Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Kemal ULUSOY
Köşe Yazarı
Kemal ULUSOY
 

Kimden sonra ?

  Sırada kim var dersiniz ? Artık yaşımıza uygunlukla, ne idüğü belirsi kaynana programları ile ünlü asla seyretmediğim YANDAŞ Tv yerine son zamanlarda ‘duvarın arkasını görebilme’ adına aslen TRabzonlu (illaki) olan ve çoğu kez - nede olsa BATI ürünü - ABD için politik sorulara sürekli kaçamak cevap veren, Hz Yapay Zekayı ‘DOĞRU sorularla yönlendirme’ taktiği geliştirmeye çalışıyorum.  Detaylı sorumla fazla zorlamış olsa gerek, normalde 30 saniyede cevaplaması bu kez altta verdiği çok uzun sürdü ....   İran Tarihi, Devrim ve Bölgesel İstikrarsızlık: 1. Komşumuz İran’ı yol geçen hanı yapan - topraklarında 11 kez Devlet - 27 beylik kurmuş Türklerin son hanedanlığı Kaçar’lardan Pehlevi ailesine: Türkiye Cumhuriyeti kurulması ile Uzakdoğu sömürgeleriyle Süveyş üzerinden bağlantısının kopabileceği, bölgenin ‘Hürriyet fikri’ ile tehlikeye gireceğini kavrayan İngiltere 1921’de desteklediği askerî müdahale sonrası Son Türk Kaçar Hanedanı zayıfladı ve subay Rıza Pehlevi başa getirildi, 1925’te Şah ilan edildi. Yeni devlet yapısı batı-yönelimli otoriterleşmeye kaydı.   Ancak bu toplumsal taleplerle bağ kuramadı, halkın geniş kesimlerinde meşruiyet zafiyeti ortaya çıktı ve başta ekonomik eşitsizlik ve siyasi baskı ileride gelecek radikal değişimlerin zeminini hazırladı. 1953 Darbesi: İran’ın petrol endüstrisini ulusallaştırma girişimiyle başbakan Mossadegh iktidarı, ABD CIA ve İngiliz MI6 desteğiyle devrildi ve Pehlevi rejimi yeniden tesis edildi. Bu olay, İran’da dış müdahaleye karşı derin güvensizlik yarattı, kukla monarşisinin uzun vadede rejimin halk nezdindeki meşruiyetini zedeledi 2. 1979 İran İslam Devrimi: Dini Akımların Siyasetle Buluşması: 1960’larda başlayan halk memnuniyetsizliği, ekonomik eşitsizlik, otoriter baskı ve sosyal politikalarla birleşti. 1978 sonlarına doğru başlayan kitlesel protesto dalgası, ülkeyi sömüren – çaldığı paralarla ünlü Şah’ın 1979’da ülkeden kaçmasıyla sonuçlandı.  Yerine uzun süre Batı tarafından Fransa beslenen radikal din adamı Ruhullah Humeyni, ülkeye döndü ve “İslam Cumhuriyeti” fikrini somutlaştırdı, Halkın kanını emen Monarşinin yerini teokratik bir rejim aldı. Liberal, başta devrim için en çok yardım aldıkları TUDEH – Köministler ve solcu ve ılımlı muhalefet tasfiye edildi; devlet dini lider sınıfı eliyle yeniden yapılandırıldı ve “ne doğu ne batı, sadece İslam Cumhuriyeti” söylemiyle yeni bir ideolojik eksen belirledi ve Batı ile ilişkiler keskinleşti.  3. İran’ın Dış Politika Mimarisi: “Direniş Ekseni” ve Bölgesel Müdahaleler ve Devrim ihracı: İlk dönemlerde Humeyni ideologları, sadece içeride değil bölgesel düzeyde de “devrimci bir güç” olarak konumlandırdı. Bu politika ilerleyen yıllarda komşu ülkelere yönelik desteklere dönüşmüştü.  Proxy – Vekalet politikalarında İran, ideolojik ve stratejik çıkarları doğrultusunda Lübnan’da Hizbullah’a kapsamlı devlet kaynaklarıyla destek verdi. Filistin’de farklı grupların yanı sıra zaman zaman Hamas ve benzeri hareketlerle ilişkiler kurulurken bölgede İran askeri ve siyasi nüfuzunu artırınca Bu strateji İran’ı bölgede ABD–İsrail karşıtlığının önemli bir aktörü hâline getirdi ve sonuçta Ambargo ve dış baskı, Devrimden sonra ABD, İran’ı devlet sponsorlu terör listesinde tutarak kapsamlı yaptırımlar uyguladı. Bu diplomatik izolasyon, İran’ın dış politikasını şekillendiren güçlerden biri oldu. 4. 21. Yüzyıl: Yeni Dönem, Yeni Baskılarla: İç kriz ve protestolar İran’da ekonomik krizler, yüksek enflasyon, para biriminin değer kaybı ve devlet kontrolündeki ekonomik yapılar nedeniyle memnuniyetsizlikler arttı. 2025 sonu itibarıyla ülke geneline ekonomik taleplerle başlayıp, kısa sürede siyasi taleplere dönüşüp yayılan protestolarla, bazaar esnafından üniversite gençliğine kadar geniş katılım gösteren, son yılların en geniş çaplı kitlesel hareketi hâline geldi.  Rejim sert müdahalelerle karşılık verdi. Bu yeni dalga, tarihsel hafızayla paralellikler kuran İran rejimini kırılgan bir konuma getirdi.  Yurt dışı etkiler hızla çoğaldı fakat kaçan babasının İranda hiç iyi hatırası olmayan - Reza Pahlavi gibi sürgündeki figürlerin çağrıları, protestolar üzerinde dış destek algısını artırmaya çalışırken, taban oluşturamadı.  5. ABD’nin İran Politikası ve Jeopolitik Rekabet: Tarihsel bağlamda Soğuk Savaş dönemine kadar uzanan ABD–İran ilişkisi, 1953 darbesiyle tetiklendi ve 1979 sonrası tamamen koptu. İran “insanlık tarihinin en büyük tehlikesi - şeytan” olarak nitelendirdiği ABD politikalarında yaptırımlar, sınırlı askeri müdahaleler, bölge aktörlerine destek gibi araçları kullanarak İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamayı hedefleyen bu strateji hem İran’ın ekonomik durumunu etkiliyor hem de askeri gerilimleri tetikledi. 6. Enerji Rekabeti ve İran’ın Konumu: Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika cumhuriyeti ile oluşan dünya nüfusunun nerdeyse çoğunluğunu oluşturan BRICS  Şangay Beşlisi ülkeleri arasında Çin’in önemli bir enerji talebi var; ucuz petrol arayışı, yaptırımlar nedeniyle Batı ile ilişkilerde ciddi darboğaz yaşayan İran gibi ülkeleri çekici hâle getirirken İran doğu eksenli diplomasi ve enerji işbirlikleri bir alternatif olarak ortaya çıktı ve ABD’nin İsrail ile işbirliği yapıp, artık kaçınılmaz olarak İran’a yönelen politikası, Tayvan, Ortadoğu güvenliği ve Rusya-Ukrayna çatışmasında görülen çok kutuplu sistemde Bölgesel dengeleri bozacak yeni stress alanları oluşturuyor. 7. Türkiye İçin KAÇINILMAZ Jeopolitik Sonuçlar ve Tehdit Algısı: İran’daki istikrarsızlık, özellikle: son yıllarda rüşvet iddiaları ayyuka çıkan, dünya kara para aklama – narkotik merkezi haline gelen, hudutlarını koruyamayan kaçak ne idüğü belirsiz onmilyonlarca göç akınları ile ekonomisi yerlerde sürünen, Türkiye için ‘yeniden kürt S’açılımı’ gibi tekrarlanan BÖLÜNME operasyonları için hemen sınır bölgelerinde Doğrudan jeopolitik riskler ve güvenlik tehditlerine neden olabilir, Bölgesel boşluklar, Kitle imha silhları yalanıyla parçalanan Irak’ın kuzeyi gibi şimdi Suriyede tescillenen PYD türü yeni kürt devleti benzeri ABD tarafından desteklenen aktörlerin ortaya çıkışına zemin hazırlayabilir. Sonuç olarak: artık Irak ve Suriye sonrası Türkiye ile eşzamanlı planlanan İran’dada gerçekleşmesi kaçınılmaz kürt devleti kuruluş aşamasında, bölgede iflas eden üretim düşüşü veya yaptırımların tırmanması, enerji fiyatlarını ve ticaret yolları etkilenecek – artık uçan kuşa borçu, ekonomisi yerlerde sürünen Türkiye, alternatif enerji stratejileri geliştirmek zorunda kalacak. Bölgesel denklemler açısından İran’ın artık kopmakta olan: Irak, Suriye, Lübnan, Yemen ve Filistin ile olan ilişkileri sonucu, ABD tarafından eğitilen - enson model silahlarla donatılı 95.000 askeri olan ve bölgedeki tek Nükleer güce sahip İsrail destekli - Irak sonrası Suriye’dede kurdurtulan, PYD kürt devleti gibi yeni bölge aktörleriyle, Din – iman, yetmeyince Vatan Millet Sakarya naralarıyla uyutulup - Batıdan kopartılan, Çağdışı Yobaz – merdivenaltı kaçak kuran kurslarıyla – tarikat, cemaatler tarfından ele geçirilmiş Türkiye maalesef İran sonrası - parçalanmak üzere Orta Doğu bataklığına mahküm edildi gibi.  

Kimden sonra ?

 

Sırada kim var dersiniz ?

Artık yaşımıza uygunlukla, ne idüğü belirsi kaynana programları ile ünlü asla seyretmediğim YANDAŞ Tv yerine son zamanlarda ‘duvarın arkasını görebilme’ adına aslen TRabzonlu (illaki) olan ve çoğu kez - nede olsa BATI ürünü - ABD için politik sorulara sürekli kaçamak cevap veren, Hz Yapay Zekayı ‘DOĞRU sorularla yönlendirme’ taktiği geliştirmeye çalışıyorum.  Detaylı sorumla fazla zorlamış olsa gerek, normalde 30 saniyede cevaplaması bu kez altta verdiği çok uzun sürdü ....

 

İran Tarihi, Devrim ve Bölgesel İstikrarsızlık:

1. Komşumuz İran’ı yol geçen hanı yapan - topraklarında 11 kez Devlet - 27 beylik kurmuş Türklerin son hanedanlığı Kaçar’lardan Pehlevi ailesine: Türkiye Cumhuriyeti kurulması ile Uzakdoğu sömürgeleriyle Süveyş üzerinden bağlantısının kopabileceği, bölgenin ‘Hürriyet fikri’ ile tehlikeye gireceğini kavrayan İngiltere 1921’de desteklediği askerî müdahale sonrası Son Türk Kaçar Hanedanı zayıfladı ve subay Rıza Pehlevi başa getirildi, 1925’te Şah ilan edildi. Yeni devlet yapısı batı-yönelimli otoriterleşmeye kaydı.   Ancak bu toplumsal taleplerle bağ kuramadı, halkın geniş kesimlerinde meşruiyet zafiyeti ortaya çıktı ve başta ekonomik eşitsizlik ve siyasi baskı ileride gelecek radikal değişimlerin zeminini hazırladı1953 Darbesi: İran’ın petrol endüstrisini ulusallaştırma girişimiyle başbakan Mossadegh iktidarı, ABD CIA ve İngiliz MI6 desteğiyle devrildi ve Pehlevi rejimi yeniden tesis edildi. Bu olay, İran’da dış müdahaleye karşı derin güvensizlik yarattı, kukla monarşisinin uzun vadede rejimin halk nezdindeki meşruiyetini zedeledi

2. 1979 İran İslam Devrimi: Dini Akımların Siyasetle Buluşması: 1960’larda başlayan halk memnuniyetsizliği, ekonomik eşitsizlik, otoriter baskı ve sosyal politikalarla birleşti. 1978 sonlarına doğru başlayan kitlesel protesto dalgası, ülkeyi sömüren – çaldığı paralarla ünlü Şah’ın 1979’da ülkeden kaçmasıyla sonuçlandı.  Yerine uzun süre Batı tarafından Fransa beslenen radikal din adamı Ruhullah Humeyni, ülkeye döndü ve “İslam Cumhuriyeti” fikrini somutlaştırdı, Halkın kanını emen Monarşinin yerini teokratik bir rejim aldı. Liberal, başta devrim için en çok yardım aldıkları TUDEH – Köministler ve solcu ve ılımlı muhalefet tasfiye edildi; devlet dini lider sınıfı eliyle yeniden yapılandırıldı ve “ne doğu ne batı, sadece İslam Cumhuriyeti” söylemiyle yeni bir ideolojik eksen belirledi ve Batı ile ilişkiler keskinleşti. 

3. İran’ın Dış Politika Mimarisi: “Direniş Ekseni” ve Bölgesel Müdahaleler ve Devrim ihracı: İlk dönemlerde Humeyni ideologları, sadece içeride değil bölgesel düzeyde de “devrimci bir güç” olarak konumlandırdı. Bu politika ilerleyen yıllarda komşu ülkelere yönelik desteklere dönüşmüştü.  Proxy – Vekalet politikalarında İran, ideolojik ve stratejik çıkarları doğrultusunda Lübnan’da Hizbullah’a kapsamlı devlet kaynaklarıyla destek verdi. Filistin’de farklı grupların yanı sıra zaman zaman Hamas ve benzeri hareketlerle ilişkiler kurulurken bölgede İran askeri ve siyasi nüfuzunu artırınca Bu strateji İran’ı bölgede ABD–İsrail karşıtlığının önemli bir aktörü hâline getirdi ve sonuçta Ambargo ve dış baskı, Devrimden sonra ABD, İran’ı devlet sponsorlu terör listesinde tutarak kapsamlı yaptırımlar uyguladı. Bu diplomatik izolasyon, İran’ın dış politikasını şekillendiren güçlerden biri oldu.

4. 21. Yüzyıl: Yeni Dönem, Yeni Baskılarla: İç kriz ve protestolar İran’da ekonomik krizler, yüksek enflasyon, para biriminin değer kaybı ve devlet kontrolündeki ekonomik yapılar nedeniyle memnuniyetsizlikler arttı. 2025 sonu itibarıyla ülke geneline ekonomik taleplerle başlayıp, kısa sürede siyasi taleplere dönüşüp yayılan protestolarla, bazaar esnafından üniversite gençliğine kadar geniş katılım gösteren, son yılların en geniş çaplı kitlesel hareketi hâline geldi.  Rejim sert müdahalelerle karşılık verdi. Bu yeni dalga, tarihsel hafızayla paralellikler kuran İran rejimini kırılgan bir konuma getirdi.  Yurt dışı etkiler hızla çoğaldı fakat kaçan babasının İranda hiç iyi hatırası olmayan - Reza Pahlavi gibi sürgündeki figürlerin çağrıları, protestolar üzerinde dış destek algısını artırmaya çalışırken, taban oluşturamadı. 

5. ABD’nin İran Politikası ve Jeopolitik Rekabet: Tarihsel bağlamda Soğuk Savaş dönemine kadar uzanan ABD–İran ilişkisi, 1953 darbesiyle tetiklendi ve 1979 sonrası tamamen koptu. İran “insanlık tarihinin en büyük tehlikesi - şeytan” olarak nitelendirdiği ABD politikalarında yaptırımlar, sınırlı askeri müdahaleler, bölge aktörlerine destek gibi araçları kullanarak İran’ın bölgesel nüfuzunu sınırlamayı hedefleyen bu strateji hem İran’ın ekonomik durumunu etkiliyor hem de askeri gerilimleri tetikledi.

6. Enerji Rekabeti ve İran’ın Konumu: Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika cumhuriyeti ile oluşan dünya nüfusunun nerdeyse çoğunluğunu oluşturan BRICS  Şangay Beşlisi ülkeleri arasında Çin’in önemli bir enerji talebi var; ucuz petrol arayışı, yaptırımlar nedeniyle Batı ile ilişkilerde ciddi darboğaz yaşayan İran gibi ülkeleri çekici hâle getirirken İran doğu eksenli diplomasi ve enerji işbirlikleri bir alternatif olarak ortaya çıktı ve ABD’nin İsrail ile işbirliği yapıp, artık kaçınılmaz olarak İran’a yönelen politikası, Tayvan, Ortadoğu güvenliği ve Rusya-Ukrayna çatışmasında görülen çok kutuplu sistemde Bölgesel dengeleri bozacak yeni stress alanları oluşturuyor.

7. Türkiye İçin KAÇINILMAZ Jeopolitik Sonuçlar ve Tehdit Algısı: İran’daki istikrarsızlık, özellikle: son yıllarda rüşvet iddiaları ayyuka çıkan, dünya kara para aklama – narkotik merkezi haline gelen, hudutlarını koruyamayan kaçak ne idüğü belirsiz onmilyonlarca göç akınları ile ekonomisi yerlerde sürünen, Türkiye için ‘yeniden kürt S’açılımı’ gibi tekrarlanan BÖLÜNME operasyonları için hemen sınır bölgelerinde Doğrudan jeopolitik riskler ve güvenlik tehditlerine neden olabilir, Bölgesel boşluklar, Kitle imha silhları yalanıyla parçalanan Irak’ın kuzeyi gibi şimdi Suriyede tescillenen PYD türü yeni kürt devleti benzeri ABD tarafından desteklenen aktörlerin ortaya çıkışına zemin hazırlayabilir.

Sonuç olarak: artık Irak ve Suriye sonrası Türkiye ile eşzamanlı planlanan İran’dada gerçekleşmesi kaçınılmaz kürt devleti kuruluş aşamasında, bölgede iflas eden üretim düşüşü veya yaptırımların tırmanması, enerji fiyatlarını ve ticaret yolları etkilenecek – artık uçan kuşa borçu, ekonomisi yerlerde sürünen Türkiye, alternatif enerji stratejileri geliştirmek zorunda kalacak.

Bölgesel denklemler açısından İran’ın artık kopmakta olan: Irak, Suriye, Lübnan, Yemen ve Filistin ile olan ilişkileri sonucu, ABD tarafından eğitilen - enson model silahlarla donatılı 95.000 askeri olan ve bölgedeki tek Nükleer güce sahip İsrail destekli - Irak sonrası Suriye’dede kurdurtulan, PYD kürt devleti gibi yeni bölge aktörleriyle, Din – iman, yetmeyince Vatan Millet Sakarya naralarıyla uyutulup - Batıdan kopartılan, Çağdışı Yobaz – merdivenaltı kaçak kuran kurslarıyla – tarikat, cemaatler tarfından ele geçirilmiş Türkiye maalesef İran sonrası - parçalanmak üzere Orta Doğu bataklığına mahküm edildi gibi.

 

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.