yasakladı. Çünkü bu ülkelerde başörtüsü ve peçe dinden çok dışarıdan gelen ASLA kabul edilemez bir Araplaşma olarak okunuyor ve bu devletler bunları yasaklayarak kendi milli kimliklerini koruduklarını söylüyorlar.
Ayrışmanın en acı örneği ise Kıbrıs. Kasım 2022'de KKTC Türkiye'nin ısrarıyla Semerkant'taki zirvede Türk Devletleri Teşkilatına gözlemci üye oldu ve AKePe bunu diplomatik zafer olarak sundu. Fakat: Nisan 2025'te ise aynı Semerkant'ta Avrupa Birliği ile yapılan zirvede Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan bir bildiriye imza attı ve KKTC'nin ilanını hukuken geçersiz sayan BM kararlarına bağlılık yazıyordu. Aynı zirvede Avrupa Birliği bölgeye € 12 milyarlık yatırım paketi açıkladı ve hemen ardından Kazakistan, Özbekistan ve Türkmenistan Güney Kıbrıs'a büyük elçi atadı. Yani Türkiye'nin kardeş dediği devletler maalesef Türkiye'nin değil Avrupa'nın safında durmuştu.
Azerbaycan 2023'te İsrail'de büyükelçilik açtı. 2023 verilerine göre: Türkiye'den geçen Bakü, Tiflis üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a inen ve ordan gemilerle İsrail’e giden %40 petrolü Azerbaycan'dan geliyordu. Silahta tablo daha da çarpıcıydı. Azerbaycan 2016-2020 arasında silahlarının %69'unu İsrail'den aldı. Yaklaşık $ 5.7 milyar %84'ü petrol ve gaz olan ticaret hacminde Türkiye'nin ithal ettiği doğalgazın dörte biri Azerbaycan'dan geliyor ve bir sonraki sahne 2030 Ekim Ankara'daki Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesine beklenen konuklardan biri Aliyev, geçen hafta Bakü'de farklı tercihler yapan Türk devletleri ile aynı masada olacak.
Derleme kaynağı - https://www.youtube.com/watch?v=tAvJ_1zOJSY
