Mersin escort Bodrum escort Bursa escort

Tuzla russian escort Alanya russian escort Kayseri russian escort Antalya russian escort Diyarbakır russian escort Anadolu yakası russian escort Adana russian escort Ataşehir russian escort Şirinevler russian escort Beylikdüzü russian escort Halkalı russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Samsun russian escort Avcılar russian escort Pendik russian escort Beylikdüzü russian escort Maltepe russian escort Ümraniye russian escort Mersin russian escort Avrupa yakası russian escort Kocaeli russian escort Bodrum russian escort Bakırköy russian escort Kadıköy russian escort İzmir russian escort bayan Beşiktaş russian escort Eskişehir russian escort Bursa russian escort Şişli russian escort Şişli russian escort russian escort İzmir Gaziantep russian escort Ankara russian escort Denizli russian escort Samsun escort kızlar Malatya russian escort İzmir russian escorts Samsun russian escort

Davut HACIHASANOĞLU
Köşe Yazarı
Davut HACIHASANOĞLU
 

GÜNAYDIN ÖĞRETMENLERİM

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır…               Mustafa Kemal ATATÜRK    Yarım yüzyılı geçti öğrenciliğim ama öğrenci gibi değiş öğretmen gibi yazmak istiyorum okullar başlarken. Ben de öğrencilerle birlikte tatil yapıyorum öğrenci olduğum için. Ama müthiş bir haylaz öğrenciyim, ilk hafta ve son hafta okula gitmedim hiçbir sene. O yüzden de ilk haftayı atladım yazarken, son haftayı da atlayacağım gibi. Neyse, boş işler bunlar, yeniden merhaba…   Arkadaşlarımın çoğu, sevgililerimin hepsi öğretmen olsun diye özel bir çabam olmadı hiçbir zaman. Ama bugün baktığımda görüyorum ki en çok öğretmen biriktirmişim hayatımda. Ve çoğu da eğitim sistemiyle kavgalı. Bu hafta yeni eğitim yılına başladılar. Kimilerinin anlayışına sığınarak, kimilerinden de özür dileyerek sınıflarına girip konularına müdahale ediyorum..:   Onlara okuma yazma öğretmeyin sadece, okuduğunu anlamayı da öğretin lütfen. Çarpım tablosunu hiç ezberletmeyin zaten. Matematik Fizik Kimya öğretmekle de kalmayın n’olur...   Mesela alın teriyle kazanılan  1 kuruşun çalınan milyarlardan  çok daha değerli olduğunu öğretin onlara...   Kendi koyunlarına çobanlık yapan bir adamın hikayesinin torpille başkasının yerine genel müdür, bakan/bakmayan olmuş bir adamın hikayesinden çok daha onurlu olduğunu öğretin...   Sürüden ayrılanı kurt kapar diye bir saçmalıktan bahsetmeyin onlara sakın. Aksine herkes bir sürüye uyarken kalabalığı takip etmeme gücünü verin o körpe yüreklere…   Bir dağın tepesinde karşılaşan yılan ile kartalın yol hikayelerinin çok farklı olduğunu öğretin...   Seven insan mutlaka bir şeyler bekler ama sevmenin almaktan çok vermek olduğunu öğretin onlara…   Çok kalmayacağım sınıflarınızda. Son bir şey daha…   Sonra özel ve güzel insanlarla da tanıştırın onları n’olur…   Mesela Nazım’ı tanısınlar... Ahmed Arifi’i, Karacaoğlan’ı, Dadaloğlu’nu, Neşet Ertaş’ı, Aşık Mahsuni Şerif’i tanısınlar. Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Nasreddin Hoca’yı…   Pir Sultan’ı,  Börklüce’yi, Torlak Kemal’i, Yaşar Kemal’i...   Ama en çok da Mustafa Kemal’i...   Anlıyorsunuz dimi..? Hadi bakalım, kolay gelsin…

GÜNAYDIN ÖĞRETMENLERİM

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bugünkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır…

              Mustafa Kemal ATATÜRK 

 

Yarım yüzyılı geçti öğrenciliğim ama öğrenci gibi değiş öğretmen gibi yazmak istiyorum okullar başlarken. Ben de öğrencilerle birlikte tatil yapıyorum öğrenci olduğum için. Ama müthiş bir haylaz öğrenciyim, ilk hafta ve son hafta okula gitmedim hiçbir sene. O yüzden de ilk haftayı atladım yazarken, son haftayı da atlayacağım gibi. Neyse, boş işler bunlar, yeniden merhaba…

 

Arkadaşlarımın çoğu, sevgililerimin hepsi öğretmen olsun diye özel bir çabam olmadı hiçbir zaman. Ama bugün baktığımda görüyorum ki en çok öğretmen biriktirmişim hayatımda. Ve çoğu da eğitim sistemiyle kavgalı. Bu hafta yeni eğitim yılına başladılar. Kimilerinin anlayışına sığınarak, kimilerinden de özür dileyerek sınıflarına girip konularına müdahale ediyorum..:

 

Onlara okuma yazma öğretmeyin sadece, okuduğunu anlamayı da öğretin lütfen. Çarpım tablosunu hiç ezberletmeyin zaten. Matematik Fizik Kimya öğretmekle de kalmayın n’olur...

 

Mesela alın teriyle kazanılan  1 kuruşun çalınan milyarlardan  çok daha değerli olduğunu öğretin onlara...

 

Kendi koyunlarına çobanlık yapan bir adamın hikayesinin torpille başkasının yerine genel müdür, bakan/bakmayan olmuş bir adamın hikayesinden çok daha onurlu olduğunu öğretin...

 

Sürüden ayrılanı kurt kapar diye bir saçmalıktan bahsetmeyin onlara sakın. Aksine herkes bir sürüye uyarken kalabalığı takip etmeme gücünü verin o körpe yüreklere…

 

Bir dağın tepesinde karşılaşan yılan ile kartalın yol hikayelerinin çok farklı olduğunu öğretin...

 

Seven insan mutlaka bir şeyler bekler ama sevmenin almaktan çok vermek olduğunu öğretin onlara…

 

Çok kalmayacağım sınıflarınızda. Son bir şey daha…

 

Sonra özel ve güzel insanlarla da tanıştırın onları n’olur…

 

Mesela Nazım’ı tanısınlar...

Ahmed Arifi’i, Karacaoğlan’ı, Dadaloğlu’nu, Neşet Ertaş’ı, Aşık Mahsuni Şerif’i tanısınlar. Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Nasreddin Hoca’yı…

 

Pir Sultan’ı,  Börklüce’yi, Torlak Kemal’i, Yaşar Kemal’i...

 

Ama en çok da Mustafa Kemal’i...

 

Anlıyorsunuz dimi..? Hadi bakalım, kolay gelsin…

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.