Kemal ULUSOY
Köşe Yazarı
Kemal ULUSOY
 

Yeni dünya düzeninde yeri ...

      Doğru bir seçimmi ? EKRANDA BULUŞAN ÖMÜRLER Pandemi'nin Kapattığı Kapıların ardından doğan Dostluk Modeli ! Hergün TRabzon sahilde yürüyüş yapan, bazıları emekli arkadaşların Pandemide ‘eve kapanma’ çaresizliği içinde ‘yürüyüş Tarikatı ! olarak şimdi ne yapacağız ?’ diye başlayan çare aramada, cevap olarak: ilkin FaceTalk, Skype, googleTalk, whats app.... gibi aplikasyonları denedikten sonra, şu anda dünya lideri, tek başına pazarın %60’ını elde tutan ‘zoom’ üzerinde karar kıldık ve 24 saat açık 100 kişi kapasiteli sistemi devreye soktuk.   Grubunuzun başlattığı ‘zoom’ yasağın ilan edildiği dönemle örtüşen bazıları öğretim üyeleri, değişik meslek guruplarından emekli dostlar için oluşturduğumuz yürüyüş TRabzon daha sonra – ülke geneli ve yurt dışından çok sayıda ülkelerden talep üzerine genişledi ve 2.3oo gündür her gece saat 20-22.00 arası değişik konuları işlediğimiz görüntülü konferans - zoom yürüyüşTR haline dönüştü.  Gün boyu dolu bir yaşam - saat 20.00 sonrası evde ailesi ile birlikte olurken - teknoloji yardımı ile dünyanın dörtbir yanına savrulmuş arkadaşları ile ekrandan iletişime geçmeleri Yeni dünya için önemli değişiklikti.   İlk kısıtlamalar: 2020 65 yaş üstü ve kronik hastalar için sürekli sokağa çıkma yasağı başladı. Bu grup için yasak aylarca sürdü. Tam kapanma — Nisan–Mayıs 2021 Türkiye'nin en sert dönemiydi. 29 Nisan – 17 Mayıs 2021 arasında tam kapanma uygulandı; yalnızca zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıkılabiliyordu. Kısıtlamaların kaldırılması — Temmuz 2021 Aşılama hızlanmasıyla birlikte kısıtlamalar büyük ölçüde gevşedi ve hayat normale döndü. Mart 2020'de dünya evlere kapandı. Ama bazı kapılar kapandığında, başkaları açıldı misali bir farklı mesleklerden – bazıları emekli bir grup insan aniden biri biri ile kopan günlük ilişkisinde panikledi.  Pandemi; dışarıyı değil, birbirini kaybetmek anlamına geliyordu. Yıllarca birlikte yürünen yollar, paylaşılan kahveler, sürdürülen sohbetler aniden - bir gecede durdu. Sokağa çıkma yasağı, bazıları risk grubundaki bu insanları eve kapattığında, dışarısı değil içerisi tehlikeli görünmeye başladı: yalnızlık, anlamsızlık ve günlerin birbirine karışması... derken, bir ekran açıldı.... BİR ZOOM ÇAĞRISININ ÖTESINDE Her akşam saat 20.00'de başlayan ve 22.00'ye kadar süren görüntülü toplantılar, başlangıçta sıradan bir "nasılsınız" çağrısı gibi görünüyordu. Ama zamanla başka bir şeye dönüştü. Farklı şehir – ülke ve geçmişlerden insanlar ekrana gelmeye başladı. Bir akşam Osmanlı arşivlerinden söz etti, ertesi gün emekli bir mühendis enerji politikalarını anlattı, takip eden akşam bir doktor pandemi verilerini yorumladı.....  Toplantılar bir program kazandı, bir ritüel oldu ve nihayetinde bir kimlik oluştu: YürüyüşTR grubuydu bu. Bugün o ilk çağrının üzerinden 6 yıl, 76 ay, 329 hafta ve 2.300 günlük bir süre geçti. Pandemi bitti, kısıtlamalar kalktı, sokaklar yeniden açıldı. Ama artık ritüel haline gelen her gece kesintisiz saat 20-22.oo arası toplantılar durmadı. Çünkü artık orada tutunacak bir şey vardı; salt bilgi değil, birbiri için var olmanın kendisi. GÜN BOYU DOLU AKŞAM 20.00'DE TAMAMLANAN BİR HAYAT, Bu modelin özgün yanı yalnızca toplantıların varlığı değil; hayata yerleştirilme biçimidir. Gündüzler dolup taşıyordu: okumak, yürümek, bahçeyle ilgilenmek, torunlarla vakit geçirmek, küçük işler yapmak. Yaşa uygun bir tempoyla sürdürülen bu gündüz hayatı, akşam 20.00'de ekranın açılmasıyla tamamlanıyordu. Aile ile geçirilen saatlere müdahale değil, onların yanında bir ek katman; evin içinde ama evin dışına açılan bir pencere. Bu önemli dengede, Teknolojinin emeklilerin hayatına girmesi çoğu zaman iki uç arasında sıkışır: ya gün boyu ekrana yapışık edilgen bir tüketim ya da teknolojiyi hayatın dışında bırakma.  Fakat Gurubumuz ikisini de seçmedi. Teknolojiyi araç olarak, belirli bir saat ve amaçla, sosyal bir çerçevede kullandı. Ekran, hayatın yerini almadı; hayatı genişletti. Saat 22.00'de ekran kapandığında herkes evindeydi, kendi yatağına gidiyordu. Ama arasında bir şey daha vardı: o gün duyulmuş, görülmüş ve değer verilmiş olmak. NEDEN BU KADAR İŞE YARADI? Sosyal bilimlerin uzun süredir bildiği bir gerçek vardır: Gençler gibi yaşlılıkta sağlığı belirleyen en güçlü etkenlerden biri sosyal bağlılıktır. Yalnızlık; hipertansiyon, demans ve depresyon riskini artırmaktadır. Bu bulgu artık kardiyoloğun değil, halk sağlığının gündemindedir.  Gurubumuz farkında olmadan bu gerçeği pratiğe döktü. Her akşam belirli bir saatte beklenen biri olmak, küçük ama güçlü bir anlam kaynağıdır. Konu hazırlamak, bir şey okuyup getirmek, önceki programlara katkı sunmak; bunlar sıradan görünür ama zihinsel olarak son derece besleyicidir. Bilişsel aktivitenin korunmasında sosyal entelektüel katılımın rolü, sessiz bir bireysel aktiviteden çok daha etkilidir. Birlikte düşünmek, yalnız düşünmekten farklı bir şeydir. Üstelik bu toplulukta herkesin geçmişi, birikimi ve özgün deneyimi vardı. Emekli bir profesörün anlatacağı şey de, eski bir bürokratın paylaşacağı gözlem de, yıllarını bir mesleğe adamış birinin aktaracağı tecrübe de değerliydi. Yaş, burada dezavantaj değil; servet haline geldi. ÖNYARGININ ÖTESİNDE Teknoloji ile yaşlılık arasındaki ilişki çoğunlukla yanlış çerçevelenir "Yaşlılar teknolojiyi anlamaz" ya da "onlara basit tutun" söylemi, hem küçümseyici hem de yanlıştır.  Gurubumuzun deneyimi tam tersini göstermektedir. Amaç net, motivasyon güçlü ve topluluk destekleyici olduğunda; yaş, teknolojiyi benimsemenin önünde engel değildir. Zoom'u açmayı öğrenen, kamera açısını ayarlayan, ekran paylaşımını kullanan ve bazen teknik sorunu birlikte çözebilenler, teknolojiyi araçsallaştırmanın en saf örneğini verirken ne için kullandıklarını bildiklerinden, nasıl kullanacaklarını öğrendiler. Bu, daha geniş bir dersi de içeriyor: Tıpkı artık daha küçük ölçek olarak kabullenen ‘Tazelenme üniversitesi’ benzeri ‘Teknoloji eğitimi’ yaşlılar için soyut bir beceri transferi değil, anlamlı bir topluluk içinde somut bir ihtiyaca yanıt olarak verildiğinde kalıcı hale gelir. BİR MODEL OLARAK DEĞERİ Dile kolay KESİNTİSİZ 6 yıl - 2.300 günü aşkın bu deneyim artık salt kişisel bir hikâye değil; kopyalanabilir bir model olma niteliği taşımaktadır. Modelin temel bileşenleri nettir: Her gece belli saatte düzenli ve sabit bir saat, belirli bir konu çerçevesi, farklı uzmanlık geçmişlerinden oluşan katılımcı çeşitliliği ve gündüz hayatına müdahale etmeyen ama onu tamamlayan bir zaman dilimi. Bu unsurların bir araya gelmesi, toplantıları sürdürülebilir kılmıştır. Türkiye'de ve dünyada milyonlarca genç, emekli, teknolojik araçlara erişimi olan ama bu araçları anlamlı bir sosyal bağ için nasıl kullanacağını bilmeyen bir konumdadır. Belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları için bu deneyim, düşük maliyetli ama yüksek etkili bir sosyal politika modeline işaret etmektedir: düzenli, konulu, katılımcı ekran buluşmaları. SONUÇ: EKRAN KAPANINCA DA SÜREN ŞEY Her akşam saat 22.00'de zoom ekranlarımız kapanır. Herkes kendi evine, kendi ailesine, kendi sessizliğine döner. Ama o iki saatte yaşanan şey kapanmaz. Duyulmuş olmak, bir konuya katkı sunmuş olmak, yarın akşam yine bekleniyor olmak - bunlar asla küçük şeyler değildir. Bunlar, hayatın devam ettiğini hissettiren şeylerdir. Pandemi pek çok şeyi kapattı. Ama yürüyüşTR gurubumuz, kapanan her kapının yanında bir ekran açmanın mümkün olduğunu gösterdi ve bu ekran; sadece bir görüntü değil, gerçek bir buluşma noktasına dönüştü. Belki de teknolojinin insana en güzel armağanı budur: mekânı değil, birlikteliği mümkün kılmak.   Ölünce mezar taşına AÇ GİTTİ (Bilgiye !) demek isteyen öğrenme sevdalıları için  Bağlantı Linki:          https://us02web.zoom.us/j/2287814427?pwd=dTk0NVJHNG9zRXN5TWdCVWVaOURrdz09 Kod: 228 781 4427     Şifre: 61 .

Yeni dünya düzeninde yeri ...

 

 

 

Doğru bir seçimmi ?

EKRANDA BULUŞAN ÖMÜRLER

Pandemi'nin Kapattığı Kapıların ardından doğan Dostluk Modeli !

Hergün TRabzon sahilde yürüyüş yapan, bazıları emekli arkadaşların Pandemide ‘eve kapanma’ çaresizliği içinde ‘yürüyüş Tarikatı ! olarak şimdi ne yapacağız ?’ diye başlayan çare aramada, cevap olarak: ilkin FaceTalk, Skype, googleTalk, whats app.... gibi aplikasyonları denedikten sonra, şu anda dünya lideri, tek başına pazarın %60’ını elde tutan ‘zoom’ üzerinde karar kıldık ve 24 saat açık 100 kişi kapasiteli sistemi devreye soktuk.  

Grubunuzun başlattığı ‘zoom’ yasağın ilan edildiği dönemle örtüşen bazıları öğretim üyeleri, değişik meslek guruplarından emekli dostlar için oluşturduğumuz yürüyüş TRabzon daha sonra – ülke geneli ve yurt dışından çok sayıda ülkelerden talep üzerine genişledi ve 2.3oo gündür her gece saat 20-22.00 arası değişik konuları işlediğimiz görüntülü konferans - zoom yürüyüşTR haline dönüştü.  Gün boyu dolu bir yaşam - saat 20.00 sonrası evde ailesi ile birlikte olurken - teknoloji yardımı ile dünyanın dörtbir yanına savrulmuş arkadaşları ile ekrandan iletişime geçmeleri Yeni dünya için önemli değişiklikti.  

İlk kısıtlamalar: 2020 65 yaş üstü ve kronik hastalar için sürekli sokağa çıkma yasağı başladı. Bu grup için yasak aylarca sürdü.

Tam kapanma — Nisan–Mayıs 2021 Türkiye'nin en sert dönemiydi. 29 Nisan – 17 Mayıs 2021 arasında tam kapanma uygulandı; yalnızca zorunlu ihtiyaçlar için dışarı çıkılabiliyordu.

Kısıtlamaların kaldırılması — Temmuz 2021 Aşılama hızlanmasıyla birlikte kısıtlamalar büyük ölçüde gevşedi ve hayat normale döndü.

Mart 2020'de dünya evlere kapandı. Ama bazı kapılar kapandığında, başkaları açıldı misali bir farklı mesleklerden – bazıları emekli bir grup insan aniden biri biri ile kopan günlük ilişkisinde panikledi.  Pandemi; dışarıyı değil, birbirini kaybetmek anlamına geliyordu. Yıllarca birlikte yürünen yollar, paylaşılan kahveler, sürdürülen sohbetler aniden - bir gecede durdu. Sokağa çıkma yasağı, bazıları risk grubundaki bu insanları eve kapattığında, dışarısı değil içerisi tehlikeli görünmeye başladı: yalnızlık, anlamsızlık ve günlerin birbirine karışması... derken, bir ekran açıldı....

BİR ZOOM ÇAĞRISININ ÖTESINDE

Her akşam saat 20.00'de başlayan ve 22.00'ye kadar süren görüntülü toplantılar, başlangıçta sıradan bir "nasılsınız" çağrısı gibi görünüyordu. Ama zamanla başka bir şeye dönüştü. Farklı şehir – ülke ve geçmişlerden insanlar ekrana gelmeye başladı. Bir akşam Osmanlı arşivlerinden söz etti, ertesi gün emekli bir mühendis enerji politikalarını anlattı, takip eden akşam bir doktor pandemi verilerini yorumladı.....  Toplantılar bir program kazandı, bir ritüel oldu ve nihayetinde bir kimlik oluştu: YürüyüşTR grubuydu bu.

Bugün o ilk çağrının üzerinden 6 yıl, 76 ay, 329 hafta ve 2.300 günlük bir süre geçti. Pandemi bitti, kısıtlamalar kalktı, sokaklar yeniden açıldı. Ama artık ritüel haline gelen her gece kesintisiz saat 20-22.oo arası toplantılar durmadı. Çünkü artık orada tutunacak bir şey vardı; salt bilgi değil, birbiri için var olmanın kendisi.

GÜN BOYU DOLU AKŞAM 20.00'DE TAMAMLANAN BİR HAYAT,

Bu modelin özgün yanı yalnızca toplantıların varlığı değil; hayata yerleştirilme biçimidir. Gündüzler dolup taşıyordu: okumak, yürümek, bahçeyle ilgilenmek, torunlarla vakit geçirmek, küçük işler yapmak. Yaşa uygun bir tempoyla sürdürülen bu gündüz hayatı, akşam 20.00'de ekranın açılmasıyla tamamlanıyordu. Aile ile geçirilen saatlere müdahale değil, onların yanında bir ek katman; evin içinde ama evin dışına açılan bir pencere.

Bu önemli dengede, Teknolojinin emeklilerin hayatına girmesi çoğu zaman iki uç arasında sıkışır: ya gün boyu ekrana yapışık edilgen bir tüketim ya da teknolojiyi hayatın dışında bırakma.  Fakat Gurubumuz ikisini de seçmedi. Teknolojiyi araç olarak, belirli bir saat ve amaçla, sosyal bir çerçevede kullandı. Ekran, hayatın yerini almadı; hayatı genişletti. Saat 22.00'de ekran kapandığında herkes evindeydi, kendi yatağına gidiyordu. Ama arasında bir şey daha vardı: o gün duyulmuş, görülmüş ve değer verilmiş olmak.

NEDEN BU KADAR İŞE YARADI?

Sosyal bilimlerin uzun süredir bildiği bir gerçek vardır: Gençler gibi yaşlılıkta sağlığı belirleyen en güçlü etkenlerden biri sosyal bağlılıktır. Yalnızlık; hipertansiyon, demans ve depresyon riskini artırmaktadır. Bu bulgu artık kardiyoloğun değil, halk sağlığının gündemindedir.  Gurubumuz farkında olmadan bu gerçeği pratiğe döktü.

Her akşam belirli bir saatte beklenen biri olmak, küçük ama güçlü bir anlam kaynağıdır. Konu hazırlamak, bir şey okuyup getirmek, önceki programlara katkı sunmak; bunlar sıradan görünür ama zihinsel olarak son derece besleyicidir. Bilişsel aktivitenin korunmasında sosyal entelektüel katılımın rolü, sessiz bir bireysel aktiviteden çok daha etkilidir. Birlikte düşünmek, yalnız düşünmekten farklı bir şeydir.

Üstelik bu toplulukta herkesin geçmişi, birikimi ve özgün deneyimi vardı. Emekli bir profesörün anlatacağı şey de, eski bir bürokratın paylaşacağı gözlem de, yıllarını bir mesleğe adamış birinin aktaracağı tecrübe de değerliydi. Yaş, burada dezavantaj değil; servet haline geldi.

ÖNYARGININ ÖTESİNDE

Teknoloji ile yaşlılık arasındaki ilişki çoğunlukla yanlış çerçevelenir "Yaşlılar teknolojiyi anlamaz" ya da "onlara basit tutun" söylemi, hem küçümseyici hem de yanlıştır.  Gurubumuzun deneyimi tam tersini göstermektedir. Amaç net, motivasyon güçlü ve topluluk destekleyici olduğunda; yaş, teknolojiyi benimsemenin önünde engel değildir. Zoom'u açmayı öğrenen, kamera açısını ayarlayan, ekran paylaşımını kullanan ve bazen teknik sorunu birlikte çözebilenler, teknolojiyi araçsallaştırmanın en saf örneğini verirken ne için kullandıklarını bildiklerinden, nasıl kullanacaklarını öğrendiler.

Bu, daha geniş bir dersi de içeriyor: Tıpkı artık daha küçük ölçek olarak kabullenen ‘Tazelenme üniversitesi’ benzeri ‘Teknoloji eğitimi’ yaşlılar için soyut bir beceri transferi değil, anlamlı bir topluluk içinde somut bir ihtiyaca yanıt olarak verildiğinde kalıcı hale gelir.

BİR MODEL OLARAK DEĞERİ

Dile kolay KESİNTİSİZ 6 yıl - 2.300 günü aşkın bu deneyim artık salt kişisel bir hikâye değil; kopyalanabilir bir model olma niteliği taşımaktadır. Modelin temel bileşenleri nettir: Her gece belli saatte düzenli ve sabit bir saat, belirli bir konu çerçevesi, farklı uzmanlık geçmişlerinden oluşan katılımcı çeşitliliği ve gündüz hayatına müdahale etmeyen ama onu tamamlayan bir zaman dilimi. Bu unsurların bir araya gelmesi, toplantıları sürdürülebilir kılmıştır.

Türkiye'de ve dünyada milyonlarca genç, emekli, teknolojik araçlara erişimi olan ama bu araçları anlamlı bir sosyal bağ için nasıl kullanacağını bilmeyen bir konumdadır. Belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları için bu deneyim, düşük maliyetli ama yüksek etkili bir sosyal politika modeline işaret etmektedir: düzenli, konulu, katılımcı ekran buluşmaları.

SONUÇ: EKRAN KAPANINCA DA SÜREN ŞEY

Her akşam saat 22.00'de zoom ekranlarımız kapanır. Herkes kendi evine, kendi ailesine, kendi sessizliğine döner. Ama o iki saatte yaşanan şey kapanmaz. Duyulmuş olmak, bir konuya katkı sunmuş olmak, yarın akşam yine bekleniyor olmak - bunlar asla küçük şeyler değildir. Bunlar, hayatın devam ettiğini hissettiren şeylerdir.

Pandemi pek çok şeyi kapattı. Ama yürüyüşTR gurubumuz, kapanan her kapının yanında bir ekran açmanın mümkün olduğunu gösterdi ve bu ekran; sadece bir görüntü değil, gerçek bir buluşma noktasına dönüştü.

Belki de teknolojinin insana en güzel armağanı budur: mekânı değil, birlikteliği mümkün kılmak.

 

Ölünce mezar taşına AÇ GİTTİ (Bilgiye !) demek isteyen öğrenme sevdalıları için 

Bağlantı Linki:         

https://us02web.zoom.us/j/2287814427?pwd=dTk0NVJHNG9zRXN5TWdCVWVaOURrdz09

Kod: 228 781 4427    

Şifre: 61

.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.